Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5529 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.

Hile-i ?er'iyye
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 52 - Nisan / Haziran 2006

(Bu bölümdeki imzasız yazılar, İman ve İslâm Atlası'ndan alınmaktadır.)
(Muamele bölümünden devam ediyoruz)


“Hile-i Şer’iyye” tabirini icat eden yobaz kafasına lânet…


Şeraite karşı hile ne demektir? Kerhen kabul ettiği İlâhi emirlere karşı kaçamak noktalarını aramak ve bu suretle inanmış göründüğü işlerde samimi olmadığını ilân edercesine Allah’ı aldatmaya kalkışmak değil de nedir?
Şeriat kâmil müessisedir; “kâmil” eksiklik ve fazlalık kabul etmez mânâsınadır ve “Hile-i Şer’iyye” tabiri dine en büyük hakarettir.


İslâm’da “Hile-i Şer’iyye” yok, sadece, yine Allah’ın lûtfu halinde rahmet yolları vardır.


İlâhî şan, affa kadar kapıları açık tuttuğuna göre, sonunu idrak ve affını istemekten gayrı vazife ve kurtuluş nasibi olmayan insanın, kendisini mutlak kudrete karşı müdafaaya kalkışması şeklinde tefsir edilmeye lâyık, şeraiti kandırmaya yeltenmek fiili, hangi ihlâs, vicdan ve hakikat duygusiyle barıştırılabilir?..


Günahı, günah bilmek, ondan kaçınılamasa bile ıstırabını çekmek ve affa kucak açmak yerine “Hile-i Şer’iyye” yoluna sapmada, din emirlerini topyekûn sır ve hikmetlerinden sıyırıcı ve işi dama oyunu maddeciliğine dökücü bir mânâ… Ne fikrin, ne ahlâkın kabul edebileceği bu mânâ etrafında, aşk ve ihlâs devrimizden sonra gelen kaba softa ve ham yobaz çığırında ne cinayetler işlendiği saymakla bitmez.


Bir tanesini “Zekât” bahsinde gösterdiğimiz “Hile-i Şer’iyye” esnafının habîs marifetlerinden biri de, Şiiler’deki “nikâh-ı Müt’a” işi… Nikâhı 1 geceliğine, 10 günlüğüne, 1 aylığına, şu veya bu zaman ölçüsüne göre kıymak… Böyle bir nikâh boşama kararını peşinen vermiş olmak noktasından hakiki nikâhı temsil edemez; ve zinayı, ne yaptığını bilerek, utanarak ve üzülerek işleyenin suçundan daha ağır basar. Her biriyle ömür boyu beraberlik nisbetiyle evlenip gün başına kadın değiştiren bir adamın nikâhı sağlamdır da “Nikâh-ı Müt’a” evlisininki çürük… Her iş niyete göredir ve Allah’tan gizlenebilecek bir niyet muhaldir… Öyleyse en büyük günah, günahı sevaplaştırmaya yeltenmenin ve bu işe “Hile-i Şer’iyye” adını koymanın vebali… Bilinerek ve doğrulanarak işlenen günahtır ki, affa mazhardır; böylelerinki değil…

YEMİN


Allah’ın ismini şahit göstererek ve Hak huzurunda teahhüt altına girerek doğruyu dile getirme, yahut öz nefsine karşı herhangi bir ahde girişme teminatı, yemin…


Yalanın ne büyük günah olduğunu bilenler, üstelik yalan yere yeminin ne olduğunu kestirirler. Her yerde ve her zaman doğruyu söylemeye memur olduğumuz halde, mecbur olmadıkça doğruya bile yemin etmekten yasaklanmış bulunuyoruz. Düşünün, yemin ne ağır yük…


Ağzı yemin fıçısı haline getirmiş insanlardan ürkmek lâzım…


Yemin, edenin değil, ettirenin niyeti üzerinedir. Fatih Sultan Mehmed’e sadakat yemini eden Karamanoğlu’nun, kalbi üstüne gizlice bir güvercin yerleştirip “bu can burada kaldıkça sana sadakat göstereceğim…” diye yemin etmesi ve Sultan’ın yanından ayrılır ayrılmaz güvercini boğazlaması ve yeminden kurtulduğunu sanması “Hile-i Şer’iyye” faslına girer ve en büyük denaet olmakla kalır.


Namus, şeref gibi lâflar, yeminin hakikatine uzaktır. Hele “ölünü öpeyim, akşama çıkmak nasip olmasın!” tarzında kötülük davetini karşılık gösterici yeminler, ahmak ve cahil işi… Hele eşya üzerine yemin, küfre kadar yol açıcı… Yemin müeyyidesinin kötü kullanılışında en ağır suç yeminli yalan şahitlikte…


Allah’ın Kur’ân’da mahlûkları üzerine yemini, kendi yaratış şanını remzlendiren bir mecaz mahiyetinde ve kullarına örnek olmaktan ayrı keyfiyet…


Yemin, bir şeyi yapmaya, yahut yapmamaya veya doğruyu söylemeye mahsus türlü şekiller gösterir ve Allah adından başka hiçbir şey üzerine bina edilemez.

KEFFARET

Kulun kötü hareketlerine karşı cereme mahiyetinde ödeme mükellefiyeti… “Muamele” mevzuunda, her birini bahis bahis gösterdiğimiz tazmin fiillerini, başa yemin kefaretini alarak toplu şekilde çerçevelemeliyiz. Yemini bozan kişi, ya 1 fakiri 10 gün, ya 10 fakiri 1 gün doyurmakla mükelleftir. İktidarı yoksa 3 gün kesintisiz oruç tutar. Doyurma ölçüsü, miktarını oruç faslında gösterdiğimiz 1 Fıtır sadakası… Kefaretler, oruç, yemin, haccta önceden saç kestirme, zihar ve kaza neticesi adam öldürme tazminleri olarak 5 nevidir…


Haccta önceden saç kestirmenin kefareti 3 gün, adam öldürmenin de devamlı 60 gün oruç ve ayrıca diyet... Zevcesinin bir uzvunu anasına benzetmek mânâsına zihar cinayeti de aynı kasıtla oruç bozma veya kazaen adam öldürme cezalarına eşit…


DÂRÜLHARP


Müslümanlığın dışında her ülke, mümine göre “Dârülharp-savaş sahası”dır. Bu sahalarda mümin, kendi din ülkesinin şartlarına nispetle daha serbest imkânlara malik… Meselâ kendi dünyasında kökünden yasak olan bazı menfaatlenme şekilleri, o sahalarda mübah olabilir. Meselâ kumar, fiiliyle haramlığını muhafaza ederek kazanciyle mübah… Meselâ o sahalarda bir gayrimüslimden gelen faiz, haram değil… Bu durum iş şekillerine göre değişir ve her halde müslüman “Dârülharp”lerde kendi öz şiarından uzak kalamaz. Ancak savaş belirten noktalarda iman ve İslâm menfaatlerini şahsına devşirebilir. Bu meselenin gayet ince sınırları vardır; ve imanı, ahlâkı, her şeyi mazbut ve mahfuz müslüman “Dârülharp"de sahanın verdiği imkâna göre ne devşirebilirse alır. Her şeyden önce İslâm’ın şan ve şerefini her haliyle temsil ve telkin etmek ve savaşır tarzda yürütmek vazifesi, müslümanı düşmana zarar vermekte izinli kılarken, bu müsaadenin küfürden faydalanmak şeklinde istismar edilemeyeceğini bilmek icap eder. Nerede olursa olsun, bütün haramlar yerinde ve yalnız belli noktalarda bazı müsaadeler ortadadır. Bu izin, demek değildir ki, müslüman “Dârülharp”e sürmek için domuz ticareti yapar, kâfirin malını çalar, ona karşı her sahtekârlığı mübah sayar…

“Dârülharp” müsaadeleri, mümine, ancak nefsini müdafaada alacağı tedbirler derece- sindedir. Mümin “Dârülharp”de “Harp hud’adır” düsturunca hareket eder ve müsaade hadleri içinde, gerekeni ve gerekmeyeni iman vicdanına havale eder.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : tugce    13.04.2007
Yorum : gzl olmus basarılar dılerım





 
İtikad ve İman... - Sayı 99
Tevhid... - Sayı 99
Makine... - Sayı 98
Milliyetçilik... - Sayı 97
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (101): Doğu - Batı tefekkürünü doğru yapamayanın ufku dardır.

Son Eklenen Yorumlardan
 👍👏👍👏👍👍... BEYZA ATEŞ

 Acayip güzel olmuş 😉... BEYZA ATEŞ

 Dilin anlatamadığını şiire dökmek çok zordur ve siz zoru başarmışsiniz tebrik ediyorum 👍 ... BEYZA ATEŞ

 Çok başarılı ... Meryem

 Şiir tek kelimeyle mükemmel olmuş. Şiirde de geçtiği gibi gönül istediği bir damla huzuru ruhuna sı... Fatma


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Fikirsizlik
Kardelen nasıl doğdu?
Zaman tünelinden iki yazı
Zamanın kısa tarihi
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Yüreğinle gel
Ruhsa sızan şiir
Zaman tünelinden iki yazı
Her sayı ayrı bir değer
Yüz


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5660812
 Bugün : 80
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 470268
 Bugün : 2
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 77
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2019
Künye | Abonelik | İletişim