Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     6928 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Habil?in Ten G?mle?ini Giymek?
Mehmet Hasret

  Sayı: 53 - Temmuz / Eylül 2006

Dickens’ın romanı Nicholas Nickleby’de, hasta bir çocuğa hitaben şöyle bir replik geçer: “Bir enkaz olarak uyumuştun, bir aktör olarak uyandın.” Romanın dokusundan çıkıp gelen hayaletler bir tarafa, dünyanın uyuduğu ve dünya üzerindeki bütün algıların bir hastalık hali yaşadığı bir gerçek olarak karşımızda durmakta. Dünya, üzerindeki narkoz püskürtülerini atıp ne vakit uyuduğu çevreden farklı bir çevreye doğacak ve bir rolden çok, yeni bir insanlık bedeninin gereklerini kuşanacaktır; işin o tarafı biraz karanlıktır.

Bir anlayışa göre bütün zamanların şifresi DNA’larımıza gömülüdür. DNA’lar, zaman ve mekân kabartmalarını içlerinde tutabilen, bir nevi, kayıt cihazları gibidir. Fantastik ölçüde biz, DNA’ları ten gömleğimizi oluşturan, iletken ilmekler olarak görmekteyiz. Arketiplerin, canlı piktografları…

İlk insandan bu yana, belki soluğumuzda gümüş şeritler halinde yoğrulmuş zıt yükler, şablonlar, masallar, hikâyeler, roller, görüntüler, olaylar ve olayların içinde kıvranan şahsiyetler var… Bu şahsiyetlerden biri Habil’i, öbürü Kabil’i işaret etmekte… Habil ve Kabil de Hz. Adem’den geldiğine göre; bir tende hem Habil, hem Kabil genetiği bir savaş halinde…

Gökler burulup yerküre pamuk gibi savrulduğu zaman, güneş söndüğü ve yıldızlar döküldüğü zaman bizi son halimize getirecek keyfiyet neyse, günümüz manzarasının keyfiyeti de neredeyse odur.

Oturup kalktığınız vakit; gerindiğiniz, toparlanıp yürüdüğünüz ve bir hedefi amaç edinip ilerlediğiniz vakit sizden nasıl bir ruh tütüyor; bu sizin diriliğinizin veya çürüyüp kokuşmuşluğunuzun bir delili olacaktır. Etrafınızda olup bitene ilgi tarzınız ve ona karşı bir içindelik hali çatmanız; yani aslında “var-oluş üslûbu”nuz, sizin Habil ve Kabil genetiğine bağlı olarak esas oluş kampınızı belli edecektir. Habil mi, Kabil mi…

Ellerindeki sermayeyi nereye sığdıracağını bilemeyenler, tenlerine Kabil’i buyur etmeyi ve asırlardır Kabil’i şehvet algıları etrafında ağırlamayı âdeta kendilerine bir borç bilmiş- lerdir… Bol sıfırlı sistemleri, üzerini örttükleri kadar gedikler ürettiği ve bir düzene girmiş göründüğü oranda karmaşıklaştığından dolayıdır ki kendi kendini çökertecek seviyeye gelmiştir.

Habil teninden olmak ve o teni giyebilmek adına beraber yaşamanın formüllerini derleme çabasında olmayı tercih eden bizler ise, etki alanımızı dünyanın bir parçası olarak düşüne- meyiz; o yüzden, etki alanımız (‘hinterland’ımız) bütün anakaralarıyla sonsuzlukta yuvarlanan bütün bir yerküre ve o yerküreye renk cümbüşleri katan bütün akıl kutupları ve medeniyetlerdir.

Biz üç adımlık kara parçaları, püsürlük madenler ve dahi öbek öbek lâğım çukurlarına çalışan para yığınları peşindeki üç kuruşluk, perdearkası korkuluğu siluetlere benzemeyiz; bizim bulunduğumuz cephe Hz. Adem’den bu yana bellidir: Biz arz yuvarlağının neresinde bir haksızlık olsa; orada dil, kültür, medeniyet, insanlık namusu ve vicdanı olarak cismiyle beliren; bunun için bedenini, aklını, terbiyesini, tecrübesini ve ilmini kara çehreli çizgilere karşı çalıştıran bir cepheden geliyoruz.

Biz, İstanbul’dan Halep’e ve Halep’ten Medine’ye kadar tren rayları döşeye döşeye beraber yaşamanın ortak kumaşını örmüş; sonra Peygamber coğrafyasına girildi ve İki Cihan Güneşi’nin kabirlerine yaklaşıldı diye rayların altına sünger koyacak ve o coğrafyada abdestsiz dolaşmayı kendi nefsine haram sayacak ölçüde hassas komutanlar cephesinden geliyoruz.

İnsanlık ruhuna sıçrattıkları kanın hesabını veremeyecek olanlar, duysunlar ve bilsinler ki; sonsuz ufuklar arasında algı bulutları altına gizlenmiş, icat edemedikleri ne türlü alaşım, yonga, duyu ve icat biçimi varsa biz icat edecek; edebiyatta, sanatta ve her ne türlü düşünen kafa ürünü alanda bulamadıkları ve çatamadıkları ne keyfiyette bir üslup varsa bütün hasletleri ve semereleriyle biz ortaya koyacağız.

Üzerimizdeki vebal, enkaz halinde bir dünyada insanlık onuru taşıyan kanla beslenen kuduz “nefs”lerden uzak, yepyeni bir insanlığın mayasını tutturmaktır. O halde geliyoruz; rüzgâr topuklu atlarla ve yıldırımdan kılıçlarla geliyoruz; etimizdeki Kabil kurtçuklarını döküp Habil tenini kuşanarak geliyoruz. Bir enkaz olarak uyumuştuk; inşallah insanlığın berrak tenler giymiş, yeni komutanları olarak uyanacağız.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : mehmet hasret    07.05.2007
Yorum : halden anlayan ve kalbi içten içe yanan, kor alevden daha kor, temiz, berrak ve billur ifadeli gönüldaş, sen var olduğun müddetçe bizde sıkıntı, dert, tasa sayılar içinde kesir, güneşler içinde toz, okyanuslar içinde saman alevi... Allah razı olsun...




Ekleyen : ZAFER    06.05.2007
Yorum : Allah bunu Yazan Ellere Dert Göstermesin Bu Kafaya Sıkıntı Sitres göstermesin





 
Nasihat... - Sayı 104
Aynı safta olduğumuz omuz... - Sayı 103
Kurbağa kesip biçmeyi kim... - Sayı 101
Askıda şiir... - Sayı 100
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7260669
 Bugün : 9579
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506983
 Bugün : 66
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 141
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim