Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
 
Ulu Hakan'ı, askerinden öğrendim
Ali Erdal
DP iktidarının ilk yılları... Ortaokulun ikinci sınıfındayım. Daha doğrusu 6 yıllık öğretmen okulunun ikinci sınıfı... Tarih hocamız, hararetli bir II. Abdülhamid düşmanı... Zengin hakaret (repertuvar)ını, aşağı yukarı her ders eksiksiz icra ediyor. Bu da, her yerden daha fazla Abdülhamid sevgisine sahip bir memleketin çocuğuna dokunuyor. Hele bir "Kızıl Sultan" deyişi var... Bir kaşık suda boğsam, öfkemi alamam. Allah'a şükür, resmî görüşün cahil aydınlarının bu Abdülhamid düşmanlığı bana hiç işlemedi. "Hemşehrimiz Abdülhamid"; Bilecik, Söğüt ve çevresinden kurdu Muhafız Alayı'nı... Adına da "Ertuğrul Alayı" dedi. Bu çevreden aldığım kültürle okulların, basının, cahil aydınların, resmî görüşün menfi propagandalarına rağmen ondan nefret etmiyordum, hattâ ona, yakınlık duyuyordum.

Karne tatiline gelince babama sordum:

-Abdülhamid Kızıl Sultan mıydı?

Arızası, ithamın kendisinde sırıtan bu hakaret babamı şaşırttı ve galiba biraz da, belli etmedi ama bana öfkelendi. Babama 'nefes almak çok kötü bir şey midir?" kabilinden bir sual sorduğumu hissediyordum.

-Padişah Kızıl Sultan olur mu?

Dedikten sonra, sualime en doğru cevabı verecek kaynağı söyledi... Köyümüzden Karaoğlanlar'ın Halil Aga! Bunun cevabını hiç şüpheye mahal bırakmayacak şekilde verirmiş. Çünkü o, "Muhafız Alayı"ndanmış. Daha kolay anlaşılacağından emin olarak ekliyor: "Ertuğrul Alayı"... Babamın, ses tonu ve tavrı ile takdirinden ve "muhafız" kelimesinin mânâsını kestirebildiğim için az çok ne olduğunu anladım.

"Ertuğrul Alayı" askerlerinden Halil Aga (Kayacık); sessiz, sakin, o güne kadar hiç konuştuğunu duymadığım, varlığından bile haberdar olmadığım, köyün bize uzak bir köşesinde oturan, camiden eve, evden camiye sessiz bir ihtiyar. Belli çevrelerin resmî görüş haline getirdiği saçma düşüncelerin yılmaz bekçileri olmamız için yetiştirilen bir öğretmen adayının böyle bir ihtiyarla konuşacak neyi olabilirdi? Asıl onların bizim gibi aydınlık, ilerici gençlerden öğrenecekleri çok şey vardı.  »Devamı

Ulu Hakan Abdülhamîd Han
Necip Fazıl Kısakürek
(...) Güttüğüm cemiyet dâvasında tarihî şahsiyetlerden biri dâvama tam uygun, öbürü tam aykırı; biri başlıca dost, öbürü baş düşman, iki kutup seçmek ve bildirdiğim ölçülerle bunların (portre)lerini çizmek, öteden beri dileğim, hattâ borcumdu. Tarih (kriteryum)u mücerret bir görüşün müşahhas dünyasını kabartmalaştıracağına göre, fikirlerime destek bulmak için buna muhtaçtım.
Çeyrek asırdan beri yakasına yapışmış bulunduğum dost, işte: ULU HÂKAN İKİNCİ ABDÜLHAMİD HAN...
Fikir kahramanına ihtiyaç
Dergi Editörü
"Türk fikir hayatında en büyük felâket, hem iman hem küfür cephesinde, dünyayı topyekûn nazar çerçevesi içine alabilecek bir (stratosfer)e yükselememek, nefs ve kâinat muhasebe ve murakabesine yanaşamamak yüzünden olmuştur. (...)
Bugün, Doğuya karşı Batı tasâllutunun binbir âletli hokkabazlığını, Hazret-i Musa'nın elindeki asâ nasıl ejderha olup sihirbazların ipten yılanlarını yuttuysa öylece iptal edecek fikrî bir keramet gücüne ihtiyaç vardır. Yani İmam-ı Gazâlî'nin derinliğine gücünü, genişliğine ve bütün yeryüzünün bütün meseleleri ve marifetleriyle karşılayıcı kudrette bir kahramana ihtiyaç...
Her şeyi anlamak için bir adım da bizden
Site Editörü
En büyük hastalıklarımızdan biri "işi ehline veriniz" emrine muhalif davranmamız. Bu ilâhî emre uygun yaşasaydık, söz gelimi, 15 Temmuz yaşanmazdı. Hatırlayın, bu adamların en çok yaptığı iş, kendilerinden olanları devletin önemli yerlerine getirmek için her yolu mubah görmeleri ve kadrolaşmalarıydı. Nasıl bir kadrolaşma olduğunu hep birlikte gördük.
Efendimiz, henüz bu âyet inzal olmadan önce, işini iyi yaptığı için bir müşrik kılavuzu tutmuştu Medine Hicreti sırasında. Arif olana tek örnek yeter.
Darbe yorumları
Bahadır Kaya

15 Temmuz'da ülkemizde yaşanan darbe girişiminde Türk milleti yeni bir kahramanlık destanı daha yazdı. Dünya böyle bir yiğitliğe, böyle bir cesarete bir kez daha şahit oldu. Tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda, Çanakkale Savaşı'nda olduğu gibiydi. Tanklar, tüfekler karşısında dimdik duran halk geri adım atmadı. Sonuna kadar savaştı ve darbe girişimini püskürttü. Dünyanın bu hainliğe karşı tavrını araştırdık. Kimin hakkını ne kadar verdiğine siz karar verin.

Düşman uyumuyor
Halis Arlıoğlu

“… Dert çok, hemdert yok, düşman kavî, tâlî zebûn.” Konuya Fuzûlî’nin bu çarpıcı ifâdesiyle girmeyi ve olaylara bu zâviyeden bakılmasını istedim… Görüyorsunuz ki düşman uyumuyor. Onun için sâde okumak değil, daha çok okumak ve ilim-irfan sahibi olarak dertli ve sorumlu olmak durumundayız. Bâzen bu özelliklerden mahrum olanlar bile büyük bir sorumluluk duy...

H’algoritma veya Dün...
Sinan Ayhan

Gün bir çıtırtıysa, havadan ne zaman sökülür… Ucu sivri ve küt görüntüler, haznede, birbirine girmiştir… Bir kalem sağa kayar, bir kalem sola; “skopein” çalılar bir şehrin saçları gibidir… Havanın ön yüzünde sabah, arka yüzünde kılçık biçkisi bir gece vardır…  Bu döküm, şehrin üzerinde duran, yine de, bir tören kıyafetidir…

» Devamı

Bir Derviş Sultan Ul...
Mustafa Kınıkoğlu

Devlet-i Âliyye’nin son demlerine damga vurmuş olan hemşehrimiz Sultan II. Abdülhamid Han hakkında okumalar yaparken birçok farklı özelliğine şahit oluyoruz. Hayvanlara olan merakı, marangozluktaki ustalığı, batı müziğine olan muhabbeti bunlardan bazıları. Bu yazıda Sultanımız’ın diğer bir özelliği olan dindarlığını ve ona bağlı olarak tarikatlarla ilişkisini ele almaya çalışacağız.

Biz Bilecikliler II....
Mustafa Turan

“Sultan Hamid devri, tarihimizin ne kadar girift bir safhasını teşkil ederse, onun şahsiyeti etrafında ileri sürülen görüşler de o derece birbirine aykırı, hissi ve maksatlı olmuştur…” Tarihe açtığımız pencereden Cumhuriyetin gerisine doğru baktığımızda, II. Meşrutiyet ve İttihat yönetimini, bir yaprak daha çevirdiğimizde de II. Abdülhamid’in kendine özgü mutlak yönetimini, bazılarının ifadesiyle...

Deveci Mustafa Bey v...
Celal Devecioğlu

Zaman 1900’lü yılların başı… Nisan 1877’de başlayan “93 Harbi”nden sonra harpte olmamış Osmanlı Devleti rahat yıllar yaşamakta. Bilecik’te Türk, Rum, Ermeni, Yahudi ve diğer unsurlar iyi geçinmekte, herkes işinde gücünde çalışmakta olduğu bir sırada rahmetli babam 22 yaşında ve Mekke Posta Müdürü olan eniştesi Hacı Mustafa Bey’in Bilecik’teki otel, han ve arazilerini işletmekte iken...


Son Eklenen Yorumlardan
 Teşekkürler... Ali Çelik

 Çok duygulu bir hayat hikayesi ... Ahmet Güney

 Kardelende yayınlanmış şiirlerim ve dahası Ortadoğuda Sabah ismi ile kitaplaştı ve Kuzgun kitaptan ç... Mehmet

 Kardelende yayınlanmış şiirlerim ve dahası Ortadoğuda Sabah ismi ile kitaplaştı ve Kuzgun kitaptan ç... Mehmet

 Kardelende yayınlanmış şiirlerim ve dahası Ortadoğuda Sabah ismi ile kitaplaştı ve Kuzgun kitaptan ç... Mehmet


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Dağ olsam
Ulu Hakan’ı, askerinden öğrendim
Zaman ve mekân üstü biricik rejime hasre
Ulu Hakan Abdülhamîd Han
Âhenk Üstüne
Istırap
Düşman uyumuyor
Yavuz Sert - Annelerimiz 12 Hz. M...
Ali Erdal - Ulu Hakan’ı, askerin...
Ali Erdal - Bir gelinlik kaldı
Sinan Ayhan - H’algoritma veya Dün...
Necip Fazıl Kısakürek - Ulu Hakan Abdülhamîd...
Mustafa Kınıkoğlu - Bir Derviş Sultan Ul...
Fatma Pekşen - Kadriye
Dergi Editörü - Fikir kahramanına ih...
Site Editörü - Her şeyi anlamak içi...
Mehmet Hasret - Makas Değiştirerek M...
Necdet Uçak - ŞANLI KADIRGALAR (TÜ...
Necdet Uçak - YOK MU?
Necdet Uçak - YAŞIYORUM BU DÜNYÂDA
Altan Atan - Sokağın dini
Hızır İrfan Önder - Âhenk Üstüne
Hızır İrfan Önder - Üçlemeler
Mehmet Balcı - Trabzon’um
Mustafa Turan - Biz Bilecikliler II....
İktibas - Turgut Özal’ın Abdül...
Gelecek sayı konusu -
İğneci - İğneliyorum
Av. Kadir Bayrak - Cennetmekân Hemşehri...
Vural Gündüz - Öğretmenin anı defte...
Av. Mustafa Büyükgüner - Zaman ve mekân üstü ...
Muhsin Hamdi Alkış - Abdülhamîd Han’dan a...
Muhammed İsa Öztürk - Dağ olsam
Kubilay Ertekin - Sorumsuz ve dertsiz ...
Halis Arlıoğlu - Huzuru Risâlete arzu...
Halis Arlıoğlu - Istırap
Halis Arlıoğlu - Düşman uyumuyor
Büşra Doğramacı - YAŞAM TİYATROSU
Bahadır Kaya - 91.Sayı Medya Sepeti
Bahadır Kaya - Darbe yorumları
Kürsü Kainatın Efendisi -
Murat Yaramaz - 91.Sayı Mizah Köşesi
Murat Yaramaz - Değişim
Murat Yaramaz - BÖLÜCÜ
Murat Yaramaz - KITLIK
Işın Erenoğlu Üstündağ - Yüce Çınar
Alkışlıyorum -
Celal Devecioğlu - Deveci Mustafa Bey v...
Ekrem Esad Altan - Üzüldüğümüze üzüleli...
Eliağa Kürçaylı - Azerbaycan
Süleyman Rüstem - Dilime deyme Tebrizi...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 2495080
 Bugün : 1443
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 384832
 Bugün : 53
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 107
 91. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
Son Güncellenme: 2 Şubat 2017
Künye | Abonelik | İletişim