Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
Türk dilini dert edinenler
Yavuz Sert

Ülkemizin gündemi malum... Güney sınırımız hiçbir zaman sakinleşmedi, terör belasının yanına Suriye ve Irak’taki gelişmeler eklendi, bir tanesi yetmiyormuş gibi yeni terör örgütleri başımıza bela oldu, ekonomimizde yaşanan düzensizlikler derken 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı.

Böyle bir gündem içinde güzel Türkçemizin gündeme gelmemesini neredeyse normal karşılayacağım. Ancak böyle olmamalı. Yukarıda saydığımız maddeler nasıl millî güvenliğimiz için, millî varlığımız için çok önemli ise dilimiz de öyle. Dil demek millet demek.

Devamı için tıklayın
Annelerimiz-15 - Hz.Meymûne Binti Hâris
Yavuz Sert

Efendimiz'in Benî Mustalik gazvesinde nikâhladığı hanımının asıl ismi Berre idi. Berre saliha hanım, temiz, dürüst, cömert, itaatkâr gibi anlamlara gelir. Efendimiz, Berre'nin kendini çok öven bir isim olduğunu söyleyip validemize sevimli, miniminnacık gibi bir mânâsı olan Cevriye veya Cüveyriye ismini vermiştir. Asıl adı Berre olan diğer bir validemiz daha vardır. O da Meymûne binti Hâris hazretleridir. Efendimiz O'nun da adını değiştirip Meymûne yapmıştır.

Devamı için tıklayın
Türkçenin serencamı
Ali Erdal

DİLDE DEVRİM OLMAZ!

Gerçeği, –acı veya tatlı– lâboratuvar kesinliği ile tespit… Zafere giden yolda ilk adım!.. Tarihi kahramanlıklarla ve kahramanlarla dolu bir millete, nefsi pohpohlayan lâfların büyüsüyle mayışmak ve tehlike karşısında devekuşu olmak değil, gerçeği cesaretle gören ve çare arayan fikirlere itibar eden aslan olmak yakışır. Hele dil hususunda… Zorbalar bile ona kuvvetle diş geçirilemeyeceğini bilir. Nitekim… Ne iktidar hırsıyle erkek çocukları katleden cani, ne peygamberi ateşe atacak kadar gözükara ahmak dili değiştirmeye kalktı. Ne bütün yolların kendisine çıktığı Roma’da, ne gurur nümunesi Pers’te böyle bir şey görüldü. Başta Fransız İhtilâli olmak üzere, hiçbir mevcut düzeni ve sistemi yıkma hareketi, dilde devrim yapmaya kalkışmadı. Dünyaya kızıl bayrağı devrimlerle dikmek isteyen Komünizm de, nefsin bencilliğini sistemleştiren Kapitalizm de dille uğraşmadı. Kısa bir süre Faşizm buna kalkıştı, ancak abesi gördü ve imkânsızlığı anlayıp vaz geçti. Başka milletleri ve dillerini tahribi iş edinen “kasap” lâkaplı Stalin; Rusça söz konusu olunca, “Dilde devrim olmaz! Çarlığa hizmet eden dil, şimdi bizim âletimiz” dedi. Dille oynanmaz; cümle yapısına, ses zevkine ve kanunlarına tâbî olunur… Tabiî bir anlaşma ve ifade sistemi olduğu için sunilik kabul etmez. Milletin fikir seviyesinin hem sebebi, hem sonucu... Hususiyetlerine uygun eserlerle dil de gelişir, geliştirilir; millet de...

Devamı için tıklayın
Hangi Türkçe?
Kadir Bayrak

Oğlum Ahmet, 9 yaşında… İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi…

Onun yaşındayken oynadığım oyunların hiçbiri ilgisini çekmiyor. Futbol dâhil… Misket, gazoz kapağı, kibrit kutusu kartonunun bizim çocukluğumuzda ne ifade ettiğinin onun için bir önemi yok. Keza pul, eski para, sakızlardan çıkan araba resimleri koleksiyonlarımın da…

Futbol da ilgisini çekmiyor dedim ya onu özellikle izah etmem gerek. Televizyonda izlediğimiz Beşiktaş maçlarında, nadiren de olsa benim heyecanıma ortak olmak adına “baba, hangisi bizim takım?” sorusuna ne kadar içerlediğimin bile farkında değil. 

Devamı için tıklayın
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalarını keşif atlası denemesi
Sinan Ayhan

-Kanaatime göre, Türkçe, tekâmül ufku olan bir dil; belki derin düşünme aracı olarak zayıf kalmış; ama derin düşünceyi ifade etmek açısından geliştirilmeye müsait bir dil... Çünkü bir karakteri var; çünkü bir “gramer”i var; ölçüleri, prensipleri, baskın değerleri var... Çünkü Türkçe; her ne şart altında olursa olsun, karakteriyle günümüze kadar gelmiş ve bugüne kalabilmiş...

Meselâ, “özne-tümleç-yüklem” dizilimi Türkçe'nin bir karakteri... Türkçe'nin kelime türetmede sondan ekli bir dil olması, onun bir karakteri... Türkçe deyimler, Türkçe atasözleri bahsedilen karakterin ortaya konmuş hali...

Devamı için tıklayın
Ses bayrağımız dilimiz
Fatma Pekşen

Bir milletin ses bayrağı dilidir. Bu bayrak, bebeğin kulağına ezan okunduktan sonra, anaların mübarek ağızlarıyla göndere çekilmeye başlanır. Bu ses kimi zaman ilâhidir, kimi zaman marştır, kimi zaman da türküdür. Eğer analar evlâtlarının kulaklarına bu tınıyı vermezlerse, başka milletler kendi tınılarını öğretmekte gecikmezler.

Çok şükür sözlü kültürümüz çok güçlü. Çocuk için ninniyle başlayıp masalla devam eden, maniyle türküyle çeşitlenen sözlü kültür, okulla birlikte yazılı kültür haline dönüşmekte. 

Devamı için tıklayın
Aranan kan
Dergi Editörü

PEYGAMBER

Sende insan ve toplum, sende temel ve bina;

Ne getirdin, götürdün, bildirdinse âmennâ!...

Şu hayatta kendisine uyduğunuzda hata ihtimali olmayan tek örnekliğimiz var; Gaye İnsan ve Ufuk Peygamber (sav)…

Sayı konusu olarak ilân ettiğimiz, her geçen gün aslından uzaklaştığından endişe ettiğimiz dil ve Türkçe mevzuunda da mı? Evet, hiç şüphesiz…

Yakın bir zamanda, önemli bir seçim arifesinde, o an üstlendiğimiz vazife gereği bir konuşma yapmamız icap etmişti. O güne kadar benzer toplantılarla kıyaslandığında pek görülmemiş bir kalabalık, iğne atsan yere düşmeyecek cinsten… Herkes bu yeni gelenin ne diyeceğine bakıyor. Dedim ki, siz şimdi benden yeni bir seçim çalışması taktiği mi bekliyorsunuz, o zaman bu salondaki herkes evine gidince tozlu raflardan bir siyer kitabı indirsin. Çok değil her akşam on sayfa okusun ve bir sonraki gün sahaya inince o okuduklarını hayatına tatbik etsin. Görün bakın kısa zamanda ne faydalar sağlayacak… Sözümüz karşıya ne kadar intikal etti, tavsiyemiz ne kadar kabul gördü Allah bilir. Hâlâ aynı fikirdeyim, bir gün olacaksak, yolun, O’nun (sav) izinden geçtiğinden eminim.

Devamı için tıklayın
Ana dilimiz Türkçe
Site Editörü

“Ana dil” ne güzel isim… Teknik olarak, “kendisinden yeni lehçeler ve diller türeyen dil” olarak tanımlansa da, başındaki “ana” sözcüğü “dile” hakettiği değeri katan, çok anlamlı bir önek. Efendimiz’in “Cennet annelerin ayakları altındadır” sözü de aklımda olarak söylüyorum bunları.

Bir kimsenin ana dili, o kimsenin kimliğidir. Dağlarca’nın dediği gibi, dilimiz bizim ses bayrağımız. Nasıl bayrağımız, marşımız millet olduğumuzun bir “şiarı” ise dilimiz de öyle. Bugün Türkler’in yaşadıkları yerler dendiğinde, Türkçe’nin konuşulduğu yerler kastedilir. Eğer bir yerde soy olarak Türkler var ancak bu topluluk dillerini unutmuşlarsa bu durum sadece dillerini unuttular diye nitelenmez, “Türklüklerini” kaybetmişler diye nitelenir.

Devamı için tıklayın

Acıyorum

Çocuk, elbette büyüme safhaları geçirecek; lâkin şu yaşta şu "sendromu" geçirebilir; bu yaşta bu "krize" yakalanabilir endişeleriyle, kollayayım derken ahmaklaştırılmamalı... Acaba Türkçemiz; bir taraftan yabancı kelime istilâsıyla, diğer taraftan uyduruk kelimeler baskısıyla, büyüme imkânından çıkarılıp, ahmaklık zeminine yol açan bir hale mi sokuluyor... Dili bozmak yoluyla, beyni ütülenmiş bir toplum mu meydana getirilmek isteniyor...

 

Devamı için tıklayın
Topyekûn ölçü
Necip Fazıl

Dilimize, kılık ve tabiiyet değiştirerek girmiş ecnebi kelimelerin, hem kılığını ve hem de tabiiyetini bir an bırakmaksızın lisan vatanımızı işgal altında tutan ecnebi kelimeler hakkındaki ölçümüzü, oldukça geniş misaller kadrosunda belirttik.

Bu ölçüyü tekrarlayalım:

Dilimize, kılık ve tabiiyet değiştirerek girmiş, yani hançere dehamıza uymuş ve öz kaynağı ile alâkasını kesmiş her ecnebi kelimenin, aslî maddesi kime ait olursa olsun, o kelime, öz, halis, saf Türkçedir.

Devamı için tıklayın
İllet
Necip Fazıl

İki illetimiz oldu: Biri, yabancı dillerden, son derece doğru ve haklı olarak aldığımız kelimeleri, millî hançeremize tatbik etmek ve kendi sarf ve nahivlerinden ayırmaktan başka vazifemiz olmadığını şuurlaştıramamak… Öbürü de, bir zamanlar Arap ve Fars kelimelerine karşı olduğu gibi, hattâ onlara karşı olduğundan daha fazla, Fransızca kelimeleri bir Fransız’dan daha sadakatle temsil ettirici bir şahsiyet esirliğine, bir müstemleke gönüllüğüne, bir maymun seviyesine düşmek…

Devamı için tıklayın
Kanun
Necip Fazıl

Kanun; hakikatin kanunu beş maddeliktir.

1-Dilimiz hakiki Türkçedir. Hakikî Türkçe, yani annemiz, çocuğumuz veya kardeşimizin bildiği ve konuştuğu, bütün yapma ve uydurma pilânlar dışındaki öz dil…

2–Bu dili kullanırken, hakikî, istikraî ve itiyadî Türk sarf ve nahvine ve hançere dehasına tam bir sadakat…

Devamı için tıklayın
Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner

1709 yılında Ruslarla İsveçliler arasında yapılan Poltova Muharebesi, insanlık tarihi açısından önemsiz bir savaş olabilir. Ancak belki de adını ilk defa duyduğunuz bu savaşta Ruslara esir düşen bir subay insanlık için büyük, biz Türkler için ise çok daha büyük bir keşfe imza atmıştı.

Strahlenberg ismindeki bu İsveçli subay esaret yıllarını Sibirya ovalarında geçirmiş, 13 sene yaşadığı Rus topraklarında kendisine verilen özel izin sayesinde, nebatatçı Daniel Gottlieb Messerschmidt’e refakatçi olarak Rus topraklarında serbestçe gezinmişti.

Devamı için tıklayın
Tabelâlarda Türkçe kullanma kampanyası
M. Nihat Malkoç

Dünyada bizim kadar diline sırt çeviren ve ihanet eden başka bir millet görülmemiştir. Bunun yansımalarını, adım attığınız her yerde görebilirsiniz. Kendi kendine yeten, hattâ başka dillere de çok sayıda kelime veren Türkçe, öz evlâtlarının elinde sırtından hançerleniyor. Bunu yapanlar da sözde çağdaşlık kılıfıyla işledikleri her türlü haltı güzel gösterme gayreti içerisine giriyorlar. Basiretleri iyice körelen bu insanlar, yanlış yolda olduklarını bir türlü kabul etmiyorlar. 

Devamı için tıklayın
Hangi hücremde saklı ölüm
Hızır İrfan Önder

sessiz sedasız gittin ey yâr

bir yanık lekesi bırakarak yüreğimde!

 

gözlerimi yumar yummaz

gece sızıyor düşlerimden!

Devamı için tıklayın
Dilinizi eşek arası soksun
İsimsiz

Kardelen'in Temmuz/Eylül 2002 tarihli 34. sayından: 

AB’ye girme konusunun en hamaratlısı M. Yılmaz bakın ne diyor: “Ne Avrupa hayranlığıyle, ne körü körüne Avrupa düşmanlığıyle alâkamız yoktur.” (05.06.2002, Atv-19.30)

(Ne… ne…) bağlacı ile kurulan cümlelerin yüklemi müspet olur. Ama sonuçta, dilimizin bir güzelliği olarak, cümle bütününde olumsuz bir mânâ ifade edilir. Buna göre yukardaki cümlenin doğru söyleyişi şöyledir:

“Ne Avrupa hayranlığıyle, ne körü körüne Avrupa düşmanlığıyle alâkamız vardır.”

Devamı için tıklayın
Dil üzerine söylenen sözler
İsimsiz

Bir millete yapılacak en büyük fenalık, onun diliyle oynamaktır. (Göte)

●Bir milletin diliyle oynamak, onun hayatiyle oynamaktır. (Necip Fazıl)

●Dil bozulursa kelimeler düşünceleri anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılmazsa, işler hakkıyla yapılmaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve düzen bozulur. Töre ve düzen bozulursa, adalet olmaz. Adalet olmayınca, şaşıran halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. Bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir. (Konfüçyüs)

Devamı için tıklayın
Necip Fazıl
İktibas

İki illetimiz oldu: Biri, yabancı dillerden, son derece doğru ve haklı olarak aldığımız kelimeleri, millî hançeremize tatbik etmek ve kendi sarf ve nahivlerinden ayırmaktan başka vazifemiz olmadığını şuurlaştıramamak… Öbürü de, bir zamanlar Arap ve Fars kelimelerine karşı olduğu gibi, hattâ onlara karşı olduğundan daha fazla, Fransızca kelimeleri bir Fransızdan daha sadakatle temsil ettirici bir şahsiyet esirliğine, bir müstemleke gönüllüğüne, bir maymun seviyesine düşmek… (NFK, Dil ve Edebiyat)

Devamı için tıklayın
Müslümanın ilk vasfı
Kubilay Ertekin

Evet  Müslüman’ın ilk vasfı; İman, amel ve mücâhade, yâni  CİHATTIR. Genelde ve özelde Müslümanların en öncelikli görevi budur ve bu olmalıdır. Cihat rûhunu ayakta tutmayan ve ona önem vermeyen toplulukların sonunun ne olduğu, günümüzde ve çevremizde çok acı ve elem verici bir şekilde yaşanmakta ve görülmektedir. O yüzden gerçek Müslümanlar olarak içte ve dıştaki ihânet çevrelerinin saldırı ve tuzaklarını dikkate alıp aslâ rehâvete kapılmadan 15 Temmuz şanlı olayını zinde ve ayakta tutmak zorundayız. Ne hazindir ki son yıllarda bu özelliklerin yitirildiği, veya en azından önemsenmediği bir dönemi yaşamaktayız. Belki çok iddialı bir ifâde gibi gelebilir ama gerçek bu merkezdedir. 

Devamı için tıklayın
"Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu

Biliyorsunuz, bu vatanın hâin, lâin ve cânileri cezâevinden mahkemeye gelirken içlerinden birinin habis göğsünde İngiliz kâfirine hizmet ettiğini anlatan ve onların lisânınca “HERO” (kahraman) (!) yazılı bir tişört vardı. Bu alçaklık ve şerefsizliğin pek çok mânâları var ama en belli başlı olanlarından birkaç tânesini saymak istiyorum.

1-“Biz burada cezâevinde değil, en lüks hilton otellerinde yaşar gibi yaşıyoruz ve kimse bize” gözünüz üzerinde kaşınız var” diye sormuyor...

Devamı için tıklayın
94.sayı medya sepeti
Bahadır Kaya

Gazali analizinde Gülen kültü

Gazali İslam toplumunun en bunalımlı entelektüel dönemlerinde yaşamış. İsmaililer, Karmatiler ve daha farklı batıni hareketlerin saldırgan dalgaları bütün Müslüman coğrafyanın düşünce dünyasını sarsmıştır. Ayrıca dışardan gelen Hint ve Mezopotamya agnostisizmi ile Yunan felsefesi de ortalığı toz duman içinde bırakmıştır. İslama yönelen çok yönlü fikri taarruzlar karşısında Gazali büyük bir kelami ve tasavvufi entelektüel mücadele içine girmiştir. Bu çerçevede kitaplar yazmış ve risaleler neşretmiştir.

Devamı için tıklayın
Eşek arısı ve kemâlat
Er Tuğrul

Sokakta yabancı dilde konuşulunca, kendini güvende hissedemediğinden dert yanar, bizim hanım. Hakikaten öyle değil midir? Yabancı ülkeye gidince insan belki de en çok bunun eksiğini hisseder. Dilin duygu dünyamız için önemini, birbirimizi anlayamayınca hissederiz. Hele bir de duygularımızı anlatamıyorsak veya bizi anlayan yoksa…

Üç kişiye acınır sözündeki, “cahillerin arasında kalan âlime…” aslında aynı dilden konuşmayanlar değil midir? Âlim duygu ve düşüncelerini kelimelerle rahatlıkla anlatabilen ve bu konuda derinliğe ulaşmış kişidir.

Devamı için tıklayın
94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz

FIKRA

NESİL ve DİL

Matematik dersinde öğretmen üçgenin alanını, çocuklara şu şekilde anlatır:

–Bir üç kenarlının alanı; yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür.

Çocuk bunu öğrenir. Akşam babası sorar:

–Bugün ne öğrendiniz?

–Matematik dersinde, bir üç kenarlının alanını hesaplamasını öğrendik babacığım.

–Peki, nasıl öğrendiniz?

–Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür.

–Yavrum, yanlış öğretmişler size. Doğrusu şöyle: Bir üçgenin alanı; tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir.

O anda, gazete okuyan dede, dayanamaz söze karışır:

–İkisi de yanlış! Doğrusu: Bir müsellesin mesâha-i sathiyyesi; kâidesiyle irtifâının hâsıl-ı darbının nısfına müsâvidir.

 

Devamı için tıklayın

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...

 Bir yazar için en değerli anlardan biri, "Anlaşıldığı An" olmalı...Yazılan bir yarımın, okuyucularıy... Işın Erenoğlu Üstündağ


Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3588532
 Bugün : 863
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 415468
 Bugün : 23
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 99
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017

Künye | Abonelik | İletişim