Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
Aliya
Yavuz Sert

"Bizi toprağa gömmeye çalıştılar; fakat tohum olduğumuzu bilmiyorlardı."

Üslûp kelimesinin kökeni, Arapça’da yol, rota, yön anlamlarına gelen bir kelimeymiş. Bu kelimenin Türkçemizdeki karşılığına “tutulan yol” diyebiliriz. Kelimeler, kökleri itibari ile çoğu zaman bizlere bir şeyler anlatırlar. Bahsi geçen kelime de bize âdetâ diyor ki: Bir amaca doğru giderken usûlünüz, yönteminiz doğru olmalı, amacınızın doğru olması yetmez, gidilen yol da doğru olmalı.

Devamı iıin tıklayın
Bosna okumaları
Yavuz Sert

Kelime-i Tevhid iki kısımdan oluşur. Birinci kısım olan “Lâ ilâhe” kendisinden sonra gelecek hüküm için ortam hazırlar. Bunu hazırlarken oldukça vurucu bir cümle kurar: “İlâh yoktur!”. Gözleri dört açtırıp muhâtabı dinlemeye sevk edecek bu vurucu cümleden sonra hüküm gelir: “Ancak Allah”.

Bu edebî usül Arapça’ya özgü, önemli şeyler söylemek için kullanılan bir kalıp. Önce olumsuz cümle kurularak sonradan gelecek hüküm için zemin hazırlanır, sonra hüküm verilir.

“Kitap okumayın” cümlesi de ilk duyulduğunda, olur mu öyle şey, diyerek mukabele edilebilecek olumsuz bir söz. Ancak sonrasında gelen hüküm ile cümle anlam kazanıyor: “Kitap okumayın, konu okuyun”

Bu söz, ilk duyduğumda da mantıklı gelmişti bana ancak şimdi daha iyi idrak ettim ki doğru bir söz. Kardelen’in sayı konuları için “konu” okuduğumdan beri okumaların daha verimli olduğunu hakkel yakîn görmeye başladım.

Devamı iıin tıklayın
Ayak sesleri
Ali Erdal

Demir sert, pamuk yumuşak, sünger esnek... Bitkide başka lezzet ve gıda; meyvada başka, sebzede başka... Ette ayrı. Sütte ayrı fayda ve tat... Kavak gökleri ve yücelikleri işaret ediyor, ayrık yere yayılmış; bu tezata rağmen ‘bitki’ diye bir türün içinde beraberler; ancak uzmanın bileceği kim bilir kaçıncı alt kümelerde ayrı ayrı yer alıyorlar. Gözle göremeyeceğimiz canlılar da, filden büyük yaratıklar da ‘hayvan’ kümesi içindeler... Sıvı, katı, gaz maddeler… Canlı cansız her varlık, kendine mahsus özelliklere sahip. Say say bitmez... Beş duyu dışındakiler de cabası… Yaratılış özellikleriyle her varlık, disiplin altında... Fıtrat… Her varlık, Yaratıcı’nın tasarrufunda... İlim, varlıkları bu farklılıklar ve benzerlikler sayesinde inceleyip, tasnif ediyor. Sayısız çeşitte tasnif… Aslında varlığın şahsında, yaratılış inceleniyor, tasnif ediliyor. Hangi varlıktan, nasıl faydalanabileceğini (eşyaya, yani her şeye hâkimiyeti) böylece öğreniyor insan... Yani Allah’ın sınıf sınıf yaratması sayesinde. Yaratılışı, dolayısıyla Yaratıcıyı tefekkür ediyor insan. Farkında olsa da, olmasa da… Allah’a inanmadığını söyleyen bile... Yaratıcı, yarattıkları üzerine dikkatimizi çekerek, kendisini düşündürüyor.

Devamı iıin tıklayın
Bu uzun bir hikâye...
Kadir Bayrak

Geçen yıl bir ara, şehir ağır top ateşi altındayken aklıma bir şey geldi. (…) şehir merkezine doğru bir yürüyüş yapmak istediğimi söyledim. Şehir, o günlerde, patlamalardan dolayı tam bir sarsıntı yaşıyordu. Yerde yatan bir kadın aniden haykırdı: “Başkanım, korkmuyor musunuz?” “Elbette korkuyorum” dedim. “Ben de normal bir insanım ve ben de korkarım” (…) O kadın bana “Başkanım, peki neden yürüyorsunuz?” diye sorduğunda ona “Yürümek için nedenlerim var, bu uzun bir hikâye” diye cevap verdim. (Konuşmalar, Aliya İzzetbegoviç, 11. Basım)

Devamı iıin tıklayın
"MÜBAREZE" çıktı!
Kadir Bayrak

Eski Türk filimlerinde sıkça rastladığımız bir sahne vardır; bir tarafında koltuğunun altına sıkıştırdığı gazeteler, diğer elinde matbaadan yeni çıkmış bir nüsha, küçük ve sevimli çocuk Arnavut kaldırımında koşuyor… Bir yandan da bağırıyor… Yazıyor, yazıyor… Müthiş hadise!.. Falan haber gazetenizde yayınlandı…

Şimdi biz de o çocuğun neşesiyle bir büyük haberi vermek için sesleniyoruz… Yazıyor, yazıyor, Ali Erdal Hocamızın yeni kitabı çıktı. Yazıyor, yazıyor, “Mübareze” kitapçılarda…

Devamı iıin tıklayın
Aliyanın savunması
Sinan Ayhan

Bir gün Hz. Ebu Bekir (ra) kendine hakaret eden birine belli bir müddet sabrettikten sonra cevap verince, Hz. Peygamber Efendimiz (sav) buyurdular:  “Ya Ebu B…, sen susarken seni melekler savunuyordu…” Hakîkatte mutlak bir doğrunun savunulmaya ihtiyacı yoktur. Dolayısıyla burada biz Aliya’ya bir savunma yazmaktan ziyade, O’nun şahsında belki, olmuş bitmişlerin üzerinden, Müslüman terbiyesinde tefekkür etmiş oluyoruz…

Devamı iıin tıklayın
"Kendi kalbini çalan" adam için bir afrika türküsü
Sinan Ayhan

“…Bir taş at. Bir taş daha at. Bir şiir ateşle. Bir yumruk yükselt. Sesini yükselt. Bir çocuk yetiştir…”

Malcolm X

Afrika’da insanın acı harcı olan bir ses var… O seste, Bilâlî çocukların buğday başağına yaslı, içli yalnızlıkları var… Talan edilmişliğin ıssızlık mevsimi, terk edilmişliğin lânetli nârası ve o zulme karşı koymamış olmanın hakkı var… Bir başına bırakılmışların, toza, toprağa bırakılmış olmanın genetik mirası var…

Devamı iıin tıklayın
Aliyaya göre zaman ve iman
Sinan Ayhan

Bilge Kral, eser sahibi devlet adamı Aliya bir kitabının sonunda şöyle bir incelik fikretmiş: “Bir adamın büyüklüğü, ‘kendisine zamana karşı değer biçen bir ruh’ta yatar.” Cümle, çeviriden kaynaklanan arızalar yüzünden, anlaşılması zor hale geliyor, lâkin farklı ifadesinden, bir hikmeti kast ettiği hissediliyor… Burada, “zamana karşı ruhun üstünlüğü, ruhun zaman üstü olmasından dolayı mıdır” gibi bir düşünce mi ifade edilmek isteniyor… Batılı bir düşünce adamının “Ölüm ile boy ölçüşecek hayat, neredesin…” deyişindeki gibi, zamana yenilmeyen bir duruş, karşılık mı kast ediliyor… Zamanın ötesinde bir vakarla elde edilen bir ruh veya ruhun temsil ettiği zaman üstü bir vakar…

Devamı iıin tıklayın
Yumruk ve kafa
Necip Fazıl Kısakürek

Boksör Muhammed Ali (Clay)'in yumruğundaki kuvvet İslâm mütefekkirinin kafasında da tecelli ettiği anda her şey kurtulmuştur. O yumruk ki, bütün kuvvetini Allahtan ve dinden bilir; kendisine denk bir kafayla birleştiği ân, Batılının kırılan çenesine karşılık beynini ezmek imtiyazına da erecek ve ruhlardaki o korkunç küçüklük ukdesi kalkacaktır.

O zaman, bilmem kaçıncı (raund)tan sonra, kan içinde bıraktığı hasma:

−Söyle bakalım benim adım ne?

Diye tekrarlayıp duran Mehmet Ali'ye eş, İslâm mütefekkiri, altüst edeceği Batı tefekkür sistemine karşı haykıracaktır:

Devamı iıin tıklayın
Teşekkür
Dergi Editörü

“Dünya Bizim” isimli internet sitesinde, Mustafa Uçurum Bey tarafından kaleme alınan 09 Eylül 2019 tarih ve “Eylül 2019 dergilerine genel bir bakış-2” başlıklı yazıda, Kardelen’in 101.sayısıyla ilgili şu satırlar yer aldı:

101. sayısına ulaştı Kardelen dergisi. “Birinin eksiği öbüründe gizli iki dünya; doğu ve batı” konusunu işliyor dergi. Önemli yazılar var bu konu ile ilgili. Kardelen dergisi ele aldığı konuların hakkını veriyor. Derinlemesine tahlil yazıları çıkıyor karşımıza. Bu bir dergi için artı bir değer. 100. sayısını geride bırakan bir dergi için elbette yüz akı olacak çalışmalar bunlar.

Devamı iıin tıklayın
Bosnayı çok seviyoruz
Site Editörü

Bosna’ya iki kez gitmek nasip oldu. Saraybosna’ya ilk indiğimizde elbette ilk durağımız Başçarşı ve civarıydı. Gazi Hüsrev Paşa Camisi’nin etrafına konuşlanmış çarşıyı ve civarını birkaç saatte dolaştık. Âdetâ bir İstanbul Suriçi mahallesinde gibiydik. Her köşe başında bir Osmanlı eseri vardı; cami, tekke, çeşme… Hattâ içimden geçirmeden edemedim, ecdadımız sağolsun bu toprakları fethetmişler ve böyle güzel eserler yapmışlar. Ama kuruluş şehri Bilecik’te bir tane böyle eser olmaz mı?

Devamı iıin tıklayın
Aliya
Altan Atan

“Bad-el harab-ül Basra”

Aliya dostumdur, belki senin de öyle. Dostlar kaybedilmez ama bir süreliğine gider. O süre hiç bitmeyecek gibi gelir sana da, dünya başına yıkılır, suspus olur ve dayanamaz sen de çeker gidersin bir yerlere. Habeşli Bilâl hazretlerinin Efendimizin (sav) gidişinden sonra Medine’yi terk ettiği gibi. Bir gün rüyasında “beni hiç özlemedin mi Bilâl” dedikten sonra mecburen Medine’ye bir süreliğine döner ve okuduğu ezanla halkı coşturarak bir deli heyecanla sokaklara döktürür. Herkes Resulullah geri döndü zannettik der.

Devamı iıin tıklayın
Kardelenden haberler-102
Kardelen Dergisi

23. Toplantı Konya’da Yapıldı

Derginin yayın periyoduna uygun olarak yapılan Kardelen toplantılarıının 23.sü Altan Atan’ın ev sahipliğinde 13 Temmuz günü Konya’da yapıldı.

Ali Erdal toplantının başında yaptığı konuşmada; “23. toplantı… Bu kadar zamandır bizleri bir araya getiren Allah’a hamd olsun. İnsanlar evlerini terk ediyorlar, sıkıntılara giriyorlar, ceplerinden, zamanlarından harcıyorlar, evlerini tahsis ediyorlar burada bir araya geliyorlar. Bizi bu şekilde bir araya getiren Allah’a hamd olsun. Sadece Bilecik’te değil, İstanbul’da Eyüp Sultan’da, Ankara’da Bağlum’da, şimdi de Konya’da büyüklerin huzurunda… Allah’ın selâmı ve rahmeti, Resul’ün (sav) şefaati ve büyüklerin himmeti bizimle olsun…” dedi.

Devamı iıin tıklayın
Aliya, Allahın arslanı
Av. Mustafa Büyükgüner

“Bana yeniden hayat önerilseydi, reddederdim. Ancak, yeniden doğmak zorunda kalsaydım, kendi hayatımı seçerdim.”

Aliya

 

Birinci Dünya Savaşı’nın hem kazanan hem de kaybeden topraklarda henüz etkilerini kaybetmediği, Orta Avrupa’dan Arap Yarımadası’na kadar bütün topraklarda yeni devletlerin kurulmaya başlandığı zamanlarda; bizim için her hangi bir tarih olan ancak içerisinden çıktığı millet için, belki de bir asırlık kaderlerini ellerine teslim edecekleri 1925 yılının 8 Ağustos günü; bugünkü Bosna Hersek’in Samac isimli yerleşiminde bir bebek dünyaya geldi.

Devamı iıin tıklayın
İki nehir arası barış pınarları
Muhsin Hamdi Alkış

Mezopotamya kelimesi iki nehir arası illeri anlamına gelir. Çoğunlukla iki nehir arası Fırat ve Dicle olarak belirtilse de Batı’nın bilinçaltını şekillendiren Judeo Hristiyan öğreti ve İsrail için bu iki nehir Nil ve Fırattır.

Bu satırların yazıldığı sırada şanlı ordumuz Suriye’nin kuzeyine Barış Pınarları adında bir askerî operasyon başlatmıştı. Operasyonun amacı terör koridorunun ve terör devletinin kurulmasına engel olmak, güvenli bir bölge oluşturmak ve bölgeden göç ettirilmiş Suriye vatandaşlarının ülkelerine salimen geri dönmesinin sağlanması olarak belirtmişti.

Devamı iıin tıklayın
Nevzuhur müçtehitler, mürşitler (!)
Halis Arlıoğlu

Son yıllarda gerçek Müslümanları rahatsız ve dilhûn eden, Ehli sünnete ve hadîs-i şeriflere muhâlif, muârız olan, içimizden çıkıp bizden görünen ve halkın arasına fitne-fesat sokanlarda çok garip haller görülmekte. Müslüman (!) tesmiye edilen o tür ekran gülü bir kısım din adamlarının (!) İHL kökenli, anlı-şanlı, diplomalı kimselerin hiç yoktan “Mealci” kesilip, dînî konuları kendi tasarruflarında gören bir takım müçtehit taslakları “din tahripçileri” ve bezirgânlar türemiştir. İyi de; hac, kurban, bayram, cuma ve vakit namazlarının nasıl edâ edilip ne zaman kılınacağı ve kaç rekat olduğu, nelerin, ne kadar okunacağı hadîs-i şerifler ve peygamberimizin (sa) hayâtından fıkıh ve (ilmihal) kitaplarından başka hangi meallerde vardır?

Devamı iıin tıklayın
102.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz

REHBERİMİZİ BİLELİM

Aliya İzzetbegoviç’e dediler ki:

―Düşmanlarımız ellerin fırsat geçince bizleri katlettiler, kadınlarımıza tecavüz ettiler. İhtiyar, kadın, çocuk demeden öldürdüler. Şimdi bizim elimize fırsat geçti. Biz de onları öldürelim.

Aliya çok veciz bir cevap verdi:

Devamı iıin tıklayın
Özgürlüğe kaçış
Mehmet izzet Gülenler

“Hayat,  inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur.”

Aliya İzzet Begoviç

 

Aliya... ‘Özgürlüğe Kaçışım Zindandan Notlar’ kitabı sayesinde tanışmıştım, Aliya ile... O benim büyüğüm, atam, canım ciğerim oldu… Onunla; o güzel asil büyük kalple tanıştığım andan itibaren...

Devamı iıin tıklayın
Tüm klişeleri yıkmak, tüm afişleri yırtmak
Gülşen Ayhan

“Hiçbir kinim yok; yalnızca elem duyuyorum...”

(Bilge Kral?

 

Gözlerimi seslere yaslıyorum. O yalın ayaklı yalnızlıklarla kulağıma doluşan seslere.. Baktıkça kırılgan bir kalbin yere dökülüşünü duyuyorum. Kırılarak dökülen bir kalbin ateşli hastalığıdır avuçlarımdaki.. Elime kim baksa şimdilerde yok bir şeyim deyip mahremime sahip çıkıyorum.

Devamı iıin tıklayın
Yaşlı tilki urkani
Hacer Taner Bulut

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Eski zamanların birinde Urkani adında, yaşlı ve çalışkan bir tilki varmış.

Urkani’nin güzel, yeşil bir bahçesi, tahtadan küçük bir kulübesi varmış. Günlerini bahçesinde sebze yetiştirerek geçirirmiş.

Onun öyle pek arkadaşı da yokmuş hani. Onun işi gücü çalışmak, çalışmak, çalışmakmış.

Devamı iıin tıklayın

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (104): Çin, birkaç müspet tarafına rağmen, işkence tarzıyle anıldı. "Çin işkencesi" deyimini duymayan yoktur her halde.
Türk, kasti bir menfiliğe düşmeden, dünya üzerinde adaletli, kuvvetli ve mazlumlara şefkatli bir şahsiyet olarak bilindi. Türk'e bakıp da onun yanında olmasını istemeyen yok.
Doğu Türkistan'daki zulüm. Türk'ün kardeşlik ve kültür birliğine yapılan bu zulmün benzerleriyle birlikte neticeleri.
Türk, bu "Çin zulmü"nü hak sesiyle duyurmalı ve durdurmalıdır.


Son Eklenen Yorumlardan
 Maşallah başarıların devamını dilerim... Ali

 Men 90- larin son ilinde dogulmuwam 90- larin lezzetin cixara bilmemiwem😂😂😂&... Esiiii

 Bence mantıklı, peygamberimizin karnına taş bağlamasını hep fakir olduğundan açlık hissetmemek için ... Anka

 Aliya İzzebegovici Rahmetle Anıyorum. İnancını hić birzaman Kaybetmemiş bir Lider... Ülkesine v... İbrahim Daş

 Tebrikler. Güzel bir anlatım olmuş. ... Emrah


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
ÖLÜMƏ GEDİRƏM
Yumruk ve kafa
Ayak sesleri
Aliyanın savunması
Aliya, Allahın arslanı
Aliya, Allahın arslanı
Yumruk ve kafa
Apar məni doxsanlara
Can Azerbaycan
Tıp Literatüründe Bir İlk: Şişmanlık Has


Yavuz Sert - Aliya
Yavuz Sert - Bosna okumaları
Ali Erdal - Ayak sesleri
Kadir Bayrak - Bu uzun bir hikâye.....
Kadir Bayrak - "MÜBAREZE" çıktı!
Sinan Ayhan - Aliyanın savunması
Sinan Ayhan - "Kendi kalbini çalan...
Sinan Ayhan - Aliyaya göre zaman v...
Necip Fazıl Kısakürek - Yumruk ve kafa
Dergi Editörü - Teşekkür
Site Editörü - Bosnayı çok seviyoru...
Necdet Uçak - Yolcu
Necdet Uçak - Haksızlık varsa susm...
Necdet Uçak - Doğru ve yalan
Altan Atan - Aliya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
M. Nihat Malkoç - Aliya İzzetbegoviç
Hızır İrfan Önder - Dalgalansın bayrağım...
Ayhan Aslan - Bir yiğit kaldı karl...
Ayhan Aslan - Kampanya
Ayhan Aslan - Balon
Mehmet Balcı - Düşün
Mehmet Balcı - Çok eskiden
Ahmet Çelebi - Bana birşeyler anlat...
Av. Mustafa Büyükgüner - Aliya, Allahın arsla...
Muhsin Hamdi Alkış - İki nehir arası barı...
Halis Arlıoğlu - Nevzuhur müçtehitler...
Halis Arlıoğlu - Dağlar
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Biraz daha beklersem
Murat Yaramaz - 102.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dumlupınar
Murat Yaramaz - Kahraman
Kenan Aydınoğlu - ŞAİR OLMAĞIMA BİR ÖM...
Mehmet Akif Bozkurt - Mazlum kardeşim
Ferhat Nitin - Kırık düşler geçidi
Mehmet izzet Gülenler - Özgürlüğe kaçış
Mevlüt Yavuz - Zamanı değil
İradə AYTEL - Sən mənim ...
İlkin ƏHMƏD - VƏTƏNİN
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - SƏNİN NƏYİ...
Namiq HACIHEYDƏRLİ - ÖLÜMƏ GEDİR'...
Gülşen Ayhan - Tüm klişeleri yıkmak...
Güllər MƏMMƏDQIZI - Oğul
Eyyub MEMMEDOV - MƏZARLAR DA DAN...
Hacer Taner Bulut - Yaşlı tilki urkani
Suleyman Abdulla - Portret
Nəcibə İLKİN - Şairler günü
Mertali Mermer - Gökyüzü ile muhabbet
İlham MİKAYIL - Ala yurdumu
Eldar Nəsib SİBİRYEL - Bağışla
Əziz Musa - QOYMA QOCALMAĞA
Afət VİLƏŞSOY - ANAMDAN İNCİMƏ
İbrahim SƏFƏRLİ - KƏLBƏC'...
Məhəmməd NƏRİMANOĞLU - KƏLBƏC'...
Nemət TAHİR - Yaz yağışı
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 6761233
 Bugün : 1244
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 497179
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 92
 102. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
Son Güncellenme: 23 Temmuz 2019

Künye | Abonelik | İletişim