Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3897 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Gizli Kalmy? Bir A?k Hik?yesinin Kapy?n? Konu?malary
Sinan Ayhan

  Sayı: 44 - Nisan / Haziran 2005


Bir duyuruyla başlıyor bu hikâye
Duyuru:

Aşağıdaki metin milattan sonra 11... yılının erken dönem birleşikkaplaryasası- İspanyası’nda o günün şartlarına göre devlet ricalince kanun tarafından düzenlenmiş yaptırımlar gereği suçun doğma sebebine bağlı olarak suçlunun suçundan haberdar olması için suçlu ikâmetgâhının kapısına çakılan bir bildirge örneği… O günün gelenekleri suçun suçlu ağzından beyanını şart koşmakta; bu beyan suçlunun gıyaben bile olsa tutukluluk halini gerektiriyor ve onu ibretlik bir nişan olarak cebren kamunun yüksek alakasına sunmayı kanuni bir yükümlülük kisvesine sokuyordu... Bu kisve, o zamanın arşivleme olanakları göz önünde tutularak bildirgeyle birlikte bildirgenin çakıldığı kapıdan alınan numunenin engizisyon tarafından kişiselleştirildikten ve bir araya getirildikten sonra, dönemin mülki amirince mülki idare kütüphanesinin depolarında diğer yetkin zamanlara bir belge olarak kalmak üzere muhafaza edilmesiyle resmileşiyor ve tarihi kaynaklara bir medeniyet ölçüsü olarak bırakılıyordu.İşbu mevzudan hareketle ilginize sunulan örnekçedeki metin halihazırda sayısız metne ana fikir teşkil edecek şekilde bugün, Birbiriyle Bağlantısız Eşyalar Müzemizde geçmeyen dakikalar boyunca takdirlerinize sunuluyor…
Müze Müdürü
Do minik Val de Romeo

Kapı olma duyumu;
Merkez kaç kuvvetine karşı çıkan bilim kurulu öndeyişiyle…
Ben maunum, yapışkan una benzer… Havada henüz cisimleşmemiş o kapının kolluyum, kolum bir kapı kakmasına geçmiş…
1 no’lu bildirge;
…………………………………………………
…369 no’lu bildirge;
-Başlık: “Amaçsız aşk ilanı” dizgesi
Ben, Astor Valentin… içi boşaltılmış bir limon, nedir: yüzde seğiren bir mimiği böyle çiziyordum bazen, ben Astor yani fazla çekirdeği olmayan kavun sarısı, her yere sızmasını bilirdim ya, bunu kimse bilmezdi. Ben Karmenya’lı Valentin, yani posası çıkmış kabukları derisine yedirmeyi bilen… kimine göre küstah, kimine göre dingin…
Uzun zamandır aşıktım; uzunlu kısalı kibrit çöpleri arasında gibi… maketten bir kentteydim sanki. Uzun zamandır, yani Astor’dan sonra Astor olalı beri aşıktım, kime ve neye aşık olduğumu bilmeden… İnkâr edecek değilim: Uzun zamandır bir aşka düşmüştü gözlerim; gözlerim de faltaşından iriydi; lakin gözlerimden çok beni endişelendiren kafatasımı kaplayan ince lif kümeleriydi; kümeler saman kokulu urganlar kadar cansız, boş bir şatoda dehlizlerin çıkardığı sessizlik uğultusu kadar iç içe geçmeliydi… Bu yüzden içsesimi kısamıyordum bir türlü…
Ben, Astor’u atlayıp geçen Valentin; ne zaman bir kalıba dökülsem, endamım herkese boyama kitaplarından çıkmış gibi gelirdi. Hiç olmadım desem, bu acının dünyayı işgali olurdu; hep vardım desem, kalbi eşyaların arzında ve arşında atanlara haksızlık olurdu bu… Kimliğimden vazgeçersem, bana bir şey olmaz; tek diyeceğim; gün ışıklar altında aşık bir gölgeydim, uzadım uzayabildiğim kadar…
Ben Valentin, Astor’un gölgede kalma hali… Hiçbir fikrim yoktu. Bir göğüs nasıl kalkar iner; bir burnun içinde gezen hava nedir; bronşların karbon kâğıdı acısı nasıl meydana gelir… Benim duruşuma tekâmül derler… Haberim yoktu; dantel göze değdiğinde, görünenin bir büyü tarifi olacağından veya havanın terleyebileceğinden, güneşin kumaştan bir et olacağından…
Ben, parşömende kalmış leke: yani Astor Karmenya Valentin; nice tene bir gönül sızdım, nice aşk iksirinden ilham aldım; ama ne yazık ki sentaksı hiçbir aşk cümlesine uymayan bir Dulsina veya İzabel yahut Plasenta Julyet yüzünden beni gömecek bir gövde bulamadı bu kanun koyucu hazretler…

…………………………………………………
Ve bu hikâye bir kendini hiç duyuramama duygusuyla bitiyor
Ben Astor yani kendini duyuramayan kişi
Kalıbına girebildiğim canlı cansız her bedenden seslenebiliyorum
Kaçtır Valentin’in öteki adı olan, ama anlatacak bir şeyi olmayan kişi
Kendimi duyurmamak için çok saklandım sessizliğim ele verdi beni
Şimdi sırma gözlerimden, sırma ayaklarımdan, kalem yürüyüşümden açığa vuruyorum bütün suretimi
Ben Astor yani kısaca kendini duyuramayan kişi

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : n'importe quoi    
Yorum : ;) je vous salut, mais je suis perdu, pour quoi est-ce que vous evoquez notre curiosite, expliquez vous, s'il te plait...




Ekleyen : n'importe qui    
Yorum : je tire chapeau





 
Yazarlık, Mezarlık veya N... - Sayı 98
Hamletten (internet)e ulv... - Sayı 98
Dijital (Hermeneutik-Yoru... - Sayı 98
İnternet rüya mı, kâbus m... - Sayı 98
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Mevlid
Makine
Tuş üstünde savrulan
Bir başka açıdan yörükler
Bilgelik çağına doğru


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4935000
 Bugün : 2074
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452808
 Bugün : 53
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 85
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim