Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3713 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Esrarengiz Sahne Performanslary: KARA G?R? ??L?S
Sinan Ayhan

  Sayı: 43 - Ocak / Mart 2004

Sen üflemeli, sen yaylı, sen vurmalısın… Bu kadarı da fazla, bize isim koymakta bu ne cüret! Aceleniz ne!!?
Boş verin siz iç sesleri, sadede gelelim biz.
Bir daha tekrar edelim: dedeleri korsan olan Senyor; elinde gotik resimler gizli olduğu söylenen Gator, bir yahudi ailesinden gelen Davud’un en çok dikkat çeken yönü ise havayı bile bulandıran yağlı yüz derisi ve yüz derisine birebir uyan kalın kemikli gövdesi…
Baştan başlayalım, maestro: Senyor panflütten klarnete bütün üflemelileri; Gator sadece gitar sınıfındakileri, Davud ise (sesindeki hırıltıyı etrafa salsa yetecek vurmalı tınısını) ritim davulları çalıyor…
Lütfen, sessizlik, biii rica, biddevam sessizlik… (hadi avuca sığacak sessizlikler bulalım, artık iç organlarımızda gezen bulutlar…)
Bu sefer çalarken hangi sokağı, hangi sokak girişini temsil ettiğimize dikkat edelim. Koyduk… Salınışlara bakılırsa Senyor tefeciler sokağından geliyor, Gator bir yer altı mahallesi sakini, Davud’un yaşam alanı ise bir getto…
Böyle olmadı, beğenmedim, hepsini masaya yatırsak… Ne dersiniz, çoktan seçmelimi olalım, bu ne suret… bulalım, bulalım, kulağımızdaki açık havayı ve dahi örs ve çekici bulalım… üstümüzde bir frak, onu da masaya yatıralım. Neden, parazit seslere engel olunamıyor… Beyefendi, bir kasıt aramalı o zaman, ama kimden…
Senyor, dünyada duran insan, insanda duran dünya… İzin verin kendimi ve geçmişimi anlatayım biraz. Asıl mesleğim, yoldan gelip geçenleri izlemek… İnsanoğlu başlı başına bir inceleme konusu benim için. Kim ne kadar kilolu, kimin şapkası var; kimde bir derdin katılaşmış hali, kimde neşenin bir şişeye sığdırılmış hali var..? Yoldan gelip geçenlerin yüzleriyle besleniyorum ben, açık söyleyeyim, bir örümcek gibi tıpkı, avlarım için bir ağ kurdum bir köşeye; yüzlerde anlam avlıyorum…
Gator, katı bir yabancılık, bir münzevinin dışarı taşırılmış hali… Yanlış tarif, ben kim olduğumu biliyorum. Ben ince teller arasında yaşarım, zarları delen bir nefesim vardır, bir hikâye anlatıcısı olurum bazen, bazen elimden gelir kargalar uçurmak başımın üzerinde, ben bir tek şey için varım belki dünyada, insanlara kara görüyü hatırlatmak için…
Davud, temsili bir yıkıcılık, alaycı bir vahşet… Kim demiş, beni ahmak zanneder çoğu, oysa ne anasının gözüyüm ben, çaktırmadan canlı deriler yüzerim insanların yüzünden ve onlarla semiririm. Hiç uyumam, yıllardır uyku girmemiştir gözüme, şikayetçi değilim, yüzüm gözüm şişmese, o yüzden el altından işler çeviririm… Simyacı da diyebilirsiniz bana bir nevi… gülen bir yüzü, anında ağlayan bir yüz haline getirebilirim. Bir sırrım yok sayın siz, sadece şeytanla bir anlaşmam var.
Ne garip bizi ele geçirdiler…
Senyor’un gövdesi olağan, ama bacakları tahtadan… Yürürken oldukça fazla ses çıkarıyor. Senyor bir şehir meydanına gitse Senyor diye çağrılmayacak, ona herkes tahta bacak diye seslenecek… Bugün tahta bacaklarını bir torbaya koymuş, bulutlar üzerinde yürür gibi… Neden? Neyse, sadede gelelim biz: burada bir sır var… Gülümseyerek, akşam saat sekizde görüşürüz,diyor herkese.
Gator’a bakınca ister istemez bir acıma hissi uyanır sizde. Bu adam anasından da, yaşlı mı doğmuş böyle, dersiniz içinizden. Yaşlılığından çok sıskalığına acırsınız, her yerinden kemikler fırlamış gibidir; kımıldamasa, sağa sola insancıl bakışlarla bakmasa onu daha çok bir hayalete benzetirsiniz. Gator bugün evden çıkmadan önce azığını unuttu. Dışarı gezmeye çıktığında yanına hep kağıt bir keseye koyduğu sandviçini de alır, acıktığı yerde, bir parkta, bir havuzun kenarında oturup sandviçini yerdi, lakin bu sefer bir dalgınlık mı desek, bir rolleri karıştırmak mı desek, bir şekilde sandviçinden mahrum… Yarı yolda aklına geldi, ama boş verdi. Güvendiği bir şey var, evet bir sır bu… Akşam sekizde görüşürüz, diyor o da dudağında kırık bir tebessümle…
Davud’un hırçınlığı üstünde… Para kaybetmiş, cebinden bir servet düşürmüş, içi yanıyor. Para hırsı olmasa iyi bir insan olacak, ne yaparsın bazıları para için yaşar, tuttuğu her şey altın olsun ister. Davud elinde iki sopa tutuyor, anlaşılmaz… Sopaların tuttuğu Davud ve Davud’un tuttuğu sopalar da anlaşılmaz. Doğru, bir sırra benziyor, eğilip kulağımıza saat sekizde mutlaka görüşürüz diyor… İfadesine bakınca para derdinin kalmadığı anlaşılıyor…
Saat sekize doğru bakıyoruz, saat sekiz bir sahne… Sahnede üç kişinin olduğu görülüyor ve salonda seyirciler, salon tıklım tıklım… Herkes çalınan müziği dinliyor, müzik temposunu artırdıkça çıkılan sokaklar, girilen sokalar, insanlar, evler, taş bloklar, günlük endişeler, günlük endişelere yapışmış resimler, Senyor’un yüklendikleri, Gator’un açlığı, Davud’un para hırsı, her şey siliniyor.Sırrın altını üstüne getirdik, sırrın altından çıka çıka bir üçlü çıktı. Sanmayın ki sahnede Senyor, Gator ve Davud var, onlar anlamlarının dışında kaldı; bir sır var dedik, yalan söylemedik, saat sekizlere bağlı bir sahne kurduk sizlere, sahnede insan yok, sadece bizim kavram örgülerinden bulup çıkardığımız çalgılar var…

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Konuşan düşünce... - Sayı 94
Ninemden bana kalan şey, ... - Sayı 94
Dil kavramı üzerine bir d... - Sayı 94
KAHRAMAN MİLLET... - Sayı 93
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3708763
 Bugün : 2900
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419535
 Bugün : 119
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 117
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim