Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3139 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

ÇAY
Fatma Pekşen

  Sayı: 66 - Ekim / Aralık 2010

–Çaayyy!… çayyy… çayyy…

Lıngır lıngır lıngır, hantal bir arabanın tekerlek sesleri.

–Çaayyy…

Günün bilmem kaçıncı nidasıydı bu. Yorgun bakışlı asistanlar, doktorlar, hemşireler, beyaz giymişlerin cümlesi; aşina olmalıydılar bu sese. Tınan yok. Kadınlar tuvaletinden gelen telâşlı sesler, erkekler tuvaletinden odalara kadar ulaşan sigara kokusu kadar tabii olmalı.

–Çaaayyy…

Fasılasız, her odanın önünde tekrarlanan bir seda. Ne bir desibel eksik, ne bir desibel fazla. Aynı tını ve aynı hareketlerle bezenen iş.

 İtilerek ilerletilen araba bir odanın daha kapısında duruyor. Arabanın iticisi aynı tonda bir kez sesleniyor içeriye doğru:

–Çaaayyy…

Erkekler koğuşunun pencere önünde yatan kır saçlısı, bezgin bezgin bakıyor kapı önünde dinelene. “Vaktinde içtik de ne oldu? Tütüne katık etmekten başka neye yaradı ki?” diyor hırıltılı bir öksürüğü odanın tavanına doğru yollarken. “Katran karasına dönerdi bardakların rengi”

Dizine çıkmış pijamasıyla, lavabo dibinde bulduğu bir boşlukta, mukavva üzerinde yatsı namazını kılan gençten birisi seğirtiyor bir sonraki kapıya varan arabanın ardı sıra.

Bilirdi bunca zamanın çaycısı. Bilirdi kimin ne istediğini. Genççe, zibidi kılıklı oğlanlar, ağzı sakızlı kızlar, boyunlarına taktıkları “refakatçi” kartıyla kimliklerini dökerlerdi ortaya. Onlarınki, kabarcıkları burunlarına doğru çıkan asitlilerden olurdu ekseriye. Bazen, binde bir çay isterlerdi. Toyluklarını, delişmenliklerini o kabarcıklar gibi havaya savururlardı sanki.

Gene de adet yerini bulsun diye sordu çaycı:

–Çay mı?

Karşıdaki ses çıkarmadan başını salladı. “Tek şekerli” dedi belli belirsiz bir tonda.

Bardak dolana kadar, eğilip, kıl bürümüş bacaklarına kısa gelen pijamasını aşağıya doğru çekti paçalarından. Kızdı içinden karısına. Alıp da eve geldiği gün bir dolu gülmüştü Kadriye. “Vallah, aynı televizyonda bale yapan heriflere dönmüşsün Yakup. Bir boy büyüğünü alsaydın ya!”

–Bir boy büyüğü, dedi mırıltıyla pijamalı olan.

–Bardaklarımız standart, dedi somurtkan çehreli çaycı plastik karıştırıcıyı plastik bardağın içine koyarken.

Beriki, “Yok; bardağa demedim” diyemedi. Koyun munisliğiyle yollandı iki adım ötedeki odasına doğru.

Akşam öğününden kalan yoğurdu yemek için ayırdığı ekmeğin iki lokmalık kısmını, odanın tek tarafını kaplayan koca camı açıp karşı tarafa doğru savurdu bir kadın. Gece ışıklarının iplik iplik huzmelendiği sac çatıda iki ayrı yere düştü beyaz parçacıklar. Sabah erkenden kalkıp bakacaktı yerinde durup durmadığına. Hızlı davranıp kapan kuşlar olmazsa tabii. Pencereyi kapatırken kulağına ilişti koridordan gelen nida:

–Çaaayyy… Aynı tınıda. Dünkü gibi. Evvelki günkü gibi. Ondan da önceki günkü gibi. Beşinci gecedir biteviye tekrarlanıyordu bu seremoni.

Kütür kütür kütür… Temizlikçinin motorlu cihazı.

Şıpır şıpır şıpır… Lastik terlikli, çiçeği burnunda internler.

Tıkır tıkır tıkır… İnce bedenli hemşireler.

Hışır hışır hışır… Elleri rengârenk poşetli ziyaretçiler.

Şıkır şıkır şıkır… Gençlikleri etekleriyle havalanan genççe, süslü, refakatçi kızlar.

Ih ıh ıh… Yaşlıca, lif, patik, yemeni satan bir teyze. Yetimleri varmış üç tane.

Enjektör, nabız, tansiyon, derece…

Öksürük, hıçkırık, inilti, horlama, gıcırtı…

Ve geceye karışan günün bilmem kaçıncı sesi:

–Çaaayyy…

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : saim    15.12.2010
Yorum : elinize sağlık cok güzel olmuş, yazılarınızın devamını temenni ederim.




Ekleyen : fatma pekşen    09.12.2010
Yorum : Sağolun sevgili Mehlika hanım, hakikaten zor yerler hastaneler. Cümle hastalara şifa dileğiyle...




Ekleyen : Mehlika    05.12.2010
Yorum : Hastanede kaldığım günlerim geldi aklıma. Gözlerim doldu, yüreğim burkuldu. İçimi bir hüzün doldurdu. Satırlarınız hastane koridorlarından yükselen bir nida gibi. İçten ve buruk. Çayın kokusu geldi sanki burnuma. Harika bir hikaye.





 
Bacanak... - Sayı 103
Erik ile kiraz... - Sayı 100
Çıtırtı - Ev yerleşiyor... - Sayı 99
Fatmalar ve diğerleri... - Sayı 97
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7260216
 Bugün : 9126
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506976
 Bugün : 59
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 141
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim