Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     959 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Şeklî Müslümanlık ve Allah için buğz
Kubilây Ertekin

  Sayı: 85 - Temmuz / Eylül 2015

Yüce dînimizin emrettiği gerçek Müslümanlık; sâde şekil ve zâhirden ibâret değil. Şeklen, olduğu kadar; kavlen, fiilen, itikâden, îmânen, özellikle ferâset ve basiretle zulme, zâlime, fâsık ve fâcire rızâ göstermeyen bir inanç manzûmesidir. Zâhiren Müslüman; fikren, bâtınen, siyâseten ve ideolojik olarak bunun tam aksi olanlar; aslın taklidi ve müsveddesidir. Bu tipler; İslâm’ın yüz karası, insanlığın maskarası ve gerçek Müslüman’ın yürek yarasıdır. Şu görüşlerin peşinden giden ama Müslüman görünenler bunlara örnektir: “Din bir afyon ve zehirdir. İnsanlığı imhâ, edip, işkence, açlık, sefâlet ve hastalık gibi felâketlere sürükleyen sebeplerin kaynağıdır.”(s.39)“Hıristiyanlık, Mûsevîlik ve Zerdüştlük, Muhammed’in düşüncesinden doğan bir ideolojidir.” (s.192) “Aslında insanlığın asıl atası maymundur. On milyon yıl önce Doğu Afrika da yaşarken, iklim şartları gereği evrime uğrayıp bu günkü hâle gelmiştir. Kürt toplumunu ve diğer halkları köle yapan İslâmiyet’tir. Halkların kurtuluşu Muhammed’in getirdiği dinde değil, Marksist sistemdedir.”(s.17) (Abdulah Öcalan; “Sümer Rahip Devletinden Halk Cumhuriyetine doğru”) “Zulme rıza zulüm, dinsize rıza gösteren, dinsizdir!.”hükmüne göre bu adamın ve benzerlerinin peşine takılıp, sapık ideolojilerini bir DİN gibi benimseyenler onlardandır. “Kişi, sevdiği ile haşrolur” Nebevî gerçeği bunu göstermektedir.

O tür dinsizlerin peşinde sürüklenenler, günümüzün Müseylemetülkezzâplarını putlaştıran figüranlardır.Zamanın İbn-i Sebeleri, Ebû Lehepleri ve Firavunlarıdır. Aslında şekilcilik bir hastalık ve aşağılık duygusunun tezâhürüdür. Üstelik bu sâde zâhirî yönüyle de kalmaz. Ahlâk, âdet, duygu ve düşünceye de yansır.

Şeklen Müslüman görünenler, Ebû Cehil karpuzu gibidirler. Dışından kavun gibi kokarlar ama içi ise zehir gibi acıdır. İslâm’ın ve Müslümanların başına gelen belâlar, onların derdi değildir. Onlar vitrinliktir. Yerli “Charlie Hobdo”ların işlerini kolaylaştırırlar. Efendimiz (sav) “Kim başka bir kavme ve onların özellikleri ne benzeme gayreti içinde ise o kavimden, millettendir.” buyurmuşlar. Ayrıca; “Allah(cc) sizin sûretinize, şeklinize, görüntünüze değil, kalbinize ve amellerinize bakar” buyurmuştur. Gerçek bir Müslüman için kıstas budur. Kişi kime tâbi oluyor, kimin peşinden gidiyorsa ondandır. Müslüman’ın şekline, tavrına ve duruşuna inancı yansımalı. Dinine âit bir tavrı, vakârı, ciddiyeti ve duruşu olmalı.

Her şeyin taklidi, sahtesi ve kopyası olur. Hazin ve esef verici olan, bu illetin Müslümanlar arasında görülmesidir. Sahteciliğin, taklidin, kompleksin sınırı yok. Üzücü olan, başkalarına benzemenin moda olması... Bunlar, göründükleri mensûbiyetin ezikliği içindedir. Oysa insan, “yâ, olduğu gibi görünmeli, ya görün düğü gibi olmalı”. Ayrıca “çok insan vardır ki, üstünde elbise yoktur, yine çok elbise de var ki, içinde insan yok”sözü bunlar için 'cûk’oturmaktadır. Merhum Mehmet Âkif’in dediği gibi:

“Bir neyiz? Seyreyle artık, bir de fikret, neymişiz?..

Din de kürkün aynı olmuş; ters çevirmiş, giymişiz!” (Safahat, 222)

Dine çatan gazeteleri yaşatanlar, bu şeklen Müslüman görünenler değil midir?

Burada gerçek Müslümanlara çok büyük bir görev düşmektedir. O da; “Emr-i bil mârûf, nehy-i anil münker” / İyiliği emir, kötülüğü men”dir. Her şuurlu mü’min bu inanç düşmanlığına ve saldırganlığına engel olmakla görevlidir. Bunu bizzat yapamıyorsa, inançlarımızı savunan bir yayın organına abone ve destek olmalıdır... Şer cephesinin medya saldırılarına cevâp aynı yoldan olmalı.

Todays Zaman yazarı (tivıtır)dan “ABDÜLHAMİT DÜŞERKEN” diye bir cümle ile hem tarihe hem bugünkü iktidara sataşabilmekte, devlete düşmanlık kusabilmekte.İkinci Abdülhamid’i devirip Osmanlı Devleti’ni parçalamak SİYON idealiydi ve yardımcıları da içteki ihânet odağı olan Jön Türklerdi. Bu durumda Zamancı yazar, Siyonistler’le aynı çizgide oluyor. 8O-9O yıl sonra ülke düşmanlığında buluşmuş olmaları ibret vericidir.

Amerikan zırhlısı “MİSSÛRİ”yi minârelerin mahyâsı ile; “WEL COME” diye karşılayan zihniyet, ummadıkları medenî cesâret ve dirâyet karşısında şoka girer. Millî diriliş ve dik duruşları hazmedemezler. Hattâ yalan ve iftiralara tevessül etme zelilliğinde bulunurlar. Her insaf sahibi şu soruyu kendisine sorsun... Kuruluşundan bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir devlet adamının Birleşmiş Milletler'de ve değişik Avrupa ülkelerindeki toplantılarda, İslâm ülkelerini ve sömürülen milletlerin haklarını savunarak “DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR!”şeklinde bir meydan okuyuş ve dik duruş görmüş ve duymuş mudur? Aslında bundan ülkesini düşünen her haysiyetli insan gurur duymalıdır. Bundan ancak hasut ve aşağılık duygusuna sahip olanlar rahatsız olur.

 (Devam gelecek sayıda)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Yavuz Şamil Kılıç     25.08.2015
Yorum : Güzel tespitleriniz için teşekkürler.. Millet, içimizdeki bu teröristlerin, destekçilerinin ve müslüman görünümlü truva atlarının daha da farkına varır inşallah.





 
Kurtuluş... - Sayı 92
Eyüp Sultanda sabah namaz... - Sayı 87
Şekli Müslümanlık ve Alla... - Sayı 86
Şeklî Müslümanlık ve Alla... - Sayı 85
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 maşallah çok güzel... Dertli İnsan

 Allah razı olsun abi gerçekten çok güzel bir yazı kaleme almışsın... Yasin orhan

 Üstad sayısını hazırlayanların emeğine sağlık.... M.Kemal

 Eşek ölür kalır semeri, İnsan ölür kalır eseri. Yaratılan herkes, dünyadada ahirette de eseriyle kar... Ahmet Güney

 Çok içli, çok duygu dolu bir eser olmuş. Ellerinize sağlık. ... B. Rahmet


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Üstad için yazı kaleme almak
Son ve tek kıvılcım
“Benim Adım Bay Necip, babamınki Fazıl B
Hamd ve şükür...
Necip Fazıl'ı anlatmak
“Benim Adım Bay Necip, babamınki Fazıl B
Kurtuluş
Sesleniş
TBMM'deki olaylar ve referandum
Köyüm ve köylüm
Yavuz Sert - Annelerimiz -13-
Ali Erdal - Üstad için yazı kale...
Ali Erdal - Tek mısra yeter
Kadir Bayrak - Durun kalabalıklar
Kadir Bayrak - Çile
Sinan Ayhan - Büyük Doğu: Anahtarl...
Sinan Ayhan - Üstad ve poetik duru...
Mustafa Kınıkoğlu - Necip Fazıl hakkında...
Turgay Ertem - Benim de söyleyecekl...
Fatma Pekşen - Gençliğim eyvah!
Ahmet Mahir Pekşen - Necip Fazıl ve inter...
Ahmet Mahir Pekşen - O'ndan sonrası
Dergi Editörü - Hamd ve şükür...
Site Editörü - “Benim Adım Bay Neci...
Mehmet Hasret - Bir mısra, bir söz k...
Necip Fazıl - Son ve tek kıvılcım
Necdet Uçak - Necip Fazıl Kısaküre...
Necdet Uçak - Allah için ne yaptın...
Hızır İrfan Önder - Sevgi de öldü
Gelecek sayı konusu -
Av. Mustafa Büyükgüner - Necip Fazıl'ı anlatm...
Halis Arlıoğlu - TBMM'deki olaylar ve...
Halis Arlıoğlu - Sesleniş
Halis Arlıoğlu - Köyüm ve köylüm
Av. Özgür Alkan ALKIŞ - Ne Fa Ka, Bedenini A...
Kubilây Ertekin - Kurtuluş
Ahmet Değirmenci - Izdırap
Muzaffer Doğan - Özdemir İnce ve 'Mih...
Muzaffer Doğan - Sabah yakındır
Bahadır Kaya - 92.Sayı Medya Sepeti...
Kürsü Kainatın Efendisi -
Murat Yaramaz - Necip Fazıl hakkında...
Murat Yaramaz - Üstad ve mizah
Murat Yaramaz - Sebep
Murat Yaramaz - Rahmet
Murat Yaramaz - Mizan
Bahçıvan - Necip Fazıl'ı takdim
Şadi Erdal - Üstad Kısakürek ve K...
Birsen Eraslan - Üstad'ın izinden
Cahit Ay - Peşin hükümler
Melih Aydoğ - İdrâk
Onur Abalı - Yarım
Mehmet Akif Bozkurt - Bu şehir (Halep)
Rahile Dövran - Ağrı Dağı
Fazlı Humar - Canlarım
Rafiq Oday - Bir de (mi) gelsin
Fatih Zeyrek - Şule
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3050257
 Bugün : 3595
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 399844
 Bugün : 48
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 66
 92. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
Son Güncellenme: 1 Mayıs 2017
Künye | Abonelik | İletişim