Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4015 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

HECE ve ARUZUN ?ST?NL??
Nihat Kaçoğlu

  Sayı: 59 - Ocak / Mart 2008

Serbest vezni küçümsemem ama Sefa Koyuncu'nun sözlerine katılıyorum. Sefa Koyuncu, “serbest vezin şiir değildir, şairane nesirdir”' demişti. Edebiyat-ı Cedide ve Servet-i Fünun şairlerinin şiiri mevzun ve mukaffa söz diye tarif ettiğini belirtmişti. Bana ölçüsüz, kafiyesiz şiirin şiir olmayacağını söylemişti.

Gerçekten de serbest vezinle ölçülü vezni yani hece ve aruz vezinlerini karşılaştırdığımızda ölçülü veznin üstünlüğü gün gibi aşikârdır. Bir defa şiirin şiir olabilmesi için ahenk lâzımdır, iç musiki lâzımdır. Bu ahenk ve iç musiki nasıl sağlanacak? Elbette ki heceyle, aruzla ve kafiye ile. Şiir rakseden, oynak bir güzel olmalıdır. Bu güzele ahenk vermek için bazı kurallar şarttır.

Aruz vezni devenin yürüyüşünden veya çamaşır yıkayan kadınların tokmak seslerinden geldi denir. İbn Halil adlı bir dilci tarafından sistematikleştirildiği söylenir. Açık hece ve kapalı hece esaslarına dayanan bu vezin Araplar'dan İranlılar'a, İranlılar'dan da bize geçmiş, Osmanlı şairleri İran şairlerini bile gölgede bırakmıştır. Ziya Paşa terkib-i bendinin 13. kısmında Bağdatlı Ruhî'ye seslenerek:

''meydân-ı suhânda yoğ iken sen gibi bir er
bir şâir-i rûm oldu sana şimdi beraber''

Demiş, kendini onunla mukayese ederek, ''ey Bağdatlı Ruhî şairler meydanında senin gibi yiğit yoktu ama bir Anadolu şairi şimdi sana yetişti''demiştir.

Osmanlı şairleri gerçekten de İran şairlerini zaman zaman geçmişlerdir. Gazelde bir Fuzulî, bir Nedim, bir Bakî; kasidede bir Nef'î, Hafız Şirazî'yle, Muhteşem Kaşanî ile yarışır hale gelmişlerdir. Divan şiiri yabancı edebiyatçıların bile hayranlığını cezbetmiştir. Gibbs, divan şiirlerini İngilizceye çevirmiş ve bir antoloji yazmıştır. Yıllar önce Prof. Dr. İskender Pala'nın “Şairlerin Dilinden” adlı kitabını okurken tanıdığım Verne adlı Fransız'ın bile divan şiirimize âşık olduğunu, 14 yaşında gazeller yazdığını öğrendim ve hayret ettim. Dante'nin, Goethe'nin bile klâsik şiirimizden etkilendiği söylenir. Divan şiiri halktan kopuk diyenler Nedim'i, Vasıf'ı, Keçecizade İzzet Molla'yı okumamıştır sanırım. Nedim'den başlayarak gelişen bir mahallileşme cereyanı vardır ve gazellerde, kasidelerde yer yer halkın yaşayışına ait figürler bulunur. Bazen mizahî bir üslûpta yazılan hicviyeler olmuştur. Şehirleri ve şehrin güzellerini anlatan şehrengizler halktan kopuk bir şiirin mahsulü olur mu? Bir de ebced hesabıyla tarih düşürme sanatı vardır ki divan şiirinde başlı başına bir ekoldür. Divan şairlerine burjuva edebiyatçıları, yüksek zümre şairleri denmesi hep normal karşılanır ama Nef'i'nin Bayram Paşa'yı hicvettiği için boğdurtularak Yedikule zindanından atıldığı nedense hiç anımsanmaz.

Divan şiiri gerçekten yazılması zor, emek isteyen bir şiirdir. Divan şairleri önce Arapça'yı, Farsça'yı, Yunan felsefesini, İslâmî ilimleri, tarih bilgisini öğrenir ve daha sonra şair olurlardı. Kısacası herkes serbest vezinle şiir yazabilir ama herkes aruzla yazamaz.  Anlaşılması ağır bir dille yazılsa da Edirneli Nazmî gibi şairler öz Türkçe ile gazeller yazmışlardır.

Hece vezni aruz veznine göre nisbeten daha kolay, parmak esası ve kafiye örgüsüne dayanan bir vezindir. Halk şairleri arasında tutunmuş, Nedim ve İzzet molla gibi şairlerin bile mahallileşme cereyanları ile koşmalar yazdığı görülmüştür. Aslında halk şairlerinin divan şairlerince küçümsendikleri bir gerçektir. Halk şairleri kaba, köylü, cahil olarak görülmüşlerdir. Hattâ Muallim Naci merhumun bir yazısında kalem şairlerinin takıldığı bir kıraathaneye gelen bir çöğür şairinin nasıl küçümsendiği anlatılır. Ozan saz çalacakken, “burası tavuk pazarı değildir, saz şairleri burada ötemez, git başka yerde öt” diyen bir kalem şuarası erbabı o yazıda beni hayli güldürmüştü. Daha sonra Millî Edebiyatçılar, Beş Hececiler, Yedi Meşaleciler tarafından da daha çağdaş bir formda hece vezinli şiirler kaleme alınmıştır. Bu geleneği şimdi Sefa Koyuncu öncülüğünde yola çıkan Üçüncü Yeni hareketi, şiirde öze dönüş olarak devam ettirmektedir.

Şimdi hecenin ve aruzun serbest şiirden üstün olduğunu size bir örnekle ispatlamaya çalışacağım. Aşağıdaki iki söyleyişe dikkat edin:

Hece vezni:
Bahçede dut iken bilmezdin sazı
Bülbül konar mıydı dalına bazı
Serbest vezin:
Bahçede dutken sazı bilmezdin
Acaba bazen dalına bülbül konar mıydı?

Görüldüğü gibi merhum Âşık Veysel'in bu mısraları ilk örnekte daha başarılı, daha derli toplu ve kulağa daha hoş gelen, ahenkli bir tınıdadır. İkinci örnekte şiir nerdeyse allak bullak olmuştur.

Sefa Koyuncu'nun deyişi ile “şairane nesir”de de başarılı çalışmalar yok değildir. Orhan Veli, Attila İlhan, Nazım Hikmet, Cahit Zarifoğlu gerçekten başarılı sanatçılardır ama bu hece ve aruzun serbest vezne üstün olduğu gerçeğini değiştirmez.

Ahmet Mithat Efendi ve taraftarları ile Servet-i Fünun şairleri arasındaki tartışma bilinir. Ahmet Mithat, Servet-i Fünuncuları dekadanlıkla, Fransız şiirini taklitle suçlamıştı. Özellikle Cenab Şahabeddin'in “Terane-i Mehtap” adlı şiirinde geçen “saat-i semenfam” yani yasemin renkli saatler tamlaması çok tepki çekmiş, çeşitli hücumlara vesile olmuştu. Ama nihayetinde Ahmet Mithat işi tatlıya bağlamış, Tarih gazetesinde “Teslim-i Hakikat” adlı yazısıyla dekadanları beğendiğini söylemişti.

Şu an Üçüncü Yeni şairleri ile serbest vezinciler arasında az da olsa yaşanan ve daha da şiddetlenmesi muhtemel olan kalem kavgasının da bitmesi ve ortak bir gerçekte karar kılınması temennisi ile…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Nihat KAÇOĞLU    04.08.2010
Yorum : Zeynep, olumlu yazı şeklinde yazmışsın da ne oluyor?Biraz açar mısın?




Ekleyen : zeynep    25.09.2009
Yorum : bence bu yazıları olumlu yazı seklınde yazmıssın ve bu yazılar cok güzel yazınılmış.





 
Yıldızlar uyusun... - Sayı 84
Şiire ilişkin nâçizane bi... - Sayı 75
Geçmiş zamana gazel... - Sayı 73
Aşkım edebiyat... - Sayı 70
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (103): Hayat, insana ihsan edilmiş bir emanet... Onu, emanet edenin emir ve rızasına uygun olarak yaşamak için sağlık... Bu mânâda sağlık nedir, nasıl sağlıklı olunur?

Son Eklenen Yorumlardan
 Aliya İzzebegovici Rahmetle Anıyorum. İnancını hić birzaman Kaybetmemiş bir Lider... Ülkesine v... İbrahim Daş

 Tebrikler. Güzel bir anlatım olmuş. ... Emrah

 Muhammed Aliyi izleyen bilir ki, terbiyesi iyi bir müslüman terbiyesi... Muhammed Aliyi izleyen bili... Sinan AYHAN

 Ağzınıza sağlık. Mehmet Akif ve Mahir İzden aldığınız şiir yazıya çok uygun olmuş. ... Ali Eroğlu

 “Siz hiç Malcolm’la konuştunuz mu?” diye sordu.“Ona hiç dokundunuz mu?Size hiç gülümsedi mi?Onu hiç ... Sinan AYHAN


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
ÖLÜMƏ GEDİRƏM
MƏZARLAR DA DANIŞIR
Yumruk ve kafa
Ayak sesleri
Aliya, Allahın arslanı
Aliya, Allahın arslanı
Yumruk ve kafa


Yavuz Sert - Aliya
Yavuz Sert - Bosna okumaları
Ali Erdal - Ayak sesleri
Kadir Bayrak - Bu uzun bir hikâye.....
Kadir Bayrak - "MÜBAREZE" çıktı!
Sinan Ayhan - Aliyanın savunması
Sinan Ayhan - "Kendi kalbini çalan...
Sinan Ayhan - Aliyaya göre zaman v...
Necip Fazıl Kısakürek - Yumruk ve kafa
Dergi Editörü - Teşekkür
Site Editörü - Bosnayı çok seviyoru...
Necdet Uçak - Yolcu
Necdet Uçak - Haksızlık varsa susm...
Necdet Uçak - Doğru ve yalan
Altan Atan - Aliya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
M. Nihat Malkoç - Aliya İzzetbegoviç
Hızır İrfan Önder - Dalgalansın bayrağım...
Ayhan Aslan - Bir yiğit kaldı karl...
Ayhan Aslan - Kampanya
Ayhan Aslan - Balon
Mehmet Balcı - Düşün
Mehmet Balcı - Çok eskiden
Ahmet Çelebi - Bana birşeyler anlat...
Av. Mustafa Büyükgüner - Aliya, Allahın arsla...
Muhsin Hamdi Alkış - İki nehir arası barı...
Halis Arlıoğlu - Nevzuhur müçtehitler...
Halis Arlıoğlu - Dağlar
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Biraz daha beklersem
Murat Yaramaz - 102.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dumlupınar
Murat Yaramaz - Kahraman
Kenan Aydınoğlu - ŞAİR OLMAĞIMA BİR ÖM...
Mehmet Akif Bozkurt - Mazlum kardeşim
Ferhat Nitin - Kırık düşler geçidi
Mehmet izzet Gülenler - Özgürlüğe kaçış
Mevlüt Yavuz - Zamanı değil
İradə AYTEL - Sən mənim ...
İlkin ƏHMƏD - VƏTƏNİN
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - SƏNİN NƏYİ...
Namiq HACIHEYDƏRLİ - ÖLÜMƏ GEDİR'...
Gülşen Ayhan - Tüm klişeleri yıkmak...
Güllər MƏMMƏDQIZI - Oğul
Eyyub MEMMEDOV - MƏZARLAR DA DAN...
Hacer Taner Bulut - Yaşlı tilki urkani
Suleyman Abdulla - Portret
Nəcibə İLKİN - Şairler günü
Mertali Mermer - Gökyüzü ile muhabbet
İlham MİKAYIL - Ala yurdumu
Eldar Nəsib SİBİRYEL - Bağışla
Əziz Musa - QOYMA QOCALMAĞA
Afət VİLƏŞSOY - ANAMDAN İNCİMƏ
İbrahim SƏFƏRLİ - KƏLBƏC'...
Məhəmməd NƏRİMANOĞLU - KƏLBƏC'...
Nemət TAHİR - Yaz yağışı
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaret�i Say�s� Toplam : 6453278
 Bug�n : 3746
 Tekil Ziyaret�i Say�s� Toplam : 486627
 Bug�n : 72
 Tekil Ziyaret�i Say�s� (d�n) Toplam : 122
 102. Say�ya B�rak�lan Yorum Say�s� Toplam : 3
 ï¿½nceki Say�ya B�rak�lan Yorum Say�s� Toplam : 12
Son Güncellenme: 23 Temmuz 2019
Künye | Abonelik | İletişim