Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2134 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.

Berzah içinde berzah
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 75 - Ocak / Mart 2013

Dün milletçe berzahtan geçmekte olduğumuzu yazdım. Bugün de, mukaddesatçı-milliyetçi bayraktarlar sınıfının berzah içinde berzahtan geçtiklerini, 1945'den evvel berzah ümidinin bile olmadığını, sonra berzahı andırır bir çığır açıldığını, yolumuzda berzah karakterinin 1960'a kadar değişmediğini, hâttâ bu devre içinde berzahta tepelerden yaylım ateşleri açıldığını ve baskınlar yapıldığını, 1960'dan sonra ise berzahımızın büsbütün daraldığını ve kendimize sadece bir hercümerç ve sahipsizlik havası içinde tecelli imkânları arayarak başlarımızla kayalara toslamakta olduğumuzu çerçevelemeliyim.

Millet berzahtadır ve biz bu berzahın içinde ayrı bir berzahtayız. Kuyu içinde kuyu. Tepemizin üstünde eski zamanın çil kuruşu kadar küçük görünen bir ideal iklimi gibi bize çok uzaklardan gülen gökyüzünü, dâvamızın pırıltılı dövizi nurlandırıyor:

Her şey İslâm'da ve İslâm her şeyde…

Ve biz bu pırıltılı dövize, efsanelerdeki uçurumlardan daha derin bir çukurdan bakıyor, onun vücudunu görüyor, vaat ettiği hayatı anlıyor, buna rağmen onu, erişilmesi en çetin menzilden seyretmeye mahkûm bulunuyoruz.

Dilimizde tüy bitinceye kadar tekrarladığımız gibi, bu nokta, dâvamızın, erişilme hak ve liyakatı bakımından ne büyük cehd, aşk, vecd, fedakârlık hamleleri istediğine işarettir; ve muhale yakın bir başarının gerektirdiği şartlarla beraber en büyük şan ve şerefe delâlet…

Sadece zorluk derecesini düşünerek göğsümüzü kabartabilir ve adalelerimize yeni (enerji) seyyâleleri doldurabiliriz.

İyice bilmek, bellemek, anlamak lâzımdır ki, biz her devrin menfuru, mahpusu, menhusu, makhuru, mazlumuyuz; hiçbir devrin matlubu, mahbubu, mergubu, me'nûsu ve mebusu olmak imkânına malik değiliz; ve milletçe içinde bulunduğumuz dış berzah nereye çıkarsa çıksın biz, bütün ölçü âletlerini parçalayacak bir iman şiddetiyle şahlanmadıkça, zamanenin daima mahkûmu, mezmumu, meş'umu, merdudu olmak mevkiindeyiz.

Biz Türk milletinin yürekleri birleştirilince meydana çıkacak olan, kristal döşeli, “Cadde-i Kebir”in yolcularıyız; ve zamane mühendislerinin toprak üstüne çizdiği birtakım kısır yollar veya çatlak asfaltlarda ifademizi bulamayız. Onun içindir ki, hiçbir partiden değiliz, ve bunları “baş düşmanımız”, “kıç düşmanımız” veya “düşmanlarımızın derece derece düşmanları” diye bir tasniften başka bir sıralamaya ve ona göre, üzerlerine büyük bir nefret veya mevzii muhabbetle abanmaktan gayri bir şey yapmaya imkân bulamayız.

Topyekûn sevgi ve bağlılığımızın, üzerinde mihraklanacağı parti ve yol ortada mevcut değildir ve mevcut olabilmek istidadını da gösterememektedir.

Zira biz, berzah içinde berzahtayız.

Bu berzahtan çıkabilir miyiz?

Belki. Fakat her şeyden evvel kurtuluş ve oluşun, berzah içinde ruh ve alâkasını bulmak şartıyle…

Kim Allah ve Sevgilisi adına sonunda hiçbir dünya saadeti vaat etmeyen, hâttâ her musibete imkân belirten ve sadece divâneler gibi gökte nurdan bir dövize müncezip muhale benzer bir ameliyeye çağıran berzah hayatını, cevr ve cefaya tahammül ahlâkını, sabır ve rıza seciyesini tercih ediyorsa, arkamızdan gelsin!.. Zaten bu dâvanın, böyle olmayanlarla kazanılması imkânsızdır. Onun içindir ki, ne öyleleriyle milyonları aşmaktan emniyet hissi duyabilir, ne de böyleleriyle birkaç kişi kalmaktan ümitsizliğe düşebiliriz. Yalnız böylelerini istiyor ve gerisine günübirlik dünya menfaat ve huzuruna dönüp lütfen bizi aldatmamalarını tavsiye ediyoruz. Onlar berzah geçildikten sonra aramıza katılmak ve sonradan dâvanın en hararetli bezirgânı kesilmek üzere şimdilik bekleyebilirler!!!

Berzah, nasıl olsa bir yere çıkar.

(Çerçeve 3, 21.06.1965)

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Makine... - Sayı 98
Milliyetçilik... - Sayı 97
İHTİLAL... - Sayı 93
Ulu Hakan Abdülhamîd Han... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
İnternete, kulak versek
Alın teri
Çağın bilinçsiz hareketi: İnternet


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4930132
 Bugün : 1138
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452688
 Bugün : 18
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 138
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim