Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2646 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Edep
Kürsü Nizam

  Sayı: 57 - Temmuz / Eylül 2007

SÜNNET EDEBİ


Bu bahis, mücerret ahlâkın müşahhas plânını gösterici ve İslâm’ı bütün renkleri ve çizgileriyle billûrlaştırıcıdır.
Her şeyi Allah’tan getiren Resuller Resulü’nün sünnetidir ki, İslâmî edebin tek eksiği olmayan manzumesidir ve bu manzumeyi yakından görebilmek için onu sınıflara ayırmak lâzımdır.


İbadet sünnetleri, içtimaî ve umumî hayat sünnetleri, ferdî ve hususî hal sünnetleri.


Bunlardan ilki, asker üniforması gibi sabit, kat’î ve mecburîdir. Hiçbir düğmesi öbür düğmenin daha üstüne, altına, sağına, soluna geçirilemez. Yerlerinde gösterilmiş olan bu sünnetlerden ötesini “Sünnet edebi” veya “Edep sünneti” olarak isimlendirebiliriz.


Sünnete riayet, kutsîliğini ve üstünlüğünü doğrulama şuurunu asla kaybetmeksizin, her zaman ve mekânda yerine getirilmeyebilir. Sünneti red ve istihkâr küfür, tatbik edememekse sadece o faziletten mahrumluktur. Sünnete uymayanların şefaatten mahrum kalacakları hükmü ise, belki iyi niyetli, fakat gerçeğe zıt bir yobaz iddiası… Allah’ın Resulü, küfür müstesna, cinayetlerin en korkuncunu işleyenlere bile şefaat edeceklerini birçok hadislerinde ifade buyurmuşlardır. Bu rahmeti “suret-i hak” edasiyle kısmak kimin haddine!..


Sünnete riayette usul, onu dış şekliyle yüzde yüz bağlı kalarak içi ve muradiyle benimsemek ve muradın tam gerçekleşip de şekilde bazı farklar olabileceği yerlerde hududu korumayı bilmektir. Diş temizliği ve duş altında gusül buna misal… Yoksa tatbiklerin kabuk tarafında kalıp cevherine ulaşmamak, hiçbir netice elde edememeye varır.
Kâinatın Efendisi kabak yemeyi seviyordu diye onu seven ve yiyene ne mutlu!.. Fakat bir garazı olmadan “benim tam’ıma uymuyor” diye yemeyeni suçlandırmak ve onun ferdî hürriyet hakkını kesmek de sünnet sahibinin rızasına uygun değil…


“Benden size bir hadîs nakledilir ve o sizin içinizi açar, sizi ferahlatır, size hoş gelirse, bilin ki, o benimdir; aksine içinizi kapar, sizi sıkar, size giran gelirse benim değildir” mealinde bir mucize hadîs vardır ki, sahibinin hak Peygamber olduğunu gösterir bir (fors) gibi hakikat kalesi üstünde dalgalanmakta… Gerçeği müminin vicdanında arayan böyle bir sözü Peygamber’den başka kimse söyleyemez.


O halde umumî ve hususî edep sahasındaki sünnetlerde vicdanî bir mutabakat şartı aramak ve bazı yerlerde naz edası gösteren ferde rahmet göziyle bakmak ve yobazın kızılcık sopasını kırıp yerine yalnız rüzgârı olan güvercin tüyünü vermek en derin bir idrak eseri olur. Din böyle yürür ve sünnetten gaye böyle devşirilir.

ŞEKİLDE EDEP
Dava, insana ve insanlığa nihaî örnek diye yaratılan Resul’e her tarafiyle uymaya çalışmak ve O’nu her kemalin nirengi noktası bilmek… Böyle olunca O’nun hilkatin getirdiği şekil içinde ilk imtisali, “sünnet olmak” dediğimiz ameliyede buluyoruz. Bir uzvun muayyen bir kısmını kesip atmaktan ibaret bir ameliye bunun için sünnet ismini alıyor ve erkek çocuk, teklif çağından önce, sünnete uydurulmakla işe başlatılıyor. Vücutta ilk olarak devamlı sünnet damgası… Bu İslâm markasıdır ve onu taşımayan kimse yoktur. Sonradan unutulan bir marka…


Tırnak kesmek kadar basit, küçük ve tabiîleşen bir fiil ifadesi sünnet, her ferdi müslüman diye damgalar da, sonradan bu damganın silik bir yazı haline mâni olamaz. İnsanın “zalûm ve cehûl” olduğunu Kur’ân’da kaydeden Allah’ın şekilde yarattığı cilve…


Malûm fiiliyle sünnet dışından yapıştırılmış bir bandroldür ve içindeki malı her zaman teahhüdü altına almaz. Ama mutlaka yapılması gerekir. Esas, bandrolsüz de olsa malın mal olmasında…


Ondan sonra sakal geliyor. Sünnete uygun sakal, bıyık kısmının iyice kırkık, alt kısmının da aksine uzun bırakılmış olması… Bektaşî bıyığı şeklinde pos, yahut yeniçerivârî burmalı bıyıkların sünnetle alâkası yoktur. Ve esasen bıyık tek başına sünnet değildir; ha bırakılmış, ha kesilmiş… Pos bıyıklı bir erkeklik cakası… Yemek yerken bir cakacının bıyıkları üstünde kalan nesneler, kerahati göstermeye yeter. (Favori) dedikleri, üstten yarım veya sadece çene üstü alttan bücür sakallar, kendilerini ne şekle sokacaklarını bilemeyenlerin karnaval eşyası… Moda saçlarsa kulak memesini aşan kadın saçlarına uygun şekliyle maskaralık… Ve İslâm ahlâk ve edebine uygunsuz eda olarak göze çarpma gayreti… Böylelerine benzemek veya benzer görünmektense sakalını keseceği gelen, fakat elbette şiarında sabit kalması gereken müslümana hak vermek lâzım...


Bir gün birden bire sakalını kesmiş olduğu görülen derin ve gerçek din bağlısının özrü: “Yolda giderken bazı gençler sakalımı göstererek benimle alay ettiler; ben de böylelerinin küfrüne vesile olmamak için kendimi o faziletten mahrum kılmayı tercih ettim.”


İslâm’ı, emirlerinden susam tanesi feda etmeden kalplere yerleştirmek dururken işini gücünü bırakıp dâvayı sakal meselesine döken gafillere acıyınız; ve sünnet olarak sakalı mübarek bildiğimiz kaydı altında, onlara keçileri, (Ortodoks) papazlarını ve (Karl Marks) modacılarını gösteriniz!


Din ölçüsiyle yasak ifade etmediği halde, yine din ruhuna bağlı böyle tavır edepleri vardır ki, başlıca kaynağı Efendimiz, Kurtarıcımız ve Müjdecimizin tavırları olmak üzere selim duyguya ve cemiyet geleneklerine havale edilmiştir. Bunları en derin bedî idrakiyle ve titizlikle tatbik ederken, içtiği suyu yere çömelerek ve başını eliyle örterek boğazına akıtan sığ anlayışlı insandan olmamaya ve mutlaka muvazeneyi korumaya da dikkat… Şekle uy, fakat şekilde kalma!.. Kabuk ve cevher bir arada…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : serdar renkli    31.08.2007
Yorum : Sünnete uygun sakalın tam tarif edilmediğini gördüm. Sünnete uygun sakal dudak altından itibaren 4 parmak eninde ya da çeneden itibaren bir tutam olmalıdır.Fıkıh kitaplarında bundan kısa olan sakalın da uzun olan sakalın da bid'at olduğu yazılıdır.(Redd-ül muhtar, Mevahib) Efendimiz bid'at sahipleri için " Bid'at sahipleri cehennemin köpekleridir" buyurmaktadır o nedenle bundan çok sakınmak gerekir.





 
Gıda... - Sayı 94
GIDA... - Sayı 93
MEVLİT... - Sayı 68
D?NYA... - Sayı 67
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Adam olmak, içe doğru derinleşmek, hiç bir şey beklemeden kendini bilme ilminde ilerlemeye çalışmak,... Sinan AYHAN

 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tevhid
Tasavvuf
"Tek"
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5065835
 Bugün : 2955
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 456818
 Bugün : 62
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 59
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim