Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     150 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Okul duvar gazetesinden cihanşümul fikir dergisine İşte meydanlardayız geliyoruz!..
Dergi Editörü

  Sayı: 38 -

Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış;

Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış..

12 yıl, 38 sayı boyunca bu beyitten tüten mânânın, O’nu aramanın tefekkürünü yapan, yapmaya çalışan dergilerle karşınıza gelmeye gayret ettik. Okumayan bir cemiyete, ancak okunursa kıymeti anlaşılacak yazılar sunduk. Dergimizle birlikte, belki de ondan da çok kendimiz yetiştik, geliştik. Her biri ayrı bir meslek dalında ve hepsi de işinde belli bir noktaya gelmiş, emsallerinin çok farklı ilgi alanlarına rağmen, “zehirle pişmiş aş”ı yemeye gönül vermiş yazarlarımızla, geçmişe dönüp baktığımızda hiç de küçümsenmeyecek bir mesafe katettiğimizi görüyor ve Allah’a hamdediyoruz, bugün.

Dile kolay 12 yıl… Söz buraya gelince “Şu kadar yıl önce doğan çocuklar, bugün…” diye başlayan cümleler kurulur ya hani, şimdi hak veriyorum bu mantığı kullananlara. Zira aradan geçen zamanın ehemmiyetini vurgulayabilmek için, insan hayatından daha değerli bir ölçü kriter yok elimizde. Hakikaten de, o gün her şeyden habersiz dünyaya gözünü açanlar, bugün etrafında olup bitenleri yorumlayıp, iyiyi kötüyü ayırt edebilecek bir seviyeye ve çocukluktan ilk gençliğe köprü bir yaş olgunluğuna eriştiler. Varlıklar içinde muhakkak ki en kalıcı ama herhalde en yavaş gelişim seyreden insan için bile 12 yılın önemi ortadayken, bir yayın organı hele hele bir dergi için neler ifade ettiğini şimdi daha iyi anlıyoruz.

1992 yılının yine bir Temmuz ayında, matbaa kapısını bekleyenlere uzatılan nur topu gibi bir derginin, Kardelenimizin hikâyesidir anlatmaya çalıştığım. İnanmış dedikten sonra başka bir sıfatın onları anlatmakta aciz kalacağı insanların, dörtyüz çadırlık inanmış insanın, bir cihan imparatorluğu kurmasına beşiklik ettiği beldeden, ancak O’nun eteğine yapışılırsa dört yüz çadırdan bir cihan imparatorluğunun doğacağı Şeyh Edebâli Hazretleri’nin mânevî iklimindeki beldeden, Bilecik’ten çıkan Kardelen’in hikâyesi…

Daha ilk sayımızda içinden çıktığı cemiyetin fikirden ve her türlü fikir veriminden yana içler acısı halini tespit eden (Ali Erdal, Fikir seviyemiz ve Kardelen, sayı 1) ve buna rağmen yine de yapılacak bir şey varsa bunun da ancak fikirle olacağını idrak edip “Gemileri Yaktık” (Özgür Alkan Alkış, Kardelen, sayı 1) diyen bir dergi.

“İşte meydanlardayız!.. Geliyoruz!..

Sevgiyle, kardeşlikle ve güzellikle geliyoruz!..

Kalbimizde duyduğumuz hisleri aktarabilmek ve yek vücut olabilmek için geliyoruz!..” (İbrahim Kurt, sayı 2)

Ne kadar dizginlemeye çalışsa da içinde yanıp tutuşan enerji ve samimiyetin satırlarına yansımasına engel olamayan bir dergi.

“Gözlerin… Ah gözlerin, anlatılmaz lisanla,

Gözlerini bir tanem, gözlerime bak anla!” (Cahit Ay, sayı 3)

Diyecek kadar hassas, derinliğine tefekkür sahibi şairlerin ve daha nice kıymetlerin sayfalarında yer bulduğu bir dergi.

İlk günden beri süregelen gelenekleri, istikrarlı ve sağlam yayın çizgisi ile; ilân almadan ve okuyucusunun ödediği bedel dışında bir güce dayanmayan bir fikir dergisinin de yaşayabileceğini gösterdi Kardelen.

İbadetlerin az da olsa devamlı olanının makbullüğüne ve “iki gününü birbirine eş geçiren aldanmıştır” ölçüsüne inancımız, ilk zamanlarda bizi aşan sebeplerle mümkün olmayan üç aylık periyotları aksatmama gayretiyle birleşince aranan bir dergi çıkardı ortaya. Çıkış beyannamemizdeki ifadeyle:

“Önümüzde duramaz, gökle birleşse deniz;

Fikirsizlik kışında azimli Kardelen’iz!..”

Diyen bir dergi sunuyoruz…

“Kır şu prangaları; sana yakışmaz zicir!

Sen ki, bayrak bilmişsin: Habibi bir, Allah bir!..”

Diyen bir dergi…

GERİSİ SANA KALMIŞ…

 

Gelecke sayı hakkında

Gelecek sayının kapak konusu: “Dünyanın en büyük istilâcısı”…

Kim mi?

Kimi görüyorsanız veya kim görünüyorsa o!..

Kalemleriniz ona göre meseleyi ele alabilir.

Eserler en geç 31 Ağustos 2003’te elimize geçmiş olmalıdır.

Elimizde eseri olanlar, nasıl olsa yedekleri neşredilir diye düşünmemeli, her sayı yeni yazı göndermelidirler.

Bu sayı ile ilgili toplantı, aynı gün saat 14.00’te yapılacaktır.

 

İlgilenenlere arzolunur.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Aranan kan... - Sayı 94
NİYE YAZIYORUM?... - Sayı 93
Hamd ve şükür...... - Sayı 92
Fikir kahramanına ihtiyaç... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3708781
 Bugün : 2918
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419535
 Bugün : 119
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 117
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim