Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3634 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

VİZÖR AKRABALIĞI
Sinan Ayhan

  Sayı: 40 -

"Yazın matematik gibi, söylensel düşünce için çok önemli olan varlık ile var-olmayan arasındaki antitezde bir gediktir... Hamlet ve Falstaff'ın ne varolduklarını ne de olmadıklarını söyleyebiliriz"
Northrop FRYE

Belki bir cambazhanede olmayacak şeylerden biridir dil. Dilin üstünde tüy bitmez mecaz olmasa Bir şey anlatmak sözcüğün ufkunu genişletir; fırtınaya kas, bir yük gemisine ruh verir...

Saksı dendiğinde ne anlatır örneğin... Çiçek? Yeryüzü? Gökyüzü? Ayna?.. En uzak görüntüdür ayna, önce cümle içinde saksı telaffuz edildiği vakit... Yeryüzünün derisindeki gözenekten çıkartır başını çiçek... Kendine güzel kokulu bir gök seçer sonra, yalnız arıların dilinden anladığı bir çekim fanusu yani...

Saksı bir işarettir çiçeğe, dekor içinde bir işaret; çiçek, "çiçek" sözcüğünün kavram olarak, ruh vatanından muhacir olmasının getirdiği çekimle temsili bir şahsiyete dönüşür, kendini bir "imaj-kliğin" içinde bulur, ona örneğin kasvetli Uzun ömürlü, kopartılmış bir çiçektir aslında, her saksı çiçeği ve çiçeğin aynası da günü gelince solmaktır tabi.

Sözcükler arası yakınlıklar ve uzaklıkların, tonlamaların nasıl iç yakıcı bir sanat dili çattığına şehit olabilmenin yolu çözümleme yapmaktan geçer... Çözümleme zihinde kendiliğinden olan bir şeydir. Bu tür bir sözcük simyasını keşfetmek içinse yan yana gelen "tasarı-idea"ların nasıl bir doğa oluşturduğuna dikkat etmeli...

Örnek:
"Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim, Dev sancılarımın budur kaynağı!"
"Atıyor sızıların, çıplak duvarda nabzı,"
"Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri"
Sadece, beyni zonk zonk sızlayanlardan biri"

Sancı, sızı ve zonklama gibi kelimelerle azap, kader ve acı gibi kelimeler arasında bir kan bağı kurulabilir mi... Hangisi hangisinde bir yankı, bir izdüşüm, bir beden dili bulur...
"Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, Kime ne, aşılmaz duvar bendedir."
"Ne vakit karanlık kaplarsa yeri, Başlar çocukların büyük kaderi;"
"Ne acı kaybetmek için sahiplik! Ölümlüyü sevmek, ne korkulu iş!.."

Not : Burada sancı azapla, sızı keder'le, zonklama acıyla ilişkilendirilmiştir. Bu ikillilerin "anlam-kombinasyonları" birbirlerine benzer veya birbirlerine yakın bulunmuştur. Ve ortaya bir "literal" matris çıkmıştır.

Yukarıdaki kurgu-şemaya göre önceki sözcük gruplarına bakıldıktan sonra, "sitem-yalnızlık", "karanlık", "ölümlü-korkulu" gibi sözcüklere taradıkları kavram örgüsü bakımından daha anlamlı nazarlar atmalıdır... Kimsenin hatırına gelmeyecek bir hikâye bulmaktan çok, bir üslubu olmak daha üstün bir şahsiyet belirtisidir. Üslup, ancak sözcüklerin kurduğu gizil anatomide varlık sayfasını aralar... Sözcük anatomisi, bir metinin künhündeki "kadraj-sözcük"lerin dağılımıdır... Ve bizce bunların hepsi, çok taraflı birer göstergedir... Dünya üzerinde belki en zor çıkarılan harita insanın gen haritası değil, bir metnin içindeki gösterge haritasıdır...

Sözcük, bazen bir girinti-çıkıntı, bazen de desendir. Cümle, zamana vurulan damga, bazen de beti-benzi atmış bir karalamadır... Bir metnin dili vardır ve bu dil bir kurmacak, mecaz olarak bir iskelet taşır yapısında. Alt-dil, üst dil; yan-dil, ön-dil, arka-dil; yabancı-dil. Ana dil, çeviri dili; anlatım dili, türemiş-dil, evrimle-dili; ateş dili, su dili, hava dili; kuş dili, eşya dili vs... hepsi üstümüzde erimiş görüntü gibidir; olgudur. Olgular dizisidir, eşyayla olan izafiyeti mühürler ve onu kurgulanmış bir doğada asrın ruhuna iade eder...

Çözümleme, kavrayış, zihniyet dil cambazlığını başkalaştıran kavramlar...

"Yolculuk için bir kefen diktim kendime Etobur güneşin karşısında"

Bunu söyleyen Dylan Thomas'tır ve söyleyicisi olduğu dünya kadar da şairdir, geçmişin sesi hafızasına karalar çalmıştır, eşya sündürülmüş bir acıdır ona göre, bu yüzden o da, hem acı çeker, hem acı çektirir... Çünkü Dylan Thomas ölümü getiren bir dizedir. Dylan Thomas'ta "güneşin etobuzluğu" bir kısaltma sayılır... Bir simge...
Benzer bir simge kullanımı Robert Bresson'da vardır. Bresson yönetmendir, lâkin belki şairden türemiştir... Onun "Vizör"ünden seyredilen dünya da bir simgedir... Görünen çerçeveye bir sandalye almışsa, görünmeyen çerçeveden o sandalyeye hayaletler bekliyor demektir. Onun dünyasında sandalhye, "sanki-sandalye"dir
Sanat simgesiz yapamaz.

Çözümlemeyi, kavrayışı ve zihniyeti insan doğasında hem derin, hem nahif yapan şey, simgelerin dökümünü çıkarmaktır. Simge, kemikleşmiş göstergedir. Döküm, hikâyenin seyrini görmemizi sağlar. Bu seyrin tespiti sayesinde teorilerimiz olur. Teorilerle sistem çatarız, sistemlerle hayata bakarız...

Thomas'ın veya Bresson'un duyularımıza attığı çentik bu "zincirleme-bakış"a etki ettiği için örneğidir... Bir söz, bir güneş-akrabalığı veya bir "vizör-akrabalığı" izinizi acıtıyorsa zaten siz cevherinize uygun metinleri, görüntüleri gördüğünüz an tanır ve onun peşinden gidersiniz... Dünyayı her tür varoluş düzeyinde anatominize veya üslubunuza dahil edebilmek için...

Bütün bunlar; bütün bu çözümleme, kavrama, bir zihniyet oluşturma denklemleri yani, sizin zevkinizi gösterir ve bizce her zevk tartışılmaya değerdir... Yeter ki zevk sahibi olmaktan, kendini bir sanat eseri gibi tasarlamaktan geri durmayalım. Babadan oğla geçen tiplemelerden çok, eşyayı ve hadiseleri okumayı bilen bir ruh aristokratı olalım...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
(Üç Nok-ta)nın muhasebesi... - Sayı 100
Kardelenin muhasebesi ve ... - Sayı 100
Tapdukun kapısında Bizim ... - Sayı 99
Kıyas ve gidişat... - Sayı 99
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (101): Doğu - Batı tefekkürünü doğru yapamayanın ufku dardır.

Son Eklenen Yorumlardan
 👍👏👍👏👍👍... BEYZA ATEŞ

 Acayip güzel olmuş 😉... BEYZA ATEŞ

 Dilin anlatamadığını şiire dökmek çok zordur ve siz zoru başarmışsiniz tebrik ediyorum 👍 ... BEYZA ATEŞ

 Çok başarılı ... Meryem

 Şiir tek kelimeyle mükemmel olmuş. Şiirde de geçtiği gibi gönül istediği bir damla huzuru ruhuna sı... Fatma


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Fikirsizlik
Kardelen nasıl doğdu?
Zaman tünelinden iki yazı
Zamanın kısa tarihi
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Yüreğinle gel
Ruhsa sızan şiir
Zaman tünelinden iki yazı
Kardelen nasıl doğdu?
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5659931
 Bugün : 2854
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 470235
 Bugün : 46
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 70
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2019
Künye | Abonelik | İletişim