Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1208 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"Ümmetim kötüde ittifak etmez"
Ali Erdal

  Sayı: 84 - Nisan / Haziran 2015

“Ümmetim kötüde ittifak etmez!” Böyle buyuruyor İnsanlığın Ufku (sav)… Nitekim milletimiz; telkin, tehdit, baskı, propaganda ve reklâm imkânlarına rağmen sahteye, yanlışa topluca itibar etmemiştir. Yine aynı hikmete uygun olarak hiçbir bilgi olmasa da, gizli antenleri ile yanlışları ve doğruları hisseder, sevilmesi gerekeni bilir ve itibar eder.. Birincisine örnek Ulu Hakan Abdülhamid Han, ikincisine örnek de Kayı Boyu Beyi Ertuğrul Gazi…

Konjonktürün ve resmî görüşün “sevmeyeceksiniz!” dayatmasına rağmen Abdülhamid’den milletimiz, nefret etmedi. Hattâ hakikatinin ortaya çıkma nispetine göre nefret emredenlerden, nefret etti.

Ertuğrul Gazi hakkında tarihte verilen bilgi bir cümlelik iken halk alâkası Himalaya dağları kadar… Bilgi şu: “Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası”… Bir de milletin gösterdiği alâkaya bakın:

24 Oğuz boyundan birinin beyi… Üstelik son beyi… Buna rağmen yeni kurulan devletin ilk hükümdarından, yani oğlundan, hattâ bütün neslinden daha fazla itibar gösterdi millet ona. Ve ona göre andı… Bu sene bu anmaların 734’ncüsü yapılacak. Yani oğlunun kuracağı devletten 18 yıl önce başlamış törenler, ölümünden bugüne onu anmak olarak devam ediyor… Asırlardır... Büyük bir merkezde olmadığı halde… İlâhî organizasyon hac istisna edilirse Ertuğrul Gazi’yi anmaya benzer organizasyon yok… Dünyada halk alâkası sayesinde ayakta duran en uzun anma töreni. Mum yakmak ve benzeri batıl davranışlarda bulunmadan halk, sanki yaşayan bir devlet başkanını ziyaret ediyor. Törende ikram edilen pilâvın şifalı olduğuna inanılıyor. Her biri ayrı ayrı onu gölgede bıraktıracak bunca vakıaya rağmen… Avrupa’ya geçiş… Savaşlar, zaferler, hezimetler… İstanbul’un fethi… İhtilâller, inkılâplar… Tanzimat, meşrutiyet, cumhuriyet... Tek parti diktası… Çok partili hayata geçiş… Kurulan, kapanan, eriyip giden partiler… Köklü değişiklikler olmuş ama millet ona ilgiden vazgeçmemiş. Kendisinden sonra 36’sı padişah, 12’si cumhurbaşkanı 48 devlet başkanı gelmiş, geçmiş... Oğlunun kurduğu devlet yıkılmış, yenisi kurulmuş... Hem memleketimizde, hem Türklük dünyasında hem de yurt dışında, bunun için her şart uygun olduğu halde, mahallî bir figür olarak görülmemiş.

Ona veli demiyor milletimiz, ama veli saygısı gösteriyor. Türbesini ona göre ziyaret ediyor.

Bizce bu derece derin ilginin sebebi… Milletimizin onu ruh kökünün merkezinde görmesi... Millet atomunun çekirdeği...

Müslüman olduktan sonra, gittikçe yücelen Türk cemiyeti, onu “Müslüman Türk” kimliğinin örnek tipi (modeli) gördü. Üstün ve yüce örneği değil… Mutabakata varılmış ortak (model)... Onun alâmet-i farikası, remzi, damgası, arması... Türk’ün (orijini)... (Prototipi) diyeceğim, (model) ve (örnek) kelimeleri gibi ifade etmek istediğimi o da tam karşılamıyor. Ama başka kelime yok veya ben bilmiyorum. Öylesine bir mutabakat ki, bugün her fikrin binbir fraksiyona ayrıldığı, şucuların bucuların ortalığı doldurduğu, yok resmî görüş, yok resmî görüşü yıkmak isteyenler... Bu kadar parçalanmışlığa rağmen hiçbirinin Ertuğrul Gazi’ye itirazı yok.

Milletimiz onu; şahsiyetimizi tam kazanınca, kavmî özelliklerimizle yeni kazandığımız ruhun, yani İslâm’ın kaynaşmasının en güzel kıvamı gördü... Millet hayal görmedi... O, oldu; millet de gördü... İnsanlar toplu olarak hayal görmez; topluluğun ortak hasreti, ortak destanı olur, ortak kahramanları olur.

Milletimiz onun şahsında, devlet millet kaynaşmasının ideal örneğini buldu. Neslinden gelenleri haşmetli unvanlarla andığı halde, ona “bey” bile demedi; o kadar yakın buldu kendine... Asker arkadaşı gibi, adını söyledi. Sadece “Gazi”lik gibi bir unvanla, yani Müslüman Türk kimliğinin en üst değerlendirmesini, şehitliğin arkadaşını getirdi isminin yanına... Sadece Ertuğrul Gazi... Şu inceliğe bakın… “Bey” diyerek, aşiretin başı hüviyetini ön plâna çıkarmadı. Onunla kendisini özdeşleştirdi.

Ertuğrul Gazi, 7000 kilometrelik ve 3 asırlık yürüyüşten sonra, devletin kurulacağı yerde karar kılan, “Müslüman Türk” kimliğinin ideal kıvamını şahsında yaşatan kişi... Millet, bunu gördü ve buna ilgi gösterdi, göstermekte…

 

Fikirde, inanışta, yaşayışta herkesin evet diyeceği ortak tip... Millet bunu gizli antenleriyle sezdi ve bunu 700 yılı aşkın zamandır bu törenlere akarak “Ben buyum, benim ruh köküm burada ve ben bu ruha bağlıyım!” diye haykırmaktadır. Onu anmak ruh köküne bağlılıkla bir… Felâketlerimizin müsebbibi, bunu ve benzerlerini idrak edemeyenlerdir.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Kedicik... - Sayı 94
Türkçenin serencamı... - Sayı 94
‘PEYGAMBER OCAĞI BENDE TÜ... - Sayı 93
Tek mısra yeter... - Sayı 92
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...

 Bir yazar için en değerli anlardan biri, "Anlaşıldığı An" olmalı...Yazılan bir yarımın, okuyucularıy... Işın Erenoğlu Üstündağ


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3585667
 Bugün : 1153
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 415388
 Bugün : 42
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 88
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim