Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1841 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Edep
Kürsü Nizam

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

Bu bölümdeki imzasız yazılar, İman ve İslâm Atlası’ndan alınmaktadır)

(Edep bahsine devam ediyoruz)

AYIP ARAMA

İslâm edeplerini temelinden sarsıcı illet, kaba softa ve ham yobazın şiarı… Zorla ayıp ararlar… “Hırsızlık çoğalsa da bana iş ve muvaffakiyet düşse” diyebilecek tek polis yoktur ya; bir an için var farzedelim… İşte kaba softa ve ham yobaz âdeta, “kötülük yapılsa da ben de enseleyebilsem!” gibilerden, altun ararcasına ayıp peşindedirler. Bulamadığı zaman da onu icat eder ve kitaba uydurmaya bakar…

İmam-ı Âzam Hazretleri'ne “filân adam, sıhhati yerindeyken ayakta namaz kılıyor!” diye bir tezvir ulaştırmışlar… Mezhep sahibinin idrak, ahlâk ve zarafet derecesine bakın ki, şu cevabı vermiş: “Sakın kıldığı, cenaze namazı olmasın!”

İslâmiyet'te ayıp, günah, kötülük, kuyu açarcasına her şahsa, her aileye, her eve, her hususî mekâna (sondaj) tatbik edilip keşfedilecek bir şey değil, ancak ortaya döküldüğü, cemiyet meydanına, (Agora)ya, aleniyete çıkarıldığı takdirde tepesine inilmesi ve cezalandırılması lâzım şeyler…

Cemiyet nizamında, toplumun selâmeti noktasından bazı inzibatî tedbir ve şüphe sistemleri hariç, hiç kimsenin hususî hayatını delik deşik edici hak ve selâhiyet hiçbir ferde tanınmamıştır.

Şu çözülmez şahsî hürriyet bilmecesinin de ne demek olduğunu gösteren dinî düstur, kâinatın nizamına memur Kâinatın Efendisi'nin şu hadisiyle sabit: “Bir günahı işlediğinizde onu gizliliğe gömün ve kimseye göstermeyin! Ortaya dökecek olursanız hakkınızda ceza haddi tatbik edilir.” Bu emirde, her günahı gizlice işleyip cemiyette temiz görünmesi mümkün münafıklık ve riya payına avans yok, elden gelmeyen hallerde kötülüğü gizleyip onu aleniyet plânında bayraklaştırmak felâketinden kurtulmanın ihtarı vardır. Münafık ve riyakâr gizliliğe gömülüp aleniyet plânında kendisini iyi gösterendir. Günahını göstermekten utanıp onun acısını çeken, yahut bu acının istidadını muhafaza eden boynu bükük, mahcup ve müstariptir ki, asıl riyaya en uzak kişidir.

Zina fiiline tatbik edilen taşla öldürülme cezasının, ya üst üste dört kere itiraf, ya dört şahidin tam fiil halinde görmüş olması şartı, bir araya getirilmesi hemen hemen imkânsız bir hüccet istediğine göre, İlâhî emirdeki şiddet şeklinde rahmete ve kula gösterilen gizlenme, kendi kendisini suçlama ve kaçamak yolu arama sırrından ne muazzam nişane!.. İslâm'da merhameti eksik bulanlar utansın ve utanmayacaklarına göre zinalarını, yaptıkları gibi, meydan yerlerinde ve hayvanları bile utandırıcı şekilde yapmakta devam etsin!..

Bir velî, apaçık zina biçiminde gördüğü bir çiftin üzerine cübbesini atmış ve “yârabbi, gizlenecek yerleri de yok!” demiştir.

Hal böyleyken, asırlardır süren İslâmî tatbikatta, mahalle imamının, peşinde muhtar, zaptiye ve bir sürü mahalleli, ellerde fenerler, geceleyin ev basmaya gitmeleri İslâm ruhiyle nasıl bağdaştırılabilir? Eğer basılan bir umumhane, bir fuhuş ticarethanesiyse ona önceden nasıl imkân kabul edilebilir, işleticileri engellenemez; ve eğer sadece bir evse hangi hak ve emirle baskına uğratılabilir?..

Hz. Ömer bir gece belde sokaklarında bir teftiş gezisine çıkıyor ve bir evden eğlence sesleri, zevk ve safa haykırışları geldiğine şahit oluyor. Fırlıyor, evin damına çıkıyor ve orada gördüğü bir fürceden aşağıya bakıyor. Belki kendisi gibi bir sahabî, yahut bir tâbi, çıplak karısıyla oynaşmakta ve şarap içmekte… Hiddetle haykırıyor adalet heykeli Ömer… Adam aşağıdan şu cevabı veriyor: “Ya Ömer, ben bir suç işliyorsam sen iki suç işliyorsun… Evvelâ Kur'ân'ın “tecessüs etmeyiniz!” emrine rağmen ona riayet etmiyorsun, sonra da sana haram olan karımı bu haliyle gözleyebiliyorsun!” Hazret-i Ömer bu müthiş mukabele karşısında hemen aşağıya iniyor ve ağlayarak yoluna koyuluyor.

Dini anlamayan ve dolayisiyle onun kalplerde saltanat kurmasını engelleyen kaba softa ve ham yobazın, elini, gözünü ve burnunu sokmadığı hiçbir mahrem yer yoktur; ve o, zâhirî günahları bir dalyan bekçisi tavriyle kollarken, selâhiyetini sûrî amelinden almak, ona ve nefsine güvenmek cinayeti içinde ve günahların günahı bâtınî vebal çamurundadır.

BAYRAM KANDİL

Bayram, günlük dış faaliyetin tatil edildiği ve İslâmî zevk ve neşatın merasimleştirdiği bellibaşlı günler… Yılda 7 gün… 3 günü Ramazan, 4 günü Kurban bayramı…

Bu günlerde evler temizlenir, en yeni elbiseler giyilir, büyüklerin elleri öpülür ve ziyaretler yapılır, tebrikler kabul edilir.

İlkinde 1 gün, ikincisinde tamamı olarak 4 gün oruç (haram) tutulamaz ve ziyaretçilere tatlı şeyler ikram edilir.

Bayramların neşesi bilhassa masum çocuklarda, onların cicili bicili giyimlerinde, eğlence vasıtalarında tecelli eder ve dinî olduğu kadar millî hassasiyet zemini kurar.

İlk günlerinde aileler ölmüşlerini de hatırlar ve kabirlerini ziyaret ederler.

Kandiller, İslâm'da yılda 12 gece… Işıklandırma mânâsına kandil… Ayrıca merasime bağlanmayan, fakat dua, ibadet ve tövbe geceleri olarak kıymetlendirilmesi gereken mübarek geceler…

Regaib Kandili: Recep ayının ilk Cuma gecesi… Allah Resulü'nün ana rahmine düştüğü kabul edilen gece… Bu gecenin kudsiyeti İstanbul âlimlerinin içtihadına bağlı bütün İslâm âlemini kuşatıcı değil… Fakat üç mübarek ayın (Recep, Şaban, Ramazan) ilki olana bu ayın hususî kıymetinde her taraf müttefik…

Velâdet Kandili: Allah Resulü'nün âlemi şereflendirdiği ve ona hakikatini bildirmek üzere dünyaya geldiği gece… Rebiülevvel ayının 12. gecesi…

Berat Kandili: Kulların senelik beratlarını aldıkları 15 Şaban gecesi...

Miraç Kandili: Kâinatın Efendisi'ne göklerin açıldığı, Melek refakatinde son hududa kadar yükseldiği ve ilâhî visale kavuştuğu gece… 27 Recep gecesi…

Bu emin kandil gecelerinden sonra Ramazan ayının son 10 gecesi arasında aranması gereken Kadir Gecesi'yle, İslâmî yılbaşı 1 Muharrem, Aşurâ gecesi (10 Muharrem), Kurban Bayramı'nın Arefe gecesi (9 Zilhicce), Ramazan Arefe gecesi ve ayrıca Kurban Bayramı'na ait 3 gece… Birinci, ikinci ve üçüncü günlerini takip eden geceler… Bunlardan İslâmî yılbaşı 1 Muharrem gecesi, ibadet vesilesi gecelerden hariç, ayrıca bir teberrük ve tebrik saiki kabul edilmek mevkiindedir.



Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Gıda... - Sayı 94
GIDA... - Sayı 93
MEVLİT... - Sayı 68
D?NYA... - Sayı 67
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (97): Bu sene 737.si yapılacak Ertuğrul Gazi İhtifali'nden hareketle TÜRK TEŞKİLÂTLANMA KABİLİYETİ...


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER

 necdet amcacıgım.emeğinize kaleminize sağlık... BİRSEN YURTSEVER

 cox mənalı bir şerdir. cox sağ olun. her birinize teşekkür edirəm. ... ruslan

 Məhəbbətsiz ömür sürən kimsədən-Bir aşiqin məzar daşı yaxşıdır.... Ulduz Qəzvini

 Güzel yorumlarla, günüme güneş olan herkese, çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki, okuyanlar, mısralara... Işın Erenoğlu Üstündağ


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe ç
Boya sandığı
MƏHƏBBƏT
Başyücelik emirleri - Vatandışı
MƏHƏBBƏT
Kudüs
Vade doldu hanım gitti
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse


Yavuz Sert - Kudüs... Ey Kudüs
Yavuz Sert - Prof. Dr. Ömer Faruk...
Ali Erdal - Kudüs
Kadir Bayrak - Müminleri Emiri: Hz....
Kadir Bayrak - Aynadaki yüz: Mehmed
Sinan Ayhan - İnsanın içindeki Han...
Sinan Ayhan - Can feda...
Bedran Yoldaş - Her yer Kerbelâ
Fatma Pekşen - Peçe
Ahmet Mahir Pekşen - Mescid-i Aksa -Kudüs...
Dergi Editörü - Kudüsü tefekkür
Site Editörü - Kolayı tersten okuma...
Mehmet Hasret - Devletler kuran, dev...
Necip Fazıl - Başyücelik emirleri ...
Necdet Uçak - Kudüs
Necdet Uçak - Kendini hesaba çek
Necdet Uçak - Muhacire ensarız biz
Mustafa Büyükgüner - Nefes
Ayhan Aslan - Hakikat
Ayhan Aslan - Zındık
Ayhan Aslan - Hesap günü
Mehmet Balcı - Susmam ben
Mehmet Balcı - Taşlama
Ahmet Çelebi - Kudüste bir çocuğum
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Boya sandığı
Mustafa Gül - Mekkenin fethinden ç...
Kubilay Ertekin - Rahatizm ve ötesi
Halis Arlıoğlu - Zeytin dalı ve bana ...
Halis Arlıoğlu - Anlayana izafe
Ahmet Değirmenci - Şehadet türküsü
Ahmet Değirmenci - Bir yangındı işte
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Er Tuğrul - Kudüs nereden başlar...
Er Tuğrul - Kutlu kıyam
Murat Yaramaz - 6 gün savaşları
Murat Yaramaz - Naci El Ali
Murat Yaramaz - Kan
Murat Yaramaz - Kirli
Murat Yaramaz - Küsme işareti
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gün gelir de, hayatı...
Ekrem Esad Altan - Bir oyun oynanır, oy...
Tamer Uysal - İlgisiz bilgililer, ...
Harun Ekici - Hüzün
Şevket Karayiğit - Kudüsün anlattıkları
Hakan Karahan - Bu cemiyetin - Süley...
Harika Ufuk - Birlik beraberlik ka...
Astan QASIMOV - Gəldim
Əlişad CƏFƏROV - Qayçıquyruq qaranquş
Şəfa VƏLİYEVA - Güldüm… Gülüşüm d...
Şəfa EYVAZ - MƏHƏBB'...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4402670
 Bugün : 4333
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 437280
 Bugün : 58
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 68
 96. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim