Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1669 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Kardelen ile 25 yıl
Site Editörü

  Sayı: 85 - Temmuz / Eylül 2015

Yirmibeş yıl önce oniki yaşımda olduğuma göre Kardelen’in tohumlarını atan ağabeylerimiz ve ablalarımızın da okuduğu Bilecik Anadolu Lisesi’nde hazırlık sınıfı sonrasında birinci sınıftayım.

O yıllardan Kardelen ile ilgili aklımdan hiç çıkmayan birkaç sahne var.

En eskisi şu: Sakarya Gazetesi’nin Bilecik Seven Çarşısı’ndan sonra taşındığı ofiste 5.25’lik disketlerle çalışan bir bilgisayarda, siyah beyaz ekranda araba yarışı oynuyorum. Odada ağabeyler, ablalar dergi ile ilgili bir toplantı yapıyorlar. Kardelen Dergisi ile ilk bağım bu şekilde kurulmuş, bilgisayarda oyun oynarken...

Diğer bir sahne: İlk kadroda yer alan Veysel ağabey (Şeker) ile Bilecik içinde dergi dağıtımına çıkıyoruz. Emniyeti, kütüphanesi derken dergi satmak için de birkaç adrese uğruyoruz. Bilecik’in en bilinen eczanelerinden birine giriyoruz, Veysel ağabey dünyadaki en kıymetli hazineyi satacakmış gibi kendinden emin, eczacı ise aynı fikirde değil, bize tencere satıcısı muamelesi yapıyor. Veysel abi hiç bozulmuyor. Aynı gündü sanırım, konu bir şekilde gelmiş olmalı, çantasını işaret ediyor “bu çantadaki kitaplar ile (Necip Fazıl kitapları) beni kimse fikir olarak yenemez” minvalinde sözler söylüyor. Hem kitaplara hâkimiyeti hem kendinden emin olmasına hayran oluyorum.

Şehirdeki Anadolu Lisesi’ni kazanması ile köyünden çıkan bir öğrenci için birkaç yıl içinde “yazı yaz” şeklinde tavsiye almak çok normal olmasa gerek. Kıymetli hocamız Ali Bey (Erdal) daha o yaşlardan yazmaya teşvik ediyor… İlk denemem çok gariptir ki hayat boyu hiç anlamadığım şiir türünden… Türünden dediysem o denemeye şiir denmez, belki son hecelerin kafiyeli olmasını bir başarı sayabiliriz. İlerleyen yıllarda yazı denemelerim dergide çıkmaya başlıyor. Nereden estiğini hatırlamıyorum ama Özal ve Demirel üzerine birşeyler karaladığımı hatırlıyorum. Sevgili Sinan ağabey (Ayhan) hatırlatmasaydı yazmak aklıma gelmezdi, bir ara Nüktedan isimli bir köşe hazırlamıştım. O köşeden de aklımda Çiller’in “terör ya bitecek, ya bitecek”, “enflasyon ya inecek, ya inecek” demesine karşı halkın “ya sabır, ya sabır” demesi esprisi kalmış.

Sonraki yıllarda Kitap Kurdu köşesi yazıları ile devam ediyor serüven. 2000 yılının sonlarına doğru ise önemli bir adım atıyoruz ve Kardelen’in internet sitesini kuruyoruz. Üniversite’den birkaç arkadaşımızı Bilecik’e davet etmiştik, arkadaşlarımızla Ali Hocamız’ı ziyaret ettiğimizde hocamız her zaman olduğu gibi konuyu Kardelen’e getiriyor ve “bu gençler Kardelen’e nasıl faydalı olabilir” diye soruyor. Bilgisayar ve internet ile çok yakın olan arkadaşlarımızın aklına “dergiye bir site yapılabilir” fikri geliyor. Döndüğümüzde hazırlıklara başlıyoruz ve 2001’de sitemizi yayına alıyoruz. Sitenin yayına girmesi ile birlikte yeni bir köşe daha ekleniyor dergiye, bu yazının da yazıldığı köşe olan Site Editörü köşesi…

Kardelen Dergisi bir okul… Benim için öyle oldu, her sayıda dergiye yazı gönderen birçokları ve  25 yıllık serüvenin bir köşesinden katara katılmış birçok yazar için de eminim öyledir. Yazmak zor bir eylem, bir konu hakkında dakikalarca konuşabilirsiniz ama iş yazıya dökmeye gelince işin o kadar kolay olmadığı anlaşılır. Ali Hocamız’ın her zaman hatırlattığı bir söz var “Yazmak sistemli düşünmektir”

Kardelen okulunun bir binası olsaydı gelenleri kapıda böyle bir levha karşılardı…

“Yazmak sistemli düşünmektir.”


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Ali ERDAL    14.11.2015
Yorum : Evet... M. Kemal'in tespiti ne kadar isabetli... "Dergi yazarların kendini geliştirdiği okul", sitesi de "dünyaya açılmanın sesi" ve "çok uzaklarda bile takip edilebiliyor". Allah razı olsun...




Ekleyen : Sinan    15.09.2015
Yorum : :-) Bravo, en güzel vurgu sistemin nerede olduğunu keşfetmek; Kardelen'in manevi binasında zaten o levha var; darısı maddi planını çatıp da o maddede o levha ile birlikte başka başka levhalar keşfetmeye, vira bismillah...




Ekleyen : M.Kemal    28.08.2015
Yorum : Dergi gerçek manada yazarların kendini geliştirdiği okul gibi. İnternet sitesi ise dünyaya açılmanın bir sesi. Ülkemizden çok uzaklarda bile takip edilebilmeyi sağlıyor. Dergi durmadan kendini yeniliyor. Değişimlere ayak uyduruyor. Nice yıllara...





 
Ana dilimiz Türkçe... - Sayı 94
15 TEMMUZ’DAN DERS ALACAK... - Sayı 93
“Benim Adım Bay Necip, ba... - Sayı 92
Her şeyi anlamak için bir... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3717601
 Bugün : 4828
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419810
 Bugün : 88
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 74
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim