Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
Röportaj - Bir Müslümanın Allah Teâlâ nezdinde makbuliyet kesbetmesi, Efendimiz’e olan ittibâsına bağlıdır
Yavuz Sert

Hem konusu hem sayısı itibari ile özel olmayı hakeden 99. sayımız için röportaj yapmayı arzuladığımız isimlerin başında Doç. Dr. Ebubekir Sifil Hocamız geliyordu. Her dakikasını hizmet için harcayan hocamız çok değerli vakitlerini bizlere ayırmayı kabul etti ve kendisi ile hem Esmâü’l Hüsna temelinde Allah tasavvurumuzu hem de Ehl-i Sünnet itikadımızı konuştuk.

Devamı için tıklayın
"Tek"
Ali Erdal

İnsan; “TEK”in ne olduğu, mahiyeti ve hakikati üzerine; tek çift gibi günlük afakî söylemlerin fevkinde düşünmeli...

Bir elma... Tabakta tek bir elma... Sayısız varlık ve nimetler ummanında minicik bir zerre... Sayısız elma ağaçlarından birinin; sarı, kırmızı veya yeşil renkteki meyvelerinden her hangi biri… Tek bir elma dememiz, şu anda söz konusu edilen elma mânâsına... Yoksa o tek değil. Zaten emsal olarak ele alınabilmesi; ikinci, üçüncü ve ilânihaye benzerleri olduğunu gösteriyor. Üstelik en az bir benzeri olan bile tek olamazken; renk, gıda, tat, koku, fayda, kabuk, çekirdek vesaire yönlerinden hemcinslerinin dışındaki varlıklara da benziyor… Aynı faydalara sahip olanlar… Onun gibi tatlı veya ekşi olanlar… Aynı rengi taşıyanlar… 'Çekirdekli meyveler familyasından’ olanlar... Vitamin ortaklığı vesaire... Hâsılı tabaktaki o bir elma, sayılamayacak “çok” içinde, hattâ çoklar içinde sıradan bir “bir”...

Nasrettin Hoca’nın, bir üzüm tanesini gösterip salkımdaki diğer taneleri işaret ederek, ‘hepsi böyle’ demesi gibi her varlık “bir”… Ama hiçbir varlık “tek” değil... Varlık?.. Var edilmiş, yaratılmış. Her yaratılanın çeşitli yönlerden aynısı var. Bir şeyin tek olabilmesi için, görme işitme gibi bütün canlılara has ortak vasıflarda bile hem farklı hem üstün olması lâzım… 

Devamı için tıklayın
Veliler ordusundan
Kadir Bayrak

“Yok”tuk… Bizi, “var” etti…

Yazıyı burada, şu ilki tek, diğeri üç kelimeden ibaret iki kısa cümleyi kaleme aldıktan sonra bitirsem diye düşünmedim değil. Meramımı anlattım nasılsa, daha ne yazılır, ne yazılabilir, ne söylenebilir ki… Haydi, şimdi gücün yetiyorsa tefekkür et; yokluğu, varlığı, yaratılışı ve O’nu… İçimizden birini rehber olarak göndermese, O’na (sav) kitap indirmese, O’nun yol arkadaşları (ra) ve dostlarıyla yolumuzu aydınlatmasa nice olurdu halimiz…

Devamı için tıklayın
Malcolm bir kere "Allah" derse...
Sinan Ayhan

Malcolm bir kere "Allah" derse, onun bir dâvâsı olur... O dâvânın sarsılmaz bir ahlâkı...

Malcolm bilir ki, Allah'ın her şeye gücü yeter ve o dâvâda sonsuz kuvvet sahibi olan Allah'a yalnızca sığınılır...

Şair ne demiş..? "Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur..." (NFK)

Malcolm bilir ki; aradığımız, yalnızca O... Bilmek istediğimiz ve yine bilemediğimiz yalnızca O... Her nefeste, bir sırrın içine gömülüp sonra meydan yerine döküldüğümüz sır O'nun...

Devamı için tıklayın
"Göklerle temasa geçmek"
Sinan Ayhan

Merhamet nerede? Merhamet, ne kulakta, ne yüzde; ne gözde, ne ağızda ve dilde; ne tende, ne dokunuşta; ne de herhangi bir ifadede... Ne acı ki merhamet, hiç bir yerde...

Kuluçka makinelerinden çıkma yumurtalar gibi her duygusunu bir seriye bağlayan ve kopya haller içinde seciyesini yivsiz plâk haline getiren insanda ne seviye kaldı ki merhamet bir ölçü olarak kalsın...

Devamı için tıklayın
Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan

Nefes mi, buğday mı... Himmet mi, buğday mı...

Bir yol ayrımı gibi sual, hangi yoldan gidilmeli... Lakin bu soruda her halükârda şifa var... Çünkü bu doğu seciyesinin malı bir soru...

Batıda ise bu neviden sorular, “varlık ve yokluk” arasına sıkıştırılır; karanlık bir tema üzerinden sürüklenip, şifa bulmaz bir ifadeyle yokluğa bağlanır...

Devamı için tıklayın
Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek

Mutlak müessir diye işaretlediğimiz, mutlak kudretin sahibi MUTLAK ZAT... Mutlak Zat, vücud olmanın, sayıya girmesi muhal olmanın, mutlak keyfiyet ve yegânelik anlamiyle BİR’dir.

Oluşun, olmanın gereği BİR... Kemmiyeti yakan ve zatiyle kalan nâmütenâhi BİR...

İmam-ı âzam “Fıkh-ı Ekber” isimli eserinde, bu BİR’i akıl hamlesinin son mecaliyle, BİR üstü BİR mânâsına sayı dışı “şiddetle bir” diye tarif eder.

Şah-ı Nakşibend’in “mutlak tevhid mümkün değildir” diyerek anlaşılmasını akıl dışı kabûl ettiği, her şeyi silici, sayıları berhevâ edici ve yalnız kendisi kalıcı BİR...

Miraçta, “Sidretü’l-münteha - nihayetteki ağaç” noktasında, artık daha ileriye geçemeyeceğini, geçecek olursa kanatlarının yanacağını ve ötesine ancak aşkla geçilebileceğini söyleyen, akılda son mertebe Cebrâil, mutlak tevhidin eriyip silinmekten ibaret olduğunu işaretlemiştir.

Böyleyken iman ve itikad ile mükellef akla düşen borç, kendisinin kuşatılmışlığını ve mahpusluğunu düşünüp hiçbir işe yaramayacağına hükmetmek yerine, aksine, İlâhî bahş olarak pek büyük bir nimet olduğunu takdir etmek, fakat asıl kuşatıcı ve sınırlayıcı Zat önünde yükseldikçe küçük kalacağı şuurunu tutmak... Allah’ı, ortaksız, benzersiz, eşsiz, misalsiz ve misilsiz BİR kabûl etmek...

Devamı için tıklayın
İtikad ve İman
Necip Fazıl Kısakürek

“Allah’a inandım de ve dosdoğru yürü!”... Hadis meâli...

İtikad, mücerret inanma keyfiyeti... İnsanoğlunun perdelerini açmak üzere geldiği kâinatta, ulvî mânâlar ve üstün gerçekler manzumesini doğrulama ve benimseme şuuru... İman ise, bu manzûmenin merkezî mânâ noktasına bağlanma duygusu...

Devamı için tıklayın
"O"
Mustafa Kınıkoğlu

Şüphesiz ki, Efendimiz varlık âleminin “Ekmel’i”. En çok kemâle ermiş demek bile yakışıksız, sanki ikinci bir kişi ile karşılaştırma yapılabilirmiş gibi... Yegâne kemâl sahibi… Böyle olmasaydı bizler için “güzel bir örnek - üsvetu’n hasene” olur muydu? Bir kişinin herkese örnek olması için örnek olunacak her konuda en önde olması gerekir.

Efendimiz’in özelliklerinden biri de beliğ olmasıydı. Az sözle çok şeyler anlatan biriydi Efendimiz. 

Devamı için tıklayın
Allaha inanıyoruz!
Dergi Editörü

Kardelen, 1993 yılında yayınlanan 3. Sayısında gönüldaşlara şöyle seslenmiş: “Bab-ı Âli’de ‘üç sayı çıkartabilen’ yaşar görüşü var. Fakat Kardelen’in –ve Kardelenler’in- yaşayacağını anlamak için böyle bir delil aramak anlamsız. Çünkü onların ölmesi demek, millet ruhunun tamamen ölmesi demektir ki, bunu çok uğraşmalara rağmen başaramadılar.”

Nisan-Haziran 2002 tarihli 33. Sayısında da şunu demiş: “Dile kolay 33 sayı… Şimdi sigaramızdan derin bir nefes alıp burada duralım. 33… Hayatın olağan akışı içinde 32’den sonra gelir, sıra ona geldi, işte biz de o sayıyı size sunuyoruz demek mi gerekir? Evet, belki böyle de söylenebilir. Kaldı ki onun bir önceki ve bir sonraki sayıdan ne farkı olabilir? Olur, hem de bal gibi olur. 33’e herkes dikkat etsin. O; kendinden öncekileri kol kol, ilmek ilmek bağlayan ve kendinden sonrakilere yol veren tılsımlı sayı. Bir tespihteki boncuk adedi midir, bize bunları söyleten yoksa nefeslerine muhtaç olduğumuz, hiçbir sıfatın kendilerini anlatamayacağı büyüklerin keyfiyete asla ama kemmiyete sığan sayıları mı? Biri veya öbürü, hatta her ikisi de, ne farkeder. İş, 33’ün perdelediği sırra yaklaşmakta, gerisi yalan.”

Devamı için tıklayın
Doksan dokuzun bereketi ile
Site Editörü

Dostoyevski, yeraltından “gerçek, hastalıktır” diye seslendiğinde “gerçek” ile mutlak bir şuuru mu kastediyordu acaba? Belki de “gerçek” kelimesini hakikat olarak çevirmek lazımdı. Ama ya hastalık… Hakikatin sınırlarına yaklaştığı yerden hakikat ona hastalık gibi mi gözüktü dersiniz?

Hastalık, ilgili varlığın normalde içinde olmaması gereken bir durumda olduğunu gösterir. Ateşimiz normal koşullarda otuz yedi derece olmalıdır, bunun altında veya üstünde olduğunda ise normalin dışına çıkmış oluruz, hastayızdır. Normal durumda belirli bir uzaklık ve yakınlıktaki varlıkları görebilmemiz, belirli bir frekans aralığını duymamız beklenir, bu sınırların dışındaysak yani normalin aksi bir durum varsa hastayızdır. Hatta normalden çok daha iyi görüp, duyuyorsak da bir gariplik vardır.

Devamı için tıklayın
Deliller
Muhsin Hamdi Alkış

Malûmunuz, bu sayıda dergimizin mevzuu Esma’ül Hüsna. Allah (C.C),  kevnî ve tekvinî âyetlerinde bunlardan bir kısmını bize bildiriyor. Kevnî ve tekvinî âyetler nedir? Bu hususta bu satırların yazarı fakir söz söylemeye kalem oynatmaya kendini ehil ve mezun görmediğinden çokça kaynaklardan nakillerle fikrimizi ifadeye gayret edeceğiz.

Devamı için tıklayın
İbâdetsiz inanç düşmanlarının "Türkçe ezan" saplantısı
Kubilay Ertekin

Bâzı yargı kurumlarına çöreklenmiş olan bir kısım ideolojik zihniyetteki kliklerin sırf mevcut iktidâra gıcıklık olsun diyerek, millî irâde hazımsızlığının çarpıcı bir örneğini teşkil eden ve devlete-millete rağmen, modası çoktân geçmiş bulunan kafatasçı bir zihniyetin eseri olan “Andımız”ın (!) serbest bırakılmasının hemen akabinde, bozguncu ve bu milletin manevî değerlerine düşman birisi, şöyle bir dilek ve temennide bulunuyor.

Devamı için tıklayın
Vefa
Halis Arlıoğlu

O, İstanbul’da bir semtin veya bir içeceğin adı değildir. Lügatta VEFÂ; “Sözünü yerine getirme, ahdinde durma, borcunu ödeme, en önemlisi ise; sevgi-dostluk ve bağlılıkta sebât etmek” Yâni, bizi biz yapan bu özelliklere vefâsızlık ve nankörlük yapmamaktır. (Büyük Türkçe sözlük sh.1114)

Devamı için tıklayın
Fehrarengiz şeyler
Ferhat Nitin

Yerden asılı bir göğün üzerinden diplere bir yolculuğa.

Yakın bir geçmişe bezenen kırıklıklar

Ve ne unutulmaz yaralar

Aksa da yeryüzüne umuttan damlacıklar

Doldurmazdı sancıyan yıkık bir yüreği.

Devamı için tıklayın
Yunus Emre
Hakan Karahan

(3-Bu cemiyetin mâverâ humması Yunus Emre’de…)

Üstad Necip Fazıl’ın bu cemiyeti yoğuran ve temsil eden fikir adamlarını saydığı sözünden hareketle cemiyetimizin önemli şahsiyetlerini kaleme almaya devam ediyoruz. Bu sayıda, bu cemiyetin “mâverâ humması”nın aranması gereken Yunus Emre’yi kaleme almaya çalışacağız.

Devamı için tıklayın

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. İyi akşamlar. Anna yurdumuz Kardeş Türkiye Cümhuriyetinin Bilecik şehrinde yayınlanan "Kard... Kənan AYDINOĞLU

 Allah...... ...

 Allah dualarını kabul etsin. İki cihanda aziz ol. Selâmlar.... Ali ERDAL

 Allah kaleminize kelamınıza kuvvet versin hocam baki selam.... Faruk Aktı

 Mənə göstərdiyiniz diqqətə görə təşəkkür edir, sevgi və... Rafiq Oday


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tevhid
"Tek"
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Malcolm bir kere "Allah" derse...
"Tek"
Keşik çəkir
Yoxdan var eyləmisən bu dünyan
Veliler ordusundan
Ön söz, öz söz, s(öz)-II


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5305770
 Bugün : 1888
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 461608
 Bugün : 34
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 107
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019

Künye | Abonelik | İletişim