Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2008 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Kur'ân'la yolculuk
Mustafa Gül

  Sayı: 74 - Ekim / Aralık 2012

Kendisi ihtiyaç sahibi olacak, fakat karşıdakini daha çok düşünecek. Yardımları başkalarına yönlendirecek. Kendisi yemeyip yavrusuna yediren bir anne gibi olacak. Elindekinin en güzelini başkalarına paylaştıracak.

 

Böylesi yüce ahlâk sahibi fert ve toplumlar  hayallerde mi yoksa masallarda mı var? Hayır, ne masal, ne de hayal. Yukarıdaki ayet, ahlâkın en yücesine erişmiş olan, böylesi bir topluluğu bize haber veriyor.  ENSAR'dan bahsediyor. Mekke'den gelen muhacirlere/göçmenlere gösterdikleri, tarihte eşine az rastlanan bir özveriden dolayı, yardımcı anlamındaki ENSAR ismiyle anılan Medineli müminler. Hayallerdekini gerçeğe çeviren bu tok gözlüler tanıtılıyor.

Kendileri ihtiyaç sahibi oldukları halde, ganimetlerin dağıtımında muhacirlerin tercih edilmesine gönülden rıza gösteren ve bundan sevinenler anlatılıyor bu ayette. Evini, ekmeğini, emeğini, parasını çok da tanımadıkları bu muhacirlere canı gönülden paylaşanlar övülüyor.

 

Artık Ensar ismiyle anılan bu toplum, Medine'nin yerli Evs ve Hazreç kabileleridir. Akraba oldukları halde yıllardır birbiriyle kavgalı,  biri diğerini küçük gören, kıskanan, düşmanca davranan iki geçimsiz topluluk. Hicret sonrası sanki o kabileler gitmiş yerine bambaşka bir toplum gelmiş. Hem birbirlerine, hem de yeni tanıştıkları mümin kardeşlerine karşı, şefkatli ve merhametli huzur toplumu.

 

Tanıştıkları din, kalplerine yerleşen iman, örnek edindikleri Yüce Nebi, kişiliklerinde, davranışlarında, ahlâklarında büyük bir devrim gerçekleştirmiş. Önceleri akrabalarının elindekine bile göz dikerken; şimdi rengi, dili, kenti, kavmi kendilerinden farklı birilerine, ellerindekilerinin hepsini verir duruma gelmişler.

 

Tabii ki ruhlardaki bu inkılap/devrim, bu onurlu kişilik kolay oluşmadı. Onlar, aklettiler, fikrettiler, zikrettiler. Vahyi okudular, anladılar ve yaşadılar.

 

İçki yasağını duyduklarında, evlerindeki şarap testilerini o an kırdılar.

 

Tesettür ayetini okuduklarında, marka eşarp bulmak için mağaza mağaza dolaşmadılar, vakit geçirmeden sandıklarını karıştırıp bir baş örtüsü edindiler.

 

Kur'ân'daki kıssaları, çocukları eğlendiren bir masal,  bir aşk hikâyesi veya ağlanacak acıklı bir öykü gibi okumadılar. Her birinden bir ders, bir ibret aldılar.

 

O gün, hicret haberiyle yollara düşüldü. Savaş izniyle kılıçlar kuşandı. Oruç emriyle sahura kalkıldı. Duyulan ezan sesiyle ALLAHU EKBER diyerek namaza duruldu.

 

Onlar, Kur'ân ayetlerini duyduklarında hemen Allah'ın muradını anlamaya çalışıp uygulamaya geçirirlerdi:

“Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça, gerçek erdeme ulaşamazsınız. Her ne infak ederseniz Allah onu hakkıyla görür.”(1) ayeti geldiğinde, Ebu Talha en güzel ve en sevdiği Beyruha isimli bahçesini müminler arasında paylaştırmıştı.(2)

 

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.”

 

“Bir mümin kendisi için istediğini, din kardeşi için de istemedikçe gerçekten iman etmiş olamaz.”(3) Peygamber sözleri bir kulaktan girip bir kulaktan çıkmazdı, yeri geldiğinde hemen yaşama geçilirdi. Anlatılan yüzlerce örnekten birini hatırlayalım:

 

“Allah Rasulüne bir zat gelerek açlıktan dizlerinde derman kalmadığını söyler. Buna şahit olan bir sahabi, o yoksulu alıp evine götürür. Evde sadece misafire yetecek kadar yemek vardır. Eşinden, bebeği uyutmasını, kandili söndürmesini ister.  “Biz  yermiş  gibi  yapıp  misafiri doyuralım” der. Kendilerinin aç kalması pahasına, konuklarını doyurmaları onların en büyük mutluluğu olur.”(4)

 

Biz tarihimizde de gördük bu asil davranışları. Fatih döneminde siftah yaptıktan sonra kendi müşterisini komşusuna gönderen esnafların varlığından haberdarız.

 

Zar zor yeni aldığı paltosunu, “Ne güzelmiş” diyen bir dostuna,  çıkarıp ona zorla hediye eden, her yönüyle yüz akımız Mehmet Akif'in de, “Başkalarını kendisine tercih edenlerden” olduğuna kuşku duymuyoruz.

 

Konukseverliğiyle ünlü Anadolu halkımızı da unutmuyoruz.

 

Bugün mü? Çok şükür ki, bencilliğin, dünyeviliğin, çıkarcılığın ön plana çıktığı çağımızda, infak, paylaşım ve yardımlaşma konusunda az da olsa güzel örneklerle karşılaşıyoruz. Mazlum, muhtaç ve yoksul halklara yapılan yardımları şükranla destekliyoruz. Batının sadece sömürmek için gittiği, hatta bilerek birbirine düşürüp soykırım uygulattığı, kaostan kurtulmaması için plânlar uyguladığı, topraklarını çoraklaştırıp susuzluğa mahkûm ettiği Afrika'ya, sırf insanlık adına koşan, onlara, emeğini, bilgisini, zamanını, parasını paylaşan her meslekten, her yaştan kadın-erkek tüm hayır yarışçılarını yürekten kutluyoruz.

 

Somali, Gazze veya Arakan'ın “imdat” çağrılarına duyarsız kalmayan bu yiğit insanların:

 

“Onlar yoksulu, yetimi, özgürlüğünü yitireni seve seve doyururlar. “Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz. Sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz. Biz o çetin günde Rabbimize vereceğimiz hesaptan korkarız.” derler. Allah da o günün dehşetinden korur ve kendilerine mutluluk ve sevinç verir.”(5) ayetine uygun davranmaktan başka ne amaçları olabilir.

 

Son zamanlarda ülkemize sığınan ve sayıları yüz bine yaklaşan Suriyeli kardeşlerimize karşı, milletimiz kendi şanına yakışanı yapacaktır. Yönetici ve yetkililerin görevlerini kusursuz yapacakları umudundayız.

 

 Her ne nedenle olursa olsun, bize sığınanlara ve mazlumlara yapılan yardımlara karşı gösterilen olumsuz tavırları anlamıyoruz. “İçimizdeki yoksullar dururken, Afrika'da, Uzakdoğu'da ne işimiz var? Suriyeli Araplardan bize ne?” diyen, içimizdeki vicdan ve merhamet yoksullarına sadece acıyoruz. Onların da imdadına yetişmeliyiz. Körelmiş gönüllerin aydınlanması için birer ışık yakmalıyız.

 

 Bugün “ENSAR” olma vaktidir:

 Hem içimizdeki anlayış yoksulları;

 Hem bize sığınan muhacirler;

 Hem de tüm yerküredeki mazlumlar için…

 

--------------------------------------------------------

1)Al-i İmrân, 3/92.

2)Celaleddin Vatandaş, Hz. Muhammed’in Hayatı, ll. cilt, sf: 35.

3)a.g.e, ll.cilt, sf: 34.

4)Mustafa İslamoğlu, Hayat Kitabı Kur’an, sf: 1104.

5)İnsan, 76/8-11.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Mustafa GÜL    30.12.2012
Yorum : Sevgili Turgay Bey Kardeşim, dilek ve temennilerine yürekten katılıyor, çok özlediğimi bildirip, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.




Ekleyen : turgay ertem    10.12.2012
Yorum : Gönlüne kalemine sağlık Mustafa Hocam. Vermesini bilenler Allah indinde kıymetli insanlar olmuşlar. İnşallah biz de onlardan oluruz. selam ve sevgiler.





 
Mekkenin fethinden çıkara... - Sayı 96
“Zulmedenlere meyle... - Sayı 78
Şaşkın insan... - Sayı 76
Kur'ân'la Kur'ân... - Sayı 75
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (97): Bu sene 737.si yapılacak Ertuğrul Gazi İhtifali'nden hareketle TÜRK TEŞKİLÂTLANMA KABİLİYETİ...


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER

 necdet amcacıgım.emeğinize kaleminize sağlık... BİRSEN YURTSEVER

 cox mənalı bir şerdir. cox sağ olun. her birinize teşekkür edirəm. ... ruslan

 Məhəbbətsiz ömür sürən kimsədən-Bir aşiqin məzar daşı yaxşıdır.... Ulduz Qəzvini

 Güzel yorumlarla, günüme güneş olan herkese, çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki, okuyanlar, mısralara... Işın Erenoğlu Üstündağ


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe ç
Boya sandığı
MƏHƏBBƏT
Başyücelik emirleri - Vatandışı
MƏHƏBBƏT
Kudüs
Vade doldu hanım gitti
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse


Yavuz Sert - Kudüs... Ey Kudüs
Yavuz Sert - Prof. Dr. Ömer Faruk...
Ali Erdal - Kudüs
Kadir Bayrak - Müminleri Emiri: Hz....
Kadir Bayrak - Aynadaki yüz: Mehmed
Sinan Ayhan - İnsanın içindeki Han...
Sinan Ayhan - Can feda...
Bedran Yoldaş - Her yer Kerbelâ
Fatma Pekşen - Peçe
Ahmet Mahir Pekşen - Mescid-i Aksa -Kudüs...
Dergi Editörü - Kudüsü tefekkür
Site Editörü - Kolayı tersten okuma...
Mehmet Hasret - Devletler kuran, dev...
Necip Fazıl - Başyücelik emirleri ...
Necdet Uçak - Kudüs
Necdet Uçak - Kendini hesaba çek
Necdet Uçak - Muhacire ensarız biz
Mustafa Büyükgüner - Nefes
Ayhan Aslan - Hakikat
Ayhan Aslan - Zındık
Ayhan Aslan - Hesap günü
Mehmet Balcı - Susmam ben
Mehmet Balcı - Taşlama
Ahmet Çelebi - Kudüste bir çocuğum
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Boya sandığı
Mustafa Gül - Mekkenin fethinden ç...
Kubilay Ertekin - Rahatizm ve ötesi
Halis Arlıoğlu - Zeytin dalı ve bana ...
Halis Arlıoğlu - Anlayana izafe
Ahmet Değirmenci - Şehadet türküsü
Ahmet Değirmenci - Bir yangındı işte
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Er Tuğrul - Kudüs nereden başlar...
Er Tuğrul - Kutlu kıyam
Murat Yaramaz - 6 gün savaşları
Murat Yaramaz - Naci El Ali
Murat Yaramaz - Kan
Murat Yaramaz - Kirli
Murat Yaramaz - Küsme işareti
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gün gelir de, hayatı...
Ekrem Esad Altan - Bir oyun oynanır, oy...
Tamer Uysal - İlgisiz bilgililer, ...
Harun Ekici - Hüzün
Şevket Karayiğit - Kudüsün anlattıkları
Hakan Karahan - Bu cemiyetin - Süley...
Harika Ufuk - Birlik beraberlik ka...
Astan QASIMOV - Gəldim
Əlişad CƏFƏROV - Qayçıquyruq qaranquş
Şəfa VƏLİYEVA - Güldüm… Gülüşüm d...
Şəfa EYVAZ - MƏHƏBB'...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4407785
 Bugün : 849
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 437494
 Bugün : 50
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 96. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim