Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     258 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Cehâletin istilası
Erdal Kurtuldu

  Sayı: 107 -

Bir Hint öyküsünde şöyle geçer; 10 arkadaş hayatlarında ilk kez yolculuğa çıkarlar. Belirli bir vakit yol aldıktan sonra herhangi bir sıkıntı var mı diye birbirlerini saymaya karar verirler. Saydıkları her seferde sayı 9 çıkmaktadır, halbuki yola 10 kişi olarak çıkmışlardır. Her bir kişi tek tek sayar, sayı yine 9’dur. Kaybolan kişiyi de bir türlü bulamazlar, sanki herkes orada gibidir. Bir türlü anlayamadıkları husus ise şudur, sayan kişilerin tümü kendini saymayı unutuyordu.

Bugün modern insanın sürekli ‘ben’iyle uğraşması, durmadan kendini göz önüne getirip sahte bir ‘ben’ yaratma çabası, kendini unuttuğunun bariz bir itirafından ibarettir. Dikey boyutla ilişkisini yok sayan, menfaati dışındaki tüm hiyerarşilere düşman kılınmış insanoğlu yatay boyutu eşelemektedir. Kökünü bir türlü bulamadığı akılla hareket edip, zihnin ve bilincin yapısını nöronlarla açıklamaya çalışanlar, kuantum teorisiyle birlikte açıklanamayacak bir şeylerin olduğunun farkına varıp yine de bunu kendi kategorilerine uydurmaya çalışan günümüzün modernleri, gizemin büyüsünün içinde ufacık akılla ezilip büzülmeye devam etmektedir. Yatay boyutu eşelemelerinin sebebi köklerini veya kendilerini arıyor oluş değildir, meyve vermekten azade kılınmış bir ağacı, sırtını dayayabilmek adına bir zemine yerleştirme girişimleridir. Modern Batı dünyasının çılgınca merakını, araştırma iştiyakını, sürekli ortaya atılan yeni paradigmaları, ilerleme tezlerini, birbirlerinin sistemlerini yıkan ve bunu mankurtlaşmamak adına gururla yapan filozofları, zemin arayışıyla ya da zemini eşelemek ve dinlenecekleri bir ağacın gölgesine muhtaçlığın tezahürü olarak görmemiz gayet doğaldır. Oysa denedikleri her şey salt aklın (ratio) ürünü olduğu için kök salmıyor, tamamen budanmış bu ağacın dalları da mevcut değil ki kuşlar konsun ve hikmetli şeyler terennüm etsin. Bizzat dikey boyutla irtibatlı olan insanın aslını inkârı onu gittikçe komik durumlara düşürüp cahil kılmaktadır, modern dünyaya manevî bir anlam bütünlüğü içinde bakanlar için bunu görmek oldukça basittir.

Yatay bir çizgiyi noktalardan oluşmuş kabul edip, her noktayı araştırmak ve tarif etmeye kalkışmak şu sonucu doğurmaktadır; 1.nokta değerlendirilir ve 2.noktaya geçilir, ancak 2.nokta değerlendirildiğinde 1.noktanın durumu değişir. Hakeza her bir noktanın değerlendirilişinde kendinden önceki noktanın durumu değişmiş olmaktadır. İşte modern insanın temellerini bulamaması, sürekli değişmesi ve bunu olumlu bir şey olarak görmesinin hikmeti bu mantıkta tezahür etmektedir. Modern insan kendini merkeze koyma peşindedir. Oysa kadim geleneklerde merkezde Tanrı mevcut idi. Merkezdeki Tanrıyla birlikte şekillenen insanoğlu bambaşka bir merkezîlik kazanmaktaydı. Çünkü merkeze Tanrının koyulması ‘sana ruhumdan üfledim.’ İşareti sebebiyle insan ruhunun merkezîliğiydi. Hiyerarşik bir ilişki bütünün var olmasıyla birlikte parçayı bilen bütüne ulaşmış oluyordu.

Bu bahsettiğimiz insan fikriyle, modernlerin merkezindeki insan fikri birbirine taban tabana zıttır. Çünkü modernin buradaki amacı hedefindeki bir takım nefsanî hazlara daha çabuk varabilme isteğinden ibarettir. İşte yatay bir çizgi ve noktalarını salt akılla keşfetmeye çalışmakla, gelenekte noktanın hakikatini bilip çizgiye vakıf olanlar arasında ki fark burada açığa çıkıyor. Birisinin merkezindeki ruh ve onun aydınlığı sebebiyle manevî bir perspektif ve aslının Tanrı'dan olması hasebiyle Rabbin bilinmesi, diğerindeyse merkezindeki nefsin ve bitmez tükenmez arzular bütünü olduğu için karanlıkların ve cehaletin istilâ. Modern dünyada kavramlar ve ahlâklar ters-yüz edildiği için bu karanlığı aydınlıkla lanse etme cüreti oldukça normaldir, çünkü cehaletin açığa çıkardığı şey cesaret ve kibirden ibarettir.

İlk noktayı koyan yüce Zatı bilmek, onun gözüyle görebilme kabiliyetine kavuşmak olduğu için arif kişi, bütün çizgilere, kesrette değişip duran tüm noktaların hakikatine vakıf kişi demektir. Aşk olsun hadiselere böyle bakabilen zevat-ı kirama!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Cehâletin istilası... - Sayı 107
Modern dünya rüya mı, kâb... - Sayı 106
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (110): Bizim Yunus
"Yunus, senin sözlerin, mânâdır bilenlere;
Söyleyeler sözünü, devr ü zaman içinde."


Son Eklenen Yorumlardan
 Kadir Bayrak Bey... Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve beğeni için çok teşekkür ederim. Babalarının alın ... İsmail Güçtaş

 Yazan şairin hem kalemini hem yüreğini tebrik ederim naçizane. Harika bir şiirdi. ... Mustafa kaya

 Hasan Bey merhabalar. Evet Gölpazarlıyım. ... Necdet

 Harikasınız, aydınlık çağdaş güzel ve özel insan Sn.Vural GUnduz... Sabahattin ORDUSEVEN

 teşekkürler... osman


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Vâdeler doldu!
Şimdi vaktidir!..
Kahrın da hoş lütfun da!..
Kafalar karışık
Gün ola, devran döne
Alın teri
Danış


Ali Erdal - Şimdi vaktidir!..
Kadir Bayrak - Hayatı tefekkür
Kadir Bayrak - Röportaj - Mehmet Al...
Kadir Bayrak - Afrika: kurutulmuş i...
Sinan Ayhan - Gün ola, devran döne
Necip Fazıl Kısakürek - Vâdeler doldu!
Dergi Editörü - Kahrın da hoş lütfun...
Site Editörü - Kafalar karışık
Mehmet Hasret - Kudüs, bir sır döküy...
Necdet Uçak - Zaman
Necdet Uçak - Anne
Necdet Uçak - Sen misafir ben misa...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Korona günlerinde öz...
M. Nihat Malkoç - Korona mesnevisi
Hızır İrfan Önder - Pandemi (covid-19) m...
Olgun Albayrak - Virüszede
Mehmet Balcı - İstiyorum
Mehmet Balcı - Dünyada
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 109
İbrahim Şaşma - Yunusun dilinden
Halis Arlıoğlu - Ramazan kime ne kaza...
Erdem Özçelik - Sessiz çığlık
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - Kibir
Murat Yaramaz - Kaynak şehir
Murat Yaramaz - Niyazi tayfası
Mahmut Topbaşlı - Söz sarayı
Erdal Kozankaya - Ellerinden kan damla...
Erdal Kozankaya - Kudüs
Mehmet izzet Gülenler - "Kanlı bayram", Sreb...
Hüseyn Arif - Danış
Hüseyn Arif - Şeir
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - Xocalı
Mertali Mermer - Yokoluş sorunsalı
İlkay Coşkun - Koronavirüsün hatırl...
İlkay Coşkun - Alt-Üst hakkında
İlkay Coşkun - Alçaktan uçuş
Turgut Yıldızan - Bayram gelsin isteme...
Vildan Poyraz Coşkun - Dünyanın entübe hali
Rıdvan Yıldız - Dünya çok gelişti
Elvin MÜTALİBOĞLU - Dünyayı
Harun Mermer - Odağın neyse gerçeği...
Zülal Ceylan - Hakikat sürümü
Eyvaz ZEYNELOV - Oğru (Hırsız)
Vahid ƏZİZ - QƏLƏM
Dr.Cevat Doğan - Virüsname
Dr.Cevat Doğan - Filistin
Əli Rza XƏLƏFLİ - Duman basan, çiskin ...
Zəlimxan YAQUB - Ömrün yolları
Şahanə MÜŞFİQ - Sərsəm
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 9156139
 Bugün : 48
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 539002
 Bugün : 1
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 57
 109. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 8 Ağustos 2021
Künye | Abonelik | İletişim