Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3794 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Gizli Kalmy? Bir A?k Hik?yesinin Kapy?n? Konu?malary
Sinan Ayhan

  Sayı: 44 - Nisan / Haziran 2005


Bir duyuruyla başlıyor bu hikâye
Duyuru:

Aşağıdaki metin milattan sonra 11... yılının erken dönem birleşikkaplaryasası- İspanyası’nda o günün şartlarına göre devlet ricalince kanun tarafından düzenlenmiş yaptırımlar gereği suçun doğma sebebine bağlı olarak suçlunun suçundan haberdar olması için suçlu ikâmetgâhının kapısına çakılan bir bildirge örneği… O günün gelenekleri suçun suçlu ağzından beyanını şart koşmakta; bu beyan suçlunun gıyaben bile olsa tutukluluk halini gerektiriyor ve onu ibretlik bir nişan olarak cebren kamunun yüksek alakasına sunmayı kanuni bir yükümlülük kisvesine sokuyordu... Bu kisve, o zamanın arşivleme olanakları göz önünde tutularak bildirgeyle birlikte bildirgenin çakıldığı kapıdan alınan numunenin engizisyon tarafından kişiselleştirildikten ve bir araya getirildikten sonra, dönemin mülki amirince mülki idare kütüphanesinin depolarında diğer yetkin zamanlara bir belge olarak kalmak üzere muhafaza edilmesiyle resmileşiyor ve tarihi kaynaklara bir medeniyet ölçüsü olarak bırakılıyordu.İşbu mevzudan hareketle ilginize sunulan örnekçedeki metin halihazırda sayısız metne ana fikir teşkil edecek şekilde bugün, Birbiriyle Bağlantısız Eşyalar Müzemizde geçmeyen dakikalar boyunca takdirlerinize sunuluyor…
Müze Müdürü
Do minik Val de Romeo

Kapı olma duyumu;
Merkez kaç kuvvetine karşı çıkan bilim kurulu öndeyişiyle…
Ben maunum, yapışkan una benzer… Havada henüz cisimleşmemiş o kapının kolluyum, kolum bir kapı kakmasına geçmiş…
1 no’lu bildirge;
…………………………………………………
…369 no’lu bildirge;
-Başlık: “Amaçsız aşk ilanı” dizgesi
Ben, Astor Valentin… içi boşaltılmış bir limon, nedir: yüzde seğiren bir mimiği böyle çiziyordum bazen, ben Astor yani fazla çekirdeği olmayan kavun sarısı, her yere sızmasını bilirdim ya, bunu kimse bilmezdi. Ben Karmenya’lı Valentin, yani posası çıkmış kabukları derisine yedirmeyi bilen… kimine göre küstah, kimine göre dingin…
Uzun zamandır aşıktım; uzunlu kısalı kibrit çöpleri arasında gibi… maketten bir kentteydim sanki. Uzun zamandır, yani Astor’dan sonra Astor olalı beri aşıktım, kime ve neye aşık olduğumu bilmeden… İnkâr edecek değilim: Uzun zamandır bir aşka düşmüştü gözlerim; gözlerim de faltaşından iriydi; lakin gözlerimden çok beni endişelendiren kafatasımı kaplayan ince lif kümeleriydi; kümeler saman kokulu urganlar kadar cansız, boş bir şatoda dehlizlerin çıkardığı sessizlik uğultusu kadar iç içe geçmeliydi… Bu yüzden içsesimi kısamıyordum bir türlü…
Ben, Astor’u atlayıp geçen Valentin; ne zaman bir kalıba dökülsem, endamım herkese boyama kitaplarından çıkmış gibi gelirdi. Hiç olmadım desem, bu acının dünyayı işgali olurdu; hep vardım desem, kalbi eşyaların arzında ve arşında atanlara haksızlık olurdu bu… Kimliğimden vazgeçersem, bana bir şey olmaz; tek diyeceğim; gün ışıklar altında aşık bir gölgeydim, uzadım uzayabildiğim kadar…
Ben Valentin, Astor’un gölgede kalma hali… Hiçbir fikrim yoktu. Bir göğüs nasıl kalkar iner; bir burnun içinde gezen hava nedir; bronşların karbon kâğıdı acısı nasıl meydana gelir… Benim duruşuma tekâmül derler… Haberim yoktu; dantel göze değdiğinde, görünenin bir büyü tarifi olacağından veya havanın terleyebileceğinden, güneşin kumaştan bir et olacağından…
Ben, parşömende kalmış leke: yani Astor Karmenya Valentin; nice tene bir gönül sızdım, nice aşk iksirinden ilham aldım; ama ne yazık ki sentaksı hiçbir aşk cümlesine uymayan bir Dulsina veya İzabel yahut Plasenta Julyet yüzünden beni gömecek bir gövde bulamadı bu kanun koyucu hazretler…

…………………………………………………
Ve bu hikâye bir kendini hiç duyuramama duygusuyla bitiyor
Ben Astor yani kendini duyuramayan kişi
Kalıbına girebildiğim canlı cansız her bedenden seslenebiliyorum
Kaçtır Valentin’in öteki adı olan, ama anlatacak bir şeyi olmayan kişi
Kendimi duyurmamak için çok saklandım sessizliğim ele verdi beni
Şimdi sırma gözlerimden, sırma ayaklarımdan, kalem yürüyüşümden açığa vuruyorum bütün suretimi
Ben Astor yani kısaca kendini duyuramayan kişi

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : n'importe quoi    
Yorum : ;) je vous salut, mais je suis perdu, pour quoi est-ce que vous evoquez notre curiosite, expliquez vous, s'il te plait...




Ekleyen : n'importe qui    
Yorum : je tire chapeau





 
Arşetip: eşyaların bir en... - Sayı 97
Türkün halelendiği ufuk, ... - Sayı 97
Can feda...... - Sayı 96
İnsanın içindeki Hanifliğ... - Sayı 96
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN

 Manzaraya bakıp, bir şeylerin yanlış gittiğini görmek için pek de büyük bir çaba sarfetmeye gerek yo...

 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Milliyetçilik
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Dergi fuarındaydık
Kardelen IX. uluslararası dergi fuarında
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Milliyetçilik
Dergi fuarındaydık
Aydınlar üzerine


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4501043
 Bugün : 3171
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 439754
 Bugün : 40
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 51
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim