Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     251 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Bir anma gününden röportaj
Konyalı

  Sayı: 97 -

(BÜYÜK DOĞU; 2 Ekim 1959 Cuma, CİLT II SAYI 31)

ERTUĞRUL GAZİ İHTİFALİ

Karakeçili aşiretine mensup Türkmenler millî kıyafetleriyle bu ihtifalde hazırdılar.

20 Eylül 1959 Pazar günü Söğüt’te Ertuğrul Gazi İhtifali yapıldı. Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Kara Osman Bey’in babası büyük Türk ve İslâm kahramanı Ertuğrul Gazi Hazretleri anıldı. Bu anılma Türk’e ve Müslüman’a yakışan vakarlı bir şekilde yapıldı. Bu töreni “Söğüt Eski Eserleri Koruma ve Ertuğrul Gazi’yi Anma Cemiyeti” ile Söğüt’ün pek faal ve enerjik kaymakamı Osman Gümrükçüoğlu tertiplemişler…

Kırk yıldan beri gazeteciyim. Birçok törende bulundum. Hiçbir tören Ertuğrul Gazi İhtifali kadar samimi, içten ve ihtişamlı olmamıştır.

Türkler, Karakeçili aşiretine mensup Türkmenler içlerinden kopan büyük bir iştiyakla bu ihtifale koşmuşlar… Büyük Gazi’nin türbesini ziyaret etmişlerdir.

Bu ziyarette millî an’ane ile dinî gelenek kucaklaşmışlar, sarmaş dolaş olmuşlar, ihtifale haşmet, huşulu bir azamet veren bu asîl davranış olmuştur. İhtifalde konuşanlardan Yarbay Yavuz Senemoğlu büyük Türk’ün türbesini tarif ve tavsif eden nutkunu “azametli tevazu” pırlantasıyla süslemişti. Hakikaten ebediyetin eşiğinde Ertuğrul’un türbesi ve mezarı ihtişamlı, azametli ve ulvî bir tevazu içine bürünmüştü. Zarfında mazrufundaki heybet ve azamet yoktu. 1171 Hicri, 1757 Miladi yılında Üçüncü Sultan Mustafa tarafından yenilenen türbe harap olmuştu. Sultan Abdülmecid türbenin avlu kapılarının iki tarafına iki çeşme ve avluya bir de fıskiye yaptırmıştı. Ömrü vefa etmediği için türbenin ihyasını tamamlayamamıştı. Oğlu İkinci Sultan Abdülhamid babasının bu arzusunu tahakkuk ettirmiş, buraya bir fen heyeti göndererek incelemeler, sonra da bugün ayakta duran her şeyi yaptırmıştır. Bunları 1304 ve 1305 Hicri yıllarında tamamlatmıştır.

Türbeleri ve tekkeleri kapayan kanun yürürlüğe girmeden evvel her sene Mart’ın dokuzunda, Nevruzda büyük atayı anma töreni yapılırdı. Son yıllarda bu güzel an’ane ihya edilmiş, her Eylül’ün son pazarında yapılır olmuştur. İki seneden beri de Söğütlülerin hemşehrisi Millî Müdafaa vekili Ethem Menderes bu törenlerde bulunmaya, türbeyi ve Söğüt’ü ihya için gereken teşebbüsleri yapmaya başlamıştır. Hükümetin ihtifallerde böyle temsil edilişi Söğütlülerin kalbini fethetmiştir.

Vekil, Bilecik mebusları, valisi, kaymakamlar, nahiye müdürleri son senelerde işsizlikten nüfusunu kaybetmeye başlayan Söğüt’ü kalkındırmak, burasını turistik bir belde haline sokmak için iş ve himmet birliği yapmışlardır.

Yakın bir zamanda Söğüt bir seramik fabrikasına kavuşacaktır. Bu vaat Söğütlüleri çok sevindirmiştir. Türbenin imarı için geçen sene bütçeye 150 bin lira konmuştu. Bu sene bu para iki misline çıkarılmıştır. Hükümet, vali, kaymakam, mebuslar, Söğütlüler ve ziyaretçiler el ele vermişler, Söğüt’ün kalkınması, Ertuğrul Türbesi’nin ve müştemilâtının büyük ölüye lâyık eski mimarisine uygun bir şekilde imarına ve restore edilmesine çalışıyorlar. Allah sâylerine meşkur etsin.

Ertuğrul Gazi’yi Anma Cemiyeti ve Söğüt’ün Kaymakamı gelecek sene Karakeçili Türkmenlerinin giyiniş ve kuşanışlarında yeknesaklık ve âhenk teminini de şimdiden kararlaştırmışlardır.

Ertuğrul Gazi türbesinin avlu kapısından girerken hemen önündeki mezar taşı Ertuğrul Gazi’nin zevcesinin, solundaki oğlu Savcı Bey’indir. Bunların ve diğer 25 şehidin mezarlarını İkinci Sultan Abdülhamid yaptırmıştır. Türbenin solunda uzun kitabeli bir taş daha vardır. Bu da Sultan Osman’ın ilk medfenidir. Sultan Osman vefat ederken oğlu Orhan Gazi’ye Bursa alındıktan sonra cesedinin oradaki gümüşlü kümbede gömülmesini tavsiye etmişti. Tekfur buradaki kümbedin üstünü yeni kurşunlattığı için pırıl pırıl parlardı. Bunun için Türkler buna “Gümüşlü Kümbet”, “Gümüşlü Kubbe” derlerdi.

Oğlu babasının mübarek nâşini Söğüt’teki mezarından alarak Bursa’ya götürdükten sonra buraya bir taş diktirmişti. İkinci Abdülhamid buradaki şehitlerin hiç birisinin adını tespit ettirememiştir. Türbeyi tamir ettirdikten sonra padişah Yıldız Sarayında bulunan çok kıymetli bir şalı eliyle çıkarmış, öptükten sonra dedesinin sandukasının üstüne örtülmek üzere göndermiştir. Padişah ayrıca bir kıymetli avize ve yazma Kur’ân-ı Kerimler de teberru etmiştir.

 

Yunanlılar Söğüt’ü işgal ettikleri zaman bütün bu kıymetli şeyleri yağmalamışlar, türbeyi ayrıca tüfek ateşine tutmuşlardır. Bilecik’teki Şeyh Edebali’nin türbesi de böylece yağmalanmış ve tahrip edilmiştir. (İbrahim Hakkı Konyalı, Büyük Doğu, 2 Ekim 1959, Cilt 2, Sayı 31)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Bir anma gününden röporta... - Sayı 97
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. İyi akşamlar. Anna yurdumuz Kardeş Türkiye Cümhuriyetinin Bilecik şehrinde yayınlanan "Kard... Kənan AYDINOĞLU

 Allah...... ...

 Allah dualarını kabul etsin. İki cihanda aziz ol. Selâmlar.... Ali ERDAL

 Allah kaleminize kelamınıza kuvvet versin hocam baki selam.... Faruk Aktı

 Mənə göstərdiyiniz diqqətə görə təşəkkür edir, sevgi və... Rafiq Oday


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Tevhid
"Tek"
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Malcolm bir kere "Allah" derse...
"Tek"
Keşik çəkir
Veliler ordusundan
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Yoxdan var eyləmisən bu dünyan


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5328272
 Bugün : 173
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 462169
 Bugün : 3
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 102
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim