Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     6084 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.

Do?an D?nya ve Biz
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 55 - Ocak / Mart 2007

Bir dünya doğuyor, yepyeni bir dünya. Kat kat sis arkasında, yarı belirsiz bir dünya...
Bu dünyayı hecelemekte en zayıf olanlar, -her yerin mahzun ve münzevî mütefekkirleri müstesna- kaba politika dizginlerine sarılmış, bu dünyayı güttüğünü sananlardır. Yani basit (aksiyon) seyisleri...

Türk milletini, yarına yekpare bir ruh, mefkûre ve nizam bütünü içinde çıkarmak için ilk zarurî teşhis, bugün kan ve ateş lâvları altında artık pelteleşmeye, donmaya yüz tutana yeni dünyanın birkaç ana çizgisini sökebilmek...

Batı çevresinde doğan bu dünyada, arayanlar, sâf halde ne kominizma ve sosyalizmayı yerinde bulacaklar; ne faşizma ve nazizmayı hortlamaya namzet görecekler; ne de liberalizma ve kapitalizmada bir temellilik kaydedebilecekler... Bu dünya bir "yeni"ye muhtaçtır.

Çoktandır kendi mekân çerçevesi içinde, maddecilikten ruhçuluğa, (beynelmilel)cilikten (millet)çiliğe, içtimaî toptancılıktan ferdî şahsiyetçiliğe, kemiyetçilikten keyfiyetçiliğe, mutlak devletçilikten, mahdut mülkiyetçiliğe dümen kırmış bulunan kominizma; şimdi, can havliyle ve bütün oyun ve ustalık dehasiyle atlattığı imtihanları ertesinde, dünyaya, kendi içine doğru bir yamacı ve muvazaacı, dışarıya doğru da bir türlü hizaya girmez ve ihtilât kabul etmez bir bozguncu ve yıkıcı gibi bakıyor.

Bedbaht faşizma ve nazizma, hiçbir zaman ve mekânda beşerî bir ideolocya haysiyetine ulaştırmadığı kaba ve nefsanî kuvvet psikolocyasının macerasını muhteşem bir (gangster) romanının üstüne çıkaramadan tüketmiş bulunuyor.

Liberalizma ise, kendisine zıt her şeklin kötü taraflarını tasfiye edip iyi taraflarını nefsine sindirmek, böylece kendi pörsük ve gevşek taraflarını besleyerek içtimaî mezhepler arası yeni bir terkip kurmak ve terkibini liberalizma ruhuna uydurmak yolunda çırpınıyor; fakat bir türlü yapamıyor.
Girift ifadeleri çözmeye çalışarak belirtelim ki, yeni dünyada, saf (doktrin)ler zaviyesinden komünizma dönek, nazizma müflis; demokrasya ise, yeni zaman ve mekânın fatihi olmak, kendinden olmak ve düşmanlarından aldığı derslerle nefsini gençleştirmek hamlesinin âcizi...
Komünizma, Batı münevverinin, bütün istismar ve sultalariyle Batı cemiyet düzenine karşı, intihardan farksız ihtilâli oldu. Faşizma, bu ihtilâl önünde, Batı münevverine, bütün istismar ve sultalariyle tezatsız ve zaafsız bir Batı muvazenesini perçinleme yolunda teşkilatlanma hamlesini verdi, liberalizma ve kapitalizma ise,biri kendisini soldan devirmeye, öbürü sağdan çelmelemeye savaşan bu iki zıt bünye dürtüşü arasında, birtakım mekân zaferlerine erdikten sonra, birini biraz döndürmüş, fakat kandıramamış, öbürünü vakitsiz yere sermiş olarak, doldurmakla mükellef olduğu fikir taştahtasının önüne geldi.

Demokrasylar dünyasının takma dişli hatipleri, hâlâ bu taştahta üzerine, "insan, cemiyet, millet kadrolarındaki tekevvün hakkına saygı mefkûresi"nden başka bir ibare yazamıyorlar. Kendi tefekkür tabakalarından gelen mahrem seslerse, aynı nizamın bütün zayıf ve yatalak taraflarını tasfiye etmesi ve asırlar boyunca eşya ve hâdiselere yeniden tahakküm iktidarını verecek bir gençliğe kavuşması için, ruhî bir eriş ve oluş zaruretinden dem vurmakta...

Dünya, "insan, cemiyet, millet kadrolarındaki serbest tekevvün hakkına saygı mefkûresi" gibi, "ne olursan ol; elverir ki, olduğun, istediğin olsun!" tesellisine değil, "mutlaka bir şey ol; elverir ki o şey doğru olsun!" itminânına muhtaçtır ve bütün ıstırap ve ihtilâç kaynağı işte bu itminansızlıktı.

Dünya bir iman ve nizam kaybetmiştir ve yeni zaman ve mekân şartları içinde bunlara muhtaçtır.

Neticede, mutlaka bir şey olmak isteyenler, korkunç bâtıllarını dağ gibi yükseltmekten ve düşmanlarına temizletmekten başka bir şey yapamamışlar; ne olmak lâzım geldiğine eremeyenler de, hep bu bâtılları fışkırtan bünye ihtilâline razı, mücerret ve başıboş bir hürriyet hakkın müdafaadan gayri bir şey bulamamışlardır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : SakaOglu M.Ali    16.08.2008
Yorum : Merhum Üstad iki kelime ile anlatmak zordur.Onun yasadigi ortami,srtlari bilmek,kavramak icinde cok oumak,arastirmak lazimdir.Aslinda,Merhum Üstad(Necip Fazil Kisakürek) vvar olan bütün ilimleri,incelemis,bunlarin isiginda,tortusunda ,malzemelerle adeta loboratuarda incelemeler,deneyler yaparak,insanliga faydali Eserler birakmistir...Necip Fazili Okumamis lara aydin deemegi bir yana birak,görmüs oldugu her hangi bir Yüksek tahsilide,ya kör,yada topal olarak sayarim sahsen.Üstadi daha anlamak,vermekte oldugu mesaji,atar daaaaaamar görevleri yapan fikirlerini ruhlarimiza islemek icin mutlaka Onun adini tasiyan, bir Aarastirma Okulu,Instüti kurulmalidir,gec bile kalinmistir. Daha yazacak seyler vardir,amma ki zaman ve mekana ihtiyac vartdir.Tesadüfi olarak gezindigim Internette Sizlerede raslamis oldum.Merhum,alim,fikir babasi merhumun Resmini görünce cocuklar gibi heycanlandim,satirlari okudu,okumasam bile okunus gibi hissderim...o bana yeter..-Bu eksik,kusurlu satirlari düsladim.Okumadan da ,gönderiyorum.Bir Vesile, Beraat Kandilinizi da kutlar,dünyada ve hele,icimizde(TR.) ve cevresindeki ates cemberlerinin bir an bitmesini,bunlardan ders almasi gereken Türk Milletinin dahada güclü olmasini gerektiren Ruhun Yeniden Asilanmasini Yüce Tanridan dilerim.S.m.al.f.Almanya





 
Tek kelimeyle kurtuluş yo... - Sayı 104
Sıhhat ve güzellik... - Sayı 103
Yumruk ve kafa... - Sayı 102
Batı’nın üç gözü ve... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7244280
 Bugün : 3283
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506748
 Bugün : 98
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 91
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim