Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3509 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.

BEKLİYORUZ!
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 66 - Ekim / Aralık 2010

Kanunî devrinden beri gerçek inkılâbı bekliyoruz.

Gerileme ve çürüme tarihimizin başı, kendisinden evvelki vecd ve aşk devirlerinin hıziyle Türk cemiyetini hükümranlıklar şâhikasına çıkarmış olmasına rağmen Kanunî devrindedir. Bütün zafer ifadesi dışta ve kabukta; ve bütün çürüme başlangıcı içte ve özde…

Kanunî, ilk büyük hatâsını Şeyhülislâmlığı azl-ü nasb makamı yapmakla gösterdi.    

Kanunîden sonra devlete baş olan Sarı Selim ise, hem ruh ve hem madde kadrosunda bütün taarruz ve hattâ müdafaa gücünü kaybetmeye başlayan Türk cemiyetinin hastalığını apaçık ifşa etti.

Ufak tefek iniş ve çıkışları kaydetmeyici tek ve kaba bir hat şeklinde ifade bulmak lâzım gelirse, Sarı Selim’den bugüne kadar boyuna toprak ve nüfus, hayatiyet ve nüfuz, ahlâk ve iman kaybederek gelen gerileme grafiğimizi, baş aşağı muntazam bir çizgi kabul etmekte hata yoktur.

Gerileme tarihimizin muntazam iniş çizgisinde, bu hattı üç yerden kıran ve gerileme seyrini akıllarınca ilerlemeye çevirmek isteyen üç köşe noktası vardır ki, bunlar, Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet inkılâplarıdır.

Ama ki, bu inkılâplardan her biri, inhitat çizgisinin seyrini düzeltmek yerine büsbütün dikleştirmiş ve bu dik çizgi üzerinde, cemiyet aşağılara doğru, bir heyelân şeklinde akmaya başlamıştır.

Cumhuriyet mefhumunun bütün dünyaca kabul edilmiş idare şekil ve prensipine karşı hiç bir düşmanlığımız olmadığını kayıt ve sadece bu devre içindeki ruhî kıymetler paniğini kasdederek belirtelim: Garbın akıl ve marifet seviyesine erişmeyi maymunvarî bir kopya işi sanan Tanzimat ve nihayet âdi bir Mason oyunundan ibaret olan Meşrutiyetten sonra Türk cemiyeti, birdenbire tasfiye tehlikesiyle karşılaşınca, artık hem maddede, hem de ruhta kurtuluş zoru gibi muazzam bir borcu tarihten devralmış bulundu.

Cumhuriyete takaddüm eden millî hareketin misilsiz hamlesiyle birinci borç ödendi; fakat ikinci ve en esaslı borç yerine, bütün ruh plânının kökünden tahrip edilmesiyle de sukutumuz azamî haddine çıkarıldı. Acaba bu hale getirilmek için mi kurtarıldık? İthamımız, bellibaşlı bir ruh ve zihin haletine karşıdır.

 Artık anlayalım ki, Kanunî’den beri beklediğimiz inkılâba en muhtaç olduğumuz dem, bu demdir; ve daima “inkılâp, inkılâp!” diye diye gerçek inkılâp iflâs yoluna sürülmüştür.

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : vicdan    09.12.2010
Yorum : NEcip FAzıl'ın sorduğu "acaba bu hale getirilmek için mi kurtarıldık?" sorusu vicdana muhaliftir. zira soru kendi içerisinde bir yargı barındırıyor. mertçe ifade edemiyor.ima ediyor. yeni ortaya çıkan tarihi vesikalar ışığında biz de şöyle soralım: acaba yeni kurulan Türk devletinin yaşayabilmesi için, kurucularının teşkilatı mahsusa birikimini de nazara alırsanız taklit planında mecburi ve zahiri bir harekete mecbur mu kalındı? İngilizlerle mücadele etmeye ve örneğin hilafet iddiasını bile canlı tutmaya gücümüz yetmedi. Düşününüz ki o tarihte bir tek islam milleti hür değildi. Yahya Kemal'in "galib et ya Rab çünkü bu son ordusudur islamın demesi de boşuna değildi." Yaşananların ne kadarı gerçek ne kadarı varoluş taviziydi bunu anlamak için, şartların olgunlaştığı 1937 yılında Hakimiyeti milliye gazetesindeki beyanatında M.K. Atatürk'ün İsrail in kuruluşuna artık nasıl karşı çıktığına , Hatay meselesini çözümüne, yakın çevresine Frenk taklitçiliğini men edişi ve Türk milleti maymun değildir deyişine, günü gelince tarihte ilk kez mason cemiyetini kapatıp mallarına el koyuşuna bakmak yeter. Cumhuriyet,diyanet,eğitim gibi esasa müteallik olmayan, görüntüye yönelik Gardrop inkılabı denen ınkılabların da bu minvalde değerlendirilmesi ve asıl maksadın taktik olduğu ve büyük stratejinin farklı olduğunu bilmek gerekir. O strateji de esasen Ulu Hakan devrinde çizilmiş dağılma ve yeniden birleşme stratejisidir. özetle, Bütün Osmanlı milletleri kendi milli kimlikleriyle bağımsızlıklarını kurtaracak ve kurulan Cumhuriyete iltihak edeceklerdir. Teşkilatı mahsusa ve onun serdengeçti bir bir ferdi olan Mustafa Kemal Paşa da bu devlet stratejisinin peşinde idi. Gerçeğe bir de bu zaviyeden bakınız. Keşke N.F.K sağ olsa idi de bu delilleri ona da sorabilseydik ve deseydik ki: taktikle stratejiyi ayırdıktan sonra da hala hangi esasa ilişkin inkılablara muhalifsiniz bunu konuşalım..





 
İHTİLAL... - Sayı 93
Ulu Hakan Abdülhamîd Han... - Sayı 91
Doğan dünya ve biz... - Sayı 90
Dua... - Sayı 89
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz

 Sevgili Nilgün,Yorumunu okuyunca, koskoca bir tebessüm suratıma geldi yerleşti, kalkmak bilmiyor. Bu... Işın Erenoğlu Üstündağ


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...

Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4125964
 Bugün : 211
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 430275
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 81
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim