Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1000 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Doğu ile batı birlikte bir hayal kurabilir mi
Sinan Ayhan

  Sayı: 101 -

Hayat, üzerimizde yeşeren bir maceradır...

Bir kitap okursun, bir film seyredersin, bir olayın içinde bir kesit görürsün, bir macera yaşarsın bütün hayatın değişir... Sen değişimi iliklerine kadar hissedersin...

Neden...

Neden bir etki bir dönüm noktası olur hayatında... Etkilerin bir topoğrafyası, nefsimize sır olan girift bir kurgusu mu var...

Hayat, canlı, diri olmaktan; yaşam, “yeşermek” kökünden gelirmiş; Proust'ta yeşeren şey kayıp bir zamanda "fağfur kâse"dir; Attar'da diri kalan ise "hüdhüd"... Birinde eşyadan düşünceye hüküm, öbüründe düşünceden eşyaya hikmet...

Doğrudan hükme dönük olmak önyargıyı tetikleyebilir, hikmeti özümsemeden bir hayat yürüyüşüne çıkmak ise her açıdan tembelliğe yol açabilir...

Beşer olmak, yani hatayla, günahla, kötüyle savaşma derdinde olmak... Arz küre üzerinde, hakkaniyetli bir düzen için bir meselesi olmak... Hak düzen... Doğu'nun bir bilgi seviyesiyesi ve seciyesi etrafında peşinde olduğu...

Beşeri ilâhlaştırmak, kendinden başkasını önemsememek, Batı'nın dünya düzenleri içinde kendine tarz yaptığı...

Hangi tarz yeşermeyi getirecek; mutlak diri kalacak... Oysa tek başlarına ne doğu, ne batı meseleye hâkim...

Aslında bir etkiden fışkıran çoklu düşünce şablonları; hepsi her an değişiyor ve yeni bir bileşke oluyor... Kök, defalarca budaklanıyor, her kol yeni kollara açılıyor...

Belki her şey macerasızlıktan, macera olmadığından hayat yeşeremiyor... Kuş uçmakla kuş, çiçek mis kokusunu havaya salmakla çiçek, insan bir macerası olmakla insan... Yani bir ufku, bir mecrası olan insan, insan...

Batı ve Doğu düşünce tarzları da bu etki yumağının, fikir ve macera infilâklarının fişekleyicisi... Günümüz insanı ise, bunlara bağlı olarak bir düşünce, bir imaj kokteylinin içinde eriyip giden şey; “a’raf”taki insan...

Doğu ve batı düşünme biçimleri, ameliye ve yöntem açısından birbirini tamamlayan tarzlar... Biri toprağa çukur açmak demekse, öbürü çukuru doldurmak... Biri çivi çakmak, öbürü çiviyi yerinden sökmek... Sonrasında açmak, doldurmak veya çakmak, sökmek üzerine şehirler kuran, kitap satırları, mısralar kuran tonlamalar... Ama batının niyetini şekillendiren ölçü "ben" iken, doğuda bu ölçü beni 'biz"de yok etmek, anlamında çerçevelenmiş ve insanoğlu ancak öylece mesafe almıştır...

Prens Mişkin romanında her karakter bir benlik yansıtır ve benlikler bir çatışma halinde maceranın sonuna gelir... O sonda mutlak anlamda bir "bozgun" işaretlenmiştir... “Kötü son”  neden bu ka dar heyecan uyandırıcı görüldü… Neden… Batılı Adam bir fikir çilesi çeker, ama o daima ümitsizdir... Leylâ ile Mecnun’da ise,  sadece Leylâ Mecnun'da ve Mecnun Leylâ’da yok olmaz; biz olarak ortaya çıkacak olan tekâmül, bir cemiyetin bu hikâyenin içinde yok olmasıyla bir karara erer...  Bu mutlak anlamda "tevhid"e teslimiyet  mizacını ihtar eder... Birinde her güzelliği, ideali nefsine kurban etme varken, öbüründe nefsini bir güzelliğe, ideale, hakikate feda etme tavrı göze çarpar…

Şeyhi Ekber mizacıyla kim boy ölçüşecek, "ufuklara doğru düşen" Shakespeare mi... Gazali'nin bir selime varan tefekkürü mü, Pascal'ın hakikati bulamayan, yarım kalmış düşüncesi mi...

İman mı, imaj mı?

Doğu Batı veya Batı Doğu; her ikisi de bir yaradılış gereği yüzyıllar boyu birbirlerine el uzata geldi; onları tevhide erdirecek cevheri kollayıp, o cevherde buluşmak istediler... Bu istek, onlarda bir sezgi olarak işleyebildi... Oysa “Doğu da Allah'ın, Batı da Allah'ın” değil miydi... Allah emirlerine sadık kullardır ki Doğu ve Batı'nın ötesinde, "mütekâmil insan" çizgisinde buluşabilir... Doğu insanı ve Batı insanı burada buluşabilirse; her ikisi de o zaman, aradığı cevhere uygun hareket etmiş olabilir...

Herkes gelsin ve eksikliklerinin, her şeyin ötesinde tamamlanmış ve mutlak anlamda olgunlaşmış halini İslam’da bulsun…

Hakikatte Doğu-batı yekvücut, Allah'a itaat etmenin rejimini kurmalı; yeşermek ve bir macerası olma hadiseleri, ancak bu sayede hayatta bir ideal, has güzellik, ilâhî emirlere bağlı bir ahlâk etrafında teşekkül ettirilebilir, aksi durum felâkettir; işte bütün mevzuu bu, bütün mevzuu burada...

O zaman meseleyi netleştirmek için şöyle soralım; Doğu ve Batı birlikte bir hayat kurabilir mi ve o halde soruya şöyle cevap verelim, evet, İslâm üzerinde birlikte derinleşebilirlerse pekâlâ kurabilirler...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Aliyaya göre zaman ve ima... - Sayı 102
"Kendi kalbini çalan" ada... - Sayı 102
Aliyanın savunması... - Sayı 102
Doğu ile batı birlikte bi... - Sayı 101
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (103): Hayat, insana ihsan edilmiş bir emanet... Onu, emanet edenin emir ve rızasına uygun olarak yaşamak için sağlık... Bu mânâda sağlık nedir, nasıl sağlıklı olunur?

Son Eklenen Yorumlardan
 Aliya İzzebegovici Rahmetle Anıyorum. İnancını hić birzaman Kaybetmemiş bir Lider... Ülkesine v... İbrahim Daş

 Tebrikler. Güzel bir anlatım olmuş. ... Emrah

 Muhammed Aliyi izleyen bilir ki, terbiyesi iyi bir müslüman terbiyesi... Muhammed Aliyi izleyen bili... Sinan AYHAN

 Ağzınıza sağlık. Mehmet Akif ve Mahir İzden aldığınız şiir yazıya çok uygun olmuş. ... Ali Eroğlu

 “Siz hiç Malcolm’la konuştunuz mu?” diye sordu.“Ona hiç dokundunuz mu?Size hiç gülümsedi mi?Onu hiç ... Sinan AYHAN


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
ÖLÜMƏ GEDİRƏM
MƏZARLAR DA DANIŞIR
Yumruk ve kafa
Ayak sesleri
Aliya, Allahın arslanı
Aliya, Allahın arslanı
Yumruk ve kafa


Yavuz Sert - Aliya
Yavuz Sert - Bosna okumaları
Ali Erdal - Ayak sesleri
Kadir Bayrak - Bu uzun bir hikâye.....
Kadir Bayrak - "MÜBAREZE" çıktı!
Sinan Ayhan - Aliyanın savunması
Sinan Ayhan - "Kendi kalbini çalan...
Sinan Ayhan - Aliyaya göre zaman v...
Necip Fazıl Kısakürek - Yumruk ve kafa
Dergi Editörü - Teşekkür
Site Editörü - Bosnayı çok seviyoru...
Necdet Uçak - Yolcu
Necdet Uçak - Haksızlık varsa susm...
Necdet Uçak - Doğru ve yalan
Altan Atan - Aliya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
M. Nihat Malkoç - Aliya İzzetbegoviç
Hızır İrfan Önder - Dalgalansın bayrağım...
Ayhan Aslan - Bir yiğit kaldı karl...
Ayhan Aslan - Kampanya
Ayhan Aslan - Balon
Mehmet Balcı - Düşün
Mehmet Balcı - Çok eskiden
Ahmet Çelebi - Bana birşeyler anlat...
Av. Mustafa Büyükgüner - Aliya, Allahın arsla...
Muhsin Hamdi Alkış - İki nehir arası barı...
Halis Arlıoğlu - Nevzuhur müçtehitler...
Halis Arlıoğlu - Dağlar
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Biraz daha beklersem
Murat Yaramaz - 102.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dumlupınar
Murat Yaramaz - Kahraman
Kenan Aydınoğlu - ŞAİR OLMAĞIMA BİR ÖM...
Mehmet Akif Bozkurt - Mazlum kardeşim
Ferhat Nitin - Kırık düşler geçidi
Mehmet izzet Gülenler - Özgürlüğe kaçış
Mevlüt Yavuz - Zamanı değil
İradə AYTEL - Sən mənim ...
İlkin ƏHMƏD - VƏTƏNİN
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - SƏNİN NƏYİ...
Namiq HACIHEYDƏRLİ - ÖLÜMƏ GEDİR'...
Gülşen Ayhan - Tüm klişeleri yıkmak...
Güllər MƏMMƏDQIZI - Oğul
Eyyub MEMMEDOV - MƏZARLAR DA DAN...
Hacer Taner Bulut - Yaşlı tilki urkani
Suleyman Abdulla - Portret
Nəcibə İLKİN - Şairler günü
Mertali Mermer - Gökyüzü ile muhabbet
İlham MİKAYIL - Ala yurdumu
Eldar Nəsib SİBİRYEL - Bağışla
Əziz Musa - QOYMA QOCALMAĞA
Afət VİLƏŞSOY - ANAMDAN İNCİMƏ
İbrahim SƏFƏRLİ - KƏLBƏC'...
Məhəmməd NƏRİMANOĞLU - KƏLBƏC'...
Nemət TAHİR - Yaz yağışı
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaret�i Say�s� Toplam : 6459885
 Bug�n : 2411
 Tekil Ziyaret�i Say�s� Toplam : 486810
 Bug�n : 63
 Tekil Ziyaret�i Say�s� (d�n) Toplam : 191
 102. Say�ya B�rak�lan Yorum Say�s� Toplam : 3
 ï¿½nceki Say�ya B�rak�lan Yorum Say�s� Toplam : 12
Son Güncellenme: 23 Temmuz 2019
Künye | Abonelik | İletişim