Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5284 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Lekesiz Aklyn Yer?ekimine Uymayan Sarmalynda
Sinan Ayhan

  Sayı: 44 - Nisan / Haziran 2005

A) “ Tehlikeli Aklın” Havuz Problemleri:
-Kafka:
Ona dair bildiğim, o en başta yazardır; hem ifadeleri karanlık bir yazar, hem çizdiği karanlık atmosfer planları içinde yaşamış biridir, hem de dünyayı gözleri kapalı görebilen biri… Avusturyalıdır, aynı zamanda bütün dünyalıdır. Anadili almancadır, bazen çekçe ve böcekçe konuştuğu da bilinir. “Değişim” “Dava”, “Şato” gibi insanın bilincini kelimenin gerçek anlamıyla altüst eden eserlerin sahibidir…
-C. Kaufmann:
Senaryo yazarı, amerikalı, Hollywood’da bir çok kişi sıra dışı senaryoları sebebiyle ona deha gözüyle bakıyor… Senaryo dalında Oscar kazanmışlığı var… “John Malkovich Olmak”, Adaptasyon ve “Tehlikeli Aklın İtirafları” göze çarpan senaryolarından birkaç örnek sadece…
-Aleksandre Pope:
Eski yüzyıllardan kalma bir şair, o kadar…
-David Lynch:
Amerikalı yönetmen… Amerikalı eleştirmenlere nazaran Avrupalı eleştirmenler daha çok sever onu nedense. Bana göre en iyi filmi “Fil Adam”…
John Nash:
Şizofren matematikçi… “Oyun Teorisi”ni geliştiren adam… Ki o teori bir çok ilmi disiplini etkisi altına aldı; özellikle 20 yy.’da iktisadi disiplinleri… Onun hayat hikâyesini anlatan bir film çevrildi hatta birkaç sene evvel, “Akıl Oyunları” diye…
Soru: Acaba birbirleriyle uzaktan yakından alakası olmayan bu kişilerin içerdikleri anlam itibariyle nasıl bir fikir örüsü içinde buluşmakta olduklarını kim ve neden iddia etmekte ve acaba onları böyle bir kavram havuzuna, böyle bir alakasızlıklar alakasına kim ve neden koymakta?
B) Akıldan Akıla Kapalı Çözüm:
Önce farklardan bahsetmeli, farklardan ve denklemlerden… X sayısı bir bilinmeyendir. Onun bilinmemezliği her bilinmezin yerine ekseriyetle onun konulmasıyla bilinir hale gelir. X’in diğer bilinmezlerden farkı Aristo Mantığı, Öklid Matematiği, Newton Fiziği gibi akıl için yasalaşmış olmasında… Tabi her bilimsel yasa gibi ötelenmeye ve yıkılmaya mahkûm, o başka mesele…
Farklılaşma, denklemleşme ve sonrasında anlamanın ötesine geçme kavramları; sonuçta aklın doğası tarafından isim-örüler, fiil-örüler, sayı ve mantık örüler halinde kullanılır.
X, X+1 veya 2X olduğunda farklılaşır ve aynı zamanda denklemleşir; ama farklılaşma X’e bağlı bu denklemde önceliklidir. Denklemi X+Y biçimine getirirsek farklılaşma ve denklemleşme içerisinde ön plana çıkan denklemleşme olur. X artık ne X+1 ile, ne X+Y ile aynıdır; X, farklılaştıkça ve denklemleştikçe kavram doğasından uzaklaşmıştır.
X’in doğasını kaybettiği eşik, ancak insanın ruh derinliklerinde bir yerlerde bulunur. Kafka’nın “Dava”sındaki Jozef K.’sı bu eşiğin örneklendiği yerdir; tabi bu eşik için öncelikle Jozef K.’yı Jozef X. diye biçimlendirmek gerekir. Formatta “X” temel parçacığı anlamının ötesine geçmiş, artık herkesin yabancıladığı bir şekilde eşyalaşmıştır…
C) “Görelilik” değil, aslında “Anlamının Ötesine Geçme” Teoremi:
C.1
Kapitalizmin belki “ana-kökü” Adam Smith’ e göre;
Birey davranışı, grup için en faydalı olanı yapmayı gerektirir…
John Nash’e göre;
Hem grup için, hem gruptaki her birey için…
O halde bu savların daha geliştirilmiş halini düşünürsek;
Grup için, artı her gerçekleşmiş olay ve gerçekleşeceklerle birlikte her birey için ayrı ayrı, artı gruptan ayrı olarak söz konusu özne için…
En iyi olanı bulmuş oluruz.
C.2
İktisatta bir kabul vardır; “ceteris paribus”, yani kısa dönemde bir malın fiyatı ve miktarı dışındaki diğer değişkenler sabit kabul edilir. Uzun dönemde ise malın arzını ve talebini etkileyen bütün parametreler denklemin içine dahil edilmeye çalışılır…
Aslında bütün değişkenler vuku bulana, yani olaya bağlıdır… Olaylar birbirine benzeyebilir; ama her olay kendine özgüdür… Dolayısıyla olaylar belli kısıtlar altında bir yasa dizgesine oturtulamaz, ancak sıçradıkları anlam dizgesinde anlaşılabilir olurlar…
D)Bana ait olan aklın buldukları; Şizofrenlik veya Alakasız Oranlama:
Bana göre; David Lynch’in üzerindeki yönetmenlik elbisesi veya aklındaki bir şeyi anlatma tarzı Kafka’nın karanlık ifadelerinden renkler ve dokular taşıyor… Bana göre, Lynch’in “Kayıp Otoban” filmi, Kafka’nın “Dava”sının bir türevidir… Biri romanı, biri film sanatını, yani tek tek farklı anlatım biçimlerini seçmiş olsalar bile aralarında bir bağ mevcut ve ikisi de benzer bir aklın temsilcileri… Tarifi hep spekülatif olacak bir akıl ekolünden gelme bunlar…
Keza, Kaufmann’da da bu akla uyan izler var… Ortaya koymaya çalıştığım mevcut açılardan bakıldığında, Kaufmann’ın “Lekesiz Aklın Sonsuz Gün Işığı” senaryosu insanın kafasını karıştıran, duygularını eşyayla çarpıştıran bir metin gibi sanki. Filmin ismi Aleksandre Pope’un dizelerinden;
“Ne mutludur kutsal bakirenin dostları; unutulan dünyada, dünyanın unuttuğu; lekesiz zihnin sonsuz gün ışığı, her duası kabul görmüş ve her isteği bırakılmış…”
Kaufmann’ın senaryosundan uyarlanan film öyle görselleştirilmiş ki, bir insanın zihin karmaşası nasıl isimlendirilir, nasıl eşyalar arasına sıkıştırılır anlıyorsunuz; zihinden bir şeyler silinmeye çalışılsa bile asla içteki karakter çatışmasının bitmeyeceğini elle tutulur, gözle görülür örneklerle kavrıyorsunuz.
İsimler, filmler, unvanlar, olaylar bahane; asıl insanın kendi aklıyla tutunduğu kavram sarmaları ile kendine biçtiği karakterler arasındaki uçurum, yeryüzü düzeyinde önü alınamaz bir mesele… Gün gelir bir çiçek, bir koku, bir esinti ilham verir bize; gün gelir bir film, bir kitap… Lakin önce bize izafe edilen aklın kendi izafiyeti içinde kalan kurgusal eşya serisini, yani şu meşhur “iks bilinmeyenli denklemi” çözmemiz lazım.
Nasılsa -“…zamanı gelince onunla birlikte olan yer de gelir…” Her şey olacağına varır zaten

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Konuşan düşünce... - Sayı 94
Ninemden bana kalan şey, ... - Sayı 94
Dil kavramı üzerine bir d... - Sayı 94
KAHRAMAN MİLLET... - Sayı 93
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3696026
 Bugün : 737
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419052
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 90
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim