Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3240 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Deney
Sinan Ayhan

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

-Bu bir esrarkeşin düşü değil, bu bir kâhin'in düşü… - Arthur RIMBAUD

Kimse bilmez, larvasında çürümüş kelebeklerin takvimiydi kullandığım, bütün “hiç olmamış uçma talimleri” benim aklımda sınandı çünkü. Kılıç sesinden parlak bir ömrüm oldu benim; ayakları eşikte unutulmuş bir çocuk gibi, hırs yaptım tebessümlerimi masa altlarına saklarken… Siper yaptım öcü profillerine karşı loş ışıkların kanattığı “kısıkgöz-görme biçimleri”mi… Bir hakkı kalmadı üzerimde, şükür, güzel selamlardan yana; bana baygın bir çatı olanın; eşyamda kıvrım, tülümde havalanma olanın…

Utanmadım, kapımın önünü sert sessizlerden süpürürken veya bir kulem olmadı hiç sırıkla yürüyen hokkabazlara kabaran bir sesim olduğu vakitlerde… Korkmadım asla, ev kuytuluklarının, odaların, yerleşme düzenlerinin keyfini bozan hortlaklara diklenirken; üzerimden bir tılsım çalan kem gözlere karşı bir bileyim oldu ağzımda her zaman, gözlerimde çakmak çakmak bir hırsım… Korku denen kasvetli evler ressamı bir beden bulamadı bende, yapışıp kalamadı hareketlerime bir pusluluk hali gibi… Kovdum en barınmasız yerimden, bana körebelik ilmi teklif eden hünerleri… Bana bir cambazlık taslayan duruşları da affetmedim, düzenimde bir nefes yer vermedim hiç birine, hiçbir şartta…

Kimse bilmez, rüzgârın çehresiydim gün batımlarında, o vakitler öğüt diye bir şey yoktu daha… Üzere giyilecek cümleyi beğenmek, yeryüzünde kamaşanı bir şekilde kıstırmak, henüz bir tasavvurdu göklerde… ve Ruhlar, bir kavanoza koyulacakları güne kadar, orada beklerlerdi sınanmayı, taa ki şekli ısıracak bir kuvve eşyasını bulana kadar… Lakin saçı dolaşık seslerle büyüdüm ben, yorgunluğu eğitmiş seslerle, çünkü her sesin bir aklı vardı: icat edilmiş bir şekle uyan, deney… Unutma: her şekil bir akıldır…

Teninde kâbus hükmü taşıyan hiçbir ademi unutmadım, unutmadım yalnız yüzlerde kabaran “zaman-altı” şehirlerinin tavanlarına asılı kalmış Nuh tufanlarını… Kimse bilmez, iç geçirmeler kırbacımdı benim… Tenimde bir sürü tatlı su, yılan… Melez bir ışıktım, tanıdım iyiyi kötüyü; bir buğday gibi bildim, üzerimde biriken güneşi; ekmeği, kıyıklığı…

Duvarda çivi yaralarından sızan ve dahi sırça saraylarda endam eden düşünceler, şehrin sokaklarına iner inmez; sülfür yağmurları altında eridi gitti… Sonra elim, parmaklarım deney tüpüne girer girmez; buhar aklında bir görüntü oldu şeklim; boz ve bulanık klişelere karıştım, vitrin, tabela ve mide biçimli akıllar…

Yutkunurken, yivler açtım yol yol; üzüldüm, solmak gibi geldi ömür bana, bronz göğsün ve pazının çürümesi düştü aklıma… Derken anladım, ipek yolu çağlarının süslerini üzerimizden kazıyan soluklar, önümüze kauçuk tabanlı yollar açmıştı işte… Üzerinde yürünebilme şartı sadece bizon katliamlarına bağlı olan yollar…

Kimse bilmez, bir şekle tahammülüm yoktu uzun zaman, o yüzden “yeddi asır örümcek kustum ağzımdan”… Bir ağım yoktu, silmek için takvimlerde yazılı kayıtları… Haritada tüten bir dumanın terk ettiği iklimlerin, acaba hüznü andıran bir yer şekli var mıdır diye düşündüm; ufku emin bir susuzluk gibi içtiğinde bakışlar…

Bakışlarım kısaydı, aralıktı; oylumum kayıp ve kalabalıktı; ölümün beğendiği bir şekil istedim üzerimde; larvasında çürümüş kelebek takvimiydi kullandığım, bütün “hiç olmamış uçma talimleri” benim deney kabımda sınandı çünkü…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : berna er?st?n    14.11.2008
Yorum : görebileceğin en doğal yollardan öldüren sırlar.. perdelesende, onları aralayan rüzgar... izin varsa ilahi, gösterecek daha çok gün var... Yazılarınız için teşekkürler..




Ekleyen : emine AKYOL    07.09.2008
Yorum : Çok güzel bir yazı... Gizemli mi desem yalın mı tanımlayamıyorum...Ama şu bir gerçek,çok ama çok derin; insan gibi, hissetmek gibi, hayat gibi, kader gibi....Teşekkür ederim





 
Can feda...... - Sayı 96
İnsanın içindeki Hanifliğ... - Sayı 96
Su sulbünde, gül ile bülb... - Sayı 95
Konuşan düşünce... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz

 Sevgili Nilgün,Yorumunu okuyunca, koskoca bir tebessüm suratıma geldi yerleşti, kalkmak bilmiyor. Bu... Işın Erenoğlu Üstündağ


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...

Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4121467
 Bugün : 2665
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 430104
 Bugün : 107
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 149
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim