Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1725 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Dünya şimdi bir köy oldu
Site Editörü

  Sayı: 77 - Temmuz / Eylül 2013

Reklâmı hatırlıyor musunuz? Hani bir kredi kartı markasının reklamından esinlenerek hazırlanmıştı ve senaryosu şöyleydi:

Bir adam bilgisayarının başında birşeyler yaparken dış ses anlatmaya başlıyor: “Güvenli 20 telefon: 5000 $, 5 ülkedeki davalarla savaş: 1.000.000 $, 40’ın üzerindeki ülkede bulunan web sunucular 200.000 $, banka blokajından dolayı kaybedilen bağışlar 15.000.000 $, ev hapsinden dolayı kaybedilen miktar 500.000 $...

Yaptıklarınızın sonucu olarak dünyanın değişimini izlemek: Paha biçilemez!” (ve ekranda “bahar” yaşayan bir ülkeden görüntüler...)

Belki şimdi hatırlamışsınızdır, yakın zamanda dünyayı kasıp kavuran, Wikileaks belgeleri ile ilgili hazırlanan reklâmdan bahsediyorum.

Son günlerde yaşananları tekrar bir düşününce, nedense bu reklam geldi aklıma. Belki de birileri Gezi parkında olanları “paha biçilemez” birşeyler yaptığını düşünerek izlemiştir, bu reklamda olduğu gibi...

* * *

İnternet kullanılmaya başladığından beri söylenen bir söz vardır: “dünya artık büyük bir köy”. Tamam, bir nebze doğruydu ancak bence bu söz gerçek anlamına twitter’dan sonra kavuştu.

Twitter’ı şöyle düşünebiliriz, dünya dolusu insan konuşuyor ve konuşanlar aynı zamanda dünya dolusu insanı dinliyor. Özellikle sözüne itibar edilen birisi veya çoğunlukla çok takipçisi olan ünlü bir zat sazı eline alıp bir konuda kelâm edince, o konu birden tüm “köyün” gündemi haline gelebiliyor.

Örneğin delinin biri “Taksimde polisler hayvanlara bile biber gazı sıkıyor” diyerek kuyuya bir taş atıyor ve bir fotoğraf paylaşıyor, köyün bir kısmı buna inanıp akla gelmedik tepkiler veriyor. Ardından köydeki diğer bir kesim “bu fotoğraf Taksim’de çekilmedi, yurtdışında çekildi” diye gündem oluşturup karşı tepki oluşturuyor. Ve böyle onlarca mesele gündemi dolduruyor.

Twitter veya Facebook’dan önce de internet vardı ancak Taksim’de olduğu gibi bir kesimin tepkisini çekebilecek birçok olay yaşanmasına rağmen böyle bir “etki tepki” organizasyonu meydana gelemedi.

Kişisel kanaatim, eğer twitter olmasaydı bugün Gezi Parkı olayları bu noktada olmazdı. İnsanlar bu derece kamplaşmazdı.

Örneğin kişisel olarak şunu söyleyebilirim, televizyonda veya sinemada bazen takip ettiğim, belki başarılı da bulduğum tiyatro veya sinema sanatçılarının görüşlerinin, görüşlerimden çok farklı olduğunu görünce artık onlara bakışım ister istemez değişti. Aslında sorun görüş farkı değil, bir çoğu karşısındaki görüşü aşağılayarak, hakaret ederek fikir bildirince ister istemez insan karşı tepki veriyor ve duyguları değişiyor.

Bu biraz da şuna benziyor, büyük bir ailede birbirlerinin yüzüne gülen ama birbirlerinin arkasından çok da iyi konuşmayan kişiler var ve birden bu kardeşlerin, akrabaların gerçek düşünceleri sesli olarak ortaya çıkıveriyor, herkes birbiri hakkında ne düşünüyor bilmeye başlıyor. Sonrasını tahmin edebilirsiniz. Bu durumda düşüncelerin ortaya çıkması iyi mi oldu, kötü mü oldu kestirmek zor.

Olayın bir diğer önemli noktası ise bu mecrayı kullanan kesimin tüm toplumu temsil etmemesi. Twitter mesajlarının atıldığı yerleşim yerlerini gösteren bir site var, bu sitede son 3 ayda Türkiye’den yoğun tweet atan bölgeleri görebilirsiniz. Yandaki resim bu haritanın resmi. Bu resim size de genel seçimlerdeki “sahil” oylarını hatırlatmadı mı?

Gezi parkı olaylarının ilk başladığı zamanların aksine ilerleyen günlerde farklı düşünen kesimlerin twitter kullanımında ciddi bir artış oldu. Hatta “fake” haberlerin yalanlanmasında bu kesimin çok büyük bir emeği olduğunu söyleyebiliriz.

Her ne kadar klişe de olsa, son söz olarak bu dönemde çok duymaya alıştığımız cümleleri biz de kuralım, bu gemide hep birlikteyiz ve gemi batarsa herkes batacak. Evet, geminin batmasını umursamayacak kadar kin duyanların varlığı çok açık, - Bilge Kral Aliya’ya rahmet olsun- ancak bizim meşrebimiz bu şekilde düşünmemize müsaade etmiyor.

Boşnak mücahitler Sırp esirlerle ilgili Bilge Kral Aliya’ya sormuşlar: “Bunları ne yapacağız?” “Onlar misafırlerimizdir; misafir gibi davranacaksınız.” demiş Bilge Kral. Mücahitler, “Ama onlar bizim kardeşlerimize neler yapıyorlar..” deyince Aliya şöyle cevap vermiş: “Onlar bizim öğretmenimiz değil ki!”

İyi okumalar.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Ana dilimiz Türkçe... - Sayı 94
15 TEMMUZ’DAN DERS ALACAK... - Sayı 93
“Benim Adım Bay Necip, ba... - Sayı 92
Her şeyi anlamak için bir... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3708825
 Bugün : 2962
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419536
 Bugün : 120
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 117
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim