Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     628 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak

  Sayı: 95 -

Bilecik, Edebâli yurdudur…

Rahmetli babam başka bir ilde bulduğu iş sebebiyle Pazarcık’ın (bugünkü ismiyle Pazaryeri) Esemen Köyü’nü terk edip, gurbette bir hayat kurunca benim ve kardeşlerimin doğum yeri Bilecik olamadı. Bu yüzden sıkça sorulan “nerelisin” sorusuna muhatap olmaktan uzun bir süre tedirgin oldum. Tedirginliğimin, doğduğun yerin değil, köklerinin bulunduğu yerin memleket olduğu kültürüne geç sahip olmaktan kaynaklandığını çok sonraları idrak edebildim…

Bayram, düğün, cenaze gibi türlü vesilelerle gelip gittiğimiz Bilecik’e dair çocukluk hafızamda üç şey diğerlerinden fazla yer etmişti; uzun tren yolculukları, yuvarlak taşlarla döşeli eski sokaklar ve beyaz başörtülü, siyah cibinlikli kadınlar…

İlkokulun henüz ilk yıllarında babamı kaybedince, yuvarlak taşlarla döşeli eski sokaklarında beyaz başörtülü, siyah cibinlikli kadınların yürüdüğü ve uzun tren yolculukları ile ulaşılan Bilecik, ekmeğini yiyip, suyunu içtiğimiz asıl memleketim oluverdi.

O zamanlar kitaplarda yerleşim yerleri nüfusa göre tasnif edilirdi: Nüfusu ikibine kadar olan yerler köy, yirmi bine kadar olanlar ilçe, yirmibinin üstünde olanlar şehir… Yıl 1985. Karayolundan gelirken sizi karşılayan tabelâlarda, Bilecik’in nüfusunun onbirbin olduğunun yazıldığı yıllar… Babamın liseden sınıf arkadaşı, o da şimdi rahmetlik, ilkokul öğretmenime nasıl olup da Bilecik’in bu nüfusla il yapıldığını sorduğumda, adamcağızın beni ikna edebilmek için dile getirdiği haklı gerekçeleri dün gibi hatırlıyorum.

Anadan ve babadan hemen bütün akrabalarımın ikamet ettiği, nereye giderseniz gidin bir dostunuzla, arkadaşınızla, komşunuzla karşılaştığınız, neredeyse herkesin birbirini tanıyıp selâm verdiği bu il, yaşadığı acıyı unutmaya çalışan çocukta güven duygusu telkin etti. Bir yanında Üçler, bir yanında Yediler diğer yanında Kırklar tepelerinin yükseldiği ve şehri bir çanak gibi aralarına aldıkları Bilecik’e kötülüğün uğramadığı zannına kapıldım uzun bir süre…

Zaman zaman sekteye uğrasa da hâlâ aynı kanaatteyim… Çocukluğumda hissettiklerimden farkı şu ki o zaman şehrin maddesinden kaynaklandığını zannettiğim kanaatimi bugün bir büyük manevî güce bağlıyorum; Şeyh Edebâli…

Bilecik, Edebâli yurdudur…

Üniversite tahsilim boyunca kasvetli, resmî ve bir o kadar da soğuk havasına alışamadığım Ankara’da bir tek şey beni mutlu ediyordu; Bilecik’e dönüşler… İstasyon rampalarını tırmanan otobüste, mezarlığa yaklaşırken ölmüşlerimizin ruhuna biriktirdiğim İhlâs ve Fatihaları önce Şeyhime hediye etmenin huzuru nasıl anlatılsın ki…

Bugüne kadar il dışından gelen misafirlerime şunu söyledim. Şeyhimizi ziyaret etmeden Bilecik’e gelmiş sayılmazsınız. Eğer nasibiniz varsa ve Şeyhim sizi bugünkü kabul defterine yazmışsa ziyaret gerçekleşir. Nasip meselesi…

Bilmiyorum haddi aşıyor muyum… Yarın büyük huzurda hesaplar görülürken, zorda kalan hemşehrilerine Şeyhimin yardım elini uzatacağına, meleklere “durun ne yapıyorsunuz o benim evlâdımdandır, hemşehrimdir” diyeceğine şiddetle inanıyorum. 

Bilecik, Edebâli yurdudur…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Tarihin eşiğinde...... - Sayı 98
Ertuğrul Gazi... - Sayı 97
Aynadaki yüz: Mehmed... - Sayı 96
Müminleri Emiri: Hz.Ömer... - Sayı 96
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
Ady; Sen, Ben, O...
İnternete, kulak versek
Alın teri


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4916305
 Bugün : 951
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452329
 Bugün : 25
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 108
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim