Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2221 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Rabbin sana küsmedi...
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 81 - Temmuz / Eylül 2014

Sen ki bir damladan ibarettin. Çoğu kişinin ayıp ve iğrenç saydığı bir damla!… Rabbin seni bu damladan bir taş ve-ya bir hayvan olarak da yaratabilirdi. İsterse hiç yaratmazdı. Yokluk âleminde esamin okunmazdı. Sen olmasaydın, doğrusu dünya bir şey de kaybetmezdi. Fakat Rabbin seni yaratmayı murad etti; seni kaale aldı; sana hayat verdi; seni insan sınıfına koydu. Onunla da kalmadı, yaratılanların en şereflisi kıldı. Meleklerden üstün gösterdi.

Sen bütün bunları bile bile nimetin şükrünü unuttun, ömrün boyunca yanlış adreslerde dolaştın durdun. Doğumla ölüm arası süreçte Allah’ın mülkünde hayatını idame ettirdin; fakat onun kirası olan şükrü eda etmedin. Sana kullar küçük bir iyilikte bulununca onların karşısında iki büklüm oldun, teşekkür ettin. Kur’ân hakikatlerini çok kere yok saydın, görmemezlikten geldin. Oysa Rabbin seni ne de güzel anlatmıştı: “İnsan görmez mi ki, biz onu bir nutfeden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, (Rabbine) apaçık bir düşman (yaman bir hasım) kesilmiş.”(Yâsîn, 77) diye… Sen de tıpkı bu ilâhî kelâmda belirtildiği gibi yaptın.

Yine de Rabbin sana küsmedi!... Rabbin seni terk etmedi!...

Sen onu unutsan da, o seni unutmadı!.... Besledi, büyüttü…

O; havayı, suyu, toprağı, dağları, taşları, denizleri, ağaçları, ovaları, vadileri hep senin için yarattı. Meyve verdi, seb-ze verdi. “Allah’ın nimetini saymaya kalksanız, onu sayamazsınız. Hakikaten Allah çok bağışlayan, pek esirgeyen-dir.”(Nahl 18) Bütün bunlara karşılık senden sadece kendisine inanmanı ve kulluk etmeni(namaz, oruç, zekat.. vb.) istedi.

Sen ki nura değil, çukura giden yola saptın. Rahmanî yolları bırakıp şeytanî yollara düştün. Güneşe sırt çevirip mum ışığıyla karanlık ruhunu aydınlatabileceğini sandın. Allah’ın koymuş olduğu hudutları aştın. İbrahim’in yolundan git-mek varken Nemrut’un yolundan gidenlerle dost oldun.  Mal biriktirmede, hazinelerinin anahtarlarını kırk katırın taşıdığı Karun’la yarışmaya kalktın. “Mal sahibi mülk sahibi/Hani bunun ilk sahibi/Mal da yalan mülk de yalan/Var biraz da sen oyalan” diyen Koca Yunus’u duymadın, duymak istemedin.

Derdini, derman veren kudrete değil, derdini daha da çoğaltanlara açtın. Seni duyamayacak kadar sağır olanlara dil döktün. Oysa seni var eden, başkalarından sakladıklarını bildiği gibi, kendinden sakladıklarını da bilir. Sen Rabbini dünyevî mahbuplarla aldattın.

Yine de Rabbin sana küsmedi!... Rabbin seni terk etmedi!...

Sen onu unutsan da, o seni unutmadı!.... Besledi, büyüttü…

Allah yarattığı kulunun hep yanında ve şah damarı kadar yakınında oldu. Dünyayı insan için yaşanılabilir kıldı. Ne-fes alabilmen için havayı yarattı. Karanlıkları bertaraf etmesi için ışığı var etti. Güneşi, zifirî karanlığa mahkûm olan dünyaya lâmba kıldı. Yerçekimini hayatın olmazsa olmazı yaptı. Her ne ihtiyacın varsa o verdi. Sebepleri perde yaptı. Sen ne yazık ki nimeti sebeplerde aradın. ‘Ben çalıştım, ben kazandım’ diyerek ukalâlık yaptın. Şeytanın tuzaklarını gör(e)medin. Gün geldi iblisin maskarası ve yoldaşı oldun.

Her şey onu anlatırken sen onu anlamazlıktan geldin. Aslî unsurları gölge, gölgeleri aslî unsur zannettin. Basiretin bağlandı. Hakk’ı ve hakikati göremedin. Kâinattaki harikulâde sanat seni sanatkâra götür(e)medi. Oysa “Dost istersen Allah yeter... Yârân istersen Kur’ân yeter... Nasihat istersen ölüm yeter(di)...”(Fudeyl b. İyaz). O dostunsa bütün insan-lar düşmanın olsa ne gam… Düşman istersen uzaklara gitme, yanı başındaki nefsin yeter sana.

Sen ki kal-u belâda Rabbine söz vermiştin; ‘Sen bizim Rabbimizsin’ demiştin. Verdiğin sözü ne de çabuk unuttun. Dünyalık(lar) peşine düştün. Mülkün gerçek sahibi olan Rabbinden isteyecek yerde, kiracı hükmündeki fani kullardan istedin. Rızık endişesine düşüp ibadet zamanlarını da dünyalık biriktirmeye ayırdın. Eyvah, koca ömrüne yazık ettin!...

Yine de Rabbin sana küsmedi!... Rabbin seni terk etmedi!...

Sen onu unutsan da, o seni unutmadı!... Besledi, büyüttü…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Her şey eğitimle başlar... - Sayı 105
Âh Doğu Türkistan Âh!..... - Sayı 104
18 mart gelince... - Sayı 103
Aliya İzzetbegoviç... - Sayı 102
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN


Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Erkeğin Başını Kapatması
Hiç gelmeyen
Diyet mi, Hayat Tarzy my?
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Dubalı dünya düzeni -I-


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7570297
 Bugün : 3274
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 511649
 Bugün : 59
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 69
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim