Bir memlekette öğrenciler paydostan sonra; zindandan kurtulan mahkûm sevinciyle çığlık çığlığa okuldan kaçıyorsa… Asil atın süvarisini sevmeyince huysuzluk etmesi gibi öğrenci de; okula, öğretmene, eğitim sistemine karşı bir mesaj veriyor…'Okulu, bir an önce kurtulunması gereken bir yer olarak görüyorum!’ diyor. Farkında olunmuyor ki, sebebi araştırılıp giderilsin…
Bir memleketin okulunda öğrenci arasında çalışkanlar kınanıyor ve onlara “inek” deniyorsa… Bu; okula, öğretmene, eğitim sistemine karşı 'senin öğretmek istediklerinden ancak geçerli not alacak kadarını bilmek yeter' demektir. O bile gerekmez ama ne yaparsın geçerli notu almak lâzım… (10) üzerinden not verildiği dönemlerin meşhur öğrenci değerlendirmesi, “(4,5) neyine yetmiyor” değil midir? Geçer not (5) olduğu halde, (5) neyine yetmiyor denmiyor. “(4,5) aldım mı, daha ne isterim?”…
Bunu basit bir talebe psikolojisi zannetmek ne büyük gaflet… Öyle bile olsa, sebebi araştırılıp, tedbirini almak gerekmez mi? Şu da bizi bu değerlendirmeden daha fazla düşündürmelidir… “Birinci” olmanın mükâfaatını gören var mı hayatta?..
Öğrenci; ailesine ve öğretmenlerine karşı hiç fütur getirmeden “en iyi ders, boş derstir” diyorsa…
Kıraat Kitabı Necip Fazıl Kısakürek
“Uludağ yüksektir” derken Uludağ’ı ilk defa keşfetmiş gibi eşekçe bir emniyet içinde abuk sabuk lâf ederler:
–Dünya çapında şairimiz yok, romancımız yok, mütefekkirimiz yok; bestekârımız, (aktör)ümüz, mimarımız yok!..
Evet yok; zira 7 yaşındaki çocuğa okutmak için kendi çapımızda bir kıraat kitabımız yok…
(Mark Orel)in çizmesinde bir çivi eksik olsaymış, Roma medeniyet bütünü tam olmazmış… Öyle!..
Beklentimiz Dergi Editörü
“Her yıldızla her yıldız arası yollar ve yönler kadar çok ve dolaşık… Dünya yolları ve yönlerinden…”
Ne güzel cümle… Ne güzel tespit… Üstad Necip Fazıl'ın Çöle İnen Nur isimli eserinin ithaf bölümünden…
Kafamı meşgul eden bir mesele oldu mu aklıma geliverir bu satırlar.
Derin Mesele Site Editörü
Ülkemizde, sevenleri tarafından “baba” olarak adlandırılan bir ses sanatçısının söylediği arabesk şarkı geldi aklıma, Kardelen'in yeni sayı konusu “Eğitim Meselemiz” olarak belirlendiğinde...
“Bu benim meselem, derin mesele...”
Eğitim konusu Cumhuriyet tarihinin üzerinde en çok uğraşılan meselelerinden biri. Böyle olması bir bakıma da normal…
Yer ve gök yasaları: "Müslümanlık değerleri" üzerinde birleşmek Sinan Ayhan Kudret
Ne ki bizdedir, bizdir… Kudretin cüzü bizdedir… Göz, bir bakıma zamanın hazine sandığı… Görüntüler ondadır; anıların içtiği akisler ondadır; çark, dişli, pergel ayaklarından kaçan keskin bakış, ondadır… Aynaya bakacak yüzü olmayansa, soyguncu gibi… Çünkü aynaya bakamamak, aynanın derisini soymuş olmakla bir olsa gerek…
…
Eğitimde Çıkış Noktası Ayşe Sena Ünsal
Geçmişten günümüze eğitim sistemimiz öyle ilginç yorumlarla karşılaştı ki; bugün ne söylesek az kalır. Eğitim sistemini düzeltmek için gösterilen her çaba batmakta olan geminin daha da su almasına neden oldu. Her yeni adım eğitim kurumlarımızın biraz daha çöküntü içine girmesini hızlandırdı. Objektif olarak bakacak olursak; okullarda verilen eğitime, aile birliğimize acaba milletin ve devletin ayakta durması için gereken bilgi ve ahlâkı genç nesillere verebiliyor muyuz?
28 Şubat ve sonrası Hidayet Diler
28 Şubat 1997, Türk siyasî tarihinin “post modern darbe” olarak adlandırdığı olayın adıdır. En büyük darbeyi de, inanan ve inandığı gibi yaşamaya gayret eden insanlara vurduğu bilinen bir gerçektir. En önemli düşmanı, halkın teveccühünü büyük ölçüde artırdığı Türkiye birincileri çıkarmaya başladığı görülen İmam Hatip Liseleri idi. Bir taraftan katsayı değişikliği ile İmam Hatip Liselerine, İlâhiyat Fakültesinden başka alternatif bırakılmamış, diğer taraftan kız öğrencilerin başörtülü olarak üniversitede okumaları engellenmiştir.
Mistik bir dağcılık hikâyesi- DAĞIN MECZUPLARI Mücahit KOCA
... Mart/1987 Mevlâna ve Mesnevî üzerine okumalarımda önüme bir açıldı sayfa: Orada, Kur’ân’a atıf yaparak Davud Peygamber’e üstünlük verildiği, lütfedildiği, dağlara Hazreti Davud ile Allah’ı tenzih etmelerinin, kuşlara da onlara uymalarının emredildiği, demirin ise yumuşatıldığı bildirilmektedir.
Tırmanış öncesi şehirden çıkarken nedense herkes susmuştu. Aklıma Dağcı Nasuh Mahrukî geldi. O; “Dağcılık bir özgürlük duygusudur,” derken sanki dağdaki şu halimizi anlatıyordu. Dağda bir başka oluyor insan.
Kara Madde - Kara Enerji Türkay Biliyor
Galaksiler normalde, merkezlerindeki dev karadeliklere rağmen, barındırdıkları yıldızları birarada tutacak kütle çekime sahip değildir. Galaksilerin bir arada kalmalarını sağlayan karanlık maddedir. Karanlık madde herşeyin içinden geçer ve evrenin iskeleti gibidir. Işık karanlık madde içinden geçerken kırılma gerçekleşir. Bu kırılma ışığın suda kırılmasına benzer. Kütle çekimsel mercekleme özelliği denilen yöntemle, karanlık maddenin evren boşluğundaki yerleri tespit edilir.
Dindar nesil Turgay Ertem
“Âsım'ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek
İşte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek.” (M. Akif ERSOY)
Âsım'ın nesli, büyük şairin özlemini duyduğu bir nesildi. Değerli şairimiz, aslında Âsım'ın çocuklarını değil, milletimizin geleceğinde olmasını arzuladığı nesli tarif ediyordu. Mehmet Akif Ersoy, Safahat isimli başucu eserinde nasıl bir nesil, nasıl bir toplum, nasıl bir dünya istediğini, özelliklerini ve ilkelerini anlatır.
Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar. Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor. İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi? Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?