Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     9365 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.

?YYR ve CEMYYET
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 47 - Ocak / Mart 2005

Şiir, cemiyetin mu’adil oluşları içinde, onun bütün mazisini ihtiva eden, halini gösteren ve hususiyle istikbalinden haberler getiren harikulâde dolambaçlı bir rüyadır; ve tıpkı bir rüya gibi bütün bir tâbir ve tefsir mevzuudur.
Evet, şiir hakkında “cemiyetin rüyasını ayrı bir rüya üslûbuyla anlatan bir tâbirname” diyebilirsiniz. Bir tâbirnâme ki, o anda ayrı bir rüya gibi ayrıca tâbire muhtaç…
Cemiyet, iç ve gizli hayatiyle uyur; ve rüyasını şair görür ve sayıklamalarını şair zapteder.
O halde şiir, bir cemiyetin topyekûn his ve fikir hayatını tefahhus ve murakabe eden başlıca rasat merkezidir; ve ışıkları daima tam ve müstakil bir fert menşurundan süzüldüğü halde ferdîlikle hiçbir alâkası yoktur.
Şiir, bütün şahsî mahremiyetleri ve zatî aidiyetleriyle yüzde yüz fert perdesi üzerinde cemiyetteki tefekkür ve tahassüs hâletinin en nâdir ve mükemmel aksidir.
Bunun içindir ki, şiir, fikrî, içtimaî, siyasî, tarihî, hissî bediî, iktisadî, beledî, bütün dâvaları, dertleri, hasretleri, hamleleri, ihtinakları ve ıstıraplarıyle cemiyet ruhunun, tek fert üzerinde bilvasıta en derin kaynaşma ve girdaplaşma zemini diye gösterilebilir.
Böylece şairde, ister memuriyetinden haberi olsun, ister olmasın cemiyetinin gelecek günlere doğru felâket ve saadetlerini besteleyen ve daima gaibi istintak eden üstün bir (medyum) seciyesi belirtiyor; ve şair, Allah’ın kendisine bahşettiği nurla, cemiyetin gerilere ve ilerilere doğru mânâsını temsil edebildiği nisbette mertebeleniyor.
(Omeros) kendisinden birkaç asır sonraki büyük Atina devrinin ne nisbette ifadecisi olduysa (Şekspir), üstünde güneşin batmadığı bir imparatorluk haşmetine bağlı bir (melânkoli)nin ve (Bodler) 19’uncu asrı takip edecek olan büyük ihtinak ve hafakan devresinin öylece habercileri oldular. (Göte), (Bismark)’tan evvel Alman ittihadını gerçekleştirdi ve Sâdi, gerilere doğru bilinen bir Fars medeniyetinin İslâm ışığından sonra en olgun yemişini verdi.
Bütün insan, hayvan, nebat ve cemad kadrosiyle bütün bir cemiyetin bütün iş ve hareket yığını içinde hiçbir hâdise gösterilemez ki, erimiş, rengini ve şeklini değiştirmiş olarak şairin ruhundaki tesirler bulamacına dahil olmasın ve binbir çiçekten süzülmüş bal gibi, umumî ve rayihadar bir lezzet ifadesi içinde cemiyetinin hususî nefesini yaşatmasın.
Şiir, şair, cemiyet ve mâşeri ruh arasında münasebet bunlardan her birinin ötekine yan gözle bakmasına rağmen sımsıkı bir haşrü neşr havası kurar.
Şiir ve şair. Cemiyetin en mahrem ve en sadık, en gerçek ve en emin münadileridir.

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Sinan AYHAN    
Yorum : Üstad'ın "Batı Tefekkürü..."nde Bergson'un zıddı diye tarif ettiği, yani "sezgici" anlayışı sakıncalı bulan anlamında, Bertran Rasıl'ın "Sorgulayan Denemeler" kitabında bir ifadesi var... Bir tarafıyla Üstad'in Omeros,Göte, Şekspir ve Bodler üzerine söylediklerine yakın... bir fikrin oluştuktan sonra zamanı ve mekânı sürükler gibi götürmesi... Rasıl: " Doğru olduğuna dair her hangi bir kanıt bulunmayan bir önermeye inanmak sakıncalıdır...Böyle bir görüşün kabul görmesi durumunda bütün sosyal yaşamımızın ve politik sistemimizin tümüyle değişeceğini kabul etmeli..." Almanyayı bir araya getiren düşünce yaklaşık bir buçuk asır önce Göte'nin düşüncesinde eşik bulmuş mudur, en azından şöyle sorabiliriz Rasıl'ın Göte'nin sezgisi üzerine görüşü ne olabilir... Benjamin'in fransızların bayıldığı Muse tahammül edememesi ne kadara da anlamlıdır... Bodler'in sancısını yargılamak gibi bir şana sahiptir "yüksek fransız anlayışı"... şu hükme kesinlikle ve rahatlıkla varabiliriz: fransızların merkeze koydukları yazarlar, Hugo ve Muse gibi geri planda kalması gereken yazarlar olmasaydı; bugün entel küstahlıkları daha hafif bir fransız insan tipiyle karşılaşabilirdik, ne yazık, o kadar cok ıskaladıkları yazar ve görü var ki; ama ağzı yormaya değmez... Benzer görüşleri Kundera da yazmış son deneme kitabında... neyse... asıl bir fikrin kendini örebilmesi ve tarih olarak, anlamlı bir eşik olarak kendini ortaya koyması önemli burda... Şekspir ve üzerinden güneş batmayan ülke; Yunus, Baki, Fuzuli, Nedim, Karacaoğlan, Köroğlu ve ebediyete kadar devlet olan... bizim yüzümüzdeki biricik tebessüm budur...





 
Tek kelimeyle kurtuluş yo... - Sayı 104
Sıhhat ve güzellik... - Sayı 103
Yumruk ve kafa... - Sayı 102
Batı’nın üç gözü ve... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Cinayet, hırsızlık, fuhuş, içki, kumar ve uyuşturucu karışımından ibaret düzeni ambalajlayıp medeniyetin ta kendisi diye yutturmak isteyen “tek dişi kalmış canavar”a karşı hani, “iman dolu göğsümüz” vardı?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7244294
 Bugün : 3297
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506748
 Bugün : 98
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 91
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim