Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     6530 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz"
Mustafa Gül

  Sayı: 69 - Temmuz / Eylül 2011

“Yiyiniz, içiniz israf etmeyiniz.” (Araf: 31)

Allah'ın ayeti ne kadar açık, ne kadar net değil mi?

O'nun tükenmez hazinesinden bize sunulan bin bir nimet. Usulünce, adabınca harca. Ye, iç. Sakın savurganlık yapma.

İnsanoğlu ne yapıyor? Aksırıncaya, tıksırıncaya, patlayıncaya kadar yiyor, içiyor. Harcıyor. Tüketiyor. Gezmek- tozmak, yemek- içmek, giyinmek- kuşanmak, evlenmek-boşanmak, evde-arabada, yatta-katta, hazda-hızda ölçü tanımıyor.

Peki sonra. Sonra denge bozuluyor. 1,1 milyar insan lüks içinde yaşarken, 1,1 milyar insan da yoksulluk sınırının altında kalıyor.

Ölçüyü kaçıran Batılı, evcil hayvanların mamasına 17 milyar dolar harcıyor. Halbuki yoksulluk ve kötü beslenmenin ortadan kaldırılması için 19 milyar dolar yetiyor. Amerikalı ve Avrupalı yılda 18 milyar dolar makyaja, 15 milyar dolar parfüme harcarken, dünyada kadın sağlığı için 12 milyar dolar, okur-yazarlık için 5 milyar dolar yetiyor.

Sadece Avrupalı 11 milyar dolarlık dondurma yiyor. Zenginlerin lüks okyanus gezileri 14 milyar dolar tutuyor. Yoksul ülkelerdeki temiz su için 10 milyar, çocuk aşısı için 1,5 milyar gerekli.

Peki bu savurganlar, müsrifler, ölçüsüzler, bencil yaratıklar, parfüm parasını, makyaj parasını, kedi-köpeğine mama parasını nereden buluyor? Alın teri karşılığı mı?

Bu aç gözlüler, yoksullaştırdıklarının etini, kemiğini, derisini soyuyor olmasınlar.

Kimse, sömürge çağları geride kaldı. Amerika yerlilerinin katledilmesi eski devirlerin yüz karasıydı diye düşünmesin. Eski zalimlerin çocukları, şimdi günah çıkarıyor, diktatörlüğü ortadan kaldırmak için; zalim yöneticileri defetmek için; her toplumun hakkı olan demokrasiyi yerleştirmek adına, rahatlarını bozup, o kadar para harcayıp, Orta Doğu'ya, Uzak Doğu'ya, Kara Afrika'ya yardıma koşuyorlar demesin. Gülerler insana.

Şimdiki sömürü, demokrasi adına, insan hakları adına, terörden kurtuluş adına, özgürlük adına yapılıyor… Çünkü toplumları kandırmak, böyle daha kolay oluyor.

Biz de sınırı aştık, işin kolayına kaçtık. Başkalarını eleştirmeyi konu edindik. Bırak onları, sen ne yapıyorsun ey Müslüman? Fert ve toplum olarak ne kadar uyuyoruz bu ayete? Yememiz, içmemiz ölçülü mü? Korktuğumuz kilolar neyin sonucu? Sağlığa harcadığımız paralar, bu ölçüsüzlüğün bedeli olmasın? Uzun yaşamak istiyorsun da, kaç tane tombul teyzeler ve amcalar gördün çevrende?

Giyim-kuşamla aran asıl? Elbise dolaplarını büyütüyorsun da yine de boş yer kalıyor mu? Ailende kaç telefon, kaç televizyon var, saydın mı?

Evdeki eşyalar, en eskisi kaç yıllık? Perdelerin modası geçti, daha değiştirmedin mi? Tanıdıklar ne der sonra. Ya arabalar!.. Oğlunun ayrı, kızının ayrı, eşinin ayrı, senin ayrı. Güzel de, sizin ayrı yolunuz mu var?

Evler mi? Artık bu mahallede de oturulmaz ki. Hanımın arkadaşının gittiği siteden daha iyi bir yere gitmeli. İşler de iyi değil ama olsun. Bankaların kredileri sağ olsun!..

Ne oluyor arkadaş? Hani israf haramdı? Yeme, içme, giyinme, barınma ihtiyaç içindi? Bir zamanlar nasıl da kızıyordun, bugün senin gibi olanlara. “Ah, biraz param olsun, nasıl yardım ederim, ihtiyaç sahiplerine.” diyordun. “Başımı sokacak bir evim olsun, yeter.” derdin. Ne oldu, unuttun mu o günleri?

Zaten hep öyle olur. Çıktın mı rahata, unutursun geçmişi. Sıkıştın mı, Allah'a sığınırsın, rahatladın mı kendini kendine yeter sanırsın.

“Bunlar benim için değil.” diyen okuyucu, sakın kendini masum sayma. Düşün bakalım boşa harcadığın zamanları. Boş kabul etmediğin o zamanlarda ne ürettin? Ne koydun torbana? Hangi yeni fikri yerleştirdin hafızana? Televizyon başında, kahve köşelerinde, stadyumun tahta koltuklarında geçirdiğin zamanlardan ne kaldı elinde? Hadi eşin, çoluk çocuğun sormaz bunu. Yarın, Yaratıcına ne cevap vereceksin? “Can sıkıntısını gidermek, tasalarımı dağıtmak için, başka ne yapardım?” demek seni suçsuz kılacak mı?

Ömür boyu hep başkalarını suçlamak olmaz ki. Günler hep dedikoduyla geçmez ki. İnsan biraz da kendisine bakmaz mı? “Acaba bende de hata yok mu?” demez mi? Yani anlayacağınız varlıklı da savurgan, yoksul da. Biri varlığını hor kullanıyor, biri ömrünü ve zamanını.

Peki aile ilişkilerinde bir denge var mı? Nerede o bir ömür boyu aynı yastığa baş koymak. İyi günde, kötü günde bir arada olup birlikte bir ömrü tamamlamak. Boşanma sayısı her yıl katlanarak niçin artıyor?

Çılgın gençlik nereye gidiyor? Hiç mi değer bilmez, hiç mi utanma arlanma kalmadı? Ortada gıpta ile bakılacak bir Ferhat ile Şirin yok, fakat ortalık terkedilmiş binlerce sevgiliyle dolu… Seviyeli birlikteliğin süreleri, artık çok seviyesizleşti…

Binlerce dul. Binlerce yaşı ilerlemiş kadın erkek. Binlerce eş arayan bekâr. Binlerce boşanma kuyruğunda bekleyen evli… Nedir bu dengesizlik?

Yok mu bunun bir sebebi?

Nerelerde hata yaptık?

Ölçülü, dengeli hayata bir dönsek mi?

Daha açıkcası yolculuğumuza KUR'ÂN'LA devam etsek mi?

“Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz.” emrini iyice anlasak mı?

Ne dersiniz?

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Mekkenin fethinden çıkara... - Sayı 96
“Zulmedenlere meyle... - Sayı 78
Şaşkın insan... - Sayı 76
Kur'ân'la Kur'ân... - Sayı 75
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
İnternete, kulak versek
Alın teri
Çağın bilinçsiz hareketi: İnternet


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4917149
 Bugün : 1795
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452353
 Bugün : 49
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 108
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim