Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3304 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Farklı Bakış
Fatih Öncü

  Sayı: 70 - Ekim / Aralık 2011

Yaklaşık iki yıl önce, internet paylaşım sitelerinden birinde, bir video izlemiş ve defalarca paylaşmıştım. Konusu Avrupa ülkelerinin nüfus artış hızıydı. İngilizce olan videonun, Hıristiyanlar tarafından hazırlandığı ve birbirlerini uyarmak amaçlı olduğu anlaşılıyordu.

Bir medeniyetin kendisini 100 yıl sonraya taşıyabilmesi için doğum oranının 2.11’in (yani en az üç çocuk) üzerinde olması gerektiğinden, Avrupa'nın bu konuda hızla kan kaybettiğinden ve önümüzdeki birkaç 10 yıl içinde göçmenlerin nüfusunun yerli nüfusu geçeceğinden bahsediyordu. Mamafih,  Avrupa Kıtası'nın İslâm kıtası haline geleceğinden bahseden videoda, ülke ülke istatistik veriler vardı.

Bu istatistiklere göre nüfus oranı en düşük olan Yunanistan ve İspanya'da doğum oranı 1.3, İtalya ve Fransa gibi ülkelerde 1.5, İngiltere 1.8… Liste devam ediyor ve buna kayıtsız kalmayın deniyordu. Hatırlanacağı gibi, tam da bu sıralarda Başbakan Tayip Erdoğan en az üç çocuk diyordu.

Peki, ne oldu; yaklaşık bir yıl sonra nüfus artış hızı en düşük ülkelerden başlamak üzere Avrupa'da büyük bir ekonomik kriz başladı?

Bu ülkelerde genç çalışan nüfus azalmış, çalışanların bütçeye kazandırdığı para emeklilerin maaşını dahi karşılamaz olmuştu. Bunun tetiklediği ekonomik buhran; şirketlerin kapanmasına, işsizliğin ve devletin sırtındaki yükün daha da artmasına sebep olmuştu.

Nüfusu hızla yaşlanan ve genç nüfusu yani varlığı günden güne yok olan Avrupa, artık gerçek mânâda can çekişen hasta ve yaşlı adam…

Son yıllarda, zayıflayan Avrupa, vakti zamanında kendi diktatörlerini koyarak çekildiği Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde gücünü kaybetmekteydi. Avrupa'nın kontrolündeki bu diktatörler, kendilerini kontrol eden gücün zayıflamasıyla özgür kalmışlar ve yönetilemez hale gelmişlerdi. Bölgede hâkimiyet kurma peşinde olan diğer güçlerin hâkimiyetine girmemesi için ipleri çekilenler, halk ayaklanmaları ile bir bir ortadan kaldırılırken, kurtarıcı rolü oynayan Avrupa, demokrasi kültürü olmayan bu devletleri en azından eski gücünü kazanıncaya kadar, bu şekilde yönetmeyi hedeflemektedir.

Bu söylediklerim, Arap diyarındaki diktatörleri onaylıyorum mânâsına gelmiyor. Bilakis oluşan yeni ortamı iyi değerlendirip, olayların akışını lehimize çevirmemiz için farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum. Oluşan bu devasa boşluğu, tarihimizin bize yüklediği sorumluluklar çerçevesinde doldurmalıyız.

Tam da olayın bu kısmında, başbakanın üç çocuk lâfına atıfta bulunmak istiyorum. Evet en az üç çocuk olmalı, genç nüfusunu kaybeden Avrupa'nın içler acısı durumu ortada… Son yıllarda ülkemizde doğum oranı hızla düşmektedir, hattâ 2009 itibariyle tehlike sınırının altına inmiştir. Modern hayatın getirdiği, kimi çevrelere göre iyi olan bu gelişme, son bir iki yıldır vasıfsız işçi bulmakta zorlanan yatırımcıları düşündürmektedir. Bazı tedbirler alınmazsa, ilerleyen yıllarda üçüncü dünya ülkelerinden işçi getirmek zorunda kalacağız. Bunda ne kötülük var diyebilirsiniz, asıl sıkıntı fabrikaların iş gücünün ucuz olduğu ülkelere kayması olacaktır ki, bu durumda işsizlik artacak, büyüme tersine dönecektir.

Gençlerin, nüfusundaki azalışa, bir de yeni açılan üniversitelerin eklenmesi, çalışan nüfusta büyük bir daralmaya sebep olmaktadır. Evet, ülkemizde eğitimli, bilgi donanımlı insanlara ihtiyaç vardır, bunun yanında onlardan çok onların çalıştıracağı insana ihtiyaç vardır.

Herkesi üniversite okutacağız derken, yaklaşık 27 yaşına kadar gençlerin iş gücünden mahrum kalınıyor. Bunlara para harcayan aileler fakirleşirken işverenlerin de maliyetleri artıyor. Ara eleman sıkıntısının arttığı bir ortamda, işsiz üniversiteli sayısı artmaktadır. Yapılan araştırmaya göre, önümüzdeki yıllarda üniversitelerin kapasitesi liseden mezun olanlardan fazla olacak. Bu konuda acilen tedbir alınması gerekmektedir.

8 yıl ilköğretim, 4 yıl lise, en az 2 yıl yüksekokul veya 4 yıl üniversite yani en iyi ihtimalle 14 veya 16 yıl eğitim… Neredeyse ömrün yarısı… Bu genç, bir de askerlik yapıp iş buluncaya kadar 30 yaşına geliyor. Ne zaman evlenecek? Ne zaman çocuk yetiştirecek?

Acilen eğitim sisteminin yenilenmesi gerekmektedir. Herkesi üniversite okutmaya çalışmak yerine kabiliyetine göre ilköğretimden sonra yönlendirme yapıp gençleri bir an önce iş hayatına katmalıdır. Lise eğitimi iyi bir düzenlemeden sonra, yüksekokul seviyesine çıkarılabilir. Gençlerin daha erken yaşta hayata atılabilmeleri doğum oranını da artıracaktır. Aynı zamanda ailelere, çocuk için teşvikler verilmelidir.

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
ESRÂR... - Sayı 93
İşsizlik mi, işçisizlik m... - Sayı 71
Eğitim sistemimiz... - Sayı 71
Farklı Bakış... - Sayı 70
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (97): Bu sene 737.si yapılacak Ertuğrul Gazi İhtifali'nden hareketle TÜRK TEŞKİLÂTLANMA KABİLİYETİ...


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER

 necdet amcacıgım.emeğinize kaleminize sağlık... BİRSEN YURTSEVER

 cox mənalı bir şerdir. cox sağ olun. her birinize teşekkür edirəm. ... ruslan

 Məhəbbətsiz ömür sürən kimsədən-Bir aşiqin məzar daşı yaxşıdır.... Ulduz Qəzvini

 Güzel yorumlarla, günüme güneş olan herkese, çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki, okuyanlar, mısralara... Işın Erenoğlu Üstündağ


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Boya sandığı
MƏHƏBBƏT
İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe ç
Kudüsü tefekkür
MƏHƏBBƏT
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Kudüs
Vade doldu hanım gitti


Yavuz Sert - Kudüs... Ey Kudüs
Yavuz Sert - Prof. Dr. Ömer Faruk...
Ali Erdal - Kudüs
Kadir Bayrak - Müminleri Emiri: Hz....
Kadir Bayrak - Aynadaki yüz: Mehmed
Sinan Ayhan - İnsanın içindeki Han...
Sinan Ayhan - Can feda...
Bedran Yoldaş - Her yer Kerbelâ
Fatma Pekşen - Peçe
Ahmet Mahir Pekşen - Mescid-i Aksa -Kudüs...
Dergi Editörü - Kudüsü tefekkür
Site Editörü - Kolayı tersten okuma...
Mehmet Hasret - Devletler kuran, dev...
Necip Fazıl - Başyücelik emirleri ...
Necdet Uçak - Kudüs
Necdet Uçak - Kendini hesaba çek
Necdet Uçak - Muhacire ensarız biz
Mustafa Büyükgüner - Nefes
Ayhan Aslan - Hakikat
Ayhan Aslan - Zındık
Ayhan Aslan - Hesap günü
Mehmet Balcı - Susmam ben
Mehmet Balcı - Taşlama
Ahmet Çelebi - Kudüste bir çocuğum
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Boya sandığı
Mustafa Gül - Mekkenin fethinden ç...
Kubilay Ertekin - Rahatizm ve ötesi
Halis Arlıoğlu - Zeytin dalı ve bana ...
Halis Arlıoğlu - Anlayana izafe
Ahmet Değirmenci - Şehadet türküsü
Ahmet Değirmenci - Bir yangındı işte
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Er Tuğrul - Kudüs nereden başlar...
Er Tuğrul - Kutlu kıyam
Murat Yaramaz - 6 gün savaşları
Murat Yaramaz - Naci El Ali
Murat Yaramaz - Kan
Murat Yaramaz - Kirli
Murat Yaramaz - Küsme işareti
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gün gelir de, hayatı...
Ekrem Esad Altan - Bir oyun oynanır, oy...
Tamer Uysal - İlgisiz bilgililer, ...
Harun Ekici - Hüzün
Şevket Karayiğit - Kudüsün anlattıkları
Hakan Karahan - Bu cemiyetin - Süley...
Harika Ufuk - Birlik beraberlik ka...
Astan QASIMOV - Gəldim
Əlişad CƏFƏROV - Qayçıquyruq qaranquş
Şəfa VƏLİYEVA - Güldüm… Gülüşüm d...
Şəfa EYVAZ - MƏHƏBB'...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4304744
 Bugün : 124
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 435043
 Bugün : 2
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 55
 96. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim