Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     7631 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İlk ders Çanakkale Şehitliği'nde olsun...
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 71 - Ocak / Mart 2012

Birinci Dünya Savaşı’ndaki en kanlı cephe olan Çanakkale, bir açık hava müzesi görünümündedir. Burayı keşke savaştan sonraki hâliyle koruyabilseydik. Bence Çanakkale’yi bugünkü hâle getirip, imar etmekle bir büyük yanlışa imza attık. Burası doğal hâliyle kalsaydı çok daha etkileyici olurdu. Sözün bu noktasında size yaşanmış bir anekdotu aktaracağım:

Eski Başbakanlarımızdan Turgut Özal, ilk seçildiği yıllarda, dönemin Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler’i toplantı yapmak üzere çağırır ve kendisine ‘Ben bu ülkeyi ayağa kaldırmak, ileri devletler seviyesine getirmek istiyorum. Bunun için, işe ilk önce eğitimle başlamamız gerektiğini de biliyorum. Şimdi bu konuda bir çalışma yapalım ve bu işi başarmış devletleri inceleyip, onlardan yardım ve destek alalım’ der. Dinçerler, Japonya’dan bu konuda uzmanlaşmış bir heyet çağırır. Onlardan Türkiye için bir eğitim programı hazırlamalarını ister. Japonya üniversitelerinden gelen bu heyet, inceleme yapmak üzere bir ay zaman isterler. Anadolu’nun çeşitli illerinde araştırma yapıp bir rapor hazırlarlar. Bu heyet bir ay sonra Turgut Özal ve Vehbi Dinçerler’e raporlarını sunarlar. Bu raporda açıkça şunlar yazılmaktadır: “Türklerde millî şuur eksikliği vardır. Bu yüzden bu toplumdan bir şey olmaz”

Bu rapor Turgut Özal ve Vehbi Dinçerler’i iyice sarsar. Turgut Özal, Japon heyetine ‘Peki sizler Japon halkına nasıl millî şuur veriyorsunuz’ diye sorar. Bir Japon profesör söz alıp şunları söyler: “Bizler çocuklarımızı üç yaşındayken anaokullarına göndeririz. Çünkü insanda kişilik gelişimi 0-6 yaşına kadar tamamlanmaktadır. Bizler çocuklarımızın kişilik gelişimlerine çok önem verir, iyi bir Japon olmaları için onları uygulamalı eğitimden geçiririz. Bu eğitimin içerisinde millî şuur eğitimi de vardır. Millî şuur eğitimini bizler şöyle yaparız: Her Japon çocuğunu bir gün sabahtan, bize atom bombası atılan Nagazaki ve Hiroşima kentlerine götürürüz. Zira bizler o yerleri ilk günkü hâliyle korumaktayız. Yaşanan dehşet, tüm canlılığıyla orada saklı tutulmaktadır. Bu dehşeti gören küçük Japonlar iyice sarsılırlar. Aynı çocukları, öğleden sonra da robotlarla çalışan fabrikalara götürür, uçaktan hızlı giden trenlere bindiririz. Şu an ülke olarak geldiğimiz teknolojiyi gösteririz onlara. Bu teknoloji karşısında da bir şok daha yaşatırız. Ertesi gün öğretmenler okullarında, bir gün önce yapmış oldukları geziyi çocuklarla değerlendirmeye alırlar ve onlara şunu derler: ‘Eğer tembel ve kötü bir Japon olursanız düşmanlarınız gelir, topraklarınıza saldırırlar ve neyiniz var, neyiniz yoksa siler ve halkınızı öldürürler. Fakat iyi bir Japon olup çok çalışıp ülkenize hizmet ederseniz, bizlerin yapmış olduğu hızlı trenlerden ve robotlarla çalışan fabrikalardan daha iyisini yapar, ülkenizi güçlü ve ileri devletler seviyesine getirirsiniz. Böyle yaparsanız düşmanlarınız size hiçbir şey yapamazlar’ Bu konuşma üzerine Vehbi Dinçerler: ‘Peki bizim atom bombası atılmış bir yerimiz yok ki, biz bunu nasıl yapacağız?’ diye sorar. Japon profesör sözüne şöyle devam eder: ‘Sizin bizden daha geniş ve zengin bir tarihiniz var. Anadolu’nuzun her yeri bir Nagazaki ve Hiroşima… Sizler değil misiniz yedi düvele meydan okuyan? ‘Çanakkale Geçilmez’ dedirdiğiniz bir Çanakkale Savaşları tarihiniz var. Metre kareye 12000 merminin düştüğü, dünya savaş tarihinin en büyük ve en çetin savaşlarının yaşandığı bir Çanakkale Savaşı’nız var. Sizler de çocuklarınızı o büyük savaşların yapıldığı yerlere götürerek, buraları göstererek bu millî şuur eksikliğinizi tamamlayabilirsiniz’ der.

Bu gerçek hadise bize çok şey anlatmaktadır. Bu örnekten alacağımız dersler vardır. Fakat ne yazık ki bugüne kadar bu dersi alamamışız. Şayet devlet olarak bundan bir ders alsaydık, her çocuğumuzu eğitim hayatı içinde en az bir kere, bütün masraflarını karşılayıp, Çanakkale Şehitliğine götürür, Çanakkale Savaşları’nı yerinde anlatır, şuur sahibi olmalarını sağlardık. Fakat ilk ve ortaöğretim öğrencilerini bir kenara bırakın, üniversitelerin tarih bölümlerinde okuyan, gelecekte bu konuları öğretmen sıfatıyla gençlere anlatacak olan tarih bölümü öğrencilerini bile o topraklara götürmeyi akıl etmiyoruz. Onlara kuru bilgileri aktarıyoruz. Neticede ‘Benim oğlum bina okur, döner döner gene okur’ noktasına geliyoruz.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Her şey eğitimle başlar... - Sayı 105
Âh Doğu Türkistan Âh!..... - Sayı 104
18 mart gelince... - Sayı 103
Aliya İzzetbegoviç... - Sayı 102
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN


Milli Eğitim Bakanlığı’nın anketine göre, gençlerin %61’i kitap okuyormuş.
Hayret! Ya gizli gizli okuyorlar, ya büyüklerinden ders almamışlar ve gizli gizli okuyorlar.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Erkeğin Başını Kapatması
Hiç gelmeyen
Diyet mi, Hayat Tarzy my?
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Dubalı dünya düzeni -I-


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7570326
 Bugün : 3303
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 511649
 Bugün : 59
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 69
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim