Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1489 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Neyin dirilişi
Site Editörü

  Sayı: 84 - Nisan / Haziran 2015

Kasım 1922’de saltanatın kaldırılması ile bir devir sona ermişti. Yeni bir devlet kurulmuş, bu devlet kendisini “güvene” almak için hanedanı yurtdışına çıkarmıştı. Bu işin maddi tarafıydı. Bir de gönüllerdeki saltanat vardı ki yeni devlet hem resmî olarak bu saltanatı kaldırmış hem de gönüllerdeki saltanatın yıkılması için çeşitli yollara başvurmuştu. Padişahın kaçtığı söylemi, Osmanlı deyince sürekli haremin ön plana çıkartılması, altı asırı geçen hükümdarlık süresinde özellikle kötü örneklerin daha çok üzerinde durulması bu yollardan örnekler...

Cumhuriyet bir devrimdir, bu nedenle devrimin kendini korumak için nizami, gayrinizami böyle yollara tevessül etmesi anormal değil. Dünya tarihi çok daha kötü örnekleri barındırıyor. Şu da var ki, her ne kadar rejim kendini korumak için böyle yollara başvursa da gerçeklerin eninde sonunda ortaya çıkmak gibi bir huyu var. Zamanla değerlendirmeler değişebiliyor ve kalplerdeki saltanatın üzerindeki küller kolayca temizlenebiliyor, biraz gayret ile tekrar bu muhabbet canlanabiliyor.

Osmanlı Tarihi incelendiğinde eleştirilmesi gereken birçok yön var, İslâm’da bir referansı olmayan hanedanın babadan oğula geçmesi bu konuların başında gelir. Bizim üzerinde durduğumuz, genel manâda Osmanlı’nın cihan ve cihat politikası, gittiği yerde yaptığı hizmetler, alimlere, velilere verilen kıymet, özet olarak dünyaya bakışı…

Bugün Osmanlı gibi olma heyecanı yaşanıyor, en azından bu heyecanın ne demek olduğunu bilen, bunu ümit eden bir kesim var. Bugün insanları heyecanlandıran, Türkiye’nin Osmanlı Devleti gibi mazlumların yanında, güçlü, sözü geçen bir devlet olma isteği ve daha önemlisi kapasitesi…

Geçtiğimiz günlerde Bosna’ya ziyaret nasip oldu, Saraybosna ve Mostar’a gittik. Mostar’da babası savaşta şehit olmuş, kendisi de o sıralarda 15 yaşındayken savaşı yaşamış, şimdi Mostar’ın güzel camilerinin birinde müezzinlik yapan bir kardeşimizle tanıştık. Türkiye’den geldiğimizi söyleyince elimi sıkıca tuttu, “birlik olmalıyız” dedi. Politikamız tam da bu olmalı: tevhid. Benzer sözleri birkaç yıl önceki Makedonya Kosova ziyaretimizde de duymuştuk.

Bu işin ne kadar ciddi olduğunu gezi ve benzer olaylarda kafasına bizans miğferi geçirenler, duvara “Zulüm 1453’de başladı” yazanlar ve geçtiğimiz günlerde şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın katillerine güzelleme yapanlar göstermişti. O yüzden devletimizin bu yönde bir politikası olması çok güzel, çok umut verici...

Bu politikanın sanat ile desteklenmesi ise çok önemli ve güzel bir fikir. “Diriliş” dizisinin bu yönde bir görevi olduğu herkesin ortak kanısı... Devlet bir yandan sanat ile bir yandan TİKA gibi kurumları ile bu politikasını sağlamlandırmaya çalışıyor ve başarılı oluyor.

Son söz olarak atamız Ertuğrul Gazi’nin hayatını anlatan Diriliş dizisi ile bir ipucu verelim. Dizinin en sevilen yanlarından biri İbnü’l Arabî hazretlerinin dizide yer alması… Sakarya Gazetesi Web TV’de Ali hocamızın konuk olduğu, Diriliş ve Ertuğrul Gazi’nin ele alındığı Basın Masası programında bu konu ele alındı. Dizinin tasavvufla ilgili yanının başarılı olması altında dizinin hem yapımcı hem danışmanlarının günümüz tasavvuf yollarından birine intisaplı olmaları var. Zikir ve usûl sahnelerinin gerçek usûllere birebir uygun olmasının nedeni bu...

Okurlarımız hem Kardelen Dergisi sohbetleri kayıtlarına hem de yukarıda bahsettiğimiz Basın Masası programının kaydına Kardelen Dergisi Youtube kanalından erişebilirler.

 

İyi okumalar.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
İnternetin fâsık habercil... - Sayı 98
Kardelen IX. uluslararası... - Sayı 97
Kolayı tersten okumak yer... - Sayı 96
Tasavvuf: insanı olgunlaş... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
Ady; Sen, Ben, O...
İnternete, kulak versek
Alın teri


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4916359
 Bugün : 1005
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452329
 Bugün : 25
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 108
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim