Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4351 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İman Atlası:Afrika'nın Nefsi Müdafaa Tarihi
Mehmet Hasret

  Sayı: 70 - Ekim / Aralık 2011

Hicret, soyağacımız olsun!!!

Hicret, büyük yalnızlıkların işaret fişeği… Hicret, kutsal bir müdafaa hattı… Hicret bizi bir kılıç yapan kın… kanat… kemiklerdeki “acısu” kuşatması… Oluş, olmaya duruş, olmaya kapılanış, nihayet olma ufkuna kavuşma…

Hicret… bir hicretimiz varsa, kendimizden hicretimiz nereye…

Bütün hayat mafsallarını bir yenilik duruluğuyla, bir halden diğer hale, “hicret” mefkûresi tutuyor; üzerimizdeki “kıpırdamayış” çengellerine karşı bizi diri tutan zaman, hicret zamanı…

Hicret, dirilmenin adı olsun…

Hicret, bir mevkiiyse, bir nasipse; kendimizden öte hicretimiz nereye…

“Direniş, varoluşun deneyidir; çağ bizi deniyor…” (Nuri PAKDİL)

Durağanlıktan direnişe hicret mümkün mü..? Direniş, bir kapıdır; gidilecek yerin kapısı, teslim olunacak hakikat evinin kapısı…

Hicret, bir hız çizmeyen durağanlıktan hıza şekil veren direnişe doğru etlenmek, kemiklenmek; sözün proteinini tutmak…

Direniş, bir hareket gövdesidir…

Açlığın tarihi Afrika'da yazıldı; bu tarihe dair direniş, henüz gövdesini bulmadı… Açlığın tarihi, Afrikalı'nın kemiğiyle açık-kapalı her türlü sömürünün bir ifadesi olarak batı elinde yazıldı; Afrikalı'nın kanı tomruk tomruk, balya balya, galon galon Avrupa coğrafyasına taşındı, insanlık onuruna boca edildi… Bunun adına da; “rönesans”, ardından “sanayi devrimi” denildi…

Keyfiyetin, kemiyete boğdurulduğu bir tarihteyiz ey insanlık; çağ bizi deniyor, açlığa karşı nasıl bir kılıç işler, açlığa karşı bir “omuz omuza”lık mimarisi kurulabilir mi…

Kemiyet; herhangi açlıkla boğuşmayan bir ülkede “diyet ürünler”e harcanan paranın yekûnu ne kadar…

Keyfiyet; bu para, misal günde 30 defa, 50 defa Afrika'daki bir ülkeyi ihya edebilecek seviyede… O vakit, bu durum karşısında, hiç mi canlar acımayacak, hiç mi tüyler ürpermeyecek, hiç mi zaman ve mekân bir gözyaşı üretmeyecek, hiç mi kimseler kendini pislik gibi hissetmeyecek…

Kemiyet ve keyfiyet bir arada… Somali gibi yaklaşık 50'de 1 toprağı ekilen bir Afrika ülkesinde, hangi modern çağ kumarbazı bu alanlara, kahve, kakao susam, darı, şekerkamışı gibi tarıma dayalı sanayi ürünü ektirir, sonra bunların verimini iç eder; bütün bunları batının limanlarına, batının marketlerine, batının kasasına taşıttırır…

Çağ bizi sınıyor…

Hz İbrahim'in ateşe atılacağı haberi her yana yayıldığı vakit, bir karınca bunu duyar, karınca misali bir damla su alır, ateşe doğru yol almaya başlar, bunu görenler karıncaya hitap eder: “senin bir damla suyun o ateşe ne yapabilir” diye, “bir damla su ateş mi söndürür”; her şeye rağmen karınca damla sözünden dönmez, herkese şöyle der: “belki bu damla ateşi söndüremez, söndüremeyecek; ama safımız belli olsun”…

Çağ bize saflar biçiyor, çağ bizi deniyor…

Afrika ateştedir; açlık ateşinde… Afrika “nefsi müdafaa”sını yapabilme imkânlarından yoksundur, günlerce aç kalan insanlardan “kendi hikâyelerini yazma”, bir hayat olma, bir ilerlemeye hicret etme hamlesini beklemek yanlış olur; o vakit Afrika'nın nefsini, “varoluş ikâmeti”ni kim koruyacak, açlığın gözlerinde kimler hak yerinde saf tutacak… Hakikatin damlası olacak…

Medine'ye hicret… Medeni olmaya hicret…

Lokmayı paylaşmak hicretimiz olsun, ten gömleğini paylaşmak hicretimiz olsun… İlmi paylaşmak, usulleri paylaşmak, dünya yazılarını, yazı lokmalarını, bilgi lokmalarını paylaşmak hicretimiz olsun…

Afrika'ya teşkilâtlanma damlasını verelim, okullar kurma damlasını verelim, ticaret yapma damlasını verelim; Afrika'nın “balık tutmayı öğrenme” damlası olalım… Hicretimiz hemen olsun ki; sonrasında da bütün bir insanlık, ebedi “Hac” iklimine doğru yol almış olsun…

Bir vücut, bir söz, bir ilim zekâtımız olsun…

Çağ bizi deniyor; Afrika'nın direniş tarihi, ayağa kalkma tarihi, “kendini hikâye etme” tarihi kim olacak… Keyfiyeti kemiyete kim boğdurmayacak, kimin hicreti “karınca olmaya, damla olmaya” doğru olacak…

Ey insanlık, Afrika ateştedir; ey insanlık, çağın vebali üzerimizedir…

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Nasihat... - Sayı 104
Aynı safta olduğumuz omuz... - Sayı 103
Kurbağa kesip biçmeyi kim... - Sayı 101
Askıda şiir... - Sayı 100
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7260082
 Bugün : 8992
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506974
 Bugün : 57
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 141
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim