Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1100 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Boyama kitabı, ölüm ve yazılıyor olmak
Sinan Ayhan

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

Zamanın bir bilince erdirildiği günden itibaren, insanın kucağındaki miras, ölüm oldu… İnsanoğlu; bilinmezliğin bütün kıyılarında, karşısındaki hazin ifadeyi bir korku bulutuyla karşılaya geldi ve  kendini buna karşın bir umutla yoğurmaya çalıştı, dünyayı da bu hazin çaba içinde bir maya mahzeninde karşılaya geldi(gitti)…

İnsanın; bir devam olma duygusu içinde, ölüme direnen evler, kentler, “dil-örgü” topluluklar ve dahi baskın medeniyetler kurmak istemesi olağandı; ancak her daim kurulan bir şeyin  veya her daim tekâmül adına düzeltilmesi gereken bir şeyin; sonradan o şeyin, iyi bir konuma getirilmesi halinin ucu olmayan bir yapıda olmasına rağmen; iç mantığında mevcut noksan ayak yüzünden bütün oluşumlar ister istemez bir yıkıma sürüklendi… İnsanlığın ölümden başka bütün mirasları toz olup gitti…

Doğal olarak insan için, tozların arasından çıkabilense, onun ömrüne bir zaman kapanı gibi bırakılan ölüm hallerinin yıllanması; her alanda antik değeri olan arkeolojik yansımaların, “arşetip“lerin mayalanması oldu… Ölüm denilen kılıç, insanlar arasında hep bir miat hükmüyle anıldı…

Dünyanın ismi, umulan olmaktan çıktı; doğmak görülür bir durumken, batmanın da bir heceleme olduğu, bu yutkunmanın da bir estetiği olduğu ortaya çıktı… Yazmak, bu bakımdan “ölümün elinden kurtarılan” bir hal olarak işaretlendi, “yazılan her şey ölüme karşı bir zafer” olarak ilan edildi; ancak doğmak ve batmak ölçülerine göre gerçek daha farklıydı… Yazmanın kudreti, sadece yazılıyor olmanın lütufundan gelmekteydi; o cümleleri kuranlar, belki sadece “a priori” nin kullanım haklarından faydalanıyorlardı…

Sonsuz karşısında insanoğlunun “mutlak takdir“i diye bir şey yoktur; ancak onun hükmünü kabul edip etmemeyi seçebilmek ve sonra onda kalben, ruhen bir seyahate çıkabilmek hakkı mahfuzdur.

Ölüm, dünyadaki eksikliği tamamlayan bir mirastı; bir ömürlük zaman ve mekân keşfinden sonra da, ebedi bir dirilik imkânıydı… Yazılıyor olmanın devamı olabilen insan; ancak o, kurtulan ve kurtarılandı…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : öaa    21.03.2016
Yorum : sevgili dostum tek cümleyle özetlemişsin yine ciltler dolusu fikri.."Yazmanın kudreti, sadece yazılıyor olmanın lütufundan gelmekteydi;" yine tevhid,hep tevhid, tek tevhid.. yedi makamıyla..





 
Konuşan düşünce... - Sayı 94
Ninemden bana kalan şey, ... - Sayı 94
Dil kavramı üzerine bir d... - Sayı 94
KAHRAMAN MİLLET... - Sayı 93
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3696027
 Bugün : 738
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419052
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 90
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim