Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3081 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Bul?? ?a?ynda Y?z? Porselen Falyna D??mek
Sinan Ayhan

  Sayı: 55 - Ocak / Mart 2007

–Kuş yürürken de kanatlıdır, hissedilir (Baudelaire)

Parmaklarımdan tirşe bir insan doğuyor sanki; artık bir hattat sabrına bulanmış bir bulûğum ben... Çok yürüdüm, bir duvarı aşacak kadar çok yürüdüm, ey hücre, ey ateş, ey soğukluk; elit olan sensin...

Çokluk gözümle yürüdüm, gözümün retinasında ayaklar buldum, öyle yürüdüm; gönlüm yorulmak nedir bilmezken, cesetteki arazları gördü; sürçmelerin, eşiklerin eşinmelerin arazlarını; topuklar yarıldı, yürüyüşte sekmeler başladı; yalnız cesedim yoruldu benim; gönül denilen diridir, gönlümle yokladım bana uzak geleni; yürüdüm, yürüdüm, hasletler, haller bulmak üzere yürüdüm, rüzgâr topuklarıyla, karınca çenelerinde glikoz enerji çözünmeleriyle, gönlümü işaretleri, suretleri kayıp bir ateş şekli yapıp yürüdüm; çevrem için, köşem-bucağım-yurdum için bir ateş koynu olmalıydı izdüşümlerim, ateşlerden kıvrımlar alıp öyle yürüdüm, ey ateş, ey hücre, ey soğukluk; yetişilmez olanda bir hünerdin sen, deşilecek yiv, önü alınacak yol, bulunacak maden...

Beni götüren, gönlümün bir yerlere akması; nasıl akıyor, nasıl kayıyor; sekmeler, tökezlemeler ışık-gölge oyunlarından sökülüp geliyor; bir zamandan sökülüyorum, gelecek bana doğru sökülüyor; derken her şeye bir tebeşir iklimi yapışıyor; bense dünyanın bir yutkunması gibi hissediyorum kendimi; yer yer bir kabartma, yer yer bir ikon oluyorum; kutsallığım beni ele veriyor, her şeye karşı dili çözülmüş bir sayfa oluyor dirimlerim; herkese özderisinde, bu "zapturapt üzere" çıplak ayak yürümeyi nasihat ediyorum, söz şarabına bulanınca nasihat çağına girdim ve sonra, gözlerim bir hitap rengi kazanıyor, bir sözümle eşyaların yerini değiştiriyorum; ben yürüdükçe işte dünya daha bir ses veriyor, ben yürüdükçe dünya içlenen bir göğüs oluyor, çoklukla bronz süslemeler kullanan bir göğüs, göğüste sözden, söylemden tılsımlı bir eriyik duruyor, dünya ben yürüdükçe bir çevre ediniyor, çevrenin yüzde mimikleri, gövdede bir vakarı oluyor; yürüdükçe aklım kendi ayaklarına dolaşıyor; biten bir şey yoksa da manzarayı bir elem kaplıyor, ben bir ispatım desem de hiçbir şeyin sonu gelmiyor, gel zaman-git zaman elemin bir dünya cismi oluyor, dünya bir elem gövdesine el, kol ve dudak veriyor; beni götüren benimle şekillenen bir dünya oluyor elem denilen; elemin bir ilmi oluyor halim, haller bende bir ayak buluyor; ayaklar harf oluyor, harfler ayak; bir cümle kuruluyor; her şeyde hüküm, o vakit başlıyor...

Bir atlamayım ben, eski hikâyemi bilmiyorum; kadim bir sargı gibi yaralarımın, izlerimin başı (ve dahi sonu) belli değilken; duruyorum işte burada, hazır bulunulan yerde, "ey insanoğlu" denilen yerde, kalbi muhatap alınan yerde; dağların ve ağaçların söz dinlediği yerde; tıpkı bir söz ve akis lehimi gibi, tıpkı incisi için kendini parçalamış sözde kabuklar gibi, bir dile gömülü görüntüler vererek, duruyorum en çapraşık olandan patlayıp geldikten sonra; uzun hikâyeme bakmadan buluyorum kendime yaraşacak bir bulûğ...

Kaldırımlarda oynak bir karıncalanmayım, izleği kaplayan tütsü... Karanlık odadaki gölgeyim; kaldırım taşıyla, yolla, yolun ucuyla, yola atılmış kavisler, kıvrımlar, çukurlar, tümseklerle aynı bedenim; ben kendi çehresini, duruşunu, ifadesini, anlamını ölçemeyen bir cetvelim; bazen T'lerin üzerinde, bazen E'lerin üzerinde ev şekli; bazen L şeklinde bir salonu yerinden söküp çıkaranım; D'nin deri değiştiren yılanı, tekrar bir es veren bir E'nin el ayasında kayan kedi tırmıkları; K'nın kapanı andıran ağzıyım ve İ'nin iyelik eklerine dağılmış nota kâğıdı benim; C'nin hece karnı, A'nın anakaralar üzerinde gezinen "adacyosu", M'nin çarmıhtaki marangoz tavrı, B'nin Meryem buhuru, A'nın yer yer azı dişi ve Z'nin zımpara kâğıdı dokunuşuyum, bir harf ilmiyim yani, harfi harfte kilitleyen cümleyim...

Ne teller kopardım cambazların elinden ve ne kılıklar beğendim kendime gökleri yıldız şeklinde yırtan; hangi pençenin belasıyım şimdi, neye dokunsam yer gök tarumar, kimim daha ey ateş, ey pütür, ey yeğlik, ey zuhur... Bir porselen falıyım... yürüdükçe... huuu... sûra... üflenmiş... şekil... üstümdeki... Kim...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : FATYH KARA    27.03.2008
Yorum : Bu yazı gerçekten beni çok etkiledi. Bir edebiyatçı değilim.Ama okuduğum en güzel yazılardan bir tanesi.Sinan AYHAN'ı tebrik ederim.




Ekleyen :     16.03.2008
Yorum : çok güzel fakat bence biraz daha sade yazın. emin olun o zaman sizi daha çok okuyacaktır. benzetmeleriniz çok güzel




Ekleyen : mustafa    23.01.2008
Yorum : çok güzel tebrikler





 
Can feda...... - Sayı 96
İnsanın içindeki Hanifliğ... - Sayı 96
Su sulbünde, gül ile bülb... - Sayı 95
Konuşan düşünce... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (97): Bu sene 737.si yapılacak Ertuğrul Gazi İhtifali'nden hareketle TÜRK TEŞKİLÂTLANMA KABİLİYETİ...


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER

 necdet amcacıgım.emeğinize kaleminize sağlık... BİRSEN YURTSEVER

 cox mənalı bir şerdir. cox sağ olun. her birinize teşekkür edirəm. ... ruslan

 Məhəbbətsiz ömür sürən kimsədən-Bir aşiqin məzar daşı yaxşıdır.... Ulduz Qəzvini

 Güzel yorumlarla, günüme güneş olan herkese, çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki, okuyanlar, mısralara... Işın Erenoğlu Üstündağ


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Boya sandığı
MƏHƏBBƏT
İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe ç
Kudüsü tefekkür
MƏHƏBBƏT
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Kudüs
Vade doldu hanım gitti


Yavuz Sert - Kudüs... Ey Kudüs
Yavuz Sert - Prof. Dr. Ömer Faruk...
Ali Erdal - Kudüs
Kadir Bayrak - Müminleri Emiri: Hz....
Kadir Bayrak - Aynadaki yüz: Mehmed
Sinan Ayhan - İnsanın içindeki Han...
Sinan Ayhan - Can feda...
Bedran Yoldaş - Her yer Kerbelâ
Fatma Pekşen - Peçe
Ahmet Mahir Pekşen - Mescid-i Aksa -Kudüs...
Dergi Editörü - Kudüsü tefekkür
Site Editörü - Kolayı tersten okuma...
Mehmet Hasret - Devletler kuran, dev...
Necip Fazıl - Başyücelik emirleri ...
Necdet Uçak - Kudüs
Necdet Uçak - Kendini hesaba çek
Necdet Uçak - Muhacire ensarız biz
Mustafa Büyükgüner - Nefes
Ayhan Aslan - Hakikat
Ayhan Aslan - Zındık
Ayhan Aslan - Hesap günü
Mehmet Balcı - Susmam ben
Mehmet Balcı - Taşlama
Ahmet Çelebi - Kudüste bir çocuğum
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Boya sandığı
Mustafa Gül - Mekkenin fethinden ç...
Kubilay Ertekin - Rahatizm ve ötesi
Halis Arlıoğlu - Zeytin dalı ve bana ...
Halis Arlıoğlu - Anlayana izafe
Ahmet Değirmenci - Şehadet türküsü
Ahmet Değirmenci - Bir yangındı işte
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Er Tuğrul - Kudüs nereden başlar...
Er Tuğrul - Kutlu kıyam
Murat Yaramaz - 6 gün savaşları
Murat Yaramaz - Naci El Ali
Murat Yaramaz - Kan
Murat Yaramaz - Kirli
Murat Yaramaz - Küsme işareti
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gün gelir de, hayatı...
Ekrem Esad Altan - Bir oyun oynanır, oy...
Tamer Uysal - İlgisiz bilgililer, ...
Harun Ekici - Hüzün
Şevket Karayiğit - Kudüsün anlattıkları
Hakan Karahan - Bu cemiyetin - Süley...
Harika Ufuk - Birlik beraberlik ka...
Astan QASIMOV - Gəldim
Əlişad CƏFƏROV - Qayçıquyruq qaranquş
Şəfa VƏLİYEVA - Güldüm… Gülüşüm d...
Şəfa EYVAZ - MƏHƏBB'...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4311288
 Bugün : 3980
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 435161
 Bugün : 47
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 73
 96. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim