Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2477 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Bir fikrin “kornea”sı hükmünde olmak...
Mehmet Hasret

  Sayı: 82 - Ekim / Aralık 2014

Bir nefes çekiliyor, bir nefes veriliyor; her an bir eşya, yerini bir başka düzenin eşyasına bırakıyor; gözler farklı eşiklerle yükleniyor; göz odaklı insan eşya görüsüne dair üslubunda, hançeresinde yeni akıllar buluyor ve bunu zaman, mekân yerleşimleriyle dillendiriyor… Bir nefes çekiliyor, bir nefes veriliyor; her seferinde nefes, eşyanın künhüne dair bir dilin hükmünü kullanıyor…

Nefes, gökyüzü mirası; gökyüzünün değişen tavrı, kendine farklı kalabalıklar çekiyor…

Ve hayat burada, sadelik ilminin sadedi…

Bir düşünür, “onların zenginliği gerçeği görmemizi engelliyor” demiş; aslında her türlü zenginlik, büyüklük algısı insanın tekâmülü anlamında bir felakettir; zenginlik bir tafradır, bir pozdur… Falanca milletten olmayı büyütmek tafradır, mesleğini büyütmek, sanatçılık taslamak, vesaire örnekler, hepsi birer pozdur…

Bir şeyi karmaşık hale sokan bizim algımız… Herhangi bir büyüklenme tavrımız, çevremizdeki şeylerin gerçekliğini bozuyor, bir kıyasla yaptığımız yorumlar, eşya içeriğini büyüklenmemize göre yanlış bir kanala sokuyor; sonra, onu büyüklenmemizden uzağa getirmek, her şeyi gerçek oranıyla, eşyanın tabiatına uygun olarak görmek, mesele oluyor…

Hayatı bir sadelik içinde düşünmek, mütevazı tavır; makul bir yolda menzil almak anlamına gelir… Hayat, sadelik üzerinedir…  Sadelik poz kabul etmez, sadece hakikati giyinir…

O vakit sadelik üzere, devlet başkanı, hangi dili konuşur, konuşmalıdır; onun hançeresinde kuş kursağına benzer bir hal olsa, iyi olmaz mı? Çünkü onun kılavuzluk yaptığı milletin, bu kursaklığa ihtiyacı olduğu ortada…

Bir devlet başkanı hangi dilden gelir? Bir “Zümrüdüanka” motifi bu dili karşılayabilir mi; bir dilin dışında başka ne ile temsil edilir devlet başkanlığı,

Forsla mı, pozla mı, bir duruş imlasıyla mı…“Zümrüdüanka”nın kanı devlet başkanlığına miras bir mevhum mu, başka hangi “Kafdağı” figürü, iyi insanların gönüllerindeki murat, başka hangi mizansen, bu başkanlık tablosunu omuzlar, ama her şeye rağmen, bu çetin yükün altında, halkı kuş bilsek; kuşdili, bu mizanseni çözen “bir kursak hüviyeti”nde, devlet başkanlığı hükmü olabilir mi..?

İşin özünde, hakikati bilmek var, hakikate köle olmak var, o kölelik olmadan, mütevaziliğin, sadeliğin işler bir tarafı olmaz; o bağlılık olmadan, ne yazık ki, hiçbir dil çözülmez, hiçbir göze nur gelmez… Bir devlet başkanı gözünü yalnız hakikate dikecek ki, gözüne bir nur gelsin ve bu sayede hakikatten başka bir yola sapmasın… 

Hakikati olmayanın, nuru da olmaz… Mütevaziliğe, sadeliğe adım atmak, nur için, hayır için bir duadır… Nuru için dua edenin, gözü aydın olsun..!

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Sinan AYHAN    28.12.2014
Yorum : "sadelik, sofistikeliğin doruk noktasıdır", keşif ve icat sahibi bir kafa




Ekleyen : özgür    11.12.2014
Yorum : Ne kadar da mühim yazdıkların Sinancım. Sadelik hakikat ilişkisini ne kadar güzel anlatmışsın. En başta bizden saydıklarımız kendi tavırlarına sinen tekebbüre bu dostane eleştirilerini anlasalar keşke.. Helakdan önceki son durak tekebbür oysa ki.. Allah ıslah etsin. Bir şeyi karmaşık hale sokan bizim algımız… Herhangi bir büyüklenme tavrımız, çevremizdeki şeylerin gerçekliğini bozuyor, bir kıyasla yaptığımız yorumlar, eşya içeriğini büyüklenmemize göre yanlış bir kanala sokuyor;





 
Nasihat... - Sayı 104
Aynı safta olduğumuz omuz... - Sayı 103
Kurbağa kesip biçmeyi kim... - Sayı 101
Askıda şiir... - Sayı 100
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Yolun sonu
Selâm
Doğu Türkistan uzak değil
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7274500
 Bugün : 3968
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 507383
 Bugün : 100
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 163
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim