65. Sayının Yazıları Sitemize Eklendi!..        Kardelen 19 Yaşında!..        Ramazanınız Mübarek Olsun...
ESKİ BİR FOTOĞRAF KARESİ
Ayşe Sena Ünsal

Deniz pembe ve kırmızı güllerle kaplı bahçenin ardından masumca göz kırpıyordu. Hanımeli ve ıhlamur ağaçları buram buram kokuyor, iğdeler beni ye dercesine bakıyorlardı. Bahçe duvarının yanına ekilen  salkım domatesler olduklarını anlatmak istercesine en kırmızı renklerini sergiliyordu.  Biz ise bu güzelliklerin içinde verandada çayımızı yudumluyorduk. Mis gibi tomurcuk kokusu çayımızı farklı kılmaya yetiyordu. İşte buydu annemin çayı. Her bardakta ilk yudumu içercesine taze ve lezzetli... Tavşan kanı derler ya işte ondan. Ortadaki altın yaldızlı işlemeler ve pastel renkli güllerle bezenmiş servis tabağında acı badem kurabiyeleri görülüyordu. Bu şartlar altında asla tabakta kalmazlardı.

Verandadaki güneş şemsiyesi akşam güneşinin parlak ışıklarını gizlemeye yetmiyordu. Etraftan sızan ışıklar küçük kızımın gözlerini kamaştırıyordu. Akşam güneşiydi ya söylenenler doğru olsa gerek; akşam güneşi güzele vururdu.

  Devamı için tıklayın
CEBİ İŞLİ HIRKA
Fatma Pekşen

Tam tamına üç gün olmuştu işte. Üç koca gün. Üç kere yirmi dört saat. Yani parmak hesabıyla yetmiş iki saat...

Vardı bunda bir iş. Yoksa o tavuk kılıklı uyuşuk bu kadar sessiz kalamazdı. Neydi ki canım bu sünepelerden çektiği? Önce büyüğünün, sonra küçüğünün kahırlarına katlan... Olacak şey miydi hiç? Koskoca İzzet Ağa'ya yapılır mıydı bu?

Güre'den, Naneli Pınar'a, Hasanboğuldu'dan, Bergama'nın ücra köşelerine kadar namın işitilsin, sonra da böyle bir başına... Otur da otur; o tavuk kılıklıdan gelecek haberi bekle.

  Devamı için tıklayın
Geceye Geçmez Hükmüm
Ziya Paşa Akyürek
Geceye hükmüm geçmez, sözüm sadece sabah özleminin dillenmesidir. Yalnız yürekler sızısını anlatamamanın hicabını bir ömür yaşarmış meğer. Yürek yangınlarını gelin eyleyen görülmemiş şimdiye kadar. Ve içerde yürek yangınları kaynayınca, artık taşacak kıvama gelince, dolu testinin suları gibi kendiliğinden dökülürmüş meğer... Sızı, Rahman'ın "Allah hüzünlü kalbi sever" ifadesince bir hediyesidir. İfadelerin yer altındakini çıkaramayan madenci çaresizliğinde sükûna uğradığı dertler vardır ki onları ne gecenin zifiri karanlıkları anlar ne de o gelmeyen tanlar.  Devamı için tıklayın
MENDERES'İN KÖPRÜSÜ
Hasan Tülüceoğlu
İlkokulu bitirdiği yazı, köyünün kırında bayırında dağında oğlak güderek geçirmişti. Sevmiyordu aslında yaz sıcağında tarlalar, çalılar, kayalar arasında düşe kalka oğlak ardında koşmayı. Ama ailesinin kendinden başka oğlak güdecek yaşta kimsesi yoktu. Bunu bildiği için itiraz etmeden ama hoşnutsuzluğunu da belli ederek gidiyordu oğlakların ardına. Pet şişenin bilinmediği, cam şişenin de bulunmadığı köyünde yanına su almadan hemen öğle sonrasından akşam güneş batıncaya kadar susuz kalarak koşturuyordu oğlaklar ardında. En fazla annesinin basma bezden diktiği onunsa boynuna astığı küçük çantaya birkaç parça sulanmış yufka ekmek alırdı. Çok susadığında bu ekmekleri de yiyemezdi.  Devamı için tıklayın
Gönlümün Sonbaharı
Rukiye Kököz

Üniversiteden dönüyordum soğuk bir sonbahar akşamında. Otobüs durağında bekliyordum. İnsanlar telâş içinde yürüyorlardı. Kimisi evine, kimisi hastaneye, kimisi düğüne, kimisi de... Acaba annesine giden var mıydı içlerinde? Derin buruk bir hüzün kapladı içimi. Baba ocağını hatırladım. Ben de anneme gitmek isterdim, sıcak çayını içip tatlı sözleriyle avunmak. Aniden bir ıslaklığın sızlatarak yanağımdan süzüldüğünü hissettim. Belki bir gözyaşıydı, belki de bir yağmur damlası, anlayamadım... Erken mi sarardı sonbahar bu sene? Erken mi büründü altın kırmızı elbisesine? Omuzlarıma oturan sonbahar bulutu kalbimi aniden umutsuzluğun buzu ile parçalamıştı sanki. Soğuk rüzgar o belirsiz acıyı söndürmeye çalışsa da ben onu bastıramadım, dindiremedim. Zira yağmur bulutundan daha ağır bir yük çökmüştü üzerime; gurbetin ağır yükü. Onu üzerimden atmak için insanlardan medet ummadım. Çareyi canımı bana emanet verende aradım. Hep ona sığındım. Ağlıyordu gönlümün sonbaharı. Yağmur yağıyordu, döküyordu boz rengini sönük toprağa. Birden gözüme yerde duran bir yaprak ilişti. Eğildim avucuma aldım. Rüzgârlarda savrulmuş, soğuklarda ezilmiş, yağmurlarda ıslanmış kendi ağacından, budağından ayrı düşmüş; tazeliğinden, ilkbaharından eser kalmamış, bitkin bir yaprak tanesiydi bu.

"Sen de mi?" diye sordum.

  Devamı için tıklayın
YAĞMURLU ÂMİNLER
Ayşe Eylül

Yağmuru ağlamadan anlatmayı beceremediğim günlerin birinde  "hiçbir havayı sevemedim dünyadan, yağmurda ıslanmayı özlediğim kadar..." diye şarkı söyleyen çocuğa rastladım.

Büyük/lendiğim aklıma ters gelen çocukça şeyler anlattı ufak seslerle...

Mantıklı ol, dedim. "Gerçek" denilen dağlar var burada. Korkup geri dönmesi için; içinde sakladığını, en çok çocuk yanıyla sevenleri yiyen canavardan bahsettim. Korkmadı. Korkmadan sordu üstelik.

Sen hiç gördün mü canavarı?

  Devamı için tıklayın
Hatırlıyor Musun Anne?
Mehmet Şar

Hatırlıyor musun anne? Hani seninle hayvanat bahçesine gitmiştik. Arslanı görünce çok korkmuştum. Hemen ağlamaya başlamıştım. Bana korkmamamı söylemiştin, kafesten çıkamazlar demiştin. Gözyaşlarımı al renkli mendilinle silmiştin. Çünkü ağlamama dayanamazdın.

İlk doğduğum günü anlatmıştın ya hani. Ben ağlayınca dayanamayıp sen de ağlamışsın. Oradakiler de kızmışlar sana, ağladığın için. Bilemediler anne, nerden bilsinler içindeki şefkati. Anne olmayan bilemezdi ki bu duyguyu.

  Devamı için tıklayın
Gelecek Sayının Konusu
Her seçim, geleceğe matuf MİLLÎ İRADE beyanıdır.
12 Eylül’de yapılacak HALKOYLAMASIYLA ortaya konacak;
MİLLÎ İRADENİN değerlendirilmesi...
Eserler, 13/19 Eylül 2010 tarihleri arasında gönderilmelidir.
Son Eklenen Yorumlardan
 
Tıp Literatüründe Bir İlk!
Yazarımız Dr. Mesut Başak'ın buluşu ilk kez Kardelen'de!!
Sişmanlığa Çare

Doç.Dr.Mesut Başak'ın "Tokluk Kemeri" hakkındaki
çok önemli bilgilendirme notu için tıklayınız!!!
Kardelen Anket
Sizce her şeyi yerli yerine oturtacak bir anayasanın hazırlanması için şartlar oluştu mu?
Hayır 34.0%
Evet 30.8%
Pekâlâ, hazırlanır ve taslak da halka sunulur, halkoylaması yapılır. 24.3%
Halk oylaması yapılsın 10.9%

Toplam Oy: 412
Daha önce oy kullandınız

 
 
Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Başyücelik emirleri – SİNEMA
GÜZEL ve GÜZELLİK ÜSTÜNE
Gönlümün Sonbaharı
"HAYAL" ve "HAKİKAT"
SANA YAĞMURLAR ISMARLAYAYIM
Kardelen, Türkçe'nin olduğu her yerde
Uygur Şairi Çobanî'den
Gazeller
* * *
Azerî yazar Aysel Şerifova'nın kaleminden
Türk Edebiyatının incisi: Mehr ü Vefa
Mustafa Kınıkoğlu - Hiç bir şey ESKİSİ GİBİ olmayacak
Mücahit Koca - TEMBELLİK ÜZERİNE BİR DENEME
Sinan Ayhan - Belgesel: 1369'uncu Sırada Seyredilen Film
Bedran Yoldaş - MORDAN KIZILA
Fatma Pekşen - NİYE GİTTİN CİCİ ANNE?
Ahmet Mahir Pekşen - O GÜNLERİN ARDINDAN
Kürsü Nizam - Haklar
İbrahim Berber - Yiğitleme
Medya Sepeti - M. Kemal'in gizlenen vasiyeti
Hidayet Diler - SİYASETÇİLER NEDEN HEP KAVGALIDIR?
M. Nihat Malkoç - Vişne
Kadir Bayrak - OLAYLARA BAKIŞ
İbrahim Türkhan - KURŞUN RENKLİ AŞK
Ziya Paşa Akyürek - FİGÜRANSIZ OYUN
Ayhan Aslan - Otokontrol
Hızır İrfan Önder - EDEBE DAİR
Hasan Tülüceoğlu- EYLEMİN HALLEDEMEDİĞİ
Muhammet Ülker - YEMEN İLLERİNDE
Fatih Öncü - NEREYE BAKIYORSUN?
Dr. Tofiq Necefli - KARAKOYUNLU-MEMLÜK İLİŞKİLERİ...
Rukiye Kököz - Hayat bir sınavdır
Yakup Kiraz - Adam ve Azrail
Yağmur Sayan - SEVDİĞİM İLK ADAM
Ahmet Alp Atay - YUSUF’un gülüşü
Gökhan Hıra - Büyümeye hevesli bir çocuktuk...
Bilal Yavuz - SONBAHAR
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 1549140
 Bugün : 906
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 13905
 Bugün : 51
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 93
 65. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 30
Son Güncellenme: 21 Mayıs 2010

Künye | Abonelik | İletişim