Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3542 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Rabbin sana küsmedi...
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 81 - Temmuz / Eylül 2014

Sen ki bir damladan ibarettin. Çoğu kişinin ayıp ve iğrenç saydığı bir damla!… Rabbin seni bu damladan bir taş ve-ya bir hayvan olarak da yaratabilirdi. İsterse hiç yaratmazdı. Yokluk âleminde esamin okunmazdı. Sen olmasaydın, doğrusu dünya bir şey de kaybetmezdi. Fakat Rabbin seni yaratmayı murad etti; seni kaale aldı; sana hayat verdi; seni insan sınıfına koydu. Onunla da kalmadı, yaratılanların en şereflisi kıldı. Meleklerden üstün gösterdi.

Sen bütün bunları bile bile nimetin şükrünü unuttun, ömrün boyunca yanlış adreslerde dolaştın durdun. Doğumla ölüm arası süreçte Allah’ın mülkünde hayatını idame ettirdin; fakat onun kirası olan şükrü eda etmedin. Sana kullar küçük bir iyilikte bulununca onların karşısında iki büklüm oldun, teşekkür ettin. Kur’ân hakikatlerini çok kere yok saydın, görmemezlikten geldin. Oysa Rabbin seni ne de güzel anlatmıştı: “İnsan görmez mi ki, biz onu bir nutfeden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, (Rabbine) apaçık bir düşman (yaman bir hasım) kesilmiş.”(Yâsîn, 77) diye… Sen de tıpkı bu ilâhî kelâmda belirtildiği gibi yaptın.

Yine de Rabbin sana küsmedi!... Rabbin seni terk etmedi!...

Sen onu unutsan da, o seni unutmadı!.... Besledi, büyüttü…

O; havayı, suyu, toprağı, dağları, taşları, denizleri, ağaçları, ovaları, vadileri hep senin için yarattı. Meyve verdi, seb-ze verdi. “Allah’ın nimetini saymaya kalksanız, onu sayamazsınız. Hakikaten Allah çok bağışlayan, pek esirgeyen-dir.”(Nahl 18) Bütün bunlara karşılık senden sadece kendisine inanmanı ve kulluk etmeni(namaz, oruç, zekat.. vb.) istedi.

Sen ki nura değil, çukura giden yola saptın. Rahmanî yolları bırakıp şeytanî yollara düştün. Güneşe sırt çevirip mum ışığıyla karanlık ruhunu aydınlatabileceğini sandın. Allah’ın koymuş olduğu hudutları aştın. İbrahim’in yolundan git-mek varken Nemrut’un yolundan gidenlerle dost oldun.  Mal biriktirmede, hazinelerinin anahtarlarını kırk katırın taşıdığı Karun’la yarışmaya kalktın. “Mal sahibi mülk sahibi/Hani bunun ilk sahibi/Mal da yalan mülk de yalan/Var biraz da sen oyalan” diyen Koca Yunus’u duymadın, duymak istemedin.

Derdini, derman veren kudrete değil, derdini daha da çoğaltanlara açtın. Seni duyamayacak kadar sağır olanlara dil döktün. Oysa seni var eden, başkalarından sakladıklarını bildiği gibi, kendinden sakladıklarını da bilir. Sen Rabbini dünyevî mahbuplarla aldattın.

Yine de Rabbin sana küsmedi!... Rabbin seni terk etmedi!...

Sen onu unutsan da, o seni unutmadı!.... Besledi, büyüttü…

Allah yarattığı kulunun hep yanında ve şah damarı kadar yakınında oldu. Dünyayı insan için yaşanılabilir kıldı. Ne-fes alabilmen için havayı yarattı. Karanlıkları bertaraf etmesi için ışığı var etti. Güneşi, zifirî karanlığa mahkûm olan dünyaya lâmba kıldı. Yerçekimini hayatın olmazsa olmazı yaptı. Her ne ihtiyacın varsa o verdi. Sebepleri perde yaptı. Sen ne yazık ki nimeti sebeplerde aradın. ‘Ben çalıştım, ben kazandım’ diyerek ukalâlık yaptın. Şeytanın tuzaklarını gör(e)medin. Gün geldi iblisin maskarası ve yoldaşı oldun.

Her şey onu anlatırken sen onu anlamazlıktan geldin. Aslî unsurları gölge, gölgeleri aslî unsur zannettin. Basiretin bağlandı. Hakk’ı ve hakikati göremedin. Kâinattaki harikulâde sanat seni sanatkâra götür(e)medi. Oysa “Dost istersen Allah yeter... Yârân istersen Kur’ân yeter... Nasihat istersen ölüm yeter(di)...”(Fudeyl b. İyaz). O dostunsa bütün insan-lar düşmanın olsa ne gam… Düşman istersen uzaklara gitme, yanı başındaki nefsin yeter sana.

Sen ki kal-u belâda Rabbine söz vermiştin; ‘Sen bizim Rabbimizsin’ demiştin. Verdiğin sözü ne de çabuk unuttun. Dünyalık(lar) peşine düştün. Mülkün gerçek sahibi olan Rabbinden isteyecek yerde, kiracı hükmündeki fani kullardan istedin. Rızık endişesine düşüp ibadet zamanlarını da dünyalık biriktirmeye ayırdın. Eyvah, koca ömrüne yazık ettin!...

Yine de Rabbin sana küsmedi!... Rabbin seni terk etmedi!...

Sen onu unutsan da, o seni unutmadı!... Besledi, büyüttü…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Suyun serencamı... - Sayı 127
Sünnete uygun yeme içme v... - Sayı 127
Gazze, ümmetin imtihanıdı... - Sayı 126
Gördüm seni, gördüm katil... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Su gibi aziz ol
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Sağlık sisteminin şifresi


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16682190
 Bugün : 3036
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 724182
 Bugün : 285
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 329
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim