Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2696 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

MEVLİT
Kürsü Nizam

  Sayı: 68 - Nisan / Haziran 2011

Bu bir bid’attir ve ibadet şekline yaklaştırılması son derece tehlikelidir. O, ancak hususî mânada Allah’ı ve Resulünü anmak ve bu mânada bir vecd ve tehassüs vesilesi diye kabul edilmekle cevaza girer. Mevtâya arkasından Kur’an okumak ve sevabını hediye etmek, affını istemek ve duada devam etmekten başka imdat şekli mevcut değildir.

Bid’ati, öz cevheri ve her çizgisiyle sâf bir billûr gibi, noktası noktasına malûm ve mazbut din tatbikatına, örseleyici bir davranış olarak görmek, böyle davranışları, ibadetin sınır çizgisine kadar götürülse de asla içeriye sızdırmamak, onu ibadetten ilham alan, ama katiyen katiyen onun yerine geçmeyecek olan bir hususiyet bilmek gerekir. Bu bilgi, din irfanının en nazik noktası…

Bu irfanın fetvâda muhteşem tecellisini haşmet devrimizin Şeyhülislâmı Ebussuud Efendinin Mevlevî âyinlerine dair hükmü aydınlatır…

ÖLÜYÜ ANMAK

Ölüyü anmak, ona rahmet dilemek, onu Allah’ın Kelâmiyle rızıklandırmakla olur.

“Ölülerinizi hayr ile anınız!” emri, her ölüye değil, bizim ölülerimize mahsus bir keyfiyet… Bizden, yani İslâmdan olmayan ölüleri sadece ölmüş bulunmalariyle imtiyaz sahibi kabul etmek mümkün olsaydı hadîste “ölülerinizi” tabirini “ölüleri” şeklinde olması lâzımdı…

Ebu Cehl’i hayr ile anmak nasıl muhal ise hayatı boyunca işi gücü, zevki, hırsı İslâm düşmanlığından ibaret kimseleri, sırtına ölüm zırhını geçirdi diye lânetten masum sanmak da imkânsız… Mümin, ölüler mevzuunda da Allah için muhabbet ve Allah için buğz kanatları üzerinde uçar…

KUL HAKKI

Mevta üzerinde en büyük kaygı, onun arkada bıraktığı ve tavsiye edemeden gittiği kul hakkıdır.

Allah’ın Resulü cenaze kaldırılacağı zaman borçlu olup olmadığını sorarlar ve böylelerini, cenazelerine katılmamakla âlemin en büyük şeref ve nailiyetinden mahrum bırakırlardı.

Mevtaya ölümünden önce kul hakkı kaygısı hâkim olmalı, ona göre vasiyeti ihmal etmemeli, yakınları da borçlarını ödemek veya helâl ettirmekte titizlik göstermelidir. Allah hakkı bütün şehitlerde affedilirken, kul hakkı ancak deniz şehitlerinde bağışlanır.

Yunus Emre ölümsüzlüğün çaresini bulmuştur:

Boyandım rengine, solmazam artık

Âşıkım, ölmezem artık

Hadîs meali: “Mümin ölmez, bir evden bir eve geçer.” Başka bir hadîs de ölür ölmez uykudan uyanır gibi olacağımızı haber veriyor. Evet, bu hayat bir uyku, ölümse uyanmaktır.

KABİR AZABI

Birçoklarının can vermeden gömüldüğünü iddia eden bir maddeci, bize, kendi sığ ve kısır mantığına göre şu mütalâayı yürütmüştür: “açılan mezarlarda birçok ölü yüz üstü yatmış olarak görülmüştür. Demek ölmeden gömülüyorlar. Can verinceye kadar da kabirde çırpınıyorlar!” maddeciye kabir azabının hak olduğu ve bu azaba ruhla beraber cesedin de çektiği ve mezarda yüzüstü gelmenin kabir azabından nişane İslâmi bir tasvir ifade ettiği nasıl anlatılabilsin?.. Eğer madde gözü açılan kabirlerde bu manzaraya şahit oluyorsa din hikmetini vesikalandırıyor demektir.

Yunus Emre kabir azabından korkusunu “yüz üstü düşmek” tabiriyle anlatır:

Yâ Rabbenâ şaşırma(şaşırtma)

Yüzüm üzre düşürme,

Zebânîler üşürme,

Kabre vardığım gece!

Kabir azabından kurtulma dileğinin kabulü için şöyle bir yol gösterilmiştir: bir velî mezarlıktan geçerken, içindekinin azaptan kıvrandığı bir kabir görür. Bu velî önceden yetmişbin Tevhid Kelimesi (Lâ ilâhe illallah) hazırlamıştır. Onlar mezardakine bağışlar ve azabın kaldırıldığına şahit olur. Yetmişbin Tevhid Kelimesini, her mümin nefsi ve kabir azabından affı için hazırlamalı, yahut toprağa konulduktan sonra arkasından okunmasını vasiyet etmelidir. Azabı kahriyle veren de, rahmetiyle kaldıranda Allah…

NİMET       

Ölüm, hayat sanılan şeyin sonu değil, asıl hayatın başıdır ve hissedene nimettir. Bir sahabî sabahleyin bir cenaze görse “akşama beraberiz!”, akşamleyin bir tabuta rastlasa “sabaha beraberiz!” derdi. Büyük İslâm mütefekkiri İbrahim Hakkı Hazretleri “Marifetname”nin başındaki fihrist kısmında ölüm bahsine şu başlığı yakıştırır: “Pirlik rezaletin ve mevtin faziletin beyan eder”… Evet; ihtiyarlık rezalet, ölümse fazilet…

MÜRŞİDİMDEN

Mümkün mertebe mide boş olarak ve dünya hallerini hatırdan çıkararak, duanın kabulüne bir işaret gelinceye kadar o hal ile beklemek lâzımdır. Mânevî işaret kalpte bir sevinç doğmasıdır. Toprak altında olanların hayattaki halleriyle o ândaki vaziyetini kıyaslamalıdır. Ölü, bir müddet evvel sağ ve selimdi. Güzeldi, sıhhatteydi, zengindi, debdebeli saraylarda, zevk ve sefâ içinde, etrafında pervane gibi dönen cariyeler ve hizmetçiler arasında hayat sürüyordu. Şimdi ve bir ânda malından, mülkünden, dostlarından, ailesinden, cariyelerinden uzaklaştırılmış, vücudu kara toprakta çürümeye terk edilmiştir. O güzel yüzü, uzuvları, böceklerin, kurtların hücumuna hedeftir. Etrafındakiler de, bir çok şeyler yapmak için sonsuz emeller peşinde koşarken hiçbir isteğine eremeden, genç yaşlarında, hiç hatır ve hayale gelmez ân ve mekânlarda ecel ağına düşmüşler ve bütün gayretlerine “son!”  diyen büyük fermanı telâkki etmişlerdir. Biriktirdikleri o kıymetli malları, üzerine titredikleri aile fertlerini ve bütün sevdiklerini geride bırakarak toprağa düşenler… Kimi koca bir devletin hükümdarı, kimi şanlı bir ordunun başbuğu, kimi yığın yığın malların sahibi, kimi raf raf kitapların âlimi… Hepsi, birbirinin aynı ve tek bir kefenle gömülmüşler, hiçbirine dünyadaki amelinden başka bir şey erişmez olmuştur. Amelinden başka ölüye imdat kudreti, hiç kimsede ve hiçbir şeyde yoktur. Yakınları ve dostları onu bir ân önce gömerek kabir başından ayrılmak telâşı içindedirler. Onunla beraber olamayınca onu yalnız başına bırakıp giderler...

Birinci kısım bitti.

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Gıda... - Sayı 94
GIDA... - Sayı 93
MEVLİT... - Sayı 68
D?NYA... - Sayı 67
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Sevgili Sehrzad, kalbinin değer kattığı sıcacık yorumun, okuduğum günün en güzel hediyesi oldu. Varl... Işın Erenoğlu Üstündağ

 Sehrzad da derki; bir canlının hayatı, yaşamı anlamlandırmaya çalışması ve yüreğine sığmayan duygul... Sehrzad davudi

 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Milliyetçilik
Doktor anne
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Çamurdan kale
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Dergi fuarındaydık
Aydınlar üzerine
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Milliyetçilik


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4696979
 Bugün : 2546
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 445265
 Bugün : 91
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 85
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim