Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1680 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Niye yazıyoruz?
Dergi Editörü

  Sayı: 83 - Ocak / Mart 2015

Yazmayı diğer insanî fiillerden ayıran bir özellik var. Yürümek istiyorsan, sağlığın da yerindeyse yürürsün, acıktıysan yemek yersin, göz kapakların kapanıyorsa uyursun. Ama kalemi ele aldığın, klavyenin başına geçtiğin her zaman yazamazsın. Zira yazmanın belli şartları vardır, o şartlar yerine gelmemişse kalemi ele aldığınla kalırsın. Yazmak için önce bardağı suyla doldurman gerekir. Hattâ bazen bardağı ağzına kadar doldurman bile yetmez; su, bardağın üstünde bombe yapar. Ne zaman ki o bombeden ilk damla yere düşer kalemi ele almanın zamanı gelmiştir.

Yazmak, sistemli düşünmektir diyor, Batılı. İlmi, yazıyla bağlamak hadisine muhatap bizler, sistemli düşünemediğimiz gibi bu emrin de künhüne vâkıf olamadık. Oysaki Allah’ın yüzünü keremlendirdiği Hz. Ali, sadece Fatiha sûresi hakkında 40 deve yükü kitap yazabileceğini beyan ediyor. Yazmaktan muradın; emirleri, yasakları, tavsiyeleri satırlara aktarmak, onları çoğaltmaktan ibaret olmadığı bundan güzel daha nasıl izah edilsin...

Başlığımızın hemen altında yer alan "fikrin değerini bilenlere" cümlesiyle 24 yıl 83 sayıdır, yazmak için önce düşünmeyi esas alan ve doğru fikre dayanan dergilerle karşınıza gelmeye gayret ettik. Vurguyu yıl ve sayı yönünden rakamlar üzerine yapmamış olsak da 24 yıl 83 sayıdır katettiğimiz mesafeyi küçük görüp eleştirenler çıkabilir. Oturur, konuşur, inandığımız iman manzumesine aykırı olmayan her türlü görüşü kabul ederiz. Ne var ki fikrin değerini bilmeme noktasından yapılacak eleştirileri kabul etmemiz beklenmesin. Sayfalarımız buna şahittir. Sırf bu sebeple ilk günden beri kemikleşmiş bir yazar kadrosuyla kendimizi sınırlı tutmadık. Fikir potansiyeli olan, istidatlı ve değerlerimize aykırı olmayan her kalem, her yazı sayfalarımızda yer buldu. Bulmaya devam edecek. Bunun için yazıyoruz, Allah izin verdiği müddetçe yazmaya devam edeceğiz...

Elinizdeki sayının konusu niye yazmamız gerektiği hususunda bariz bir örnek. Konuyu ilân ederken kullandığımız ve Ali Erdal Hocamız tarafından kaleme alınan metin de meseleyi en can alıcı yerinden yakalıyor: "Cemiyet duvarını ayakta tutan tuğla hükmündeki aile kurumumuz ne halde? Doğru ve sağlam iman etrafında kenetli büyük ailemiz; Tanzimat’tan beri maddede ve mânâda ufalana ufalana, artık her gün örneklerini gördüğümüz gibi fertleri birbirini yer hale geldi. İki asırdır felâketin dehşetini anlayamadık. Anlayamadığımız; fertlerinin sevgi ve bağlılığı zedelenmiş, komşularından, akrabalarından kopmuş, bayramları bile birlikte kutlayamaz olmuş, olabilecek en küçük hale gelmiş "cemiyetin temel kurumu"na; "çekirdek aile" dememizden belli. Böyle derin ve köklü bir problemi; "aile içi şiddet" gibi basit zabıta vakası söylemiyle ifade ediyoruz ve o ona göre halletmeye çabalıyoruz. Demek ki doğru teşhis koyabilmiş değiliz. Doğru teşhis konduktan sonra, çare; güneş gibi görünür."

Üzgün ve üzgün olduğumuz kadar çaresiz kaldığımız bir mevzuyu da paylaşmak istiyorum. Binbir zahmetle hazırladığımız dergilerimiz, samanlıkta bulunan iğne kadar az ve o nispette değerli abonelerimizin pek çoğuna ulaşmıyor. Bu hususta posta dağıtım elemanlarının yeterli hassasiyeti gösterdiğinden şüphelerimiz var. Yıllardır aynı adreste oturduğunu bildiğimiz ve bugüne kadar dergilerin ulaştığı bir abonemize gönderdiğimiz 82. sayı dergileri, "adreste tanınmıyor" ibaresiyle iade edildi. İade olan dergileri üzerinde yazılı iade sebepleriyle birlikte yazıhanemizde zaptediyoruz. Dergileri normal posta yolu ile gönderdiğimiz için iade edilmediği halde aboneye ulaşmayan sayıların olduğu da muhakkak. Tamamen görev ahlâkıyla ilgili bu hususta işi Allah’a havale ediyor ve sizden elinize ulaşmayan sayıları bize internet sitemizdeki iletişim bilgileri vasıtasıyla bildirmenizi rica ediyoruz. Bu durumda olan abonelerimize kargo aracılığıyla dergilerini göndermeye gayret ettiğimizi bildirelim.

İyi okumalar...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen :     18.02.2015
Yorum : Üstad ne güzel demiş; "Lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı, Yok mudur, sizin köyde, çeken fikir sancısı?" Dergide yayımlanan yazıların fikir sancısı çekilerek yazıldığı belli. Bu sancıyı şahsen ben okurken fark ediyorum.




Ekleyen : mustafa yumuşak    11.02.2015
Yorum : Sayın editör, 2014 yılı tamamı ve bu son sayı elime ulaşmadı, teşekkürler.




Ekleyen : Yavuz    07.02.2015
Yorum : Sayın Editör derdini çok güzel ifade etmiş. Allah kalemine kuvvet versin inşallah





 
Aranan kan... - Sayı 94
NİYE YAZIYORUM?... - Sayı 93
Hamd ve şükür...... - Sayı 92
Fikir kahramanına ihtiyaç... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3708787
 Bugün : 2924
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419535
 Bugün : 119
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 117
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim