Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     790 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Çile
Kadir Bayrak

  Sayı: 92 -

“Çile”sini ilk defa fakülte yıllarında tanıdım. Oysa ülkenin sınavla girilebilen, hatırı sayılır okullarından biriydi, mezun olduğum lise. O zamana kadar ismini de sık duyduğumu iddia edemem. Diğerleri gibi bir şairdi olsa olsa… Gerçi birilerine göre sakıncalı olan fikirlere kapalı edebiyat kitaplarında eserlerine yer verilmemesi, hakkında fikir sahibi olmaya yeterliydi belki ama…

Üniversite, yurt derken birçok insan ve bir o kadar da fikirle tanışma imkânı bulmanın da etkisiyle hayatın sadece derslerden ibaret olmadığını idrak ettim. Neden sonra, büyük şehrin büyük kitapçılarındaki saman kâğıdıyla karışmış mürekkep kokusu bizi kendine çeker oldu. Farkında olmasam da raflarda aradığım biri vardı. O biri; kimdi, niçin O'nu arıyordum, bana söyleyecek ne sözü olabilirdi, o an için bilemiyorum ama ısrarla arıyordum. Nitekim bulduğumu zannettiğim, kitaplarını alıp konferanslarına gittiğim niceleri oldu. Onlarla münasebetim işte bunlarla sınırlı kaldı; kitaplarını aldım ve konferanslarına gittim…

Şiiri; resmî gün ve gecelerde söylenir, günün anlamına göre genelde hamaset, eh biraz da his yüklü birbiri ardına dizilmiş kafiyeli birkaç kelimeden ibaret sayan eğitim sisteminden geçmiş bir gence, şiir hakkında ne söylenebilir ki? Âşık olduğunu zanneden liselinin sıraya kazıdığı mısraların bütününe de şiir denilmiyor muydu sanki. Bana fikir lâzımdı. Şiiri, gitsin liseli âşıklar okusun…

Bu hislerle, okula değil kitapçıya gittiğimiz bir gün, sırf kitap sahibi olmaları sebebiyle kendilerine hayranlık duyduğum yazarların eserleri arasından, arkadaşım Çile’yi çekip “Bak” dedi, “sana bir şey göstereceğim.” İskambil kâğıtlarının usta kumarbazın bir elinden diğer eline havada uçarak geçmesi gibi kitabın başından sonuna şöyle kuşbaşı bir bakış… İlk dikkatimi çeken, bir başlık ve iki mısradan müteşekkil beyitler ve bunlar için ayrılmış koca ve bomboş bir sayfa. İşte şiir kitabı almamaktaki haklılığım kanıtlanıyor… Şu beyitleri alt alta yazsalarmış ya… Ama bana gösterilmek istenen bunlar değil. Yayınevinin kitabın sonuna eklediği bir fotoğraf. Allah şahittir, o fotoğrafı gördüğüm anı, bir ömür boyu unutmayacağım. Başımdan aşağıya kaynar sular mı dökülmedi, zemin ayağımın altından mı kaymadı… Ne olduysa oldu ve o an hayretler içinde kalakaldım. O fotoğrafta beni cezbeden neydi, onu da bilemiyorum. Büyük bir caminin büyük bahçesi. Bir cenaze ve insan başlarından tarlayı andıran mahşerî bir kalabalık ve en ön safta, çok değil cenazeden birkaç ay sonra ülkenin başbakanı olacak şahıs. Daha fazla dayanamadım ve kitabı kapatıp yerine koydum. Kitap yerine koyuldu koyulmasına ya içimde birçok şey de yerle bir oldu. Yurda döndüm, hiçbir şey olmamış gibi davrandım ve fırsatını bulduğum ilk anda gittim, kitabı satın aldım. İlk sayfasına ismimi yazdım, o günün tarihini düştüm: 09.03.1998, Ankara… İşte Üstad’ın bendeki ilk kitabı…

Önceleri kitabı rastgele açıp o sayfadaki şiiri okumak, böylece önceki fikirlerime ters düşmeden, bir şiir kitabı ancak böyle okunur kanaatini kendime kabul ettirmek yolunu seçtim. Ne fark eder ki, hangi şiirini okusam sarsılıyorum. Evet, Üstad’ın bendeki ilk tesiri bu oldu; sarsılmak, hayrete düşmek… Neydi beni bu derece etkileyen? Kelimeleri mi? Belki… Üslûbu mu? Hiç şüphe yok; yoksa bunların da üstünde tüten mânâ mı? Kesinlikle, şiddetle evet. Çile, ayrılmaz bir parçam olmuştu artık. Şimdi düşünüyorum da, hislerini saklamakta pek mahir olduğunu düşünen ben, pınarlarına akın eden gözyaşlarıma, düğümlenen boğazıma rağmen her fırsatta O’nun şiirlerini etrafımdakilere okumaktan kendimi alamadım.

Kardelen’in editörü olarak ne zamandır hayalini kurduğumuz Üstad sayısının hazırlanmasında belki de bu his yoğunluğu sebebiyle hayli istekli oldum ve arzu ettim ki benim böyle tanıdığım insanı, başkaları da bilsin. İşte şimdi o sayıyla karşınızdayız. Muvaffak olabildik mi, takdir sizin. Üstad’ın, zor anlarımda tekrar tekrar okuduğum şu beytindeki mânâyı, Allah’ın son nefesime hâkim kılmasını niyaz ediyorum:

"Kapı kapı bu yolun, son kapısı ölümse;

Her kapıda ağlayıp, o kapıda gülümse." 

(Kardelen yıl 11, sayı 34; Temmuz/Eylül 2002)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Aynadaki yüz: Mehmed... - Sayı 96
Müminleri Emiri: Hz.Ömer... - Sayı 96
Batı tefekkürü ve İslâm t... - Sayı 95
Şeyhim Edebâli... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (97): Bu sene 737.si yapılacak Ertuğrul Gazi İhtifali'nden hareketle TÜRK TEŞKİLÂTLANMA KABİLİYETİ...


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER

 necdet amcacıgım.emeğinize kaleminize sağlık... BİRSEN YURTSEVER

 cox mənalı bir şerdir. cox sağ olun. her birinize teşekkür edirəm. ... ruslan

 Məhəbbətsiz ömür sürən kimsədən-Bir aşiqin məzar daşı yaxşıdır.... Ulduz Qəzvini

 Güzel yorumlarla, günüme güneş olan herkese, çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki, okuyanlar, mısralara... Işın Erenoğlu Üstündağ


Çaresizlik yoktur, umutsuzluk vardır. Engellerin yıkılması umut etmeyi umut etmekle başlayacaktır.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Boya sandığı
MƏHƏBBƏT
İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe ç
Kudüsü tefekkür
MƏHƏBBƏT
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Kudüs
Vade doldu hanım gitti


Yavuz Sert - Kudüs... Ey Kudüs
Yavuz Sert - Prof. Dr. Ömer Faruk...
Ali Erdal - Kudüs
Kadir Bayrak - Müminleri Emiri: Hz....
Kadir Bayrak - Aynadaki yüz: Mehmed
Sinan Ayhan - İnsanın içindeki Han...
Sinan Ayhan - Can feda...
Bedran Yoldaş - Her yer Kerbelâ
Fatma Pekşen - Peçe
Ahmet Mahir Pekşen - Mescid-i Aksa -Kudüs...
Dergi Editörü - Kudüsü tefekkür
Site Editörü - Kolayı tersten okuma...
Mehmet Hasret - Devletler kuran, dev...
Necip Fazıl - Başyücelik emirleri ...
Necdet Uçak - Kudüs
Necdet Uçak - Kendini hesaba çek
Necdet Uçak - Muhacire ensarız biz
Mustafa Büyükgüner - Nefes
Ayhan Aslan - Hakikat
Ayhan Aslan - Zındık
Ayhan Aslan - Hesap günü
Mehmet Balcı - Susmam ben
Mehmet Balcı - Taşlama
Ahmet Çelebi - Kudüste bir çocuğum
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Boya sandığı
Mustafa Gül - Mekkenin fethinden ç...
Kubilay Ertekin - Rahatizm ve ötesi
Halis Arlıoğlu - Zeytin dalı ve bana ...
Halis Arlıoğlu - Anlayana izafe
Ahmet Değirmenci - Şehadet türküsü
Ahmet Değirmenci - Bir yangındı işte
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Er Tuğrul - Kudüs nereden başlar...
Er Tuğrul - Kutlu kıyam
Murat Yaramaz - 6 gün savaşları
Murat Yaramaz - Naci El Ali
Murat Yaramaz - Kan
Murat Yaramaz - Kirli
Murat Yaramaz - Küsme işareti
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gün gelir de, hayatı...
Ekrem Esad Altan - Bir oyun oynanır, oy...
Tamer Uysal - İlgisiz bilgililer, ...
Harun Ekici - Hüzün
Şevket Karayiğit - Kudüsün anlattıkları
Hakan Karahan - Bu cemiyetin - Süley...
Harika Ufuk - Birlik beraberlik ka...
Astan QASIMOV - Gəldim
Əlişad CƏFƏROV - Qayçıquyruq qaranquş
Şəfa VƏLİYEVA - Güldüm… Gülüşüm d...
Şəfa EYVAZ - MƏHƏBB'...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4318288
 Bugün : 466
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 435263
 Bugün : 12
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 65
 96. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim