Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1815 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ortadoğuya bir projeksiyon
Av. Mustafa Büyükgüner

  Sayı: 84 - Nisan / Haziran 2015

Ak Parti iktidarı ile birlikte dış politikada daha atak ve cüretkâr bir tavır içerisine giren Türkiye, zaman zaman elde ettiği başarılar ile isminden söz ettirse de, özellikle Ortadoğu’daki temellerini etnik ayrışmaların, inanç farklılıklarının ve otokratik yönetimlerin oluşturduğu karmaşık ilişkiler yüzünden, ürettiği siyasette sık sık duvara tosluyor ve gerek içerideki muhalif kesimden gerekse uluslararası kamuoyundan çok çok eleştiri alıyor.

Kanuni’nin Fransa Devlet Başkanını “… Sen ki Fransa vilayetinin valisisin…” diye küçük gördüğü mektubun yazıldığı 16. yüzyıldan bu yana kademe kademe hariciye politikamızın değersizleştiği ve etki alanını yitirdiği, en son 19. yüzyıldan sonra da devletimizin kendisini batı toplumu önünde küçük ve zavallı gördüğü ve hiçbir politika üretmediği bir geleneğin sihirli bir değnek değmişçesine bir günde ters yüz olması beklenmemeli…

Eleştirirken, devletin dış politika üretme azmine de mani olunmaması gerektiği kanaatindeyim. Bir bebeğin yürümeye başlayana kadar defalarca düşmesi, vaz geçmesi, yeniden emeklemesi gibi; süreç içerisinde, gelenekleri bin yıllık Müslüman Türk tarihine dayanan devletimizin, dış politikada daha başarılı ve aktif olacağını tahmin etmek zor değil…

Ancak bazı meselelerin de bir an önce çözüme kavuşturulması, dış politikamızın manevra kabiliyetinin arttırılması ve uluslararası camiada Türkiye’nin tesirinin arttırılması da elzem…

Bunun için kemikleşmiş sorunlara pratik çözümler bulmak, meseleleri zaman bakımından sıraya koyma da gerekli… Gerek konjonktürün zorlamasıyla, gerekse kökü tarihe dayalı hukukumuz sebebiyle; Türkiye, istese de istemese de Ortadoğu’daki mücadelelerin, düşük yoğunluklu savaşın ve diplomatik çekişmenin bir parçasıdır. Bu sebeple coğrafyayı iyi tanımalı ve kimlerle rakip olduğumuzu iyi tahlil etmeliyiz.

Uydudan alınan bir görüntü gibi önce kendi sınırımızdan başlayarak coğrafyanın tamamını bu gözle izlediğimizde demek istediğimiz daha net anlaşılır.

Güneydoğu sınırlarımızda 30 yılı aşkın bir süredir devam eden ve adını bile koyamadığımız bir ihtilaf var. Bu ihtilafın tarafları etnik Kürt toplumu ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak gözüküyor. Sebebinde devletin zaman içerisinde bazı ayrımcı politikalar uygulaması ve Güneydoğu’da yaşayan halka karşı vatandaşlık hukukuna sığmayacak eylemler olduğu düşünülerek özellikle Ak Parti iktidarlarında bu yönde büyük çabalar sarf edildi. Buna rağmen terör örgütünün çözüme ayak dirediği görülüyor. Kuzey Irak ve Kandil hattında terör örgütüne çeşitli batılı devletlerin destek verdiği sürekli konuşulsa da, bu işin arkasında asıl İran’ın bulunduğu da bir sır değil. İran’ın kendi ülkesine karşı küçücük bir hareketi bile idamla cezalandırdığı bu örgütün üyeleri, İran’a karşı kayıtsız ve şartsız silahlı mücadeleyi bırakmışken, ülkemizde bin bir bahane üreterek nazlanmaları başka nasıl izah edilebilir.

Bölgede güçlenen Türkiye’nin zayıf karnı olarak gözüken bu terör örgütü, Ortadoğu’daki en büyük rakiplerimizden biri olan İran tarafından bu sebeple çokça kullanılmakta. Örgüt’ün Irak’ın kuzeyindeki gücü de İran’ın Suriye politikalarında bir hamle taşı görevi gütmekte.

İzlediğimiz alanı biraz genişlettiğimizde, yine güney sınırımızda başını Suriye’nin çektiği bir iç savaşın yaşandığını görmekteyiz. Kendi ülkesini savunmanın yolunun kader birliği yaptığı coğrafyaları savunmaktan geçtiğinin farkında olan İran, Suriye’deki rejimin düşmemesi için her türlü imkanını seferber ederek, adeta buradaki iç savaşın bir tarafı olmuş durumda. Gerek uluslararası camianın da desteklediği Özgür Suriye Ordusu’yla gerekse IŞİD’le İran askeri birliklerinin ve komutanlarının mücadele ettiği artık herkesin bildiği bir gerçek. İran’dan başlayarak Irak, Suriye ve Lübnan’ı da içine alan bir coğrafyanın kendi hâkimiyetleri altında olduğu artık İranlı devlet adamları ve üst düzey askeri yetkililer tarafından bile rahatlıkla söylenebilmekte. Bu coğrafyada İran’ın başarılı olması ile bizim Sünni Arap ülkeleri ile irtibatımızın kesileceği ve güneyde doğrudan doğruya İran ile başa baş kalacağımız unutulmamalı.

Bakış açımızı biraz daha yukarıya aldığımızda bu sefer de içerisinde Mısır, Somali ve Yemen’in de bulunduğu coğrafyada yine bir takım çatışmaların bulunduğunu; bu çatışmaların bir tarafında Suudi Arabistan’ın diğer tarafında ise İran’ın olduğu ve özellikle Yemen’in de İran’ın egemenlik sahası içerisine girdiğini görürüz.

Batı devletleri ile nükleer santralleri ve nükleer silah yapımı konusunda bir mutabakat imzalayan İran’ın aynı tarihler içerisinde neredeyse Ortadoğu’nun tamamında etkisini arttırması, bir taraftan Türkiye’yi çevrelerken diğer taraftan da kutlu beldelere ev sahipliği yapması hasebiyle Sünni Müslümanların merkezi olarak kabul edilen Suudi Arabistan’ı çevrelemesi ve bu iki büyük bölgesel gücün arasını açma siyaseti gütmesi yakın gelecekte Ortadoğu’da yaşanacak bütün çatışmaların İran eksenli olacağını da göstermiyor mu?

Madem ki büyük politika güdeceğiz, öncelikle hinterlandığımızdaki ve etki alanımız içerisinde bulunan ülkelerle ilgili bu gelişmeleri iyi okumalı ve ona göre millî bir politika geliştirmeliyiz.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Aradığımız ruh... - Sayı 104
Aliya, Allahın arslanı... - Sayı 102
Kardelen...Yüz...... - Sayı 100
Onuncu gün... - Sayı 98
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney


Cinayet, hırsızlık, fuhuş, içki, kumar ve uyuşturucu karışımından ibaret düzeni ambalajlayıp medeniyetin ta kendisi diye yutturmak isteyen “tek dişi kalmış canavar”a karşı hani, “iman dolu göğsümüz” vardı?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
En tehlikeli virüs...
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir
Sevgi
İnsanlar anlamaz beni
Zikir ve ?nemi


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7912871
 Bugün : 2067
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 516781
 Bugün : 51
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim