Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     940 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hicret ve hicri yıl
Mustafa Kınıkoğlu

  Sayı: 86 - Ekim / Aralık 2015

Sakarya Gazetesi’ndeki ilk yazımda “Hicret Muharrem Ayında Olmadı” başlığı ile Efendimiz’in Hicret’e başladığı tarih ile Hicrî yılın ilk gününün arasında direk bir ilişki olmadığını yazmıştım. Geçtiğimiz Çarşamba Hicri 1437. yılın ilk günüydü, konuya girmeden önce geçen yıl yaptığımız duayı tekrarlayalım: Allah 1436. yılın şikayetinden bizi emin, 1437. yılı da hakkımızdaki hayırların kolayca nasip olacağı bir yıl eylesin.

Önceki yazıda da bahsettiğim gibi her hicrî yılbaşında aynı hata tekrar ediliyor ve hicretin yapıldığı zaman ile hicrî yılbaşının aynı zamanda olduğu söyleniyor. Geçen haftaki cuma hutbesini yine aynı hata yapılacak mı endişesi ile dinledim ancak konu yeni yıl olsa da hicretten bahsedilmedi, demek ki Diyanet itirazları dikkate almış.

Kısaca burada yapılan hatayı tekrarlayalım. Hicrî yılın belirlenmesi Hz. Ömer zamanında yapılan bir istişare ile olmuştur. Belirlenen, yeni takvim yılının başlangıcıdır, yoksa kullanılan aylarda bir değişiklik yoktur. Yapılan istişare sonrasında Efendimiz’in hicretinin gerçekleştiği yılın, başlangıç olması kabul edilir. Ancak bu hicretin Muharrem ayında olduğu anlamına gelmez çünkü istişare edilen sadece başlangıç yılıdır, yoksa Araplar’da yılın ilk ayı hicret öncesinde de, sonrasında da Muharrem ayıdır, Efendimiz’in hicreti ise Safer ayının son günlerinde, 26 Safer akşamı başlamıştır.

Hicretten söz açılmışken, bu önemli hadisenin bize verdiği diğer mesajların da üzerinde duralım. Söz ettiğimiz gibi hicret hadisesi Safer ayının sonlarında başlamıştır. Ay, kamerî ayların ortasında en belirgin şekilde görünür ve geceleri dünyayı aydınlatır, ay sonlarında ise hemen hemen görünmez ve aydınlatma yapmaz. Efendimiz’in hicret için bu tarihi seçmesi karanlığın en çok olduğu zamanda hareket etmek istemesindendir, Efendimiz sebeplere tevessül etmiştir.

Hicretle ilgili diğer bir önemli konu ise Efendimiz’in kılavuz seçimidir.

Malûmuâliniz, Efendimiz hicret için kendilerine kılavuzluk etmesi için Abdullah bin Üreykıt ile anlaşmıştır. Düşünelim, Mekke müşriklerinin Efendimiz’in canına kastettikleri, başına ödül koydukları bir zamanda hicret gerçekleşmiştir ve Efendimiz kılavuz olarak bir yakınını değil o zaman bir müşrik olan Abdullah bin Üreykıt’ı seçmiştir. Bu seçimi yaparkenki kriteri ise seçilen kişinin akrabası, yakını, dindaşı, can yoldaşlarından biri olması değil işinin ehli olmasıdır.

İşi ehline vermek emaneti ehline vermek olarak Kur’ân-ı Kerîm’de emredilen hususlardan biridir. Efendimiz’in bir özelliği hayat-ı seniyyeleri boyunca daha sonra gelecek ayetlere de muhalif davranışı olmamasıdır. Efendimiz, daha sonra nazil olacak bu ayetin hükmüne de muhalif davranmamış ve hicret sırasında işi ehline vermiştir.

Günümüzü bir düşünelim, bir kaynak ihtiyacı olduğunda ilk bakılan ehil olması mı yoksa aynı partiden, aynı köyden veya şehirden, akraba vs olması mı? Belki de müslümanların en çok uzaklaştıkları ayetlerin başında bu ayet geliyor. Bırakalım düz müslümanları, müslüman cemaatler, oluşumlar, dernekler bile müntesiplerini bir yerlere getirmek için can atıyorlar. Bir yerde üyelerinden, sevenlerinden bir üst düzey yönetici varsa o yerde yine o cemaatten, oluşumdan çalışanların sayısı artıveriyor.

Yazıyı Efendimiz’in konu ile ilgili bir hadis-i şerifi ile noktalayalım. Efendimiz kıyameti soranlara şöyle buyuruyor: “İŞ EHİL OLMAYANA VERİLİNCE KIYAMETİ BEKLE…”


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Necip Fazıl hakkında iki ... - Sayı 92
Bir Derviş Sultan Ulu Hak... - Sayı 91
Dua, kulun acizliğini gös... - Sayı 89
Hicret ve hicri yıl... - Sayı 86
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...

 Bir yazar için en değerli anlardan biri, "Anlaşıldığı An" olmalı...Yazılan bir yarımın, okuyucularıy... Işın Erenoğlu Üstündağ


Sonsuz karanlıklarıma gömülüşümü anlamayıp bilmeden kendi karanlıklarına denk sayanlar tarihin karanlığında boğulmaya mahkûmdurlar.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3588336
 Bugün : 667
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 415460
 Bugün : 15
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 99
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim