Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2596 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.

Berzah içinde berzah
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 75 - Ocak / Mart 2013

Dün milletçe berzahtan geçmekte olduğumuzu yazdım. Bugün de, mukaddesatçı-milliyetçi bayraktarlar sınıfının berzah içinde berzahtan geçtiklerini, 1945'den evvel berzah ümidinin bile olmadığını, sonra berzahı andırır bir çığır açıldığını, yolumuzda berzah karakterinin 1960'a kadar değişmediğini, hâttâ bu devre içinde berzahta tepelerden yaylım ateşleri açıldığını ve baskınlar yapıldığını, 1960'dan sonra ise berzahımızın büsbütün daraldığını ve kendimize sadece bir hercümerç ve sahipsizlik havası içinde tecelli imkânları arayarak başlarımızla kayalara toslamakta olduğumuzu çerçevelemeliyim.

Millet berzahtadır ve biz bu berzahın içinde ayrı bir berzahtayız. Kuyu içinde kuyu. Tepemizin üstünde eski zamanın çil kuruşu kadar küçük görünen bir ideal iklimi gibi bize çok uzaklardan gülen gökyüzünü, dâvamızın pırıltılı dövizi nurlandırıyor:

Her şey İslâm'da ve İslâm her şeyde…

Ve biz bu pırıltılı dövize, efsanelerdeki uçurumlardan daha derin bir çukurdan bakıyor, onun vücudunu görüyor, vaat ettiği hayatı anlıyor, buna rağmen onu, erişilmesi en çetin menzilden seyretmeye mahkûm bulunuyoruz.

Dilimizde tüy bitinceye kadar tekrarladığımız gibi, bu nokta, dâvamızın, erişilme hak ve liyakatı bakımından ne büyük cehd, aşk, vecd, fedakârlık hamleleri istediğine işarettir; ve muhale yakın bir başarının gerektirdiği şartlarla beraber en büyük şan ve şerefe delâlet…

Sadece zorluk derecesini düşünerek göğsümüzü kabartabilir ve adalelerimize yeni (enerji) seyyâleleri doldurabiliriz.

İyice bilmek, bellemek, anlamak lâzımdır ki, biz her devrin menfuru, mahpusu, menhusu, makhuru, mazlumuyuz; hiçbir devrin matlubu, mahbubu, mergubu, me'nûsu ve mebusu olmak imkânına malik değiliz; ve milletçe içinde bulunduğumuz dış berzah nereye çıkarsa çıksın biz, bütün ölçü âletlerini parçalayacak bir iman şiddetiyle şahlanmadıkça, zamanenin daima mahkûmu, mezmumu, meş'umu, merdudu olmak mevkiindeyiz.

Biz Türk milletinin yürekleri birleştirilince meydana çıkacak olan, kristal döşeli, “Cadde-i Kebir”in yolcularıyız; ve zamane mühendislerinin toprak üstüne çizdiği birtakım kısır yollar veya çatlak asfaltlarda ifademizi bulamayız. Onun içindir ki, hiçbir partiden değiliz, ve bunları “baş düşmanımız”, “kıç düşmanımız” veya “düşmanlarımızın derece derece düşmanları” diye bir tasniften başka bir sıralamaya ve ona göre, üzerlerine büyük bir nefret veya mevzii muhabbetle abanmaktan gayri bir şey yapmaya imkân bulamayız.

Topyekûn sevgi ve bağlılığımızın, üzerinde mihraklanacağı parti ve yol ortada mevcut değildir ve mevcut olabilmek istidadını da gösterememektedir.

Zira biz, berzah içinde berzahtayız.

Bu berzahtan çıkabilir miyiz?

Belki. Fakat her şeyden evvel kurtuluş ve oluşun, berzah içinde ruh ve alâkasını bulmak şartıyle…

Kim Allah ve Sevgilisi adına sonunda hiçbir dünya saadeti vaat etmeyen, hâttâ her musibete imkân belirten ve sadece divâneler gibi gökte nurdan bir dövize müncezip muhale benzer bir ameliyeye çağıran berzah hayatını, cevr ve cefaya tahammül ahlâkını, sabır ve rıza seciyesini tercih ediyorsa, arkamızdan gelsin!.. Zaten bu dâvanın, böyle olmayanlarla kazanılması imkânsızdır. Onun içindir ki, ne öyleleriyle milyonları aşmaktan emniyet hissi duyabilir, ne de böyleleriyle birkaç kişi kalmaktan ümitsizliğe düşebiliriz. Yalnız böylelerini istiyor ve gerisine günübirlik dünya menfaat ve huzuruna dönüp lütfen bizi aldatmamalarını tavsiye ediyoruz. Onlar berzah geçildikten sonra aramıza katılmak ve sonradan dâvanın en hararetli bezirgânı kesilmek üzere şimdilik bekleyebilirler!!!

Berzah, nasıl olsa bir yere çıkar.

(Çerçeve 3, 21.06.1965)

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Tek kelimeyle kurtuluş yo... - Sayı 104
Sıhhat ve güzellik... - Sayı 103
Yumruk ve kafa... - Sayı 102
Batı’nın üç gözü ve... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


ACI-YORUM nedir?
Bugün toplumumuzda, özellikle düşünce alanında aksayan yönler ve anlamsızlıklar var.
ACIYORUM, bu aksaklıkları ve anlamsızlıkları, sadece fikirle en can alıcı yerinden, en vurucu sözlerle, yanlışlıkların mantıksızlıklarını yakalamayı usul bilerek, en doğru yargıları, hiç itiraza yer vermeyecek şekilde ifade etmeyi ve daha sonra düzeltmeyi yapacak olanlar için fikri çözüm yolları açmak düşüncesinin ifadeye dökülmüş şeklidir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7267382
 Bugün : 755
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 507139
 Bugün : 19
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 105
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim