Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     326 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Peşin hükümler
Cahit Ay

  Sayı: 92 -

Cumhuriyet devri Türk şiirine damgasını vurmuş iki şair: Necip Fazıl ve Nazım Hikmet… Günümüz insanının anlamadan, samimiyetini ölçmeden, dâvalarını ve zekâlarını görmeden, kendinden olmayana önyargı ile davranışından onlar da nasibini almışlar.

Bir yanda İslâmcı geçinen ama inceliklerinden mahrum, İslâm’ı su katılmadık yobazlıkla ele alan ve sırf İslâm dediği için Necip Fazıl’ı öven, eserlerini anlamak ve çilesini görmek gayretine girmeyenler… Ve onların tabiriyle şiirin “ş” sinden haberi olmayan, eserlerinin düzyazıdan bir farkı bulunmayan, hayatı boyunca bir işe yaramamış Nazım Hikmet…

Öte yandan zaten yanlış olan dâvalarını, onun fikir adamları Marks ve Lenin’den okuyup yapılmak isteneni anlamak ve sözde esaslarla kurulmuş sistemlerin analizlerini çıkarmak kabiliyetinden yoksun olanlar ve Nazım Hikmet’i “komünizm” dediği için destekleyenler… Zaten sakat olan dâvâlarının, daha da sakatlanmışını desteklemek ne gaflet!.. Ve bu sefer, bunların tabiriyle yobaz, işi gücü bir takım kelime oyunlarıyla insanların kafalarını bulandırmak olan lâf ebesi, gerici Necip Fazıl…

Şunu anlamak gerekir ki, bir insan öncelikle dâvâsında samimi olmalı ve onun çilesini çekmelidir. Hangi dâvâya gönül vermiş olursa olsun insan, samimiyeti ölçüsünde değer kazanır. Yanlış dâvâda bile olsa, inanmış bir insanı takdir etmek gerekir. Zira oldukları gibi görünmeyenler ve göründükleri gibi olmayanlar daha tehlikelidir.

Nazım Hikmet’e mahkemede soruyorlar:

–Komünist misin?..

Cevap veriyor:

–Topuğumdan saçıma kadar!

İşte dâvâsına inanmış olmanın en açık delili…

Hasan Ali Yücel, Necip Fazıl’a diyor ki, “Akademideki hocalığınızla Büyük Doğu’dan birini seçmenizi ihtar ederim!” Necip Fazıl’ın cevabı: “Elli kişilik bir sınıftansa, bütün vatana hitap edici kürsüyü, yani Büyük Doğu’yu seçtiğimi ihtarınıza karşı ihtar ederim.”

İşte dâvâsına inanmış olmanın en açık delili…

“Nazım şuydu, buydu; hususiyle benim gözümde kurgulu bir robot, muhteşem bir ahmaktan başka bir şey değildi ama inanmış adamdı. Bu bakımdan samimiydi ve inancının kahramanıydı. Nazım Hikmet, hakikatleri olduğu gibi görmek lâzım, bir şiir kumaşına sahip bir insandı. O usta bir tebliğciydi, bir şiir nefesi vardı.”

Necip Fazıl

“Benim rejimim olsa seni asardım. Ama inanmış olmanın haysiyetini ve sanatta ‘eski’nin en yükseği olmandaki değeri inkâr etmezdim.”

Nazım Hikmet

İşte iki şairin birbirlerinin haklarını teslim etmeleri… Onlar bu düşüncedeyken, yollarını takip ettiklerini söyleyenlerin karşı dâvâ şairini beş para etmez görmeleri ne büyük tezat.

Kimsenin iddia etme hakkı yoktur ki, Nazım Hikmet, Türk geleneklerini tamamiyle inkâr eden bir şair olsun. Onun savunduğu komünizme göre din yok, madde üstü inanış yok, aile yok… Buna rağmen, “yârin yanağından gayrı paylaşmak için her şeyi” diyen bir şaire karşı bu iddia ne kadar tutarlı olur?

“Çekilmez bir adam oldum yine: uykusuz, aksi, nâlet.

Yine her seferki gibi haksızım.

Sebep yok, olması da imkânsız.

Bu yaptığım iş ayıp, rezalet.

Fakat elimde değil.

Seni kıskanıyorum beni affet…”

Diyen şaire karşı bu iddia ne kadar tutarlı olur?

Meselemiz Necip Fazıl ve Nazım Hikmet’le sınırlı kalmıyor. Çünkü düşünüp değerlendiremeyen bir toplum haline getirilişimiz sebebiyle hemen hemen her konuda bize gösterildiği gibi kabul ediyor ve başkalarının aşılamalarıyla karar veriyoruz. Bundan kurtulmak, nasıl, niçin sorularını kendimize sormaya başladığımız ve cevaplarını bulmak için kafa patlattığımız zaman mümkün olacaktır.

Yiğidi öldürelim ama hakkını teslim edelim. Edebiyat, “edeb” den, yani sınırları tam ve doğru çizmekten gelir…

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Peşin hükümler... - Sayı 92
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...

 Bir yazar için en değerli anlardan biri, "Anlaşıldığı An" olmalı...Yazılan bir yarımın, okuyucularıy... Işın Erenoğlu Üstündağ


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3588256
 Bugün : 587
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 415460
 Bugün : 15
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 99
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim