Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3746 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.

BEKLİYORUZ!
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 66 - Ekim / Aralık 2010

Kanunî devrinden beri gerçek inkılâbı bekliyoruz.

Gerileme ve çürüme tarihimizin başı, kendisinden evvelki vecd ve aşk devirlerinin hıziyle Türk cemiyetini hükümranlıklar şâhikasına çıkarmış olmasına rağmen Kanunî devrindedir. Bütün zafer ifadesi dışta ve kabukta; ve bütün çürüme başlangıcı içte ve özde…

Kanunî, ilk büyük hatâsını Şeyhülislâmlığı azl-ü nasb makamı yapmakla gösterdi.    

Kanunîden sonra devlete baş olan Sarı Selim ise, hem ruh ve hem madde kadrosunda bütün taarruz ve hattâ müdafaa gücünü kaybetmeye başlayan Türk cemiyetinin hastalığını apaçık ifşa etti.

Ufak tefek iniş ve çıkışları kaydetmeyici tek ve kaba bir hat şeklinde ifade bulmak lâzım gelirse, Sarı Selim’den bugüne kadar boyuna toprak ve nüfus, hayatiyet ve nüfuz, ahlâk ve iman kaybederek gelen gerileme grafiğimizi, baş aşağı muntazam bir çizgi kabul etmekte hata yoktur.

Gerileme tarihimizin muntazam iniş çizgisinde, bu hattı üç yerden kıran ve gerileme seyrini akıllarınca ilerlemeye çevirmek isteyen üç köşe noktası vardır ki, bunlar, Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet inkılâplarıdır.

Ama ki, bu inkılâplardan her biri, inhitat çizgisinin seyrini düzeltmek yerine büsbütün dikleştirmiş ve bu dik çizgi üzerinde, cemiyet aşağılara doğru, bir heyelân şeklinde akmaya başlamıştır.

Cumhuriyet mefhumunun bütün dünyaca kabul edilmiş idare şekil ve prensipine karşı hiç bir düşmanlığımız olmadığını kayıt ve sadece bu devre içindeki ruhî kıymetler paniğini kasdederek belirtelim: Garbın akıl ve marifet seviyesine erişmeyi maymunvarî bir kopya işi sanan Tanzimat ve nihayet âdi bir Mason oyunundan ibaret olan Meşrutiyetten sonra Türk cemiyeti, birdenbire tasfiye tehlikesiyle karşılaşınca, artık hem maddede, hem de ruhta kurtuluş zoru gibi muazzam bir borcu tarihten devralmış bulundu.

Cumhuriyete takaddüm eden millî hareketin misilsiz hamlesiyle birinci borç ödendi; fakat ikinci ve en esaslı borç yerine, bütün ruh plânının kökünden tahrip edilmesiyle de sukutumuz azamî haddine çıkarıldı. Acaba bu hale getirilmek için mi kurtarıldık? İthamımız, bellibaşlı bir ruh ve zihin haletine karşıdır.

 Artık anlayalım ki, Kanunî’den beri beklediğimiz inkılâba en muhtaç olduğumuz dem, bu demdir; ve daima “inkılâp, inkılâp!” diye diye gerçek inkılâp iflâs yoluna sürülmüştür.

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : vicdan    09.12.2010
Yorum : NEcip FAzıl'ın sorduğu "acaba bu hale getirilmek için mi kurtarıldık?" sorusu vicdana muhaliftir. zira soru kendi içerisinde bir yargı barındırıyor. mertçe ifade edemiyor.ima ediyor. yeni ortaya çıkan tarihi vesikalar ışığında biz de şöyle soralım: acaba yeni kurulan Türk devletinin yaşayabilmesi için, kurucularının teşkilatı mahsusa birikimini de nazara alırsanız taklit planında mecburi ve zahiri bir harekete mecbur mu kalındı? İngilizlerle mücadele etmeye ve örneğin hilafet iddiasını bile canlı tutmaya gücümüz yetmedi. Düşününüz ki o tarihte bir tek islam milleti hür değildi. Yahya Kemal'in "galib et ya Rab çünkü bu son ordusudur islamın demesi de boşuna değildi." Yaşananların ne kadarı gerçek ne kadarı varoluş taviziydi bunu anlamak için, şartların olgunlaştığı 1937 yılında Hakimiyeti milliye gazetesindeki beyanatında M.K. Atatürk'ün İsrail in kuruluşuna artık nasıl karşı çıktığına , Hatay meselesini çözümüne, yakın çevresine Frenk taklitçiliğini men edişi ve Türk milleti maymun değildir deyişine, günü gelince tarihte ilk kez mason cemiyetini kapatıp mallarına el koyuşuna bakmak yeter. Cumhuriyet,diyanet,eğitim gibi esasa müteallik olmayan, görüntüye yönelik Gardrop inkılabı denen ınkılabların da bu minvalde değerlendirilmesi ve asıl maksadın taktik olduğu ve büyük stratejinin farklı olduğunu bilmek gerekir. O strateji de esasen Ulu Hakan devrinde çizilmiş dağılma ve yeniden birleşme stratejisidir. özetle, Bütün Osmanlı milletleri kendi milli kimlikleriyle bağımsızlıklarını kurtaracak ve kurulan Cumhuriyete iltihak edeceklerdir. Teşkilatı mahsusa ve onun serdengeçti bir bir ferdi olan Mustafa Kemal Paşa da bu devlet stratejisinin peşinde idi. Gerçeğe bir de bu zaviyeden bakınız. Keşke N.F.K sağ olsa idi de bu delilleri ona da sorabilseydik ve deseydik ki: taktikle stratejiyi ayırdıktan sonra da hala hangi esasa ilişkin inkılablara muhalifsiniz bunu konuşalım..





 
Makine... - Sayı 98
Milliyetçilik... - Sayı 97
İHTİLAL... - Sayı 93
Ulu Hakan Abdülhamîd Han... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
İnternete, kulak versek
Alın teri
Çağın bilinçsiz hareketi: İnternet


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4930095
 Bugün : 1101
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452688
 Bugün : 18
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 138
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim