Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     69 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Modern dünya rüya mı, kâbus mu?
Erdal Kurtuldu

  Sayı: 106 -

Derviş rüya görür ve şu sahte, kurgu olan modern dünyada onun karşılığını izler. Bu onun için ilâhî bir teyiddir. Düşünce boyutunu aştığı anda, yani kendi kendine kendinden geçtiği anda (rüya âlemi, mükaşefe, murakabe), aklın zincirlerinden kurtulduğu vakit, aşkınlık peçesini kaldırır ve ona yüz gösterir. Peygamberlik mesleğinin 46 cüzünden biri olan rüyalar, hayatı sadece görüntüden ibaret sanan ve metafizik boyuta safsata ve saçmalık gözüyle bakanlar için bir şuuraltı boşalmasından ibarettir.

Modern insan, ilâhî olanla irtibatını bile isteye kopardığı için rüya göremez. Bu sebeble kendi dünyasını rüyaya çevirmeye çalışır ki, boşluklar dolsun. Özünü (selfie) yitiren, özsüz ve yurtsuz insanın sürekli sosyal medyada kendini paylaşması, sahte bir öz yaratma çabası bu eksikliğe binaendir. Dünyasını rüyaya çeviremeyen pek çoğu bunalıma girer. Rüyadan alınan hazzı ve lezzeti, antidepresanda bulur ve anlamsız lezzetlerin kurbanı olup, anlamını tamamen yitirir. Freudyen bir psikoloğun rüya yorumuyla, sırtında binlerce yılın irfanını taşıyan ârifin, hayatı ve rüyayı yorumlaması bir olur mu? Nefs-i emmaresinin emriyle konuşan biriyle, nefs-i kamilesinden konuşturulan bir olur mu a canım? Elbette olmaz. Şunu da hatırlatmakta fayda mülahaza ediyoruz. Freud’un rüya yorumları, metafiziğe sırtını dönüp büyük bir ızdıraba düşen Batı insanına (çok saçma ve absürd olmasına rağmen bu soyutlamalar) umut vermiştir.

Şayet modern insan dünyasını rüyaya çevirmeyi başarırsa diğer insanların hayatını kâbusa çevirir. Çünkü onda ilâhî bir teyidin aksine, nefsin ve şeytanın teyidi vardır. Batı dünyası bu bakımdan binlerce yıldır gelmiş geçmiş medeniyetler içinde bir kaza olarak görülmelidir. Dinin, fizik ötesinin, maneviyatın, rasyonel olandan hariç herşeyin uzaklaştırıldığı bir dünyada, pek çok insanın düştüğü derin boşluk tahmin edilemeyecek kadar büyük. Büyük filozofların kelâmlarıyla kendini tatmin süresi dolmuş gibidir.

Gizemden soyunan ve soyundurulan Avrupalı insan, mistik olanla irtibatını nasıl kuracağının yollarını bulamıyor. Bir temele dayanmaktan iğrenen, sürekli yeniyi yaratmazsa kaosa düşecek olan, aynı fikirde olmayı mankurtlaşmak sayan düşünürlerle ve sanat dünyasıyla nereye kadar gidilebilir? İlâhî bir teyidden yoksun bu insanlar, insanı nereye götürür? Yarı yolda bırakacağı kesin, çünkü pek çoğu nereye gittiğini bilmemektedir. Karanlık bir mekânda şüpheyle yavaş ve hızlı olarak atılan adımlar, kalabalıklara ve düşünmeye veda etmiş insanlarca dans etme fiili olarak görülüyor ve gösteriliyor. İşin idrakine varanlar ise pek az. Bunlar mühim sorunlar ve sorular.

Heidegger ki fırlatılmışlık (geworfenheit) duygusuyla hareket etmiş bir düşünür, farkındalığı ya da hakikati ölmeden evvel şiir de aramıştı. Oysa artık Batı öyle bir karanlığa düçar oldu ki, gökyüzüne kapısını öyle kapadı ki, şairlerin nesli kurumuş gibidir, çünkü şairlerin ekserisi gökyüzünün çocuklarıdır. Rüya ve kâbus ikileminden buralara kadar geldik. Çünkü bu bahsettiğimiz hususların pek çoğu bunlarla alakalıdır. Şiir, sanat, mistisizm rüyaların beşiğinde büyütülmüştür asırlardır. Hattâ biz pek bilmesek de veyahut bilmek istemesek de, pek çok buluş, bilimsel çalışmanın nihai noktaları rüyalarla gerçekleşmiştir. Bizim insanımızda şairlerin nesli tükenmez, çünkü rüya görmeye devam ediyoruz. Osmanlı’nın süt emdiği iki mühim anneden biri olan İbn Arabi (k.s)’ye göre hayat bizzat rüyadan ibarettir ve yorumlanması gerekir. Anadolu’muzun verimli ve münbit aşk ve gönül coğrafyasında bu dünyayı muhteşem yorumlayan tabirciler (sanatçı, ermiş, derviş, düşünür, ozan, âşık) hiç eksik olmamış ve olmuyor. Hiç de eksik olmasın. Ümidimiz ve umudumuz bu yöndedir.

Evet, bizlere rüya olarak gösterilmeye çalışılan modern dünya, kâbustan ibarettir. Gücü eline alanların görmek istedikleri rüya sebebiyle, milyonları kâbus yaşamaya zorluyorlar. Müslüman düşünürlerin bu hayatı, kâbusu ve sahte ve kurgu olan rüyayı yani bizim kurmadığımız bu dünyayı, çok iyi yorması ve anlaması zaruridir.

Modern dünyanın ortasında yani kâbusun göbeğinde, uyanıkken bile rüya görmeyi becerebilen kalenderlerden olma niyazıyla efendim...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Süleyman Okur     06.11.2020
Yorum : Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin inşaallah...





 
Modern dünya rüya mı, kâb... - Sayı 106
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
Gurur ve hüzün
İrfan işinde plân
Zincirli kaya
Türk kimliğini nerede arayalım?


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7987421
 Bugün : 1641
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 518546
 Bugün : 82
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 133
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim