Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2609 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Korku ve Sevgi
Kürsü Nizam

  Sayı: 56 - Nisan / Haziran 2007

Müslümanda korku, sevgiyle karışıktır. Hiçbir garaz ve riyaya bağlı değil, sâf ve hasbî...
"Allahım, ben sana cehennem korkusuyla tapıyorsam beni cehennemden çıkarma; ve eğer cennet tamahiyle tapıyorsam cennete alma!" diye dua eden velî meseleyi çözmüştür.
Vahşi bir nefs emniyeti içinde sonunda hiçbir kaygısı olmayan ferdin hali (emn) nasıl küfürse, ezici bir korku altında âkıbetinden ümit kesenin hali de (ye's) yine küfür... Her şey dönüp dolaşıp çifte kanatlar muvazenesinde karar kılıyor.
Allah, kullarını cehennem azabı için yaratmış olsa (hâşâ) onu yine seveceksin!.. Cennet nimeti için yaratmış kabul etsen, yine korkacaksın!..
İslâm'da "beynel havf verreca" tabir edilen (korku ile ümit arası) bu hal ahlâkımızın müdir noktalarını belirtir ve Allah'ı, şan ve azameti icabı, hem korkuların, hem de sevgilerin en büyüğüne lâyık gösterir.
Kaldı ki, "rahmetim gazabımı geçti" buyuran Allah, azabının rahmet olduğunu belirtmiştir.
İmam-ı Rabbanî "Allah bana kahriyle tecelli etti; kahırdan başka bir şey göremedim; rahmetiyle tecelli etti, rahmetten başka bir şey göremedim." buyuruyor.
MERHAMET
Hristiyan Batılılar İslâm'da merhamet duygusunun eksikliğinden dem vururlar. Bu görüş, fotoğraf camında bütün siyahların beyaz ve beyazların siyah görünmesi çapında bir ters tecelli...
Hazret-i Ebu Bekr'in duası: "Yârabbi, benim vücudumu Cehennem'de o kadar büyüt ki, başka kullarına orada yer kalmasın!" Bu mu İslâm'da merhamet eksikliği?..
Bazı illetlilerin hastalıklarını üzerlerine cezp edip yatağa düşen ve can veren velilere ait menkıbelerle dolu tasavvuf kahramanlarının, her damlasında kâinatın kurban olduğu göz yaşları... Bu mu İslâm'da merhamet eksikliği?..
Bütün bunlara karşılık merhameti de, sırrîliği de sun'î Hristiyanlığın, yine İslâm'ı yavan, açık ve sırrîlikten yoksun olmakla suçlamalarına şöyle mukabele edebilirsiniz: "Yine akı kara göstermekte ısrar ediyorsunuz. İslâm'da sırrîlik, gizlilik, o kadar kesafettedir ki, ışığı gözü kör etmekte ve her tarafı kapkara göstermektedir. İslâm'da gizlilik, gizliliği bile gizleme mertebesindedir. Sizdeyse sun'î gizlilik açıktadır. İslâm'da her şeyin açık ve yavan görünmesi de, kapalı ve cevherli olmanın peçesidir. Tıpkı gıdanın baş unsuru olan yavan ekmek gibi... İslâm pastanın kendisidir ve üzerinde ziynet nakışlarına ihtiyacı yoktur."
Çölde bir ateş yakıp yanı başında emekleyen yavrusuna çorba pişirmekte bir kadın... Allah'ın Resulü oradan geçmektedir: "Ey Allah'ın Resulü ben bu çocuğu ateşe atabilir miyim?"... "Atamazsın!", "Ya Allah kulunu nasıl cehenneme atar!"... Ve Allah Resulü'nün mukaddes gözlerinde bir çift damla... İşte sır idraki!..
"İslâm'ın Yayılışı Tarihi"nden bir sahne: Papaz, darağacının dibinde sırasını bekleyen bir mümine der: "Asılmak üzeresin! Birkaç dakika sonra senin için ne gün ışığı var, ne de gökyüzünde tek bir yıldız. Bari hak dine gel de kurtulmuş olarak git!" Müslüman neş'e içinde cevap verir: "Bana bu fırsatı verdiğin için sana minnet borçluyum; asıl ben sana hak dini telkin edeyim de sen kurtulmuş olarak kal ve ben kurtulmuş olarak gideyim!"... İslâm'da dâva ahlâkı, gayr için fedakârlık ve imanına sadakat mertebesi...
FÂRİKALAR
Frenklerin (nüans) dediği; iki benzer renk arasındaki incelik gaamıza, ton farklarını mefhumlaştırıcı bir kelime var. Bu kelimelerin "gaamıza" tabirinde bulduğu nihaî anlamiyle, incelikler dini İslâm'da kıl payı fark içinde mahiyet değiştirici ve kötüden iyiye geçirici ahlâkî ölçülerden misaller veriyoruz: İyi ve kötü, çirkin ve güzel yan yana... İlki çirkin, ikincisi güzel...
İnat – Sebat...
Gurur – Vakur...
Taazzum – Heybet...
Hasislik – Hesabîlik...
İsraf  – İbzal...
Haset  – Gıpta...
Nefse güven –  İrade...
Acele  – Gayret...
İntikam – Hak aramak...
Cür'et  – Şecaat...
Zillet  – Mahviyet...
Falcılık  – Hayra yormak...
Tereddüt  – Teenni...
Lâfazanlık  – Hikmetli söz...
Tecessüs  – Tahkik...
Saklanmak  – Örtünmek...
Yılışmak  – Halleşmek...
Zoraki katlanmak  – Sabır...
Taklit  – Tedkik...
Yılgınlık  – Teslimiyet...
Yüzgöz olmak  – Ünsiyet...
Ham heyecan  – Hassasiyet...
Cehalet  – Meçhule hürmet...
Özenti  – Zerafet...
Dalkavukluk  – Hakkı tasdik...
Oburluk  – Nimete hamd...
Kasavet  – Hüzün...
Meskenet  – Tevekkül...
Gıybet  – Tenkit...
Kavga  – Mücadele...
Kahkaha  – Tebessüm...
Kızmak  – Hak için hiddet...
Şımarmak  – Hamdetmek...
Böbürlenmek  – Nimeti dillendirmek...
Peltelik  – Yumuşaklık...
Süspüs  – Temizlik...
Şatafat  – Sadelik...
Taşkın hürmet  – Yerinde saygı...
Yobazlık  – Hakka bağlılık...
Göz yummak  – Affetmek...

İşte sevimli bir rakam olan 40 adediyle birinin altında şeytan öbürünün üstünde de Rahman tecelli eden ve sahte bir andırış içinde aykırılık belirten, karşılıklı iki sıra ahlâk verisi... Her şey hududu kıvamı içinde... Fârikaları ayıklayabilecek göz de kalpte...
Hadis meali: "Müminin ferasetinden kaçınınız; o Allah'ın nuriyle nazar eder!" Ahlâk da kalpte, fikirle iç içe İlâhî bir nur... (Ahlâk bölümü bitti)


HASTA

Hayretler içindeyim! Biri yolda düşüp bayılsa, koşarlar, kaldırırlar, eczaneye, hastaneye, bir yere, bir tarafa götürürler. Körün, sağırın, çolağın, topalın, şunun, bunun, teker teker bir hastalık teşhisi ve devâ merkezi var... Böyleyken küfür hastalığının dispanseri yok... Çünkü kâfir iki ayağı üzerinde durabilmektedir; gözlerinin gördüğü, kulaklarının işittiği, aklının işlediği sanılmaktadır. Ah o göz ki, görmeye, o kulak ki, işitmeye, o akıl ki, düşünmeye perdedir; ve bunların sahibi sıhhatte bilinmekte... Öbür hastalar da kim oluyor? Yok mu hastaları, bu öldükten sonra ölmeye gidecek çaresizleri kurtarmaya bir çare?.. Nerede bunlara mahsus sıhhî imdat otomobilleriyle garajları dolu büyük cemiyet (agora)sı?..


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Gıda... - Sayı 94
GIDA... - Sayı 93
MEVLİT... - Sayı 68
D?NYA... - Sayı 67
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz

 Sevgili Nilgün,Yorumunu okuyunca, koskoca bir tebessüm suratıma geldi yerleşti, kalkmak bilmiyor. Bu... Işın Erenoğlu Üstündağ


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...

Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4121422
 Bugün : 2620
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 430104
 Bugün : 107
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 149
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim