Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1430 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.

Hicret
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 86 - Ekim / Aralık 2015

HABEŞİSTAN'A DOĞRU

Peygamberliklerinin beşinci yılı... Allah'ın Resulü emir buyurdular:

–Çektiğimiz çile büyük... Dileyenler Habeşistan'a gitsin... Orada kendilerine sığınak bulabilirler.

On bir erkek ve dört kadın yola çıktı. Başlarında Affan oğlu Osman ve zevcesi, Peygamber kızı Rukiyye...

Müslümanlar kafilesi Habeşistan'da çok iyi kabul gördü. Habeş Kralı onları Tanrı misafiri bildi ve kanatları altına aldı.

Mekkeliler de arkalarından, dağarcıklarında bir sürü hediye, Habeş Kralına birkaç murahhas gönderdiler:

–Hediyelerimizi buyur ve bize Müslümanları teslim et!

Habeş Kralı hediyeleri ve teslim teklifini reddetti.

KANDİL ÇEMBERDE

Dışarıdan merkeze dönmenin başlıca atlama noktası, Medine... Daire muhitinin hâkim noktası Medine...

Tâif tecrübesinin verdiği hazin ders, Allah Resulünün hikmet yuvası mukaddes kalblerine “Medine” ismini büsbütün nakşetmiştir.

Mekke'nin şimal garbında, Rum illerine giden yolların kavuşacağı, nazik kilit noktası ileride Peygamber Beldesi ve mücerret (site) mefhumunun canlandırıcısı, mâmur ve feyizli Medine...

Her yıl “Sûk-u Ukâz” mevsiminde, panayır vaktinde, Mekke'nin dışına çıkıp yolları, ufukları kollamak, âdetleri... Tesadüf ettiklerine Nuru yöneltiyorlar ve onların kalb aynalarındaki akislere bakıyorlar... Ebedî hayat nurunu, alabilen alıyor, alamayan tepiyor.

O devrenin Hac mevsiminde de Mekke'den çıktılar ve Akabe adlı mevki yakınlarında Medinelilerden bir topluluğa rastladılar. Bunlar, Haşim oğullarıyle aralarında uzaktan aile ve kan yakınlığı bulunan Hazreçliler... Sordular:

–Siz kimlerdensiniz?

–Hazreç kabîlesindeniz.

–Şöyle bir kenara otursak da biraz söyleşsek... Hazreçliler, kâinatın dayanağı Nur Sütununun etrafında yer aldılar.

Medinelilere biraz Kur'ân okudular ve davet buyurdular:

–Allah'ın dinine giriniz!

Medineliler öteden beri yahudilerden duymaktaydılar:

–Peygamber gelecek, vakit yaklaşıyor. Kendi ihtiyarları da söylemişlerdi:

–Mekke'de Fihr evlâdından bir Peygamber gelecek.

Teklif karşısında birbirlerine baktılar; ve o güne dek işittikleriyle o gün gördükleri arasında öyle bir bedahet duygusuna kapıldılar ki, hemen Müslümanlığa can attılar:

–Allah bir; ve sen onun Resulüsün...

Bunlar, Medineli ilkler... Altı kişi: Es'ad bin Zerrâre, Rafi bin Malik, Avf bin Haris, Kutbe bin Amr, Ukbe bin Amr, Câbir bin Abdullah

Bunlar, Allah Resulü’nün Mekke dışında mukaddes nazarlarını çeken Medine çemberi üstünde altı kandil... Alevi sıçraya sıçraya öbür kandillere geçecek, Medine çemberini baştan başa tutuşturacak, daire muhitini nokta nokta donatacak…

Medine'de başlıca iki kabile: Hazreç ve Evs... Birbiriyle geçinemiyen bu iki kabileden Hazreçli ilk altı kandil, Evs'i de tutuşturacak ve bütün Medine'yi iman çemberi içinde sımsıkı kuşatacaktır..

Medinelilere:

–Bir yıl sonra yine buluşalım, yine burada... Emri verildi.

–Evet, ey Allah'ın Resulü, bir yıl sonra aynı yerde tekrar buluşalım...

Dediler ve ruhları alev alev, ayrıldılar.

MEDİNELİLER

Bir yıl sonra aynı yerde tekrar buluşmayı vâdeden Medineliler geldi. Bu defa on iki kişi... Beşi, ilk gelenler ve Medine'nin kandil çemberini kuran altı kişiden... Yalnız Câbir bin-i Abdullah gelememişti. Gelenlerin on'u Hazrec kabilesinden, ikisi de Evs'ten...

Kısa bir görüşme... Geriye kalanı da İslâm’a girdi ve hep beraber Allah'ın Resulüne bir anlaşma biy'ati ettiler: Allah'a şirk koşmak yok... Hırsızlık yok... Zina yok... Evlât öldürmek yok... İnsanlara zulüm ve iftira yok... Allah'ın emirlerine isyan yok… Allah'a kulluk ve bağlılık dışına çıkmak yok…

Allah'ın Resulü buyurdular:

–Kim bu ahde vefa gösterirse Allah onu Cennete alır. Kim küfre düşmeksizin ahdini bozarsa Allah'ın iradesine kalmıştır.

Hep birden baş eğdiler ve Medine'ye döndüler. Aralarından biri, Allah'ın Resulüyle kaldı.

Medine Müslümanlarının başı, Esâd Bin Zerrâre... Kandili, her tarafı alev alev yalıyor.

Bu defa on bir kişi olarak Medine'ye dönünce, aralarındaki Evs kabilesinden iki şahıs, iki kabileyi birbirine büsbütün yaklaştırdı.

Kandiller, Medine çemberi üzerinde, birinden öbürüne atlıya atlıya kırk kandili yaktı. Bir zamanlar Allah Resulünün etrafındaki ilk halka... Tam kırk...

Mekke'ye bir mektup gönderdiler:

–Ey Allah'ın Resulü; bize Kur'ân öğretecek ve Müslümanlığı gösterecek bir muallim gönder. Bir sahabî gönderildi.

Bundan böyle Medine Müslümanlarının ismi Ensâr... Nusret ediciler, yardımcılar... Mekke Müslümanları da «Muhacirin» muhacirler ismini alacak…

Kırk kandil alevler içinde... Alevler sıçraya sıçraya gidiyor. Allah Resulünün gönderdikleri din talimcisi yerine varır varmaz kandil çemberi üzerinde yeni bir nefes... Tutuşan tutuşana...

İşte Abdül-eshel oğulları kabilesinden iki ileri insanın müslümanlığı kabul etmesi, bütün kabileyi, kadınlı ve erkekli, İslâm dairesine atıverdi. Aralarında Asram lâkablı tek kişiden başka İslâm’a girmeyen hiç kimse kalmadı. O da, Uhut gazası günü birdenbire müslüman olup kendisini cenk meydanına fırlatıverecek; ve ne cilvedir ki, Allah'a bir kere secde etmeden en yüksek mertebeyi bulacaktır. Şehit...

Allah'ın Sevgilisi haber verecektir:

–Asram Cennetlik oldu.

Topyekûn İslâm’a gelen bu Abdül-eshel takımı, bir mübarek topluluk... Aralarından tek münafık çıkmadı...

CANLARINDAN KIYMETLİ

Yine bir mevsim sonra, aynı buluşma yerinde, yetmiş Medine'li Müslüman, Allah Resulünün huzurunda... Aralarında iki de kadın…

Yeni ahd:

“–Bu andan itibaren Allah'ın Resulünü, nefslerimizi, zevcelerimizi, çocuklarımızı koruduğumuz gibi koruyacağız! O'nu canımızdan kıymetli bileceğiz! O'nun düşmanlarını düşmanımızdan sayacağız ve karşılarına kılıçla çıkacağız. O'nun yolunda, gerekirse Arap’la ve Acem’le (bütün dünya ile) cenkleşeceğiz.”

Allah'ın Resulü elini uzattı ve Medine büyükleri, teker teker ellerini, insanlığı çekip kurtarmak için yaratılan mukaddes elin üstüne koydular.

BÜTÜN MEDİNE YOLLARINDA

Allah Resulünün Mekke'den çıktığını haber alan Medineliler, her gün sabahtan akşama kadar, yollara dökülmüs, ufukları tarıyor. Her gün ufukları tarıyorlar ve akşam olup da batan güneş ortalığı kızıllığa boğunca, yine hiçbir işaret görmemekten kızgın ve küskün evlerine dönüyorlar.

Bir gündü. Mesafeler, yelpaze kanatları gibi dalga dalga... Bir iş için evinin damına çıkmış bir yahudi... Uzaklara baktı; ağır ağır yol alan iki deve üstünde iki insan gördü. Öyle bir hal ki, onlardan başka kimse olamazdı.

Çığlığı bastı:

–Hey, Müslümanlar, beklediğiniz geliyor!.. 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
İHTİLAL... - Sayı 93
Ulu Hakan Abdülhamîd Han... - Sayı 91
Doğan dünya ve biz... - Sayı 90
Dua... - Sayı 89
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (97): Bu sene 737.si yapılacak Ertuğrul Gazi İhtifali'nden hareketle TÜRK TEŞKİLÂTLANMA KABİLİYETİ...


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER

 necdet amcacıgım.emeğinize kaleminize sağlık... BİRSEN YURTSEVER

 cox mənalı bir şerdir. cox sağ olun. her birinize teşekkür edirəm. ... ruslan

 Məhəbbətsiz ömür sürən kimsədən-Bir aşiqin məzar daşı yaxşıdır.... Ulduz Qəzvini

 Güzel yorumlarla, günüme güneş olan herkese, çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki, okuyanlar, mısralara... Işın Erenoğlu Üstündağ


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Boya sandığı
MƏHƏBBƏT
İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe ç
Kudüsü tefekkür
MƏHƏBBƏT
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Kudüs
Vade doldu hanım gitti


Yavuz Sert - Kudüs... Ey Kudüs
Yavuz Sert - Prof. Dr. Ömer Faruk...
Ali Erdal - Kudüs
Kadir Bayrak - Müminleri Emiri: Hz....
Kadir Bayrak - Aynadaki yüz: Mehmed
Sinan Ayhan - İnsanın içindeki Han...
Sinan Ayhan - Can feda...
Bedran Yoldaş - Her yer Kerbelâ
Fatma Pekşen - Peçe
Ahmet Mahir Pekşen - Mescid-i Aksa -Kudüs...
Dergi Editörü - Kudüsü tefekkür
Site Editörü - Kolayı tersten okuma...
Mehmet Hasret - Devletler kuran, dev...
Necip Fazıl - Başyücelik emirleri ...
Necdet Uçak - Kudüs
Necdet Uçak - Kendini hesaba çek
Necdet Uçak - Muhacire ensarız biz
Mustafa Büyükgüner - Nefes
Ayhan Aslan - Hakikat
Ayhan Aslan - Zındık
Ayhan Aslan - Hesap günü
Mehmet Balcı - Susmam ben
Mehmet Balcı - Taşlama
Ahmet Çelebi - Kudüste bir çocuğum
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Boya sandığı
Mustafa Gül - Mekkenin fethinden ç...
Kubilay Ertekin - Rahatizm ve ötesi
Halis Arlıoğlu - Zeytin dalı ve bana ...
Halis Arlıoğlu - Anlayana izafe
Ahmet Değirmenci - Şehadet türküsü
Ahmet Değirmenci - Bir yangındı işte
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Er Tuğrul - Kudüs nereden başlar...
Er Tuğrul - Kutlu kıyam
Murat Yaramaz - 6 gün savaşları
Murat Yaramaz - Naci El Ali
Murat Yaramaz - Kan
Murat Yaramaz - Kirli
Murat Yaramaz - Küsme işareti
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gün gelir de, hayatı...
Ekrem Esad Altan - Bir oyun oynanır, oy...
Tamer Uysal - İlgisiz bilgililer, ...
Harun Ekici - Hüzün
Şevket Karayiğit - Kudüsün anlattıkları
Hakan Karahan - Bu cemiyetin - Süley...
Harika Ufuk - Birlik beraberlik ka...
Astan QASIMOV - Gəldim
Əlişad CƏFƏROV - Qayçıquyruq qaranquş
Şəfa VƏLİYEVA - Güldüm… Gülüşüm d...
Şəfa EYVAZ - MƏHƏBB'...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4312950
 Bugün : 5642
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 435177
 Bugün : 63
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 73
 96. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim