Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3265 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Derginiz ödev konusu oldu
Dergi Editörü

  Sayı: 68 - Nisan / Haziran 2011

Kabaran ve kararan Büyük Okyanus'un dev dalgaları, Japon kıyılarında önüne gelen her şeyi kibrit çöpü gibi sürükledi. Binlerce insan bu felâkette hayatını kaybetti, bir o kadarı evsiz kaldı, güçlü Japon ekonomisi yerle bir oldu. Nükleer sızıntı da cabası… Neredeyse bütün dünyanın canlı yayında izlediği felâketin ağır bilançosu zamanla ortaya çıkacak.

Tunus'ta üniversite mezunu işsiz bir seyyar satıcının uğradığı haksızlığa, kendini yakarak tepki vermesi üzerine başlayan süreçte, bugüne kadar sesi soluğu çıkmayan müslüman coğrafyanın halkları da dev dalgalar misali kabardı. Kısa sürede diğer ülkelere de sıçrayan halk hareketlerinin dev dalgalardan farkı, onlar önlerine geleni değil sadece başlarındaki zalim idarecileri sürükledi, süpürdü.

Başta Fransız İhtilâli olmak üzere tarihin kaydettiği ne kadar halk hareketi varsa onlardan aşağı kalmayacak bu ayağa kalkış, hemen her kesimde hayret ve heyecanla izlendi, izlenmeye devam ediyor.

Meşruiyetini halktan aldığını iddia eden sosyalizmden demokrasiye kadar hemen bütün idare biçimlerinin kendisinden bir hisse bulacağı bu ayağa kalkışın beraberinde pek çok soru işareti getirdiği de şüphesiz. Hareketlerin, ülkelerinde mevcut adaletsizliğin dayanılmaz hale geldiği son noktada patlayan spontane bir tepki olduğundan tutun; enerji kaynaklarını kaptırmamak veya yeniden paylaşmak arzusundaki Batı dünyasının coğrafyaya yeniden şekil verme iddiasına kadar uzanan; hareketlerin bu kadar kısa sürede başarıya ulaşmasına Libya hariç ve birbirlerinden çok kısa bir sürede etkilenmesine kadar geniş yelpazedeki sorular akılları kurcalıyor ve cevaplarını bekliyor.

Hal böyle olunca etrafımızda cereyan eden olayların künhüne vakıf olma, hadiseleri tefekkür etme azim ve gayretindeki Kardelen'in 68. sayısı da şekillenmiş oldu. Biz olanları hayra yorduğumuz ve öyle istediğimiz ve öyle de gördüğümüz için “cin şişeden çıktı” dedik. İnşallah zaman bizi mahcup etmez…

Elinizdeki dergi, uzun bir zamandır sayfalarımızdan ve sitemizden ilân ettiğimiz eser gönderme usûl ve zamanına en fazla uyulan sayı oldu. Zamanlamaya ve usûle dikkat ederek işimizi kolaylaştıran, daha kaliteli dergileri daha kısa zamanda hazırlamamıza vesile olan eser sahiplerine teşekkür ediyoruz.

Ayışığı bölümünde “Minbere dökülen yaş” isimli bir hikâye okuyacaksınız. Hikâyenin sahibi önceki sayılarımızda şiirlerini yayınladığımız “Çobanî” mahlâslı bir Uygur Türk'ü. Ufak düzeltmeler dışında aslî halini yayınlamaya gayret ettiğimiz eser, Anadolu'dan kilometrelerce uzakta kullanılan Türkçesiyle bizi kendine hayran bıraktı. 80'li yıllarda ilköğretimini tamamlayan ve şu an yolun yarısında olan bu satırların sahibi, o yıllarda emsallerinin pek çoğu gibi doğu sınır komşumuzun kendisine öğretildiği haliyle SSCB olduğunu bilirdi. Türk cumhuriyetleri bağımsızlıklarını kazanıp haritalar değişince bizim gibi konuşan ve inanan insanların varlığından haberdar olduk. Bugün Allah'a şükürler olsun ki gelişen şartlar ve teknik, Çin'in özerk bir bölgesindeki kardeşimizin eserini yayınlama imkânı veriyor. Ayrı bir değer olduğuna inandığımız için yazarımızın, eserini ekine gönderdiği elektronik postasını da aşağıda yayınlıyoruz:

“merhaba sayin kardeşim, selam ve teşekkürlerimle ikinci şahs diliyle yazildiği bir hikayemi gönderdim. sadece bu hikayem ile burda çok şöhret bulmuştum. maalesef cümle kurulmasini türk dilinin cümle kurulmasina iyi uyarlayamadim. oldukca hikayenin asil uslübünü bozmamaya çaliştim. lütfen bakmanizi, uzak uzaklardaki uygur kardeşinize yardimci olmanizi hürmetlerimle rica ediyorum. teşekkürlerim ile hayırlı günler dilerim. saygilarimla: Çobani”

Adapazarı'ndan gelen ve bizi mutlu eden bir istekten de bahsederek sohbete son verelim. Sakarya Üniversitesi'nde okuyan bir öğrenci kardeşimiz bizi arayarak, hocaları tarafından ödev verildiğini, bu ödev için bir dergiyi tanıtmalarının gerektiğini, kendisinin de Kardelen'i tanıtmayı plânladığını, bu amaçla derginin basılı halini temin etmek istediğini bildirdi. Memnuniyetle yerine getirdiğimiz bu talep sonrasında irtibata geçtiğimiz öğrenci kardeşimizden ödevinin bir nüshasını da bize göndermesini istedik. Arşivimizde yer almasının faydalı olacağına inandığımız bu çalışmayı önümüzdeki sayılarda yayınlamayı da arzu ediyoruz.

Siyaset arenasının hızlanıp, ortalığın toza dumana bulanacağı şu günlerde, gelip geçici çekişmelerin uzağında fikir ve edebiyat ağırlıklı sakin bir liman arayanlara sunduğumuz Kardelen'den bütün gönüldaşlara selâmlar…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Her sayı ayrı bir değer... - Sayı 100
Allaha inanıyoruz!... - Sayı 99
Son ve tek kıvılcım... - Sayı 98
Dergi fuarındaydık... - Sayı 97
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Acıyorum keyfiyetinin ilk sayılardan tarif edilmiş, cuk yerine oturan tanımı... Bu sağlam tanım ve t... Sinan AYHAN

 Sevgili Site Editörüm, yazma konusunda çok haklısın, dünyanın belki de en ter döktürücü işi, kalemle... Sinan AYHAN

 Güzel duana "Amin" sevgili Editörüm; sayı editörlüğü mevzuu bir yüksek ilmi terbiyenin göstergesi ka... Sinan AYHAN

 Hiç bir ismin günümüz toplumunda büyüklük alamadığı bir ortam içinde kavrulup duruyoruz; fikirsizlik... Sinan AYHAN

 Yolunu bulmuş ve kendinden eminlik kaftanını giymiş bir Kaf Dağı meraklısı mı yazdı bu satırları, bi... Sinan AYHAN


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Fikirsizlik
Gece yarısı uyanmaları
Kardelen nasıl doğdu?
Zamanın kısa tarihi
Zaman tünelinden iki yazı
Kardelen nasıl doğdu?
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Acıyorum nedir?
Fikirsizlik
Her sayı ayrı bir değer


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5417697
 Bugün : 269
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 464740
 Bugün : 3
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 95
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim