Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3412 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

VİZÖR AKRABALIĞI
Sinan Ayhan

  Sayı: 40 -

"Yazın matematik gibi, söylensel düşünce için çok önemli olan varlık ile var-olmayan arasındaki antitezde bir gediktir... Hamlet ve Falstaff'ın ne varolduklarını ne de olmadıklarını söyleyebiliriz"
Northrop FRYE

Belki bir cambazhanede olmayacak şeylerden biridir dil. Dilin üstünde tüy bitmez mecaz olmasa Bir şey anlatmak sözcüğün ufkunu genişletir; fırtınaya kas, bir yük gemisine ruh verir...

Saksı dendiğinde ne anlatır örneğin... Çiçek? Yeryüzü? Gökyüzü? Ayna?.. En uzak görüntüdür ayna, önce cümle içinde saksı telaffuz edildiği vakit... Yeryüzünün derisindeki gözenekten çıkartır başını çiçek... Kendine güzel kokulu bir gök seçer sonra, yalnız arıların dilinden anladığı bir çekim fanusu yani...

Saksı bir işarettir çiçeğe, dekor içinde bir işaret; çiçek, "çiçek" sözcüğünün kavram olarak, ruh vatanından muhacir olmasının getirdiği çekimle temsili bir şahsiyete dönüşür, kendini bir "imaj-kliğin" içinde bulur, ona örneğin kasvetli Uzun ömürlü, kopartılmış bir çiçektir aslında, her saksı çiçeği ve çiçeğin aynası da günü gelince solmaktır tabi.

Sözcükler arası yakınlıklar ve uzaklıkların, tonlamaların nasıl iç yakıcı bir sanat dili çattığına şehit olabilmenin yolu çözümleme yapmaktan geçer... Çözümleme zihinde kendiliğinden olan bir şeydir. Bu tür bir sözcük simyasını keşfetmek içinse yan yana gelen "tasarı-idea"ların nasıl bir doğa oluşturduğuna dikkat etmeli...

Örnek:
"Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim, Dev sancılarımın budur kaynağı!"
"Atıyor sızıların, çıplak duvarda nabzı,"
"Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri"
Sadece, beyni zonk zonk sızlayanlardan biri"

Sancı, sızı ve zonklama gibi kelimelerle azap, kader ve acı gibi kelimeler arasında bir kan bağı kurulabilir mi... Hangisi hangisinde bir yankı, bir izdüşüm, bir beden dili bulur...
"Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, Kime ne, aşılmaz duvar bendedir."
"Ne vakit karanlık kaplarsa yeri, Başlar çocukların büyük kaderi;"
"Ne acı kaybetmek için sahiplik! Ölümlüyü sevmek, ne korkulu iş!.."

Not : Burada sancı azapla, sızı keder'le, zonklama acıyla ilişkilendirilmiştir. Bu ikillilerin "anlam-kombinasyonları" birbirlerine benzer veya birbirlerine yakın bulunmuştur. Ve ortaya bir "literal" matris çıkmıştır.

Yukarıdaki kurgu-şemaya göre önceki sözcük gruplarına bakıldıktan sonra, "sitem-yalnızlık", "karanlık", "ölümlü-korkulu" gibi sözcüklere taradıkları kavram örgüsü bakımından daha anlamlı nazarlar atmalıdır... Kimsenin hatırına gelmeyecek bir hikâye bulmaktan çok, bir üslubu olmak daha üstün bir şahsiyet belirtisidir. Üslup, ancak sözcüklerin kurduğu gizil anatomide varlık sayfasını aralar... Sözcük anatomisi, bir metinin künhündeki "kadraj-sözcük"lerin dağılımıdır... Ve bizce bunların hepsi, çok taraflı birer göstergedir... Dünya üzerinde belki en zor çıkarılan harita insanın gen haritası değil, bir metnin içindeki gösterge haritasıdır...

Sözcük, bazen bir girinti-çıkıntı, bazen de desendir. Cümle, zamana vurulan damga, bazen de beti-benzi atmış bir karalamadır... Bir metnin dili vardır ve bu dil bir kurmacak, mecaz olarak bir iskelet taşır yapısında. Alt-dil, üst dil; yan-dil, ön-dil, arka-dil; yabancı-dil. Ana dil, çeviri dili; anlatım dili, türemiş-dil, evrimle-dili; ateş dili, su dili, hava dili; kuş dili, eşya dili vs... hepsi üstümüzde erimiş görüntü gibidir; olgudur. Olgular dizisidir, eşyayla olan izafiyeti mühürler ve onu kurgulanmış bir doğada asrın ruhuna iade eder...

Çözümleme, kavrayış, zihniyet dil cambazlığını başkalaştıran kavramlar...

"Yolculuk için bir kefen diktim kendime Etobur güneşin karşısında"

Bunu söyleyen Dylan Thomas'tır ve söyleyicisi olduğu dünya kadar da şairdir, geçmişin sesi hafızasına karalar çalmıştır, eşya sündürülmüş bir acıdır ona göre, bu yüzden o da, hem acı çeker, hem acı çektirir... Çünkü Dylan Thomas ölümü getiren bir dizedir. Dylan Thomas'ta "güneşin etobuzluğu" bir kısaltma sayılır... Bir simge...
Benzer bir simge kullanımı Robert Bresson'da vardır. Bresson yönetmendir, lâkin belki şairden türemiştir... Onun "Vizör"ünden seyredilen dünya da bir simgedir... Görünen çerçeveye bir sandalye almışsa, görünmeyen çerçeveden o sandalyeye hayaletler bekliyor demektir. Onun dünyasında sandalhye, "sanki-sandalye"dir
Sanat simgesiz yapamaz.

Çözümlemeyi, kavrayışı ve zihniyeti insan doğasında hem derin, hem nahif yapan şey, simgelerin dökümünü çıkarmaktır. Simge, kemikleşmiş göstergedir. Döküm, hikâyenin seyrini görmemizi sağlar. Bu seyrin tespiti sayesinde teorilerimiz olur. Teorilerle sistem çatarız, sistemlerle hayata bakarız...

Thomas'ın veya Bresson'un duyularımıza attığı çentik bu "zincirleme-bakış"a etki ettiği için örneğidir... Bir söz, bir güneş-akrabalığı veya bir "vizör-akrabalığı" izinizi acıtıyorsa zaten siz cevherinize uygun metinleri, görüntüleri gördüğünüz an tanır ve onun peşinden gidersiniz... Dünyayı her tür varoluş düzeyinde anatominize veya üslubunuza dahil edebilmek için...

Bütün bunlar; bütün bu çözümleme, kavrama, bir zihniyet oluşturma denklemleri yani, sizin zevkinizi gösterir ve bizce her zevk tartışılmaya değerdir... Yeter ki zevk sahibi olmaktan, kendini bir sanat eseri gibi tasarlamaktan geri durmayalım. Babadan oğla geçen tiplemelerden çok, eşyayı ve hadiseleri okumayı bilen bir ruh aristokratı olalım...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Yazarlık, Mezarlık veya N... - Sayı 98
Hamletten (internet)e ulv... - Sayı 98
Dijital (Hermeneutik-Yoru... - Sayı 98
İnternet rüya mı, kâbus m... - Sayı 98
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
İnternet hayatımız, hayatımız internet
Makine
Mevlid
Ady; Sen, Ben, O...
İnternete, kulak versek
Alın teri


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4912600
 Bugün : 911
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452207
 Bugün : 11
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 118
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim