Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1732 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.

Anadolu gençliği
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 85 - Temmuz / Eylül 2015

Biz yanmış ve haşlanmış  ellerimiz, nokta nokta  iğnelenmiş parmaklarımız,  içine  kan oturmuş tırnaklarımızla,  bir şekillendirme işine çalışıyoruz.  Şekillendirmeğe çalıştığımız bütün  bir  gençliktir. İSMİ, ANADOLU GENÇLİĞİ…

Eğer bu gençliğin bir iki baş örneğine maya tutturabilirsek mesele yok... O, kendisini basamak basamak nesilleştirir ve bir "safkan" hâlinde kol kol şecerelendirir...

Anadolu genci nedir ve ne gibi farikalara sahiptir?

Şu veya bu vilâyet lisesini bitirdikten sonra, üzerinde acemi terzi elinden çıkmış, soluk ve buruşuk bir ceket ve pantolon, çekingen ve kaygılı, yılgın ve kuşkulu, dilsiz ve iddiasız, büyük şehirde kendisini ilerletmeğe gelen genç adam...

Yahut memleketinde, filân ve falan tahsil derecesinden sonra, filân ve falan işe girmiş, kılığı tıpatıp aynı ve edası sadece bezgin, yüzünde neş'e ve hamle adına hiçbir şey okunmayan delikanlı...

Bu genç adam, köylüsünden üniversitelisine kadar bütün sınıflarıyle şu müşterek vasıfların tablosu:

Apışmış ve donmuş... Eşya ve hâdiselere hâkim ve menbaından mansabına kadar tezatsız, bir oluş çizgisi üzerindeki insanların emniyet hissinden uzak... Hakkın söylenemez ve konuşulamaz birşey olduğunu görmekten gelen meyus bir tevekkül içinde... Bunları bilmese bile yaşatan adam...

Kimdir bu genç; Firavunun ehramına taş taşıyan esir midir; yoksa ebâ an ced bu vatanın sahibi mi? Onu hangi ruhî ve içtimaî hâdiseler yıldırmış ve lütfen nefes almasına müsaade edilen bir sığıntı hâline getirmiştir?

Düne kadar bu genç adam, inanılmış bir dâva etrafında ve ancak ev sahibine düşen bir çile borcu altında Viyana'dan Yemene kadar bütün taarruz ve müdafaa yollarını al kanıyle asfaltlamış, böyleyken hor görülmüş ve değerlendirilmemiş; bugün ise neye inanmak borcunda olduğunu bilmediği, fakat eski inançlarının elinden gittiğine şahit olduğu bir hava içinde, öz keyfiyeti bakımından, kıymetsiz bırakılmak şöyle dursun, kıymetten düşürülmüştür.

Bu kıymet, ruhunu İslâmiyet’ten alan Türk'ün keyfiyeti...

Şimdi, işte bu Türk’ün genç adam tipini, annesi başka, mektebi başka, sokağı başka, caddesi başka, köyü başka, büyük şehri başka, kitabı başka, gazetesi başka istikametlere çekiyor.

İmdi; bu, ruhu parça parça genci bütünleştirmek, onu aslî keyfiyet vahidinin muzaffer edasına kavuşturmak, kendi yurduna sahip kılmak ve mukaddes dâvâyı ona ısmarlamak yolunda Büyük Doğu ideâlinin biricik müşahhas hedefini bulmakta...

Biz bu genç için yaşıyor, bir ân evvel onu şekillendirmek için her şeye katlanıyoruz. Tesirimizin, bir vida gibi, nüfuz ettiği maddeye perçinlendiğini ve kendi kendisine işlemeğe başladığını gördüğümüz gün, 88 yıl hapse girsek de, ölsek de gam yemeyiz!

Tam 16 yıldır, kesemizden, haysiyetimizden, sıhhatimizden, huzurumuzdan ve nihayet hayatımızdan kaybede kaybede maya tutturmaya başladığımız bu genç, Hakka şükürler olsun ki, artık belirtilerini ve serpintilerini bize yer yer, bucak bucak, göstermeğe başlamıştır.

Onun sesini aziz Anadolu'nun her tarafından, Erzurum'dan, Malatya'dan, Van'dan, Bursa'dan, Konya'dan ve daha nice nice yerden alıyoruz.

Mes'uduz; çilelerin, tehlikelerin, ümitsizliklerin, inkisarlann üzerimize kangal kangal çöreklendiği bu en büyük vehamet ve nezâket ânına rağmen mes'uduz!

Anadolu genci!

Büyük Doğu ideâlinin ruhlar üzerindeki müşahhas nakşı olarak aşağıdaki 9 maddelik idrâk seviyesine yükseldiğin ân her şey tamamdır:

1-Tarihini, Garba karşı taarruz, müdafaa ve manevî teslimiyet diye üç devreye ayır ve her devrede mevkiini tesbit et! Birinci devrede bahtiyar, ikinci devrede öksüz, üçüncü devrede kölesin!

2-Dininin safiyetini ve bütün zaman ve mekân hâkimiyetini, derin bir vecd içinde şuurlaştır; ve onu, ham yobaz ve kara softayla, aynı kolun ters mümessili ahmak kâfire karşı korumanın usûlünü öğren!

3- Son yüz küsur yılın satıh üstü budala taklit gayretini en gerçek kıymet hükmüne bağla; ve Rumeli yoluyla gelen Yahudi, kozmopolit, emperyalist tesirleri, elle tutarcasına teşhis et! Artık sende, yüz küsur yıldır köpürtülen gerilik, ilerilik masallarını yutacak göz kalmasın!..

4-Siyasette, idarede, edebiyatta, fikirde, sahte kahramanlarla gerçeklerini ayırmayı bil; ve bunların gerçeklerini sana unutturmak, sahtelerini de yutturmak için yalancı ilim imaline kadar gidildiğini keşfet!

5-Milliyetçiliği sadece belli başlı bir ruhun zarfı diya anla, mazruf dururken zarfı mefkûreleşfirme; ve bu zarfın mekânını Anadolu kabul et!.. Anadolulu olmakla kalma, bu ölçü çerçevesinde Anadolucu ol!

6-Kendini en merhametsiz nefs muhasebelerine tâbi kıl, zaaflarınla kuvvetlerini gayet iyi hesap et; ve Türk genci diye karşına çıkacak tipleri, maddelerinden ruhlarına kadar ezici bir heybet sahibi olmaya bak! Onlar, bütün fâni dünyalarıyla sadece nefsin, sense ruhun muhatabısın! Onların yolu pek kolay, seninkiyse çok çetin...

7-Aşk, vecd, heyecan seciyesi...

8-Hamle, teşebbüs, taarruz psikolojisi...

9-Ev sahipliği tavrı ve hâkimiyet edası...

Anadolu genci!

Sen ol artık, ol ki biz de rahat ölelim!.. (1959)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
İHTİLAL... - Sayı 93
Ulu Hakan Abdülhamîd Han... - Sayı 91
Doğan dünya ve biz... - Sayı 90
Dua... - Sayı 89
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz

 Sevgili Nilgün,Yorumunu okuyunca, koskoca bir tebessüm suratıma geldi yerleşti, kalkmak bilmiyor. Bu... Işın Erenoğlu Üstündağ


Cinayet, hırsızlık, fuhuş, içki, kumar ve uyuşturucu karışımından ibaret düzeni ambalajlayıp medeniyetin ta kendisi diye yutturmak isteyen “tek dişi kalmış canavar”a karşı hani, “iman dolu göğsümüz” vardı?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...

Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4125966
 Bugün : 213
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 430275
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 81
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim