Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1013 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Okul duvar gazetesinden cihanşümul fikir dergisine İşte meydanlardayız geliyoruz!..
Dergi Editörü

  Sayı: 38 -

Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış;

Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış..

12 yıl, 38 sayı boyunca bu beyitten tüten mânânın, O’nu aramanın tefekkürünü yapan, yapmaya çalışan dergilerle karşınıza gelmeye gayret ettik. Okumayan bir cemiyete, ancak okunursa kıymeti anlaşılacak yazılar sunduk. Dergimizle birlikte, belki de ondan da çok kendimiz yetiştik, geliştik. Her biri ayrı bir meslek dalında ve hepsi de işinde belli bir noktaya gelmiş, emsallerinin çok farklı ilgi alanlarına rağmen, “zehirle pişmiş aş”ı yemeye gönül vermiş yazarlarımızla, geçmişe dönüp baktığımızda hiç de küçümsenmeyecek bir mesafe katettiğimizi görüyor ve Allah’a hamdediyoruz, bugün.

Dile kolay 12 yıl… Söz buraya gelince “Şu kadar yıl önce doğan çocuklar, bugün…” diye başlayan cümleler kurulur ya hani, şimdi hak veriyorum bu mantığı kullananlara. Zira aradan geçen zamanın ehemmiyetini vurgulayabilmek için, insan hayatından daha değerli bir ölçü kriter yok elimizde. Hakikaten de, o gün her şeyden habersiz dünyaya gözünü açanlar, bugün etrafında olup bitenleri yorumlayıp, iyiyi kötüyü ayırt edebilecek bir seviyeye ve çocukluktan ilk gençliğe köprü bir yaş olgunluğuna eriştiler. Varlıklar içinde muhakkak ki en kalıcı ama herhalde en yavaş gelişim seyreden insan için bile 12 yılın önemi ortadayken, bir yayın organı hele hele bir dergi için neler ifade ettiğini şimdi daha iyi anlıyoruz.

1992 yılının yine bir Temmuz ayında, matbaa kapısını bekleyenlere uzatılan nur topu gibi bir derginin, Kardelenimizin hikâyesidir anlatmaya çalıştığım. İnanmış dedikten sonra başka bir sıfatın onları anlatmakta aciz kalacağı insanların, dörtyüz çadırlık inanmış insanın, bir cihan imparatorluğu kurmasına beşiklik ettiği beldeden, ancak O’nun eteğine yapışılırsa dört yüz çadırdan bir cihan imparatorluğunun doğacağı Şeyh Edebâli Hazretleri’nin mânevî iklimindeki beldeden, Bilecik’ten çıkan Kardelen’in hikâyesi…

Daha ilk sayımızda içinden çıktığı cemiyetin fikirden ve her türlü fikir veriminden yana içler acısı halini tespit eden (Ali Erdal, Fikir seviyemiz ve Kardelen, sayı 1) ve buna rağmen yine de yapılacak bir şey varsa bunun da ancak fikirle olacağını idrak edip “Gemileri Yaktık” (Özgür Alkan Alkış, Kardelen, sayı 1) diyen bir dergi.

“İşte meydanlardayız!.. Geliyoruz!..

Sevgiyle, kardeşlikle ve güzellikle geliyoruz!..

Kalbimizde duyduğumuz hisleri aktarabilmek ve yek vücut olabilmek için geliyoruz!..” (İbrahim Kurt, sayı 2)

Ne kadar dizginlemeye çalışsa da içinde yanıp tutuşan enerji ve samimiyetin satırlarına yansımasına engel olamayan bir dergi.

“Gözlerin… Ah gözlerin, anlatılmaz lisanla,

Gözlerini bir tanem, gözlerime bak anla!” (Cahit Ay, sayı 3)

Diyecek kadar hassas, derinliğine tefekkür sahibi şairlerin ve daha nice kıymetlerin sayfalarında yer bulduğu bir dergi.

İlk günden beri süregelen gelenekleri, istikrarlı ve sağlam yayın çizgisi ile; ilân almadan ve okuyucusunun ödediği bedel dışında bir güce dayanmayan bir fikir dergisinin de yaşayabileceğini gösterdi Kardelen.

İbadetlerin az da olsa devamlı olanının makbullüğüne ve “iki gününü birbirine eş geçiren aldanmıştır” ölçüsüne inancımız, ilk zamanlarda bizi aşan sebeplerle mümkün olmayan üç aylık periyotları aksatmama gayretiyle birleşince aranan bir dergi çıkardı ortaya. Çıkış beyannamemizdeki ifadeyle:

“Önümüzde duramaz, gökle birleşse deniz;

Fikirsizlik kışında azimli Kardelen’iz!..”

Diyen bir dergi sunuyoruz…

“Kır şu prangaları; sana yakışmaz zicir!

Sen ki, bayrak bilmişsin: Habibi bir, Allah bir!..”

Diyen bir dergi…

GERİSİ SANA KALMIŞ…

 

Gelecke sayı hakkında

Gelecek sayının kapak konusu: “Dünyanın en büyük istilâcısı”…

Kim mi?

Kimi görüyorsanız veya kim görünüyorsa o!..

Kalemleriniz ona göre meseleyi ele alabilir.

Eserler en geç 31 Ağustos 2003’te elimize geçmiş olmalıdır.

Elimizde eseri olanlar, nasıl olsa yedekleri neşredilir diye düşünmemeli, her sayı yeni yazı göndermelidirler.

Bu sayı ile ilgili toplantı, aynı gün saat 14.00’te yapılacaktır.

 

İlgilenenlere arzolunur.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Selâm... - Sayı 104
Fabrika ayarları... - Sayı 103
Teşekkür... - Sayı 102
Günah bizden gitsin... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7436051
 Bugün : 1555
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 510198
 Bugün : 9
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 81
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim