Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1906 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Neyin dirilişi
Site Editörü

  Sayı: 84 - Nisan / Haziran 2015

Kasım 1922’de saltanatın kaldırılması ile bir devir sona ermişti. Yeni bir devlet kurulmuş, bu devlet kendisini “güvene” almak için hanedanı yurtdışına çıkarmıştı. Bu işin maddi tarafıydı. Bir de gönüllerdeki saltanat vardı ki yeni devlet hem resmî olarak bu saltanatı kaldırmış hem de gönüllerdeki saltanatın yıkılması için çeşitli yollara başvurmuştu. Padişahın kaçtığı söylemi, Osmanlı deyince sürekli haremin ön plana çıkartılması, altı asırı geçen hükümdarlık süresinde özellikle kötü örneklerin daha çok üzerinde durulması bu yollardan örnekler...

Cumhuriyet bir devrimdir, bu nedenle devrimin kendini korumak için nizami, gayrinizami böyle yollara tevessül etmesi anormal değil. Dünya tarihi çok daha kötü örnekleri barındırıyor. Şu da var ki, her ne kadar rejim kendini korumak için böyle yollara başvursa da gerçeklerin eninde sonunda ortaya çıkmak gibi bir huyu var. Zamanla değerlendirmeler değişebiliyor ve kalplerdeki saltanatın üzerindeki küller kolayca temizlenebiliyor, biraz gayret ile tekrar bu muhabbet canlanabiliyor.

Osmanlı Tarihi incelendiğinde eleştirilmesi gereken birçok yön var, İslâm’da bir referansı olmayan hanedanın babadan oğula geçmesi bu konuların başında gelir. Bizim üzerinde durduğumuz, genel manâda Osmanlı’nın cihan ve cihat politikası, gittiği yerde yaptığı hizmetler, alimlere, velilere verilen kıymet, özet olarak dünyaya bakışı…

Bugün Osmanlı gibi olma heyecanı yaşanıyor, en azından bu heyecanın ne demek olduğunu bilen, bunu ümit eden bir kesim var. Bugün insanları heyecanlandıran, Türkiye’nin Osmanlı Devleti gibi mazlumların yanında, güçlü, sözü geçen bir devlet olma isteği ve daha önemlisi kapasitesi…

Geçtiğimiz günlerde Bosna’ya ziyaret nasip oldu, Saraybosna ve Mostar’a gittik. Mostar’da babası savaşta şehit olmuş, kendisi de o sıralarda 15 yaşındayken savaşı yaşamış, şimdi Mostar’ın güzel camilerinin birinde müezzinlik yapan bir kardeşimizle tanıştık. Türkiye’den geldiğimizi söyleyince elimi sıkıca tuttu, “birlik olmalıyız” dedi. Politikamız tam da bu olmalı: tevhid. Benzer sözleri birkaç yıl önceki Makedonya Kosova ziyaretimizde de duymuştuk.

Bu işin ne kadar ciddi olduğunu gezi ve benzer olaylarda kafasına bizans miğferi geçirenler, duvara “Zulüm 1453’de başladı” yazanlar ve geçtiğimiz günlerde şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın katillerine güzelleme yapanlar göstermişti. O yüzden devletimizin bu yönde bir politikası olması çok güzel, çok umut verici...

Bu politikanın sanat ile desteklenmesi ise çok önemli ve güzel bir fikir. “Diriliş” dizisinin bu yönde bir görevi olduğu herkesin ortak kanısı... Devlet bir yandan sanat ile bir yandan TİKA gibi kurumları ile bu politikasını sağlamlandırmaya çalışıyor ve başarılı oluyor.

Son söz olarak atamız Ertuğrul Gazi’nin hayatını anlatan Diriliş dizisi ile bir ipucu verelim. Dizinin en sevilen yanlarından biri İbnü’l Arabî hazretlerinin dizide yer alması… Sakarya Gazetesi Web TV’de Ali hocamızın konuk olduğu, Diriliş ve Ertuğrul Gazi’nin ele alındığı Basın Masası programında bu konu ele alındı. Dizinin tasavvufla ilgili yanının başarılı olması altında dizinin hem yapımcı hem danışmanlarının günümüz tasavvuf yollarından birine intisaplı olmaları var. Zikir ve usûl sahnelerinin gerçek usûllere birebir uygun olmasının nedeni bu...

Okurlarımız hem Kardelen Dergisi sohbetleri kayıtlarına hem de yukarıda bahsettiğimiz Basın Masası programının kaydına Kardelen Dergisi Youtube kanalından erişebilirler.

 

İyi okumalar.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yolun sonu... - Sayı 104
Sağlık olsun... - Sayı 103
Bosnayı çok seviyoruz... - Sayı 102
Işık doğudan yükselir... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7422601
 Bugün : 1526
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 509992
 Bugün : 36
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 49
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim