Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3180 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Bize tevhit gerekir
Site Editörü

  Sayı: 68 - Nisan / Haziran 2011

Yaşlı dünyamız, ilginç gelişmelerin çok hızlı şekilde cereyan ettiği bir dönemden geçiyor. Bu dönemin etkilerini hem ülkemizde, hem de dünyada görmemiz mümkün.

Ülkemizde, bir kısım “azınlığın” elinde tuttuğu “muktedirlik” olgusu, her geçen gün biraz daha gerçek sahiplerinin eline geçiyor. Üstelik bu gerçek sahipler sadece ülke içinde değil, dünya sathında da söz sahibi oluyorlar. Ülkenin dış politikaları her kesimden büyük ilgi görüyor, özellikle Osmanlı'nın bir zamanlar hâmisi olduğu topraklarda yaşayan halkların Türkiye'ye olan sevgisi bunun en güzel göstergesi.

Sadece yakın coğrafyada değil, çok uzaklardaki müslüman memleketlerinde de bu etkiyi görmek mümkün. Bunun bir örneğini Malezya'ya yaptığım bir iş seyahatinde yaşamıştım. Bindiğim bir takside şoför Türkiyeli olduğumu öğrenince başbakanımızın ismini söylemişti heyecanla.

Bir yandan ülkemizde bu gelişmeler olurken, Arap ülkelerinde de bir başka “kendini bulma” hareketi alevlenmiş durumda.

Ülkelerini yıllardır diktatörlükle yöneten hükümdarlarına karşı birçok ülkede ayaklanmalar yaşanıyor. Tunus'ta başlayan olaylar, Mısır, Libya derken son olarak Suriye'ye kadar uzanmış durumda. Bu ayaklanmaların endişe verici yanı, zalimlere alternatif bir oluşumun var olmamasından dolayı bu boşluğun, bu topraklardaki zenginliklere göz diken yabancılar tarafından doldurulmaya çalışılması.

Arap ülkelerini genel olarak ikiye ayırabiliriz sanıyorum. İlk grupta Mısır, Yemen, Suriye gibi halkın refah seviyesi çok iyi olmayan ülkeler, diğer grupta ise Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman gibi Araplar'ın genelde zengin olduğu ülkeler. Yakın zamanda her iki gruptan da birer ülkeyi ziyaret etme imkânım oldu. İlk gruptan Mısır, diğer gruptan da Umman ülkelerinde birkaç gün geçirdim.

Mısır'da Kahire ve İskenderiye şehirlerini gezme fırsatım oldu. Kahire çok kalabalık ve büyük, size çöl iklimini hissettiren sarı rengin hâkim olduğu, nüfusunun çoğu fakir olan bir şehir. Afrika kıtasının en büyük şehri… Halk arasında o kadar fakir olanlar var ki, mezar ev denilen yerlerde yaşıyorlar. İskenderiye ise Akdeniz'e kıyısı olan, daha modern, güzel ve düzenli bir şehir…

Mısır'da edindiğim intiba, halk, başlarındaki kişiden çok memnun olmamakla beraber, bir alternatifinin olmaması düşüncesi bile onları korkutuyordu. “Ya daha kötüsü olursa” diye düşünüyorlardı. Kötü de olsa tek sesin çıkması, ülkede iktidara birçok talibin olmasından daha iyi görülüyordu. Bunun bir sebebi de istihbarat ağının çok gelişmiş olmasıydı. Neredeyse her yüz metrede bir polis kulübesi görüyorduk. O kadar ki, gezi rehberimiz Mübarek'ten “amca” diye söz ediyordu. “Burası amcanın arazisi, şurası amcanın sarayı...” İsmini ağzına almıyorlardı. Daha uçaktan iner inmez de uyarılmıştık peşimize polislerin takılacağı konusunda...

Umman'da ise başkent Maskat'ı ziyaret ettim. Okyanusa kıyısı olan bir şehir Maskat… Çok güzel bir havası olan (mevsim kış olduğu için böyleydi, yaz aylarında çok çok sıcak oluyormuş), düzeni ile beni gerçekten çok etkileyen bir şehirdi. Çölün ortasında özel sulama sistemleri ile yeşil bir şehir inşa edilmişti. Trafiği düzenli, halkı kurallara saygılı, yer altı zenginliklerinden dolayı oldukça da zengin olan bir ülke Umman. Özellikle başkentte bu zenginlik araçlardan rahatça farkediliyordu.

Umman sultanlıkla yönetiliyor, başlarındaki kişi Sultan Quabus. Her yer onun resimleri ile süslü. Gördüğüm kadarı ile halk gerçekten seviyor bu kişiyi. Umman'da ayak işleri diye tabir edebileceğimiz işleri Hindistan, Pakistan gibi ülkelerden gelen insanlar yapıyor. Bu tür bir iş yapan Arap göremezsiniz.

Mısır'da yaşanan olayların çeşitli ülkelere sıçramasından sonra, Umman'da da benzeri bir hareketin olacağını hiç düşünmemiştim. Oradaki halkın refah düzeyi yüksekti. Gerçi Mısır ve Libya'ya göre Umman'daki olaylar çok çok küçük kalır ama orada da Sultan bazı yenilikçi tedbirler almak zorunda kaldı.

Arap dünyasındaki bu hareketlerin, hayır mı şer mi doğuracağını zaman gösterecek. Her zaman batı dünyasına ve İsrail'e karşı kayıtsız kalmalarını hayretle izlediğimiz Arap ülkeleri bu hareketlerle biraz olsun kendilerine gelebilecekler mi yoksa oluşan bu boşluğu Batı dünyası mı dolduracak? Bu hem onlar için hem de dünyadaki tüm müslümanlar için önemli bir soru.

Hem bu gelişmelerin, hem de ülkemizde yaşanan sürecin, İslam dünyasındaki “tevhîdin” sağlanmasına vesile olması duası ile...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : özgür    16.06.2011
Yorum : Eline sağlık değerli kardeşim gönüldaşım. Teşhisi koymak çok mühim. belki tevhid yerine ittihad dense daha doğru ama maksat hasıl oluyor. selametle.





 
Doksan dokuzun bereketi i... - Sayı 99
İnternetin fâsık habercil... - Sayı 98
Kardelen IX. uluslararası... - Sayı 97
Kolayı tersten okumak yer... - Sayı 96
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. İyi akşamlar. Anna yurdumuz Kardeş Türkiye Cümhuriyetinin Bilecik şehrinde yayınlanan "Kard... Kənan AYDINOĞLU

 Allah...... ...

 Allah dualarını kabul etsin. İki cihanda aziz ol. Selâmlar.... Ali ERDAL

 Allah kaleminize kelamınıza kuvvet versin hocam baki selam.... Faruk Aktı

 Mənə göstərdiyiniz diqqətə görə təşəkkür edir, sevgi və... Rafiq Oday


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Tevhid
"Tek"
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Malcolm bir kere "Allah" derse...
"Tek"
Keşik çəkir
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Yoxdan var eyləmisən bu dünyan
Veliler ordusundan


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5326636
 Bugün : 1154
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 462092
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 110
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim