Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2032 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.

Millî politikada devirler
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

Millî politikada beş devrimiz var:

Birincisi,  kuruluştan Kanunî’ye kadar (267 yıl) atılma ve yayılma devri… İkincisi,  Knunî’nin oğlu Sarı Selim’den Tanzimata kadar  (273 yıl) korunmaya çabalama devri…  Üçüncüsü,  Tanzimat’tan Meşrutiyet’e kadar (70 yıl)  yabancıya sığınma ve boyun eğme devri…  Dördüncüsü,  Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e kadar (14 yıl) delirme ve başını kayalara çarpma devri… Beşincisi de,  Cumhuriyet’ten bugüne kadar  (54 yıl)  Batı’ya kapılanma ve özünden uzaklaşma devri…

Birinci devrede millî politika diye bir şey düşünmeye ve aramaya ihtiyaç yoktur. Cemiyetin temel harcı iman, vecd, aşk, hamle ve kuvvet, millî politikayı kendi kendine yürütür.

İkinci devrede, vecd ve aşkın gölgelenmesi ve yerini aşksız ve hikmetsiz kışır ezbercilerine bırakması yüzünden öyle bir çöküşe yol açılır ki, evvelâ millî politikayı helâk eder.

Üçüncü devrede,  suçu nefslerinde bulacakları yerde İslâmiyet’te arayan tersinden Batı yobazlarının eliyle alafrangalığa özenme, ancak “düvel-i muazzama” dedikleri devler ve heyûlâlar arası rekabetlerden faydalanma ve sadece “idare-î maslahat” hünerine akıl erdirebilme çığırı açılır ve Frenklerin  (sublime porte)  adını verdiği  “Bâb-ı Âli”nin Avrupalı sefirlere kavaslık makamı olmasıyla devam eder.

Dördüncü devre,  Tanzimatçılar üzerinde Batılının teşhisiyle  “Hasta Adam”ın gûya tepkisi…  Hakikatte ise birdenbire delirmesi ve devlet gemisini kayalara bindirmesi… Bu sefer de millî politikanın yerini Türk’e Merih yıldızında vatan ararcasına bir ütopya cinneti alır.

Beşinci devre olarak, İstiklâl Savaşlarıyla Türk’ün madde plânında kurtuluşundan sonra ruh plânında batırılışı takip eder; ve Batı’ya kapılanışın bedeli olan bu hareket hiçbir zaman o kapıdan içeriye alınmayışı-mızla neticelenerek bizi Tanzimat çizgisinin ister istemez ve körü körüne hedef tuttuğu noktaya vardırır. Bu nokta, bir zamanlar topyekûn insanlığa söylenecek sözü ve teklif edilecek nizamı varken bunları devre devre zaafa uğrattıktan sonra büsbütün feda etmenin ve iki rakip kutup arası göstermelik bir madde istiklâl içinde mânen sömürgeleşmiş olmanın ifadesidir ki, bu vaziyette millî politika istidadına ne kadar uzak bulunduğumuz besbelli…

Altıncı devir nasıl açılabilir?

Altıncı devir,  İslâmî mânâda Doğu milletlerini güdücü, yekpareleştirici ve sımsıkı bir blok halinde Batı’nın karşısına dikici bir anlayışla açılabilir ki, bu da, gücümüzün şartlarına göre, veremliyi (halter) idmanına davet etmek gibi bir şeydir.

Hazin; ama ne yapalım ki, böyle!.. (Necip Fazıl; Çerçeve 4, 6 Aralık 1977)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Yavuz    29.02.2016
Yorum : Müslümanların birbirleri arasındaki savaşları, mücadeleleri özetle tevhidsizliği görünce, bu olayları tetikleyenlerin Üstad'ın altıncı devir diye bahis buyurduğu devrin gelmemesi için bilinçli olarak hareket ettikleri görülüyor.





 
Tek kelimeyle kurtuluş yo... - Sayı 104
Sıhhat ve güzellik... - Sayı 103
Yumruk ve kafa... - Sayı 102
Batı’nın üç gözü ve... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7244556
 Bugün : 3559
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506755
 Bugün : 105
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 91
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim